05 Kasım 2019 10:24
Son Güncellenme Tarihi: 05 Kasım 2019 14:43

Murat Dağı’nda kurulmak istenen altın madeni için bilirkişi raporu hazırlandı

Murat Dağında kurulmak istenen siyanürle altın ve gümüş arama tesisine ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı.

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Paylaş

Ege Bölgesinin can damarı denilen ve bölgedeki en önemli ovalarını sulayan nehirlerin kaynağı Murat Dağı’nda yapılmak istenen altın işletmeciliğine açılan davada yapılan bilirkişi keşfinin raporu belli oldu. Bilirkişiler, Murat Dağı’nda siyanürle altın işletmeciliği yapılmasına karşı olumsuz görüş bildirdiler.

RAPOR 109 SAYFA

ÇED olumlu kararı verilen altın madenine karşı Kütahya ve Uşak baroları başta olmak üzere yörede yaşayan 53 yurttaşın da katılımı açılan davada 19 Ağustos’ta bilirkişi keşfi yapılmıştı. Keşfe, Murat Dağı'nın beslediği ovalarda bulunan köylüler, Uşak, Kütahya, Afyon, İzmir ve Eskişehir kentlerinden onlarca yaşam savunucusu ve kurum temsilcisi katılmıştı. Bu keşfin sonunda raporlarını hazırlayan bilirkişiler altın madenine karşı olumsuz görüş bildirdiler. Kimya, maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği, ziraat mühendisliği gibi alanlardan konunun uzmanı bilim insanları tarafından hazırlanan 109 sayfalık raporun sonuç kısmında "Gediz İlçesi Karaağaç mevkiinde Yıldız Altın Gümüş Madeni Kapasite Artırımı Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Kırma-Eleme tesisi projesine ilişkin T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu’ kararının; Harita mühendisliği açısından koordinatları onaylanan keşif ve ilgili bölümlerde yer alan açıklamalar bağlamında biyoloji bilimi, kimya bilimi, çevre mühendisliği, harita mühendisliği, hidrojeoloji mühendisliği, jeoloji mühendisliği, maden mühendisliği, orman mühendisliği ve ziraat mühendisliği açısından uygun olmadığı kanaatine varılmıştır” deniliyor.

2100 DEĞİL, 90 BİN AĞAÇ KESİLİR

 Raporun son derece kapsamlı ve olumlu bulduklarını belirten Kütahya Barosu Çevre Hukuku ve Kent Komisyonu Başkanı Ali İhsan Bakır, raporda özellikle bölgedeki deprem gerçeğine dikkat çekildiğini ifade etti. Bakır, "Bunun yanı sıra siyanürün dışındaki kurşun, bakır gibi maddelerin yeraltı sularına sızması, havuzların depremde çökeceği gibi riskler de sıralanmış. Mesela ÇED raporunda 2100 adet orman ağacı kesilecek denilirken bilirkişi raporu bunun 90 bin olduğunu ortaya koymuş" dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hakkari’de “sosyal yardım” için dağıtılan torbalardan kömür yerine taş çıktı

SONRAKİ HABER

Almanya’da Yeşiller hükümet ortaklığına hazırlanıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa