13 Ağustos 2019 03:10

Dünya Turu ­| Gece çalıştırılan Çinli çocuklar, Titanik’in tersanesi ve Berivan

Çin’de öğrenciler fabrikalarda çalıştırılıyor.Kuzey İrlanda’dan "Titanik battı tersanesi batmasın" sesleri yükseldi. İsviçre’deki iklim zirvesinde fırtınada çalıştırıldığı için ölen Berivan da anıldı.

Berivan Karakeçili'nin fotoğrafı: MA (solda) & İşçi fotoğrafı: IndustriALL sendikası (sağda)

Paylaş

Hazırlayan: Elif GÖRGÜ

Dünya turunda bu hafta öğrencilerin okullarından alınarak yasa dışı şekilde Amazon’a üretim yapan fabrikalarda gece çalıştırıldığı Çin’e, Kuzey İrlanda’da yüz yıl önce Titanik gemisinin de inşa edildiği tersanenin kapatılması kararına karşı mücadele veren işçilerin eylemine, iklim krizine karşı mücadele veren öğrencilerin buluştuğu İsviçre’nin Lozan kentine, yüzlerce göçmen işçinin gözaltına alındığı ABD’ye; ayrıca İngiltere, Güney Afrika, Meksika, Ekvador, Bangladeş ve Küba’ya uğruyoruz.

ÇİN: OKUL ÇOCUKLARI AMAZON İÇİN YASA DIŞI ÇALIŞTIRILIYOR

Genç İşçi Xu Linzi, Şenzen’deki Foxconn fabrikasında 3 yıl çalıştıktan sonra ekim 2014’te ihtihar etmişti.

Geride bıraktığı çok sayıda şiirden biri şöyleydi:

Makine bile uyukluyor
Mühürlü atelyeler hastalıklı demir dolu
Ücretler kapalı perdeler altında saklanıyor
İşçilerin kalplerinin dibine gömdüğü aşk gibi
İfade etmeye zaman yok, tutku tozun içinde dağılıyor
Demirden dökülmüş mideleri var
Koyu asit dolu, sülfürik ve nitrik
Sanayi gözyaşlarını yakalıyor dökülme şansı bulamadan
Zaman akıp gidiyor, başları sisin içinde kaybolmuş
Üretim çıktıları yaşamlarını eziyor, acı gece gündüz fazla mesai yapıyor
Yaşamlarında, vaktinden önce bir sersemlemişlik
Makara deriyi yüzüyor
Ve şu şunun üstüne, alimunyum bileşimi sathında tabakalar
Bazıları hâlâ dayanıyor, diğerlerini hastalık kaptı
Onlar arasında pinekliyorum, bekçiliğini yapıyorum
Gençliğinizin son mezarlığının...*

Birkaç gün önce aynı Foxconn fabrikasında, gençliği mezarlığa dönüştürülmek isteyen yüzlerce öğrencinin, staj adı altında yasa dışı çalıştırıldıkları ortaya çıktı. Foxconn’un bu sefer ki suç ortağı ise Amazon...

Amazon’un ürettiği Alexa adındaki “sanal asistan” için kullanılan cihazları Çin’de okullardan getirilen çocuklar üretiyor. İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesinden Gethin Chamberlain’in haberine göre, bu cihazlar için 16-18 yaş arası öğrenciler geceleri çalıştırılıyor, zorla fazla mesai yaptırılıyor.

Habere göre, tartışmalı ve çoğunlukla yasadışı üretim hedeflerine ulaşma girişiminin bir parçası olarak yüzlerce öğrenci, okullarla anlaşmalı olarak, Amazon’un Alexa ürünlerini yapmak üzere çalıştırılıyor.

Gazetenin Amazon’un tedarikçisi ve korkunç boyutlardaki işçi sömürüsü ve işçi intiharlarıyla ünlü Foxconn şirketine ait ele geçirdiği belgeler ve işçilerle yaptığı röportajlara dayandırılan haberde, Çin’deki çalışma yasaları ihlal ediliyor. Belgeler, China Labor Watch isimli işçi haklarını takip eden Çinli kuruluş tarafından gazeteye verilmiş.

Buna göre, ergenlik çağındaki çocuklar,merkez ya da çevresindeki okullarından ve teknik kolejlerden “stajyer” adı altında güneydeki Hengyang kentindeki fabrikaya getiriliyor. Öğretmenlerine de onlara eşlik etmeleri için fabrika tarafından ödeme yapılıyor. Öğretmenlerin görevi çalışmak istemeyen çocukları fazla mesai için teşvik etmek!

Araştırmacılar, Amazon Alexa’nın Echo ve Echo Dot cihazlarıyla Kindles cihazları için bazı öğrencilerin, en yüksek üretim dönemlerinde fabrikada personel sayısını artırmak amacıyla iki aydan fazla bir süredir çalıştırıldıklarını ortaya koydu. Bu şekilde 16-18 yaş aralığındaki binden fazla çocuk çalıştırılıyor.

Haberde, Çin’de 16 yaşından büyük çocukların çalıştırılmasının yasal olduğu ancak okul öğrencilerinin bu şekilde gece ve fazla mesaide çalıştırılmalarının yasal olmadığı vurgulanıyor.

Apple için iPhone üretimi de yapan Foxconn ise öğrencilerin yasadışı olarak çalıştırıldıklarını kabul ederek durumu düzeltmek için acil eyleme geçeceklerini ileri sürmüş.

Sık sık kötü çalışma koşulları ve çalışanların grevleriyle gündemde olan, dünyanın en zenginleri arasındaki Jeff Bezos’un sahip olduğu Amazon’un bir sözcüsü, şirketin genellikle bağımsız denetçiler kullanarak tedarikçileri denetlediği ve ihlalleri hoş görmeyeceğini ileri sürmüş.

17 yaşındaki Kız Öğrenci Xiao Fang geçtiğimiz ay fabrikada çalıştırılmaya başlamış. Günde 3 bin Echo Dots cihazına koruyucu film takmakla görevli. Öğretmen haftada beş gün 8 saat çalışacağını söylemiş ancak bu süre haftada altı gün 10 saate çıkarılmış: “Başlangıçta fabrikada çalışmaya alışık değildim, şimdi, bir ay çalıştıktan sonra, işe adapte oldum. Fakat günde 10 saat çalışmak çok yorucu. Benim bandımdaki yöneticiye fazla mesai yapmak istemediğini söylemeye çalıştım. Fakat yönetici öğretmenime haber verdi ve öğretmen eğer fazla mesai yapmazsam Foxconn’da stajyer olamayacağımı ve bunun mezuniyetimi ve okuldaki burs başvurumu etkileyeceğini söyledi.

Sızdırılan bir şirket belgesinde fabrikanın nisandan ekime kadarki üretimle başa çıkmak için kabaca 7 bin işçiye ihtiyacı olduğu, ancak haftada ortalama 30 işçi istihdam edebileceği ve taşeron işçiler ve stajyerleri işe doldurması gerektiği belirtiliyor. “Stajyerler” işgücünün yüzde 15’ini karşılıyor.

Fabrika okullara ise öğrenci başına aylık 500 yuan ödeme yapıyor. Bir belgede ise bu yıl 1800 “stajyer” alımı planlandığı belirtiliyor.

*Çeviri: devrimciproletarya.net

KUZEY İRLANDA: TİTANİK’İN TERSANESİNDE MÜCADELE

Kuzey İrlanda’da Belfast kentindeki “Harland ve Wolff” tersanesinin kapatılmak istenmesine karşı tersane işçileri tersaneyi işgal etti. Titanik gemisi de 1909-1911 yılları arasında bu tersanede inşa edilmiş. Tersanenin şimdi sahibi Norveçli Dolphin Drilling şirketi. Şirket mali sorunlar gerekçesiyle tersaneyi satışa çıkardı ancak henüz bir alıcı bulunmadı.

Tersanede son kalan The Unite ve GMB sendikaları üyesi olan 130 işçi ise tersanenin kamulaştırılmasını talep ediyor. İşçiler tersaneyi işgal ederken, geçtiğimiz pazartesi günü işçileri ziyaret eden İşçi Partisinden Gölge Bakan John McDonnell’ın ise “İktidarda biz olsaydık kamulaştırırdık” dediği belirtiliyor.

Öte yandan Irıshnews’un haberine göre, “yaşlı eller” olarak tanınan ve gemi inşaatında çalışan eski tersane işçileri tersaneyi ziyaret etti. İşçiler, tersanenin bir bölümüne dökülen betona ellerinin izini bıraktılar.

Tersanenin eski çalışanlarından Çelik İşçisi Herbie Stewart da ziyarete gelenler arasındaydı. Tersanede çalışırken bir parmağını kaybetmiş olan Stewart, verilen mücadeleyi “Bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi, “Ailemin çoğu üyesi yıllarca burada çalıştı, en sonuncusu bendim” dedi.

Hayatının çoğunu tersanede çalışarak geçiren Jackie Hosick, “İşçi arkadaşlarımı desteklemek için geldik, umarım buradan iyi bir sonuç çıkar” derken, bir başka İşçi Barry Reid, “Belfast’taki birçok topluluğun tersane ile bağı var” diye konuştu. Unite sendikasından Susan Fitzgerald ise çözüm konusunda hâlâ umutlu olduklarını belirterek, bazı potansiyel alıcılar olduğundan bahsetti.

“Harland ve Wolff” tersanesi 1861 yılında kuruldu. Tersanenin en üretken zamanlarında işçi sayısı 30 bini buluyordu.

İSVİÇRE: İKLİM BULUŞMASINDA MEVSİMLİK ÇOCUK İŞÇİ BERİVAN’A SÖZ!

İsveçli 16 yaşındaki Greta Thunberg’in iklim krizine dikkat çekmek için cuma günleri tek başına “okul boykotu” yapmasıyla başlayan ve başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede binlerce genci cumaları sokağa döken  hareket, geçtiğimiz hafta  İsviçre’nin Lozan kentinde ilk defa merkezi bir buluşma gerçekleştirdi.

37’den fazla ülkeden 400’ün üzerinde gencin katıldığı “Smile for Future” (Gelecek için Gülümse) buluşmasına Türkiye’den katılan iki gençten biri olan 11 yaşındaki Atlas Sarrafoğlu (diğeri Selin Gören), yaptığı konuşmayı facebook hesabından şu notla paylaştı:

“Konuşma zamanı geldi. Lozan İsviçrede 3 bin kişiye iklim grevinde Antalya’daki hortumda yaşamını yitiren 13 yaşındaki ‘Mevsimlik İşçi’ Berivan’ın hikayesini anlattım kısaca. Yaşadığımız iklim adaletsizliğinin en çarpıcı örneği Berivan... Ailesine katkı sağlamak için mevsimlik tarım işçiliği yapan Berivan bahçede portakal toplarken şiddetli fırtınaya yakalandı. Patronlar ‘Yağmur da yağsa, taş da yağsa çalışacaksınız’ diyordu. Fırtınada ortaya çıkan hortumun etkisi ile çatılardan savrulan sac başına isabet edince 13 yaşında Berivan hayatını kaybetti. Berivan’a söz veriyoruz! Ekonomik adaletsizliği de, iklim adaletsizliğini durduracağız.”

ABD: 680 MEVSİMLİK GÖÇMEN GIDA İŞÇİSİ GÖZALTINA ALINDI

The Red Phoenix*

ABD göç tarihi boyunca gerçekleşen en büyük “göçmen operasyonu”nda Mississippi eyaletindeki Koch Gıda Şirketine bağlı gıda işleme fabrikalarında çalışan 680 göçmen işçi gözaltına alındı.

İşçiler, yaklaşık 600 ICE (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) elemanı tarafından tuzağa düşürüldü, bazı işçiler ele geçirilmeden önce kaçmaya çalışırken, işçilerden vatandaşlıklarını kanıtlayan belgeler sağlamaları istendi. Uygun belgeleri olanların bile ancak ICE yetkilileri arabalarını aradıktan sonra gitmelerine izin verildi. Baskının gerçekleştiği aynı gün Donald Trump, 20 kişiyi öldüren faşist bir göçmen karşıtı katliamın gerçekleştiği El Paso’yu ziyaret ediyordu.

Koch Gıda Şirketi, işçileri istismar konusunda uzun bir tarihe sahip. 2009’dan 2015’e kadar şirket  Mississippi’de siyah çiftçilerle imzaladığı dört anlaşmadan açıklama yapmadan ayrılmıştı. Çiftçilerden biri ve eski şerif olan, tüm yaşamı boyunca maaşını biriktirerek oğluna bırakabilmek için kendi çiftliğini satın alan John Ingrum, bu süreçte her şeyini kaybetti.

2012’de, bugün baskın düzenlenen işletmelerden birinde, ABD Fırsat Eşitliği Komisyonu, Koch Şirketine karşı işçiler arasında ayrımcılık yaptığı gerekçesiyle dava açmıştı; ayrımcılığınırk ve ulusal köken ayrımcılığına dayandığı belirtilmişti. Davada, işçilerin “Dokunmaya ve cinsel açıdan müstehcen yorumlara maruz kaldıkları, darbedildikleri ve günlük iş faaliyetleri için kendilerinden para alındığı” iddia edildi. 2018’de şirket davayı sona erdirmek için yaklaşık 4 milyon dolar ödedi.

680 işçisi** bugün toplama kamplarına kapatılan Koch Gıda Şirketi, kârını en üst düzeye çıkarmak için en savunmasız işçi topluluklarını kullanma konusunda uzun bir geçmişe sahip. Bu nedenle Trump’ın ajanları için mükemmel bir hedef, ancak onları savunmak için bir parmak kıpırdatmak istemiyor.

Bu nedenle 680 kişi; kız çocukları, oğlan çocukları, anneler ve babalar; cinsel ve fiziksel istismar, yetersiz beslenme, temel hijyen olanaklarının eksikliği ve genel aşağılayıcı muameleye maruz bırakılacakları insanlık dışı cezaevlerine gönderilirken, Koch Foods, onların yerine, yine çoğu göçmen, asgari ücretli işçiler aramakta tereddüt etmeyecek.

Bugün (7 Ağustos) yaşananlar faşist, göçmen karşıtı retoriğin benzer koşullarda -düşük maaş alan, idare patron, sendika yönetimleri ve polis tarafından istismar edilen- işçiler arasında bölünme yaratmak için olduğu konusunda şüphe yok ve faşistler bunu, patronları güçlendirmek ve temel evrensel hakları ortadan kaldırmak için yapıyorlar.

Bu nedenle göçmen hakları için mücadele bir işçi mücadelesidir, faşist bölücülüğe karşı mücadeledir ve yan yana çalışan işçilerin birliği içindir.

*Amerikan Emek Partisi (APL) haber sitesi
** İşçilerden 300’ü daha sonra serbest bırakıldı

KÜBA: ABD, KÜBALI DOKTORLARA KARŞI KESENİN AĞZINI AÇTI

ABD’den sivil toplum örgütlerine Kübalı doktorlarım uluslararası çalışmalarını araştırmaları içim 3 milyon dolar teklif... Kübalı doktorlar, birçok ülkede dayanışma amacıyla sağlık programlarına destek oluyorlar.

Örgütlere bu parayı teklif eden ABD’nin Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID). Örgütlerden, Kübalı sağlıkçıları “insan hakları ihlalleri” konusunda araştırmaları ve analiz etmeleri isteniyor. ABD’nin çeşitli ülkelere müdahale araçlarından biri olarak tanınan USAID’in iddiası “Küba rejiminin doktorları, öğretmenleri ve diğer işçileri uluslararası mali ve siyasi destek karşılığında sömürdüğü”.

Kübalı doktorlar tüm dünyada milyonlarca kişiye ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Sadece Venezuela’da 2018 yılında Kübalı doktorların 195 bin 300 cerrahi operasyon gerçekleştirdikleri belirtiliyor.

El Ciudadano haber sitesinin Küba’nın Caracas Büyükelçiliğine dayandırdığı haberine göre ise bu ülkede son 15 yılda dayanışma amacıyla Kübalı doktorların gerçekleştirdiği operasyon sayısı yaklaşık 3.5 milyona ulaşmış durumda.

GÜNEY AFRİKA: BANKA ÇALIŞANLARINDAN 100 YILIN GREVİ UYARISI

Güney Afrika’da banka çalışanları kitlesel işten çıkarmalara karşı genel grev uyarısı yaptı. Banka çalışanlarının sendikası SASBO tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 10 bin çalışanın işini kaybetmekle karşı karşıya olduğu belirtildi.

730 bin üyesi olan SASBO, uzlaşma olmadığı takdirde iki günlük genel grev planlıyor. Grev gerçekleşirse son 100 yılda ülkede yapılan en büyük grev olacak.

BANGLADEŞ: BELEDİYE İŞÇİLERİ ÜLKE GENELİNDE GREVDE

Asya ülkesi Bangladeş’te 327 belediyede çalışan işçilerin grevi sürüyor. İşçiler, ödenmeyen ücretlerini ve emekli ikramiyelerini talep ederken, belediye işlerinin kamulaştırılmasını istiyor.

Bangladeş  Paurashava Çalışanları Birliği isimli sendikanın açıklamasına göre 260 belediyede çalışan 35 binden fazla işçinin 7 yıldır ödenmemiş maaşları bulunuyor.

Kırsal Kalkınma ve Kooparatifler Bakanlığının yerel yönetimlerle iki yıldır sürdürdüğü görüşmelerden sonuç alınmadığı belirtiliyor.

İNGİLTERE: RYNAIR PİLOTLARI GREV DEDİ

İngiltere’deki Ryanair havayolu şirketi çalışanı pilotlar grev oylaması yaptı. Yüzde 80 katılımın sağlandığı oylamada pilotların yüzde 72’si “grev” dedi. Britanya Havayolu Pilotları Birliği (BALPA) üyesi pilotlar 22-23 Ağustos’ta ve ardından 2-4 Eylül tarihlerinde iş bırakacaklar.

Pilotların emeklilik haklarında iyileştirme, lisans sigortalarında yaşanan sorunların çözülmesi, ebeveyn izni verilmesi gibi talepleri bulunuyor.

BALPA Genel Sekreteri Brain Strutton Independent gazetesine yaptığı açıklamada, “Grevi önlemek için bu anlaşmazlığı acilen çözmemiz şart. Hiçbir pilot halkın seyahat planlarını mahvetmek istemiyor ancak şu anda başka seçeneğimiz yok gibi görünüyor” dedi.

Rynair, geçtiğimiz hafta 900 pilotun ve kabin görevlisinin işine son verilebileceğini açıklamıştı. Şirket, gerekçe olarak, yeni uçakların teslimindeki gecikmenin genişleme planlarını etkilediğini ileri sürüyor.

MEKSİKA: MATAMOROS GREVLERİ İŞÇİ GENÇLİK İÇİN OLANAK YARATTI

Vanguardia Proletaria*

Matamoros’daki 20/32** işçi hareketinin grevleri ülke genelinde fabrikalardaki, üniversitelerdeki iş bırakma eylemleri için emsal oldu ve Eğitim Emekçileri Ulusal Koordinasyonu (CNTE) yılın ilk sömestirinde gerçekleştirdiği eylemler, işçi ve emekçilerin rahatsızlığının ve daha iyi yaşam koşulları için mücadeleye açık olduğunun ifadesiydi.

Bu bağlamda işçi gençlerin acil talepleri doğrultusunda örgütlenme ve sınıfsal/devrimci bir bakış açısına sahip olma olanakları artmaktadır. JCF (Gençler Geleceği İnşa Ediyor) programından yararlanacak 2 milyon burslu genç iş güvencesizliği yaşayan önemli bir sektördür. Birçoğu bir yıllık programın ardından işsizliğe geri dönecek. Mesleki eğitimlerini tamamlayanlar sadece bir kamu hizmetini -genellikle bir yıl ücret almadan- tamamlamak zorunda kalmayacak, ayrıca, resmi iş sahibi olabilmek için bir yıl daha burslu konumda çalışmak zorunda kalacaklar.

Tüm işçi gençliğin ihtiyacı ve talebi:

  • Onurlu bir iş için istihdam yaratılması
  • Kayıtlı istihdama sosyal haklar ve tecrübe şartı olmaksızın erişim
  • Taşeron çalışmanın ortadan kaldırılması
  • Eşit işe eşit ücret
  • Sağlıklı ve uygun işyeri koşulları
  • Günlük 8 saat çalışma süresine uyulması ve gece vardiyasına, fazla mesaiye ve tatil günleri çalışmaya uygun ücret verilmesi
  • Eğitim merkezleri mezunlarının derhal işe yerleştirilmesi
  • Ücretlerde iyileştirme

Matamoros’daki binlerce işçi için kazanılan daha iyi çalışma koşulları mücadelesinin zaferi -yılın ik aylarında yüzde 20 zam ve 32 bin peso ikramiye hakkı kazanıldı- aynı şekilde Bağımsız Sanayi ve Hizmet İşçileri Ulusal Sendikasının yakın zamandaki kuruluşu, örgütlü işçi sınıfının yöneticiler, polis baskısı, uzlatırma ve tahkim kurulları, medya ve kendi sendikasının karşı duruşuna rağmen ulaşacabileceği kapasite ve olanakları göstermiştir. İşçiler, ülkenin proleterlerinin bilincine katkı sunan önemli muharebeleri kazandılar.

*Meksika Komünist Partisi (Marksist-Leninist) PCMML’nin yayın organı
**Yüzde 20 zam, 32 bin peso ikramiye

EKVADOR: GENEL GREVE HAZIRLIK

En Marcha*

Dört ay önce (Ekvador’da bir işçi sendikaları konfederasyonu olan) Birleşik İşçi Cephesi (FUT), mevcut hükümet tarafından uygulanan halk karşıtı karakterdeki politikalara yanıt olması amacıyla genel grev için çağrı yaptı. Hükümete göre bu politikalar, (önceki) Rafael Correa hükümetinden kalan ciddi ekonomik problemlerle yüzleşmek içindi, ancak ilaç hastalıktan kötü çıktı.

O günden bu yana, hükümet neoliberal içerikteki ekonomik politikaları sürdürüyor ve halkın her gün yüzleştiği daha da ciddileşen problemler keskinleşiyor. Bugünlerde, örneğin, kamu çalışanlarını  “ayrıştırma” süreci yaşanmaktadır ki bu, devletin küçültülmesi adıyla kitlesel işten atma politikasından başka bir şey değildir. 

Bazı devlet işletmelerinin özelleştirilmesi eylemleri devam etmektedir; uluslararası büyük sermayeye açılım, dış borçlanma ya da büyük madencilik yatırımları aracılığıyla gerçekleşmektedir. 

Bu aylarda, genel grev çağrısı sendikal hareket ve genel olarak halk hareketi tarafından yükseltilmekte, hükümet politikalarına karşı hoşnutsuzluğu ifade etmek ve onları durdurmak için gerekli bir önlem olarak ele alınmaktadır.

Sendikal hareket ve örgütlü halk hareketi içerisinde bunun hazırlıklarını ilerletmek gerekmektedir; her mücadele platformunda, genel greve kadar düzenlenecek etkinliklerde ve günlük eylemlerde halk mücadelesinin bu önemli eylemi tartışılmalıdır.

Bu yapılırken, açlık greviyle önemli bir zafer kazanmış olan emekli öğretmenlerin, çevreyi etkileyen madenciliğe karşı çıkan veya Çiftçiler için Sosyal Güvenlik üyelerinin yaptığı gibi, her sektörden protesto biçimleriyle devam etmek esastır...

*Ekvador Marksist Leninist Komünist Partisi (PCMLE) yayın organı

ÖNCEKİ HABER

Jeofizik Uzmanı Gündoğdu'dan deprem uyarısı: Konutlar savunmasız, önlem alınmalı

SONRAKİ HABER

Denizli’de cinsel saldırıya tutuklama

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa