14 Ağustos 2019 11:48

Demirtaş’tan ‘yeni parti’ değerlendirmesi: İleri demokrasinin adresi olamaz

Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ali Babacan’ın hazırlığını sürdürdüğü yeni partiye ilişkin açıklama yaptı.

Fotoğraf: MA

Paylaş

HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP içinden doğacak “yeni parti” çalışmalarına ilişkin “İleri demokrasinin adresi olmayacaklarını şimdiden söyleyebiliriz” dedi.

HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutulu bulunduğu Edirne Cezaevinden BirGün gazetesinin sorularını yanıtladı.  “AİHM şaşırtıcı bir kararla kendi içtihatlarından sapmazsa AKP hükümeti aleyhine ihlal kararları çıkacağına inanıyorum” diyen Demirtaş, mahkemenin kendisi ile ilgili vereceği kararın ‘tutuklu yüzlerce siyasetçi için emsal olacağını’ söyledi.

Demirtaş, yeni parti kurma çalışmaları başlatan Ali Babacan’ın kuracağı hareket için “İleri demokrasinin adresi olmayacaklarını şimdiden söyleyebiliriz. Merkezinde sol hareketlerin olduğu bir demokrasi bloku dışında hiçbir alternatif ne gerçekçi olabilir ne de umut” ifadelerini kullandı.

CHP’YE DEMOKRASİ BLOĞU ELEŞTİRİSİ

Selahattin Demirtaş, “CHP, demokrasi bloğuna yüzeysel ve pragmatik yaklaşmaktan vazgeçerek açık, şeffaf ve ilkeli bir demokrasi blokunun parçası olmalıdır. Bunu geciktirir veya tedirgin yaklaşmaya devam ederse bundan faşizm kazançlı çıkacaktır” diye konuştu.

SURİYE’DEKİ BÜTÜN KESİMLERLE DİYALOG KURABİLMELİYDİ

Selahattin Demirtaş “Suriye’de barış koridoru ve güvenli bölge tartışmaları” için de şöyle konuştu:

“Türkiye’nin Suriye politikası ilk gün de yanlıştı şimdi de yanlış. Siz bir dış politikayı, sadece birilerinin kaybetmesi üzerine, yani Kürtler ve Esad’ın kaybetmesi üzerine kurarsanız zaten baştan kaybetmişsiniz demektir. Türkiye’nin Suriye politikası birilerine kaybettirmek değil, Türkiye’ye kazandırmak olmalıydı. Bunun da en akıllıca yolu, Kürtler ve Esad dahil, Suriye’deki bütün kesimlerle diyalog kurabilme kapasitesini canlı tutmak olmalıydı.

Ama ırkçı, mezhepçi ve yayılmacı dış politika anlayışı, Türkiye’yi Suriye’de cihatçıları desteklemeye kadar götürdü. Suriyeli Kürtler işbirliği için gözünü Türkiye’ye dikmişken AKP iktidarı cihatçılarla işbirliği yapmayı tercih etti. Bu da, Kürtleri adım adım ABD ve Rusya’ya doğru itmiş oldu.

Bugün imkânsız gibi görünen ama en gerçekçi, en mantıklı ve kazandırıcı olan şey Suriyeli Kürtler ile Türkiye’nin doğrudan görüşmesi ve işbirliğine gitmesidir. Savaş ve işgal girişimleri Türkiye’yi çok daha büyük tehditlere açık hale getirir. Savaş ısrarından vazgeçip Suriyeli Kürtlerle diyalog ve işbirliği ortamı geliştirilmelidir. Umarım CHP’nin yapacağı Suriye Konferansı’nda da Kürtler görmezden gelinmez. PYD’nin davet edilmemesini anlayabiliyorum ancak Kürtler bir şekilde kendilerini o konferansta açıklayabilmelidir.” (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

ABD ve Türkiye'nin oluşturduğu "güvenli bölge"de İHA'lar uçmaya başladı

SONRAKİ HABER

Eşitlik, kardeşlik ve barış üzerine

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa