Emin ellerde miyiz?

Emin ellerde miyiz?

Geçtiğimiz günlerde Redhack hacker grubunun Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü resmi sitesini hackemiş ve 2008-2011 yılları arası Dicle Üniversitesinden  43648 öğrencinin fişlendiğini  bunlardan  27471’i erkek 16177’si kız öğrenci  olduğunu açıklamıştı.Açıklanan belgelerde üniversite &o

Kübra Kırımlı- Diyarbakır

Akp  Hükümetinin sıkça gündeminde ele aldığı 12 Eylül darbesinin tahribatını ortadan kaldırmaya yönelik lafları bir yana dursun,12 Eylülcüleri yargılayacağını dillendiriyordu. Ama 12 Eylül’ün yarattığı kurum Yök’e yönelik bir şey söylemiyordu, ta ki yeni hazırladığı Yök taslağına kadar.Yeni yapacağını söylediği taslak ile üniversitelerde bir reformun olacağı kesin. Demokratik bilimsel anadilde eğitim taleplerimiz bir yana dursun, bu reformun sahte bir reform olmaktan başka bir şey olmadığı, neredeyse bir üniversitenin tamamının fişlendiği Dicle ile açıklık kazanıyor.
Tam da bu tartışmalara denk düşen bir eksende Dicle Üniversitesi rektörlüğünün üniversite girişine astırdığı ‘DİCLE ÜNİVERSİTESİNE HOŞGELDİNİZ, EMİN ELLERDESİNİZ’ yazısını Diclelilere sorduk, Emin ellerde miyiz?
Ferhat Yiğit (Hukuk Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi): Üniversiteye asılan o yazıyı gerçekçi bulmuyorum. Çünkü 40 bin küsür öğrencinin fişlendiği haberini duyduktan sonra üniversiteyi çok güvensiz buluyorum. Böyle bir ortamda öğrenci haklarından da özgülükten de bahsedilemez.Yönetimin bize empoze etmeye çalıştığı bir öğrenci profili var. Ben bundan rahatsızım. Bir defa burada kendimi rahat hissetmiyorum. Uludere katliamını protesto eden öğrenciler polis müdahalesine maruz kalmıştı. Bu beni derinden etkiledi. En insani hakkımızdır, bir şeyi protesto dahi edemiyorsak nasıl güvende olabiliriz?
Hukuk Fakültesinden Ezgi Sıtran ve Bünyamin Yılmaz da 43648 öğrencinin fişlenmesinden dolayı ‘Güvende değiliz!’ diyorlar. Bünyamin Yılmaz; ‘AKP eski sistemle mücadele ettiğini  söylüyor ama aynı zamanda iktidarını da eski sisteme borçlu. Şu anda eski sistemin getirdiği baskıcı yasaları kullanıyor, fişlemede buna bir örnektir.’ diyor.
DÜO-DER den (Dicle Üniversitesi Özgür Öğrenci Derneği) Şevin Batu da; ‘Zaten sistemin bize uyguladığı politikalardan biridir fişleme. Biz zaten biliyorduk bunu, hacker grubu sayesinde resmiyete dökülmüş oldu.’ diyerek ifade etti.
Arkadaşlarımız silahla tehdit ediliyor, göz dağı veriliyor, evlere baskın yapılıyor Redhack grubunun açıkladığı belgelerde üniversitesi öğrencileri öldürülen, derneğinizde çalışan Mahsum Karaoğlan ve Aydın Erdem için ‘gebertildi’ ifadesi kullanılmış, rektörlükten de buna yönelik bir açıklama gelmedi henüz, neler söyleyeceksin?
Şevin Batu: Rektörlükten açıklama gelmesini biz beklemiyoruz. Niye açıklama yapsın ki rektörlük? Fişlenen öğrencilerin bilgilerini emniyete kim verdi, tabi ki rektörlük. Hala açıklama yapmamalarının sebebi rektörlüğün bu sistemin bir parçası olmasıdır. 6 Aralık ve 4 Nisan günü Mahsum ve Aydın yoldaşın katledilmesi bunun sistemli bir şekilde yapıldığını da gösteriyor. Şimdi de bize derneğimize yönelik bir baskı var. Arkadaşlarımız silahla tehdit ediliyor, göz dağı veriliyor, evlere baskın yapılıyor, farklı üsluplar kullanıyorlar. Tüm bunlar yetmiyor ailelerimiz aranıp tehdit ediliyor, ajanlaştırma politikaları güdüyorlar bizlere yönelik. Tüm bunlara rağmen baskılara göz yummayacağız.
KANTİNDE MOBESSE, TIP FAKÜLTESİNDE POLİS ODASI
Rektörlüğün astırdığı ‘Emin ellerdesiniz’ yazısını eleştiren Batu: ‘Emin ellerde olsaydık öğrenciler fişlenmezdi. Kantinlerimiz de mobesse olmazdı.Tıp fakültesinde polis odaları olmazdı.Rektör kendisini ‘Emin ellerdesiniz yazısıyla ne kadar masum göstermeye çalışsa da bizlere ne kadar gaddarca yaklaştığı mobesselerle, polis odalarıyla, fişlemelerle ortadadır.’diyen Batu ‘Üniversitenin emin ellerin de değiliz, polisin emin ellerindeyiz’ diyerek tepki gösterdi.
Fişlenmeyle ilgili görüşlerini aldığımız HUKUK FAKÜLTESİ Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı ; Yrd. Doç. Dr. Vahap Coşkun:
‘FİŞLENME OLAYI AÇIĞA ÇIKARTILMALI’
Yrd..Doç.Dr. Vahap Coşkun: ‘2008-2011 yılları arasını kapsayan bir fişlenmeden bahsediliyor.Bu şunu anlatır ki neredeyse bütün öğrenciler fişlenmiş demektir.Dolayısıyla Türkiyede ki mevcut sorunda göz önüne alındığında demek ki burada öğrencileri tehdit olarak gören bir bakış mevcut. Bu fişlemelere baktığımızda öğrencilerin bütün hayatı ve yaptıkları kayıt altına alınmış. Yasal olan eylemler bile takip edilmiş. Buradan şu sorulabilir ki acaba öğretim görevlileri de takip ediliyor mu? Bu konuyla ilgili açıklama yapacak 2 kurum var birincisi rektörlük, ikincisiyse valilik. Ama ikisinden de bir açıklama yapılmadı.’Diyen Coşkun ,öğrencilerin kendini emin ellerde hissetmesi için bu fişlenme olayının açığa çıkartılması gerektiğini belirtti.
‘Gebertildi’ ifadesine ilişkin de ‘Burada öldürülen iki öğrencinin katledilmesini meşru gören bir anlayış mevcut, bunla ilgili de emniyetten bir yalanlama da gelmedi’ diyen Coşkun ‘Türkiye’de temel bir problem var. Bütün iktidarlar zamanında sorunlar da değişiyor. 28 Şubat sürecinde dindar öğrencilere yönelik  baskı vardı. Şimdide daha başka, bu ciddi  bir sıkıntı doğuruyor.’ diyerek başa gelen iktidarların kendinden olmayanı hedef aldığını belirtti.
AKP 12 EYLÜL’E İLİŞKİN GEREKLİ İRADEYİ GÖSTEREMEDİ
Vahap Coşkun: ‘Türkiye de iktidar ele geçirdiği kurumları kullanmaktan imtina etmiyor.10 yıllık iktidarı boyunca AKP YÖK’e yönelik  meclisten de gelen bir toplumsal değişim talebine ilişkin Yök’ü kaldırmaktan ziyade değiştirerek, kendisine uygun kullanıyor.12 Eylül’e yönelik açıklamalarda bulunuyor Akp bir çok şeyi değiştireceğini söylüyor ama siyasi partiler yasasında da bir değişikliğe gitmedi.12 Eylüle ilişkin gerekli iradeyi gösteremedi ve kendi iktidarına tehdit gördüğü kurumları değiştirmeye yöneldi, yargıda ki değişiklik örneği gibi.’

www.evrensel.net