17 Kasım 2019 19:21
Son Güncellenme Tarihi: 18 Kasım 2019 15:20

Usta Tiyatrocu Yıldız Kenter yaşamını yitirdi

Akciğer rahatsızlığı sebebiyle yoğun bakıma kaldırılan Usta Tiyatro Oyuncusu Yıldız Kenter yaşamını yitirdi.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Türk tiyatrosunun usta isimlerinden Yıldız Kenter,  tedavi gördüğü hastanede 91 yaşında hayatını kaybetti.

Yaşadığı akciğer rahatsızlığı sebebiyle cumartesi günü İstanbul’da Amerikan Hastanesi’ne kaldırılan Kenter, 17 Kasım pazar günü saat 19.00 sıralarında tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

Kenter'in cenazesi yarın (19 Kasım) yapılacak törenin ardından toprağa verilecek.

Kenter'in ölüm haberini alan Müjdat Gezen ve Mustafa Alabora, hastaneye gelerek aileye başsağlığı diledi. Usta isimler, hastane çıkışında açıklamalarda bulundu.

GEZEN: TÜRK TİYATROSU İÇİN DEĞİL DÜNYA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR SANATÇIYDI

Tiyatro ve sinema sanatçısı Müjdat Gezen, Kenter'i 58 yıldır tanıdığını belirterek, “Böyle zamanlarda konuşulacak sözcükler azdır ve klasiktir, üzgünüz diye. Mustafa Alabora ile benim hayatımdaki yeri çok farklı. Çünkü gencecik bir kızken bizim okulumuza öğretmen olarak Ankara'dan geldi. Aşağı yukarı 58 yıl oldu. 58 yıldır beraberliğimiz sürdü. Çok üzgünüm ya, konuşamıyorum. Bende çok anıları var, benim tiyatronun içinde iki salon var, bir tanesi Yıldız Kenter Salonu. Geçen sene Mustafa, o, ben kutlama yaptık evinde. Onun 91'inci yaşını kutladık. Benim üzerimde çok emeği vardır. İçim çok buruk, çünkü her hafta telefonla konuşuyordum onunla, iki haftadır konuşamıyordum. Görüşüyorduk biz. Doğum gününde beraberdik. Mustafa, o, ben birlikte çekilmiş fotoğraflarımız var. Şuuru yerindeydi, herkesi hatırlıyordu, eğlendi. Geçen sene bu zamanlardı. Ama onu kaybetmek… Türk Tiyatrosu için değil bütün dünya için çok önemli bir sanatçıydı. Yabancı dilde oyunlar oynamış bizim sanatçılarımız var ama Yıldız Kenter'in durumu başkaydı. Kilyos'taki Müşfik ağabeyin, erkek kardeşinin bulunduğu mezarlığa gömerken çok acı çekeceğiz. Ben Kilyos'ta oturuyordum, beraberdik Yıldız Hoca ile. Şimdi onu oraya götürmek çok ağır geliyor. Anlatamayacağım kadar ağır geliyor. Bizim üzerimizde çok emeği vardır. Emek çok kutsaldır. Onu unutmayacağız" dedi.

ALABORA: HER İNSAN KEŞKE TOPLUMA BU KADAR FAYDALI OLABİLSE

Mustafa Alabora ise, “Müjdat kadar eski bir tanıdığım ama benim bir farkım var; ben onun tiyatrosunda 4 sene oynadım. Ne denilebilir ki? Sadece şu denilebilir: Her insan yaşamı boyunca keşke topluma bu kadar faydalı olabilse. Nasıl bir oyuncu olduğunu söylemek bizim haddimiz değil, dünya çapında bir oyuncuydu. Birçok ödülü var" diye konuştu.

ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU'NDAN TAZİYE MESAJI YAYIMLADI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Yıldız Kenter için taziye mesajı paylaştı. Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Değerli tiyatro sanatçımız Yıldız Kenter'e Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yıldız Kenter'in vefatından derin üzüntü duyduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu,  Twitter hesabından “Türk tiyatrosunun usta ismi Kenter'in vefatından dolayı derin üzüntü duydum. Kenter'e Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum." ifadesini kullandı.

EKREM İMAMOĞLU: GENÇ OYUNCULARIN DENİZ FENERİ OLDU

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da “Genç oyuncuların deniz feneri oldu, sayısız oyunda ve tiyatro topluluğunda yer aldı. Kendisini kaybetmiş olmamızın derin üzüntüsünü yaşıyoruz; Allah'tan rahmet, sevenleri ve sanat dünyasına başsağlığı dilerim." ifadesini kullandı.

"BU PERDE HİÇBİR ZAMAN KAPANMAYACAK"

Duayen sanatçının yaşamını yitirmesinin ardından sosyal medyada paylaşımlar yapıldı. Tiyatro oyunlarından karelerin yer aldığı paylaşımlarda Kenter’in Türkiye tiyatrosundaki yerine ve önemine dikkat çekildi. Sanatçı dostları bundan sonraki görevlerinin ustalarının kurduğu Kenter Tiyatrosunu yaşatmak olduğunu vurguladı.

Oyuncu Işıl Yücesoy Instagram'da başsağlığı dileğinde bulunarak, "Sayın Yıldız Kenter aramızdan ayrıldı. Ama yetiştirdiği öğrencilerde, oyunlarını seyreden seyircinin yüreğinde yaşayacak. Bu perde hiçbir zaman kapanmayacak." ifadelerine yer verdi.

Oyuncu Zerrin Tekindor ise Yıldız Kenter'i "Kutup Yıldızı"na benzeterek, "O, kaybolmaz" ifadesini kullandı.

Demet Akbağ da sanatçının vefatından duyduğu üzüntüyü, "Yıldız Kenter, canım hocam, ustam, Türk tiyatrosuna ve bizlere verdiğin emek için binlerce teşekkür. Adın gibi yıldızlar içinde uyu. Sonsuz saygı, sevgiyle." mesajıyla paylaştı.

Senarist, yapımcı, yönetmen ve oyuncu Cem Yılmaz da Twitter'dan duygularını, "Tiyatromuzun kıymetlisi Yıldız Kenter hocamızın mekanı cennet olsun. Kendisinin yetiştirdiği nice tiyatro sanatçısı arkadaşıma ve tüm sevenlerine başsağlığı dilerim." sözleriyle aktardı.

Oyuncu Cengiz Bozkurt da sosyal medyadan şu paylaşımda bulundu:

"Yıllar evvel Kenter Tiyatrosunu 'Inishmorelu Yüzbaşı' oyunuyla hem bana hem Mehmet'e (Ergen) açarak memlekete dönüşümüzü sağlayan, sonrasında aynı tiyatroda çevirip, yönettiğim 'Kumarbazın Seçimi' oyununda bana desteğini hiç esirgemeyen, arkasından 'Anna Karenina' oyununda sahne paylaşma şerefine ulaştığım ustamız, pirimiz, yüzlerce öğrenci yetiştiren Yıldız hocamızı kaybettiğimizi üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Tiyatro dünyamızın, Türkiye'nin başı sağ olsun."

Oyuncu Reha Özcan, duygularını Twitter'dan "Ülkemiz tarihinin en büyük kadın oyuncusunu kaybetti. Bazen içimde acı çok büyük oluyor. Tek teselli bu topraklarda yaşayıp, son nefesini verdi. Bu dili konuştu. İyi ki... Müşfik Hoca'ya, Şükran Bey'e gitti." şeklinde dile getirdi

Oyuncu Zafer Algöz de Yıldız Kenter'in Türk tiyatrosunun divası olduğunu aktararak, "Şahane İngilizcesiyle dünyanın her yerinde gururumuz oldu. Yetiştirdiği oyuncuların en büyüğü Müşfik Kenter'di. Başımız sağ olsun. Adı üstünde Yıldız. İsmine yakışır bir hayat ve şahane kariyer. Mekanı cennet olsun." şeklindeki görüşlerini aktardı.

KURT: TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ SANATÇILARINDANDI

Yıldız Kenter’in ardında siyasetçiler, bürokratlar ve sanatçı dostları açıklamalarda bulundu. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, usta sanatçı için başsağlığı mesajı yayımladı. Kurt, mesajında, “Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sanatçılardan, hocamız, Türk tiyatromuzun değerli ismi ve kurumumuz eski sanatçılarından Yıldız Kenter hanımefendinin vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat dünyamıza başsağlığı diliyorum.” ifadesini kullandı.

OYUNCULAR SENDİKASI: O BİR ÇINARDI

Oyuncular Sendikası yaptığı açıklamada “Değerli tiyatro ve sinema oyuncusu, ustamız, hocaların hocası, Sevgili Yıldız Kenter’i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. O bir çınardı; biz onun yeşermeye çalışan dalları ve yaprakları... Varlığı ve bize öğrettiği her şey için sonsuz şükranla... Başımız sağ olsun.” ifadeleriyle duydukları üzüntüyü dile getirdi.

Eren Aysan: Tiyatromuzun en güzel ve yetenekli kadınlarındandı. İlkeleri vardı. 1958 yılında hocası Muhsin Ertuğrul görevden alındıktan sonra kalamadı Devlet Tiyatrosunda. Binbir güçlükle kendi tiyatrosunu kurdu. İlkleri gerçekleştirdi. Bu anlamda “alternatif” olan anlayışa 60’larda yöneldi. Ülkemizde ilk Brecht oyunlarından biri olan “Üç Kuruşluk Opera” örneğin Kenter Tiyatrosunda sergilendi. Bunun yanı sıra klasiklerden çağdaş tiyatroya uzanan geniş bir repertuvarla çıktı seyirci karşısına. Hep estetik yanı güçlü eserlerle sahnede olmak için olağanüstü bir emek harcadı. Carl Ebert’ten aldığı elle yüzlerce oyuncu yetiştirdi. En son ziyaretine gitmek istemiştim. Alzeimer olduğunu öğrenince geri adım attım. Gidişiyle bir dönem kapandı. Kaybettik onu. Şimdi bir yıldız olarak başka ustalarla bir takım yıldızı oluşturmuşlardır mutlaka.

Fazıl Say: Sanat onu dimdik ayakta tutuyordu son yıllarda. Tutkusu, adanmışlığı, onun ruhunun özüydü. Bugün Türkiye’de sessizlik günü. Yıldız Kenter öldü. Sanata adanmış hayatı, fırtına gibiydi ve bu memleketi Yıldız Kenter sanatı ile, sanat aşkı ile büyülttü, ısrarla inandı, sanata ve bu halka... Şöyle diyebiliriz; Türkiye’de sanatın annesini kaybettik.

Nedim Saban: Yıldız Hoca için kuru gözyaşı dökmek kolay, açtığınız çok amaçlı salonlara(!) Yıldız Kenter adı iliştirerek yaşatamazsınız anısını. 1) Önce Kültür Bakanlığı, İBB ve Şişli Belediyesi ve belki başsağlığı tweeti atanlar Kenter Tiyatrosu binasına sahip çıkmalı.

Zeynep Altıok Akatlı: Yıldız Kenter hayatını kaybetmedi. Biz Yıldız Kenter’i kaybettik. Buradaki nüans bugünün gerçeğidir. Neyi kaybettiğini anlamakla ya da anlamamakla ilgili derin bir boşluk.

YILDIZ KENTER'İN CENAZE TÖRENİ YARIN

Yıldız Kenter'in, yarın toprağa verilecek. Usta sanatçı için yarın 10.00'da Kenter Tiyatrosu’nda tören düzenlenecek.

Sanatçının naaşı, Levent Afet Yolal Camisi’nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından Aşiyan Kabristanı’nda toprağa verilecek.

YILDIZ KENTER KİMDİR?

İstanbul’da doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümünü sınıf atlayarak bitirdi. On bir yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. Rockefeller bursu kazanarak American Theatre Winng, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio’da oyunculuk ve oyunculuk öğretiminde yeni teknikler üzerine çalışmalar yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı'na hoca olarak atandı. 1959'da Devlet Tiyatrosu'ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları topluluğunu kurdu. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de “Değişen Eğitim Metotları” ve “Oyunculuk Metotları” üzerine çalışmalar yaptı.

1956 yılından itibaren Ankara Devlet Konservatuvarı, İstanbul Belediye Konservatuvarı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde bölüm başkanlığı ve hocalık yaptı. 1962’de tiyatroya hizmetlerinden ötürü “Yılın Kadını” seçildi. 1968’de, İstanbul’da, Kenter Tiyatrosu'nun binasının inşaatını tamamladı. Sinema oyuncusu olarak üç kez Altın Portakal ödülüne layık görüldü. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi.

100’ün üstünde oyun oynadı, 100’e yakın oyun sergiledi. Shakespeare, Çehov, Brecht, Inoesco, Pinter, Albee, Tenessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Brian Freil, Neil Simon, Athol Fugard, Sergey Kokovkin gibi uluslararası yazarların yanı sıra Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi pek çok Türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.

1981’de "Devlet Sanatçısı" olarak ödüllendirildi. 1984 de Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince “Adalaide Ristori” ödülüne layık görüldü. 1989 yılında, Korsika - Bastia Film Festivali'nde, Hanım filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı. 1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü Uluslararası Lions Kulübü'nün “The Melvin Jones”uyla ödüllendirildi. İki kez Ulvi Uraz “En İyi Kadın Oyuncu”, üç kez de aynı dalda "Avni Dilligil" ödülüne layık görüldü.

1994’de Konken Partisi oyunundaki Fonsia rolü ile “Olağanüstü Yorum” ödülünü aldı. Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüz yılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı. 1995’de Kültür Bakanlığı, tiyatro sanatına katkılarından ötürü Onur Ödülü'ne layık gördü. Profesör Kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “Mevlana Kardeşlik ve Barış” ödülü ve 1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü verildi. 19 Mayıs 1997'de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından verilen Onur Ödülü, Yıldız Kenter’e Dame Diana Rigg tarafından takdim edildi.

Maria Callas rolüyle, 1998’de Ankara Sanat Kurumu “Yılın Kadın Sanatçısı”, 1998 Muhsin Ertuğrul Yaşam Boyu Başarı Ödülü, 1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü, MARTI adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle 1999 Afife En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'ne laik görüldü. Aynı ödülü 2000 yılında, Nükte adlı oyundaki rolüyle yeniden kazandı. 2005–2006 sezonundan bu yana sahnelenen Gece Mevsimi adlı oyundaki Lily rolüyle, Sanat Kurumu En İyi Kadın Oyuncu ödülünün de sahibi oldu.

Kent Oyuncuları’nın kuruluşunun 45. yılında yeniden Ben Anadolu'yu seyirciyle buluşturan Yıldız Kenter, oyunculuk kadar önemsediği oyuncu yetiştirme görevini Koç Üniversitesi’nde verdiği derslerle sürdürdü. 2008–2009 sezonunda başrollerini Defne Halman ve Engin Hepileri'nin paylaştığı Victoria (Zafer)’i sahneye koyarak 60. sanat yılını kutladı. 2009-2010 sezonunda Eugene Stickland’ın Kraliçe Lear adlı oyununu yönetti ve baş rolünü oynadı. Bu oyunla 2010 yılı Sadri Alışık En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. (KÜLTÜR SERVİSİ)

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hakkarili gençler iş bulamıyor: Gelecekle ilgili hayal bile kuramıyoruz

SONRAKİ HABER

Yeni Zelanda’daki yanardağ patlamasında ölü sayısı 6’ya çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa