23 Ekim 2019 12:19

Yallah Libnen

Nalan Yazgan, Lübnan’da süren kitlesel halk eylemlerini Beyrut’tan yazdı.

Fotoğraf: AA

Paylaş

Nalan YAZGAN
Beyrut

Başlık Arapça bir ifadenin telaffuzu. “Haydi Lübnan” anlamında. Lübnan bu günlerde tam da bu sloganın ruhuna uygun günler geçiriyor.

Feyruz’un kalplerimizi titreten sesiyle selamladığı kadim şehir Beyrut bugünlerde yine hareketli. Ortadoğu’nun önemli merkezlerinden biri olan Beyrut’un sokakları geçtiğimiz perşembe gününden bu yana büyük protestolara sahne oluyor.

İletişim bakanı Mohammad Choucair’in, WhatsApp konuşmalarının ücretli hale geleceğini açıklaması, yıllardır kemer sıkma politikalarından bıkmış olan Lübnanlılar için bardağı taşıran son damla oldu.

Göstericiler, ülkenin kuzeyinde Trablusşam’dan, güneyindeki Sur şehrine, Bekaa’dan Beyrut’a kadar sokaklara döküldüler.

MEZHEP, TAİFE YOK

Gösterilerin en dikkat çekici tarafı neredeyse mahalle mahalle mezhebe bölünmüş olan Lübnan’da göstericilerin mezhep ya da taife kimliği yerine ortak kimlikle hareket etmeleri.

Gösterilerin bu çaplı büyük olması hükümeti de şaşırttı. İletişim Bakanı Choucair, WhatsApp ücretlendirmesinden vazgeçtiklerini açıkladı ancak “yatıştırma amaçlı bu küçük adım” yeterli olmadı. Artık çok geçti, Lübnan halkı sokaklardaydı.

HİZBULLAH TARAFSIZ KALDI

Gösteri haberleri yayılmaya başladıktan sonra en çok merak edilen Hizbullah’ın tavrının ne olacağıydı. Zira Hizbullah, neredeyse Lübnan ordusuna denk olan askeri gücüyle, ülkenin en büyük siyasal hareketi.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah olaylar başladıktan iki gün sonra ekranlara çıktı ve “Gösteriler herkesin hakkı, ancak devlet malına ve özel mülke zarar vermeyin. İstediğinizi eleştirebilirsiniz hatta bana küfür de edebilirsiniz” dedikten sonra ekledi:

“Biz ilk günden itibaren sahaya inseydik Batı ülkeleri ‘İran provokasyon yapıyor’ diyeceklerdi. O nedenle inmedik. Mevcut hükümetin istifasını desteklemiyoruz ve başka bir hükümet kurma lüksü şu anda mevcut değil. Hükümet bozulursa bir daha kurulması oldukça zor ve uzun bir süre lazım.”

Nasrallah’ın son sözleri ise dikkat çekiciydi:

“İnşallah hiçbir zaman bizim sokaklarda olacağımız gün gelmez. Biz eğer sokaklara çıkarsak tüm denklemi değiştirmek için çıkarız!”

Cuma akşamı halka hitap eden Başbakan Saad Hariri, çözüme ulaşılması için 72 saatlik süre istedi. Lübnan’daki televizyon kanalları ekranlarına hemen bir saat yerleştirerek geri sayıma başladılar.

Hariri’nin bu konuşmasının ardından yapılan polis müdahalesi ise eylemlerin daha da büyümesine yol açtı, hayatında hiç gösteriye çıkmamış insanlar bile kendini sokağa attı.

72 saatlik sürenin bitimine yakın bakanlar kurulunu toplayan Hariri bakanlar ve milletvekilleri de dahil olmak üzere üst düzey yetkililerin maaşlarında yüzde 50 indirime gidileceğini ve 2020’de yeni vergi konulmayacağını açıkladı. Ancak bu açıklamadan önce Lübnanlılar istediklerini alabilmenin hazzını tatmıştı zaten. Bu nedenle reform paketi de halkı teskin etmedi ve gösteriler sürdü.

LÜBNAN USULÜ GÖSTERİ

Halen şehirlerarası ve şehir içi birçok caddenin eylemciler tarafından kapalı tutulduğu gösteriler, ilginç olaylara sahne oldu.

Kimi gösteriler sırasında evlilik teklifinde bulunurken kimi gelinlik ve damatlıkla boy gösterdi. Eylem alanlarında okey oynayanlar, langırt masası getirenler, dansöz oynatanlar, DJ eşliğinde dans edenler renkli görüntüler oluşturdu. Otomobilinde yanındaki bebeğin korktuğunu söyleyen annenin bebeğini güldürmek üzere çocuk şarkısının söylenmesi görülmeye değerdi. 4-5 yaşlarında bir kız çocuğu ise göstericilerin sloganları eşliğinde dans ederek yürürken görüntülendi. Genç bir kadının güvenlik görevlisine attığı tekme ise gösterilerin sembolü oldu. Bir başka dikkat çekici nokta ise eylemcilerin her sabah önce meydanlarda temizlik yapıp sonrasında gösterilere başlamasıydı.

Elbette tatsız olaylar da yaşandı. Gösterilerin başladığı perşembe gecesi, terkedilmiş bir bina ateşe verilince, yakındaki bir inşaatta uyuyan iki Suriyeli mülteci dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti. İbrahim Yunus ve İbrahim Hüseyin, birçok işçi gibi bitmemiş bir inşaatta uyuyordu.

Cumartesi günü Sur’da Emel hareketine mensup olduğu belirtilen bazı militanlar göstericilere saldırdı ve yaralananlar oldu. Pazartesi günü Sur şehrinde yaşananların benzeri Beyrut’ta son anda engellendi. Göstericilere saldırmak üzere Beyrut şehir merkezine doğru giden Emel hareketi yanlısı motosikletli bir grup Lübnan ordusu tarafından güç kullanılarak dağıtıldı.

Trafiğe kapanan havaalanı yolunda ise motosiklet ile taşımacılık yapılmaya başlandı ve “müşteri kapma kavgasında” bir kişi hayatını kaybetti.

Gösterilerin nereye varacağı ise meçhul. Taif anlaşmasına göre şekillenen siyasi yapıyı bitireceğini öne sürenler de var, devrim diyenler de var, bu gösterilerden hiçbir şey çıkmaz diyenler de.

Ne olursa olsun Beyrut, Feyruz’un da dediği gibi insanların ruhundan yapılmış olduğunu bir kez daha dünyaya gösterdi. Üstelik bu sefer tüm Lübnan ona katıldı.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sağlıkta şiddetin araştırılması önergesi AKP oylarıyla reddedildi

SONRAKİ HABER

İBB’den üniversite öğrencilerine yıllık 3 bin 200 TL "Eğitim Yardımı"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa