29 Haziran 2019 15:22

Tanıştırayım, hayal kırıklığım

Büyük hayallerle yazdığım ve kazanıp okuduğum bölümüm için birazdan söyleyeceklerimi kabullenmek hiç kolay olmadı. Fakat bölüme başlayınca yüzleştiklerim: koşulların zorluğu ve alanın sahipsizliği.

Paylaş

Nalin ACET
Çukurova Üniversitesi

Büyük hayallerle yazdığım ve kazanıp okuduğum bölümüm için birazdan söyleyeceklerimi kabullenmek hiç kolay olmadı. Fakat bölüme başlayınca yüzleştiklerim: koşulların zorluğu ve alanın sahipsizliği. Tanıştırayım, kendileri benim tamamen hayal kırıklığım olur.

Bölümü kazandığımızı öğrendiğimiz günden beri sıkıntılarla karşılaştık ve göreceğimiz muhtemel sıkıntılardan haberdar edildik. Gerek öğretim elemanlarındaki eksiklik, gerek derslik yetmezliği hayallerimizi suya düşürdü. Üstelik artık asıl problem hayaller de değil sona yaklaştıkça iş bulamama, hak edilen koşullarda çalışamama korkusu baş gösterdi. Devlette açılan kadroların azlığı, yeni mezun psikologların yetersizliği artık henüz 20’li yaşların başında olan insanları, üretken insanları canından bezdirmiş durumda. Gelen krizle birlikte koşulların zorlaşması da zaten yardımcı eleman olarak algılanan psikoloğun fuzuli bir ihtiyaç olarak görülmesine neden oldu. Sistemde yer edinmek istiyorsanız kendinize yatırım yapmalısınız, yatırım yapmak içinse çalışmak. Fakat çalışamıyorsunuz, kısır bir döngü.

Bir de meslek yasası sorunumuz var tabi. Henüz bir meslek yasamızın olmayışı yani yasalarca tanınmayışımız mesleğimizin istismara uğramasının en büyük nedenidir. Görülüyor ki insanların birkaç bin lirayla unvan sahibi olduğu bu ülkede insanlar birkaç Freud kitabıyla analiz yapıp insanları da istismar etti ve etmeye devam ediyor.

PEKİ, NE İSTİYORUZ?

Bölümümüz teori ve uygulama alanlarından oluşuyor ve bize 4 yıllık süre zarfında teorik eğitim veriliyor. Uygulamadaki eksikliğimiz bizim hiçbir resmî kurumca tanınmayan eğitimlere yönlendiriyor. Bölümün içeriğinin teori+uygulama şeklinde yeniden düzenlenmesi, en azından yeni mezun psikoloğun daha özgüvenli olmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca yasalarca tanınmak, güvencemizin olması ve meslek istismarının önüne geçilmesi açısından bizim için çok önemlidir.

Çok üzülerek söylüyorum ki sıkıntılarımız bunlardan ibaret değil kaldı ki minimum düzeyde gerekli koşullardan bahsedip iyileştirici koşulları saymıyorum bile. Ama inanıyorum ki bir gün psikolojinin de değeri anlaşılacak ve ülkemizde sosyal bilimler hak ettikleri değeri gördükleri günleri yaşayacaktır. Tabii bizim sesimizi duyurmamız ve elimizi taşın altına koymamızla başlıyor her şey…

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

'Hasta mahpus Hasan Alkış serbest bırakılsın'

SONRAKİ HABER

EMEP: Bolivya’da ABD destekli darbeyi kınıyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa