12 Aralık 2019 20:05

Murat Dağı'ndaki ÇED kararı 15 gün sonra açıklanacak

Murat Dağı'nda altın madeni arama çalışmasına ilişkin verilen ÇED raporunun iptali ve yürütmeyi durdurma talebiyle açılan davanın kararı 15 gün sonra açıklanacak.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Kütahya'nın Gediz ilçesindeki Murat Dağı'nda özel bir şirketin siyanür kullanarak altın ve gümüş arama çalışması yapması için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporunun iptali için açılan davada tarafları dinleyen mahkeme, duruşmayı karar için 15 gün sonraya erteledi.

Gediz ilçesindeki Murat Dağı'nda, özel şirket tarafından siyanürle altın ve gümüş arama tesisi kurulması yönünde verilen ÇED olumlu raporu, geçen 8 Mayıs'ta Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylandı. Karar, Kütahya'nın yanı sıra Eskişehir, Bilecik ve Uşak gibi çevre illerde tepkiyle karşılandı. Alanda bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonrası 10'u tüzel 53 davacı tarafından açılan ÇED iptali ve yürütmeyi durdurma davası Kütahya İdare Mahkemesinde görüldü. Davacı avukatları Murat Dağı'nın öneminden bahsederken, davalı taraf ve bakanlık avukatları bilirkişi heyetinin psikolojik baskı altında rapor hazırladığını savunarak mahkemeden yeni bir heyet tayin etmesiyle davanın tümüyle düşürülmesi talebinde bulundu. Mahkeme heyeti iki tarafın dinlenmesinin ardından duruşmayı karar için 15 gün sonraya erteledi.

EGE ÇEVRE VE KÜLTÜR PLATFORMU'NDAN AÇIKLAMA

Sürece ilişkin Ege Çevre Platforu'ndan şu açıklama yapıldı:

"Murat Dağı altın madeni, Gediz’e bağlı Karaağaç köyünün hemen yakınındadır. Bu köyün, bu güne kadarki sakin yaşamı, maden işletildiğinde alt üst olacak, köy halkı arasında nifak sokulacak, madende çalışanlar ile maden karşıtları olarak bir birlerine kötü gözle bakan insanlar haline geleceklerdir. Bu durum, maden işletilen hemen her yerde somut olarak yaşanmıştır. Buna kimsenin hakkı yoktur. Altın madeni, kullanma sularını, yöreden sağlayacağı için, halkın kullanımına ait olması gereken bu sulara da ortak olacak ve belki de o yörede su darlığına neden olacaktır. Buna kimsenin hakkı yoktur.

Görünürde, ülkemizin bir zenginliği olarak sunulan altın madenciliği, gerçekte tam tersine bizleri yoksulluğa itiyor, geriye ise çoğu kanserojen olan ağır metallerce kirletilmiş topraklar, zehirlenmiş yer altı-yer üstü suları ve devasa çukurlar bırakıyor. Yöre halkı kanserle boğuşurken altın madencileri elde ettikleri bol kazancın keyfini sürüp bir başka maden sahasına yöneliyor.

Ülkemizin bir zenginliği değil, tam tersine yoksulluklara neden oluyor demiştik. Bunun örnekleri, başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada, altın madeni çıkarılan ve işletilen her yerde yaşanmıştır. Başlangıçta, yöre halkının bazılarına iş olanağı sağlanırken, madenciler o bölgeden ayrıldıklarında, geriye yoksul, sağlığı bozulmuş, komşularıyla kavgalı bir halk bırakmaktadır.

Murat Dağı’nın mahvedilmemesi için, meşru zeminde tüm gücümüzle mücadele edeceğimizi kamu oyuna duyuruyoruz" (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çocukların hayatını kaybetmesiyle okul kantinlerindeki denetim tekrar gündeme geldi

SONRAKİ HABER

Hatila Milli Parkı'nda madenciliğe karşı açılan davada Artvin Belediyesi de davacı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa