10 Temmuz 2019 11:46
Son Güncellenme Tarihi: 10 Temmuz 2019 14:54

Şule Çet cinayetinde tecavüz delili

Şule Çet davasının 3. celsesi Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Çağatay Aksu ve sanık Berk Akand'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma 16 Ekim'e ertelendi.

Şule Çet davası öncesi adliye önü

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Ankara'da Yelken Plaza'nın 20. katından düşerek şüpheli bir şekilde ölen Şule Çet'in davasında Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar konuştu. Maktulün anal bölgesinde ekimoz, sıyrık, erkeğe ait DNA, prostat sıvısı ve boynunda kırık tespit ettiklerini anlatan Kar, Çet’in boynunda oluşan kırığın ise düşmekten değil, daha önce elle boğulmaktan kaynaklandığı yönündeki şüphelerin daha yoğun olduğunu söyledi. Mahkeme sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet’in geçen yıl Ankara’da bir plazanın 20. katından düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesi ile ilgili davanın üçüncü duruşması Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın “cinayet, nitelikli cinsel saldırı ve hürriyeti tehdit” suçlarından tutuklu yargılandıkları davaya  Şule Çet’in babası İsmail Çet, aralarında milletvekillerinin de bulunduğu çok sayıda kitle örgütü ve kadın örgütü temsilcileri de katıldı. Sanık yakınlarından biri AKP Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün’e “Davanın özetini içeriyor vekilim” diyerek bir dosya teslim etti. Sanık yakınlarından dosyayı alan AK Partili Milletvekili Düzgün davanın özetini inceledi.

ANAL BÖLGEDE YIRTIK

Mersin Üniversitesi’nde görevli ve daha önce uzman mütalaası hazırlayan Prof. Dr. Hakan Kar, maktulün anal bölgesinde ekimoz, sıyrık, erkeğe ait DNA, boynunda kırık ve prostat sıvısı tespit ettiklerini söyledi. Rapora ilişkin soruları yanıtlayan Kar, hakimin, “Erkek DNA’sı ne kadar canlı kalır?” sorusuna ise, “DNA’sı kısa sürede geçmez. Anal bölgede tespit edilen prostat sıvısı yeni ilişki göstergesidir” yanıtını verdi. Müdahil avukatı Onur Tatar’ın tırnak altı doku geçilerinin nasıl olduğu sorusuna ise Kar, “Tırnak altı korunaklı bir bölge olduğu için sıklıkla sert bir mücadele ile mümkündür” diye cevapladı. Kar, Çet’in boynunda oluşan kırığa ilişkin düşmekten kaynaklı değil, daha önce elle boğulması yönündeki şüphelerin daha yoğun olduğunu söyledi.

OLAY YERİNDEN YENİ ÖRNEKLER ALINMALI

Anal bölgede tespit edilen noktasal kanama ve sıyrıkların o bölgede bir travmanın göstergesi olduğunu, düşme vb. nedenlerle olmayacağını belirten Kar, “Keşif sonrası olay yerinde yaptığımız incelemelerde fotoğraflar çektik ve bir yıl önce ile karşılaştık. Halıfkestek, bir yıl önce lekeler kurumuş ve yayılmış şekilde hala mevcut. Bu lekelerden örnek alınmasını ve şüpheli biyolojik örneklerin olduğu dinlenme odasındaki yastık ve kanepeden örnek alınmasını talep ediyorum, ek deliller çıkacağına inanıyorum” dedi.

"SANIKTA YARALANMA OLMASINA GEREK YOK"

Sanık Berk Akand avukatı Paşa Büyükkayaer’in, “Karşılıklı boğuşmada Berk Akand’a ait bir şey yok” sözlerine Kar, tırnak altına doku geçmesi için karşı tarafta bir yaralanma olması gerekmediğini söyledi. Kar, 9 tırnakta doku izine rastlandığını belirtti. Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Erkmen, Kar’a, “Zorla girilen bir anal ilişkide, içeride doku altında 2 cm’lik bir anal bölgenin girişinde hiçbir şey yok. Bu nasıl mümkün olur? Bu fissür kabızlık nedeniyle olur mu?” diye sordu. Kar “Fissür yok, ekimoz var. Anal bölgede ekimoz var. Bölgesel kanama alanları ve sıyrıklar var. Yok dediğiniz şeyler var. Kabızlık ile fissür oluşması beklenilir bir bilgi değildir” dedi.

SAVCIDAN SANIK AVUKATLARINA SUÇ DUYURUSU

Müdahil avukatlarından Onur Tatar, soruşturmayı yürüten ilk savcının sanık avukatları Levent Erkmen ve Paşa Büyükkayaer hakkında suç duyurusunda bulunduğunu aktardı. Savcının yazılı ifadesinde “Levent ve Paşa bana geldiler ve Umur Yıldırım’la ilgili bir ses kaydından bahsettiler, dinlemek istemeyince ses kaydının internet ortamında paylaşılacağını söylediler ve paylaştılar.  Dinlemezseniz bunu internette paylaşacağım dediler” yazdığını belirten Tatar, Şule Çet'in avukatı Umur Yıldıırm'a ait ses kaydının internet üzerinden paylaşıldığını, böyle bir yasa dışı durum tertip ettiler.”

SANIK TELEFONLARINDA ACİL NUMARALAR ARANMAMIŞ

Çet’in avukatı Umur Yıldırım, birinci celsede sanıkların telefonuna el konulduğunu ancak teslim edilen telefon ve olay günü ellerinde olan telefonların farklı olduğunu söyledi. Yıldırım, “Deliller gizleniyor. 112, 155 gibi aranmayan numaralar var. Aşağı inince de güvenlik görevlilerine ‘Buradan bir kız geçti, gördünüz mü’ diye sorarak olayı yokmuş gibi gösteriyorlar. Şule'nin psikolojisinin bozukluğuna dair bir şey yok raporda” dedi.

KILIÇDAROĞLU İLE FOTOĞRAFI VAR DİYE SUÇLADI

Sanık avukatı Levent Ekmen, Çet’in avukatı Yıldırım’ı kast ederek, “Ana muhalefet lideriyle fotoğrafları var. Bu sanıklar neredeyse işkenceye maruz kaldı. Bir takım şüpheyi gösteren deliller var ama sanıkların şüpheyi uyguladığına dair en ufak bir delil yok. Şule Çet’e üzülmeyen yok ama bu iki çocuk da ailenin tek çocuğu anneleri üzülüyor biran önce özgürlüklerine kavuşsun" dedi.

TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 16 Ekim 2019 tarihine erteledi. Bilirkişi raporlarının dosyaya ibra edilmesinin ve sanıklara ve makdule ait telefon kayıtlarının çözümünün beklenmesine karar veren mahkeme, olay gecesi Şule'nin ev arkadaşının gönderdiği mesajların ekran görüntüsünün silinmesinden dolayı arkadaşı Lilia Troin'in zorla getirilmesine, Hakan Kar’ın raporunda DNA tespitine elverişli biyolojik incelemenin uzman kişilerce tespitinin 17 Temmuz 2019 tarihinde yapılmasına ve varsa buna ilişkin örneklerin alınarak DNA tespitinin yapılmasına ve rapora eklenmesine karar verdi. Duruşma sona erdiği sırada sanıkların salona el sallaması üzerine gerginlik çıktı. Sanık yakınları da salon boşaltılırken davayı takip etmeye gelenlere saldırmaya çalıştı.

"GERÇEK ADALETİN PEŞİNDEYİZ"

Duruşma öncesi Ankara adliye önünde yapılan basın açıklamasında “Erkek şiddetiyle aramızdan koparılan Şule Çet için buradayız. Adalet bugün buraya taşmış durumda. Adalet biziz. Şule Çet davası, tüm Türkiye'deki kadınların davasıdır. 3 duruşmadır gerçek adalet peşindeyiz. Milyonlarca kadınla, Türkiye’nin dört bir tarafında sokaklara çıktık. Şimdi de Şule için tüm kadınlar için gerçek adalet arayışımız devam ediyor” denildi. (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Üstü açık kanalizasyon çukuruna düşen 6 yaşındaki çocuk ölü bulundu

SONRAKİ HABER

Maltepe Belediyesi’nde uygulanmayan TİS krizi: İşçiler iş bırakmaya hazırlanıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa