21 Kasım 2019 10:27

Tutuklanan eş başkanlardan mektup: Talimatla soruşturma dosyaları yaratıldı

Tutuklanan belediye eş başkanları Keziban Yılmaz ve Rojda Nazlıer, ortak kaleme aldıkları mektupta, yargının talimat ile hazırladığı soruşturma dosyaları ile belediyelere kayyum atandığını belirtti.

Keziban Yılmaz ve Rojda Nazlıer | Fotoğraf: MA

Paylaş

Görevden alınan Kayapınar Belediye Eş Başkanı Keziban Yılmaz ve Kocaköy Belediye Eş Başkanı Rojda Nazlıer, gözaltına alınma, tutuklanma ve görevden alınma ile sevk edildikleri Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşadıkları sorunları dile getiren bir mektup kaleme aldı.

Ortak kaleme alınan mektupta eş başkanlar, gözaltına alınma ve bugüne kadar kendilerine yönelik uygulamaların "siyaset eliyle yürütüldüğünü" belirterek, "Gözaltına alındığımız 21 Ekim 2019 tarihinden bugüne kadar karşılaştığımız tüm hukuki ve idari uygulamalar siyaset eliyle yürütülmüş uygulamalardır. Öncelikle hakkımızda başlatılan soruşturmaların şekli, başlangıç tarihi ve yaratılan kanunsuz deliller, soruşturmanın yargı eliyle neye hizmet ettiği kamuoyunca açıkça görülmektedir" ifadelerine yer verdi.

“AKP SEÇİMLE ALAMADIĞI BELEDİYELERİ GASP ETTİ”

Gözaltına alındıktan sonra daha ifadeleri alınmadan, haklarında isnat edilen suçlamaların ne olduğunu bilmeden görevden alındıklarını ve temsil ettikleri belediyelere kayyum atandığını hatırlatan eş başkanlar Yılmaz ve Nazlıer, mektuplarında, "Belediyelerimize kayyum atanmış olması, yargının talimatı doğrultusunda soruşturma dosyalarını yarattığı ortadır. AKP Hükümeti seçimle alamadığı belediyeleri, bu şekilde gasp ettiği çok açık olarak görülmektedir" diye kaydetti.

Hiçbir gerekçe olmadan trajikomik olarak değerlendirebilecek bir gerekçe ile tutuklandıklarını kaydeden eş başkanlar, tutuklanma kararlarının "belediyelere kayyum atanmasını kamuoyunda meşru bir hale getirmek amacıyla" yapıldığını vurgulayarak, "Kanun bir şekilde tutuklanmadan sonra konulmuş olduğumuz Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde tabi tutulduğumuz uygulamalar hukuk kisvesi adı altında yürütülen hukuk dışı ve siyasi uygulamaların ötesinde geçmiştir" diye belirtti.

“DAR HÜCRELERDE, KELEPÇELİ 10 SAATLİK MOLASIZ YOLCULUK”

Diyarbakır D Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuldukları koğuşun kirli, tozlu olduğu ve günlük yaşamın idame ettirilemeyeceği kadar kötü olduğunu vurgulayan eş başkanlar, bu odada 3 gün tutulduklarını belirterek, daha sonra Kayseri Bünyan Kapalı Kadın Cezaevi'ne sevklerini şöyle anlattı: "26 Ekim sabahı saat 04.00 sıralarında sevkimizin çıktığı tarafımıza iletildi. Nereye sevk edileceğimiz konusunda defalarca sormamıza rağmen ne cezaevi idaresi ne de sevki gerçekleştiren jandarma görevlileri tarafından bize bilgi verildi. Sevk esnasında tüm itirazlarımıza rağmen bileklerimize kelepçe takıldı. Yine her birimiz küçük ve dar hücrelere ayrılmış ring aracına bindirilerek ellerimiz kelepçeli bir vaziyette tek başımıza, o dar ve küçük hücrelere konulduk ve o hücrelerin kapısı üzerimize kilitlenmiş bir şekilde Kayseri Cezaevine 10 saat süren bir yolculuk sonucunda getirildik. Yolda defalarca ihtiyaç molası talebinde bulunmamıza rağmen mola verilmedi."

“HUKUK KİSVESİ ALTINDA SİYASİ KARARLARDIR”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ve Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Keziban Yılmaz aleyhine ifade vererek tutuklanmasına neden olan Hicran Berna Ayverdi adlı kişinin "ağırlaştırılmış müebbet” hapis istemiyle yargılandığı davadan tahliye edildiğine işaret eden eş başkanlar, Ayverdi'nin şu anda Yılmaz ve Nazlıer'in konulduğu Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nden tahliye edildiğini ve kendilerinin de aynı cezaevine sevk edildiklerine işaret ederek, bu durumu, "Hukuk kisvesi adı altında yürütülen siyasi kararların kirli yüzünü açıkça ortaya koyuyor" sözleriyle değerlendirdi.

“TEŞHİR VE İŞKENCE OLARAK ELE ALIYORUZ”

Konuldukları Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde karşılaştıkları kötü uygulamaların sürdüğüne işaret eden eş başkanlar, "Kayseri Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki uygulamalar da bu süreçte bize uygulanan uygulamaların devamı olarak sürmektedir" bilgisini paylaştı.

Sağlık problemi yaşayan arkadaşlarının hastaneye kelepçeli götürüldüğünü, muayene sırasında kelepçelerinin çıkarılmadığını, mide rahatsızlığı yaşanan tutuklu ve hükümlülere doktorun önerdiği diyetin uygulanması için gerekli malzemelerin verilmediğini ifade eden eş başkanlar, cezaevine görüşe gelenlere çıplak arama dayatıldığını belirterek, "Kişinin rızası olmadan yapılan bu uygulamayı, insan hakları ihlali, bedene yönelik teşhir ve işkence olarak ele alıyor, kamuoyunu bu konuda duyarlılığa çağırıyoruz" dedi.

Cezaevinde, 10 kitap kotası uygulandığı, bazı gazetelerin kendilerine verilmediğini, radyo ve televizyon kanallarının sınırlandırıldığını bu uygulamaların amacının kişiyi toplumdan izole ederek tecrit altında tutmak olduğunu dile getiren eş başkanlar, söz konusu ihlaller konusunda kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı. (Diyarbakır/MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

The Wiphala Rebellion: Reflections on the coup in Bolivia in 5 points

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa