22 Ekim 2019 13:28

Şili’de asker şiddeti artıyor, sokaklar susmuyor

Şili’de askerin kentlere inmesiyle şiddet artıyor. Çok sayıda kişi ateşli silahlarla yaralandı. Liman işçileri tüm limanlarda grev çağrısı yaptı. Hükümet ise siyasi partilerle toplantıya hazırlanıyor.

Fotoğraf: AA

Paylaş

Şili’de metro zammına tepki olarak başlayan ve polis şiddeti nedeniyle kitleselleşerek yayılan eylemler tüm baskıya rağmen sürüyor. Dün başkent Santiago’daki İtalya Meydanı’nda bir araya gelen ve “Şili uyandı” sloganları atan binlerce Şilili, orduyu sokağa çıkaran ve eylemleri baskıyla sonlandırmaya çalışan sağcı Sebastian Pinera hükümetine tepki gösterdi. Önceki gün “Savaştayız” diyen Pinera’ya karşı binlerce Şilili de sosyal medyada “#YoNoEstoyGuerra / Ben savaşta değilim” etiketiyle mesajlar paylaştı.

ORDUNUN KENTLERE İNMESİ ŞİDDETİ ARTIRDI

Askeri diktörlük döneminden sonra ilk defa ordunun kentlere inmesiyle şiddet yeni bir boyut almış durumda. Birçok yerden askerlerin halka nasıl şiddet uyguladığına dair görüntüler sosyal medyada paylaşılıyor. El Ciudadano gazetesinin haberine göre en az 22 kişi asker saldırıları nedeniyle yaralandı. Gözaltında çok sayıda çıplak bırakma ve işkence gibi iddialar da gündemde.

ASKERİ ARAÇ BİR GENCE ÇARPARAK ÖLDÜRDÜ

Şili Ulusal İnsan Hakları Enstitüsü (INDH) sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, geçen perşembeden bu yana 1420 kişinin tutuklandığını ve 84 kişinin ateşli silahlardan yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Ülkenin Talcahuano bölgesindeki Pasific Blu isimli balık fabrikasının yağmalanmasına müdahale eden deniz kuvvetlerine ait bir aracın çarptığı 22 yaşındaki gencin öldüğü bildirildi. Ölen gencin ailesi, gencin kasıtlı öldürüldüğü iddiasında bulundu. Yetkililer olayın ardından soruşturma başlattı. Ülkede, şiddetli protestoların ardından mağazalara yönelik saldırı ve kundaklamalarda ölenlerin sayısı ise 12’ye yükseldi.

KURŞUN VE GAZ BOMBASI YARALARI

El Ciudadano’ya göre İnsan Hakları Ulusal Enstitüsü (INDH) Direktörü Sergio Micco’nun verdiği bilgilere göre Félix Bulnes, San Juan de Dios, Clínica Dávila ve San Borja hastanelerinde ciddi yaraları olan en az 22 sivil bulunuyor. 5 metre yakından vurulduğu belirlenen yaralı erkeğin durumunun ağır olduğu belirtiliyor. Enstitüye göre, bir çocuğun da böbrek ve bacaklarında kurşun yaraları tespit edildi, 5 erkek ise kafalarına aldıkları gaz bomba kapsülleri nedeniyle tedavi altında. 

"OHAL, DEVLETE HAK İHLALİ HAKKI VERMEZ"

Enstitüden yapılan açıklamada, “OHAL, kamu düzeninden sorumlu kuruluşları, anayasal güvencelere ve insan haklarında uluslararası standartlara tam olarak saygı gösterilmesi çerçevesinde hareket etme zorunluluğundan muaf tutmaz” uyarısı yapılarak, “demokratik rejimin bir aracı olarak bir kez daha diyalog çağrısı” yapıldığı belirtildi.

LİMAN İŞÇİLERİNDEN GREV ÇAĞRISI

Öte yandan basın açıklaması yayınlayan Şili Liman İşçileri Sendikası (UPCH) liman işçilerinin örgütlü olduğu tüm sendikalara greve çıkma çağrısı yaptı. El Ciudadano’nun haberine göre açıklamada, “Bu hareketin ardındaki neden Şili halkının derin ve yaygın sosyal memnuniyetsizliğiyle bağlantılıdır ve Santiago sokaklarında protesto ve direniş hakkının kullanılması olarak yansımaktadır” denildi.

Açıklamada, düşük ücretlerle ters orantılı hayat pahalılığı, iş yaşamındaki ihlaller, sefil emeklilik maaşları, niteliksiz ve paralı sağlık hizmeti, bitmek bilmeyen yapısal eşitsizliklerle karaterize olan ekonomik modelin sorunlarını, diktatörlükten bugüne hiçbir hükümetin çözme iradesi göstermediğine dikkat çekildi.

"ŞİLİ ARTIK UYANMALI"

“Şili uyuşukluğundan uyanmalı” diyen liman işçileri, Santiago’dan başlayan ve ülkeye yayılan gösterilere aktif olarak katılınması gerektiği çağrısı yaparak, “Militarizasyonu ve öğrencilere, işçilere, mahalle sakinlerine ve emeklilere baskıları reddediyoruz. İnsanların bu saldırılara karşı kendilerini savunma hakkı vardır. OHAL kaldırılmalı ve Şili halkına karşı şiddetten sorumlu olanlar siyasi sorumluluklarını yerine getirmelidir” ifadeleri kullanıldı.

PINERA MUHALEFETLE GÖRÜŞECEK

Şili’nin sağcı Devlet Başkanı Sebastian Pinera, siyasi parti liderleriyle görüşeceğini açıkladı.

Pinera, Şili Devlet Başkanlığı Sarayı La Moneda’da düzenlediği basın toplantısında, söz konusu gösteriler nedeniyle senato başkanı, yargıtay başkanı, temsilciler meclisi başkanı ve belediye başkanlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla da görüştüğünü duyurdu.

Ülkesinin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Pinera, “Yarın (bugün), bir çözüm bulmak için hükümetin ve muhalefetin parti başkanlarıyla görüşeceğim, umarım bir ilerleme kaydedilir. Bugün, emekli maaşlarının iyileştirilmesi, ilaç fiyatlarında indirim yapılması ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi gibi çeşitli konular üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.

Pinera, iş istihdamı, maaşlar ve kamu hizmetlerinde iyileştirmeler üzerinde de çalıştıklarını ileri sürerek, parti başkanlarıyla yapacağı görüşmede teklifleri dinleyeceğini sözlerine ekledi.

SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI DEVAM EDİYOR

Bu arada başkent Santiago başta olmak üzere şiddetli gösterilerin devam ettiği Şili’de 14 bölgede sokağa çıkma yasağı devam ediyor. AA’ya göre sokağa çıkma yasağının ilan edildiği yerler, başkenti de içine alan Metropolitan, Rancagua, Puerto Montt bölgeleri ile Antofagasta, Copiapo, Caldera, Vallenar, La Serena, Coquimbo, Valparaiso, Talca, Concepcion, Valdivia ve Osorno şehirleri.

STOCKHOLM'DEKİ ŞİLİLİLERDEN DAYANIŞMA EYLEMLERİ

İsveç'in başkenti Stockholm'de yaşayan Şilililer, ulaşım zamlarını protesto için başlayan ve sosyal patlamaya dönüşen eylemleri şiddetle bastırmaya çalışan hükümeti protesto etmek için gösteriler düzenledi. Pazar akşamı Sergelstorg Meydanı'nda bir grup Şilili genç, direnişe geçen öğrenciler ve halkla dayanışma amacıyla bir eylem gerçekleştirdi.

Dün akşam saatlerinde de Stockholm'deki Şili Büyükelçiliği önünde bir araya gelen yaklaşık bin Şilili ve Latin Amerikalı, hükümetin OHAL ilan etmesini ve göstericilere şiddet uygulamasını protesto etti.

Göstericilerin bir kısmı tencere, tava ve zil çalarak protesto eylemine katılırken bazı göstericiler de devrimci marşlar söyledi.

Yolu araç trafiğine kapatan göstericiler, 1 saat süren gösteri sırasında Ispanyolca ve İsveçce hükümeti kınayan sloganlar attı.

Evrensel'in görüşlerine başvurduğu eylemciler, Şili'de ortaya çıkan eylemlerin 30 yıldan beri uygulanan liberal politikalara yönelik kitlesel bir tepki olarak değerlendirdi.

Arjantin doğumlu Sol Parti Milletvekili Lorena Delgado Varas, öğrencilerin toplu taşım ücretlerini protesto için başlattıkları eylemlerin hükümetin müdahale etmesiyle büyüdüğünü söyledi. Hükümetin şiddete başvurmasına tepki gösteren halkın değişik kesimlerinin birleşerek yeni taleplerde bulunduğunu belirten Varas, ”Hükümet bu taleplere OHAL ve sokağa çıkma yasağı ilan ederek karşılık verdi. Tutuklananlar işkenceden geçirilerek cezaevlerine konuluyor. Ama halk tüm baskı ve şiddete rağmen sokaklara çıkmaya devam ediyor. Bazı sendikaların greve gideceklerini açıklamalarından sonra Şili'deki eylemler daha da yaygınlaşacak” dedi.

HALK AŞIRI SAĞCI HÜKÜMETE BAŞKALDIRDI

69 yaşındaki emekli işçi Alberto Munoz, halkın aşırı sağcı hükümete başkaldırdığını söyledi.

Şili'de çok büyük toplumsal adaletsizliklerin olduğuna dikkat çeken Munoz, ”Uygulanan liberal politikalar sonucu ülkenin doğal kaynakları; bakır, demir ve su bile satıldı. Toplu ulaşım ücretlerine yapılan zam bardağı taşıran son damla oldu. Bu tabandan ve kendiliğinden gelen bir tepki ve patlama. Önderlik yapanlar da sıradan insanlar ve öğrenciler. Halk artık hükümetin istifasını ve bu sistemin değişmesini istiyor” şeklinde konuştu.

PATLAMA 30 YILDAN BERİ SÜRDÜRÜLEN YENİ LİBERAL POLİTİKALARA YANITTIR

1973 yılında Şili'de gerçekleşen faşist darbeden sonra tutuklanan ve yaşamının 6 yılını cezaevinde geçiren Silvia Neyba, Şili'deki şimdiki durumun darbe döneminden farksız olduğu değerlendirmesini yaptı.

Öğrenciler ve halkın harekete geömesine neden olarak gösterilen metro ücretlerine zam yapılmasının buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu söyleyen Neyba, ”Ortaya çıkan patlama 30 yıldan beri sürdürülen liberal politikalara yönelik bir yanıttır. Hükümet ülkenin tüm doğal kaynaklarını şirket ve başka ülkelere sattı. Yaşamı boyunca çalışıp emekli olanlar maaşlarıyla geçinemiyor. Halk yoksulluk içinde. Hükümet daha insanca yaşam için sokaklara çıkan halkı katlediyor” dedi.

PINERA HALKIN DEĞİL TEKELLERİN ÇIKARLARINI KORUYOR

Neyba, Devlet Başkanı Sebastian Pinera'nın halkı değil uluslararası tekellerin çıkarlarını koruduğunu belirttikten sonra şunları kaydetti.

”Halkın hükümetin politikalarına gösterdiği direniş meşru ve haklıdır. Ben Aymara Kızılderililerindenim. Kardeş Mapuçe halkı da öğrencilerin başlattıkları direnişe katılıyor. Liberal politikalara son verilmesini istiyor. Şili'de demokrasiden söz edilemez. 1973 yılında cuntadan bu yana gerçek anlamda bir demokrasi olmadı. Biz, burada Şili'deki direnişi desteklemek için sokaklarda olmaya devam edeceğiz.” (DIŞ HABERLER)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Temelli'den kayyum tepkisi: Üç gün boyunca Meclis çalışmalarına katılmayacağız

SONRAKİ HABER

İran’da öfke büyüyor, halk sokakta: Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa