17 Kasım 2019 11:48

Çanakkale'de panel | Gazetecilerin dilinden Ekoloji mücadelesi

Çanakkale’de “Ekoloji Mücadeleleri ve Medya” panelinde konuşan gazeteciler ekoloji mücadelesini anlattı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Baykal SAĞLAM
Çanakkale

Çanakkale’de İda Dayanışma Derneği ve Yurttaşlık Derneği tarafından, Belediye Çalışanları Sosyal Tesisleri’nde “Ekoloji Mücadeleleri ve Medya” konulu panel yapıldı. Panele Evrensel Gazetesi Yazarı Özer Akdemir, Artı Gerçek Yazarı ve Artı TV Programcısı Gazeteci Pelin Cengiz ve Çanakkale Olay Muhabiri Gazeteci Eren Aşnaz konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise Gazeteci Filiz Yavuz yaptı. 

Gazeteci Özer Akdemir, açılış konuşmasında 10 Ekim katliamında yaşamını yitiren EMEP Çanakkale Eski İl Başkanı Ercan Adsız’ı anarak; “Sunuma geçmeden önce bu salona ismi verilen Ercan Adsız yoldaşımızı anmak istiyorum. Ankara’da 10 Ekim’deki katliamda yitirdiğimiz tüm canları buradan saygıyla anıyoruz” dedi. Artı Gerçek Yazarı Pelin Cengiz, “Ekoloji meselesi ile ilgili duyarlılık oluşturma, algı ve farkındalık yaratmak konusunda medya, nasıl bir etki yaratıyor?” konusunu anlatırken, Muhabir Aşnaz ise yerel muhabirlerin ekoloji mücadelesine neden katkı sağlaması gerektiğini anlattı. Yerel muhabirlerin ulusal muhabirlerden farklı olarak aynı zamanda yaşadıkları alanları bir vatandaş olarak korumak gibi görev ve sorumlulukları olduğunu belirten Aşnaz; “Bu sorunlar bizlerinde yaşamımızda olan sorunlar. Bunları kamuoyuna duyurmak, farkındalık yaratmak, bunlara çözüm bulacak mecralarla iletişime geçebilmek ve bunları çözüme kavuşturabilmek aynı zamanda bizim yaşamımızı da kolaylaştırıyor. Çünkü biz, bu memleketin vatandaşlarıyız” dedi.

“‘DIŞ GÜÇLER VE ALMAN VAKIFLARI’ İFTİRASI, HER EKOLOJİ MÜCADELESİNDE KARŞIMIZA ÇIKTI”

Gazeteci Özer Akdemir; “Nerede bir ekoloji mücadelesi var, ne zaman bu mücadele gelişti, dış güçler meselesi bizim başımızda bir kılıç gibi sallanıyor. ‘Bunların arkasında dış güçler var, bunların arkasında Alman vakıfları var’ diyorlar. Geçtiğimiz haftalarda Kazdağı’ndaki Kirazlı’da verilen mücadele sürecinde, yerel gazetede ‘Çanakkale’yi bekleyen tehlike!’ diye bir haber çıktı. Bu tamamen yalan, tamamen iftira ama bunu yeniymiş gibi her seferinde önümüze getirdiler Bu dış güçler meselesi, yeni bir şey değil. HES ve nükleer karşıtı mücadeleye de aynı iftira atıldı. ‘Kuyudaki taşı çıkarıp atabiliriz artık’ demiştik ama çıkaramadık. O taş hala tepemizde duruyor, o taş hala Kazdağları’nda, Artvin’de ve başka yerlerde karşımıza çıkıyorsa, o taş hala orada duruyordur. O taşı oraya atanların gün yüzüne çıkıp, insan yüzüne bakamaması gerekiyordu” dedi.

Altı Gerçek Yazarı ve Artı TV Programcısı Pelin Cengiz de, “Ekoloji meselesi ile ilgili duyarlılık oluşturma, algı ve farkındalık yaratmak konusunda medya, nasıl bir etki yaratıyor? Medyada çıkan bir haber, sizin mücadelenize çok büyük olumlu katkı da yapabilir, mücadelenizi bulunduğu yerden alıp çok daha kötü, olumsuz bir noktaya da taşıyabilir. Haberin nerede çıktığı, nasıl verildiği ve dilinin nasıl kurgulandığı çok önemli” dedi.

Çanakkale Olay Gazetesi Muhabiri Eren Aşnaz; “Ekoloji yaşamın kendisidir bu yüzden gazeteciler yaşamı savunmalı. Yani biz yerel gazeteciler, bir yandan yaşadığımız memleketin sorunlarını çözerek yaşamın kolaylaşmasını, hatta yaşamı savunmalıyız. Medya ve medya mensupları yalnızca yaşam hakkı ihlallerini haberleştirmekle değil, yaşam hakkını savunmakla da sorumlu aslında. Burada yaşam hakkını savunmak isteyen gazeteciye ise tek bir habercilik anlayışı ile haberlere yaklaşmak düşüyor. Bu da ‘hak haberciliği’. Özellikle Kirazlı’da siyanürlü altın madeni işletmesi yapılmak isteniyor.  Bu projede hemen yanımızda yüz binlerce ağaç kesiliyor, koca bir dağın yok edileceği biliniyor, kullanılacak siyanürün toprağa ve suya karışacağı biliniyor. Bununla birlikte kendimizin de yaşam alanı olan bu şehirde içme suyunun artık kullanılamayacağını görüyorsunuz ve ‘bu iddialar istese de istemese de muhabirim ya da gazeteciyim diyen insan için haber niteliği taşıyan iddialar’.  Yani ekolojik bir yıkımın, kendimizin de içinde bulunduğu yaşamın (ki ekoloji demek yaşamın kendisi demektir) yok edildiğini görüyoruz. Bu yüzden de yerel gazetecilerin yaşamı savunması gerektiği bir mecburiyet” dedi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mersin'de öğrenciler için ücretsiz "Çamaşır Kafe"

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa