29 Haziran 2019 17:26

Kaleminin gücü halktan gelen şair

61 yıllık yaşamında mücadeleyle dolu hatıralar biriktiren Nazım Hikmet, siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış, yaşamının büyük bir bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir

Fotoğraf: Bundesarchiv, Bild 183-14809-0004/Sturm, Horst/CC-BY-SA

Paylaş

Mehmet Ali TURAN

Zeynep Beril ÖZDİN

Tuzla/ İstanbul

 

Yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

bir sincap gibi mesela,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani bütün işin gücün yaşamak olacak

61 yıllık yaşamında mücadeleyle dolu hatıralar biriktiren Nazım Hikmet, siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış, yaşamının büyük bir bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. Bütün bu zorlu koşullarda bile şiir yazmaya devam etmiş, çeşitli gazetelerde yazıları yayınlanmış ve günümüzde de "romantik komünist" diye anılan şair olarak hafızalara kazınmıştır.

Günümüzde unutmamamızın sebebi toplumcu ve gerçekçi bir şair olmasıdır. Sahip olduğu fikirler zamanından daha ilerisini temsil ettiği için eserlerinde ilerici, üst bir toplumu yansıtmıştır. Bu fikirleri uğruna hayatının büyük bir kısmını sürgünde ve hapiste geçirmiştir. Buna rağmen savunduğu doğrulardan hiç bir zaman taviz vermemiştir. Bu zorluklara karşı dik duruşu, tüm dünyadaki toplumlarda saygınlık kazanmasını sağlamıştır. Tüm başkentleri gezer ama ülkesinde şiirleri yasaklanmış, ismi silinmiş ve vatan haini ilan edilmiştir. Ölümünden 30 yıl sonra ancak şiirleri basılmaya ve okunmaya başlandı. Nazım Hikmet bugün geniş kesimleri tarafından sahiplenilmekte ve gençlik arasında gerek dili gerekse kendini ifade ediş biçimi bakımından oldukça önemli bir yerde durmaktadır.

Nazım Hikmet kaleminin gücünü halkın sadeliğinden ve tam da içerisinden almıştır.Aynı şekilde halkının özlem ve taleplerine seslenen duyarlılığı,onun edebiyat anlayışının esas çizgisini oluşturmuştur.

Ancak unutulmamalıdır ki her şeyden önce Nazım Hikmet bir fikir adamıdır.Ürettiği sanat da toplumun yararına hizmet etmektedir.Bugün açısından bize düşen görev ise bu birikimi sahiplenmek ve toplumun her kesimine bu biçimiyle aktarmaktır. Bu yolda Tuzla Emek Gençliği olarak Nazım Hikmet’in birikimini kaybetmemek ve korumak için bir araya geldik. Etkinliğimizde “Otobiyografi”, “Tanya” , “Nazim Hikmet' e”, “Severmişim Meğer” şiirlerini okuyarak Nazim Hikmet’i andık.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bir kavram: Devlet

SONRAKİ HABER

Avcılar Belediyesinde işçilerin yıllar süren mücadelesi toplu sözleşmeyle sonuçlandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa