07 Haziran 2019 00:10
Son Güncellenme Tarihi: 07 Haziran 2019 15:24

Evrensel 25 yaşında: Patron gazeteleri gibi ayrıştırıcı değil birleştiricidir

Kadın, erkek, genç yaşlı, her milliyetten işçiler, Evrensel için “Patronların ele geçiremediği kalemiz” diyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

GÖKYÜZÜNÜN CİĞERİNE DOLMASI VE NEFES ALMAK

Metal işçisi
Gebze

4 yıla yakındır metal işçisiyim. Her sabah Gebze’den yola çıkan binlerce çalışandan biriyim. Sanayinin dolup taştığı, bizi içine sığdırmaya çalışırken kendisinin artık şehre sığmadığı Tuzla sanayi bölgelerine gidiyorum.

Fabrikaya girdiğinizde genzinizi yakan koku ilk beş dakika sonra etkisini yitiriyor. Alüminyum, metal tozu, her makinanın tepesinden çıkan duman, makina sesi, trruum trakk, trruum trakk...

Çalışmaya başlayınca aklımda onlarca soru, onlarca konu... Sonra hava makinesini kullandıkça yaptığım her parçayı aklımdaki şarkı ile aynı süreye denk getirmeye çalışıyorum ki zaman çabuk geçsin ya da ben öyle hissedeyim diye... Bunun için gizliden kulaklık ile müzik dinleyenler bile var. Parçayı al, temizle kontrol et, parçayı koy. Parçayı al, temizle kontrol et, parçayı koy... Daha hızlı daha hızlı... Her saniyede daha hızlı ol, her saat daha çok parça yap, parçadan başka bir şey düşünme, bir şey düşüneceksen parçayı düşün...

Her parça bir şarkı, bir şarkı bir parça...

... bey “Daha hızlı ol, bunu niye böyle yaptın, yanlış yapmışsın, saat kaç oldu bu kadar mı yaptın hala” der. Asla yetmez, asla kimse memnun olmaz...

İçin şişer, ciğerin dolar, içerideki boğucu hava içine dolar da dolar... Zil sesini duyduğun anda 10 dakikaya sigara, çay sığdırmak, güneşi görmek, biraz nefes almak... On dakikaya sığdırılan muhabbetlerin, ikna edilmeye çalışılan arkadaşlarla hızlıca konuşma çabası da ayrı tabii... Peki ne için ikna etmek, neye ikna etmek? Neredeyse her gün değişen gündem, milyonlarca emekçinin çalışanın giderek zorlaşan hayatı ve buna sebep olanlar.

“İş zor ama çalışıyoruz, işsiz değiliz” ile başlayan sohbeti çalışma yaşamını gül bahçesi ile anlatan, kaymaklı kadayıf tadında gösteren renkli dünya içinden gerçekliğe yanındakiler ile birlikte koşarak götürmek hem zor hem heyecan verici 10 dakikada.

Günler geçtikçe memleketin her köşesinden en acı şekilde gelen işçi, kadın, çocuk ölüm haberleri, barbar IŞİD’in vahşice yakarak katlettiği iki Türkiyeli asker ve yine bunu olmamış gibi, kurguymuş gibi gösteren kadayıfçılar... Metal emekçisi kadın 10 dakikada kira, fatura, market, okul, hastane borç hesabı yaparken kayyum belediyelerinin dudak uçuklatan fincan masrafı, hamamlı ofisi ve tabi ki bunu yok sayan kadayıfçılar... Kayıp işsizlik fonu, artan işsizlik rakamları, gerçek enflasyon oranı ve karşında kadayıfçılar... Her gün hak gaspları, şatafatlı törenlerde bazen sakince bazen hönkürerek, bazen sempatik gelsin diye şiveli konuşma ile yapılan açıklamaların aslında ne anlama geldiğini biz emekçilere ne getireceğini bizden ne alacağını harfi harfine, cesurca, açıkça yazan bir yanda diğer yanda ise kadayıfçılar... Ben 10 yıldır kadayıfçıları değil hayatın gerçeğini yazan, yaşadığı tonlarca sıkıntıya rağmen geri adım atmayan, güne başlarken bugün ne olmuş diye internet sayfasını heyecan ile açtığım ilmek ilmek büyüyerek bugüne gelen Evrensel’i takip ediyorum. İşyerinde yaşadığım mobbingde, iş arkadaşımın yaşadığı servis sorununda, metal sözleşmeleri döneminde başkan olacağım diye takımına milyarlarca yatırım yapan Ali Koç’u değil, o milyarları kazandıran metal işçilerinin sesini duyuran Evrensel’i okuyorum. Çayda, yemekte, soyunma odasında, durakta ne duyduysam, ne konuşuluyorsa açıp Evrensel’den gösteriyorum. Sonra bir arkadaşım “Benim şöyle bir sorunum var, senin gazeten yazar mı” diyor, farkında olmadan aslında kendisi de Evrensel’i sahiplenerek. 

Doğduğu gün yaklaşıyor. Benim yaşımda, biyolojik olarak küçük aslında... Ama dokunduğu hayatlar, ulaştırdığı gerçekler, konuşturduğu haberler, değiştirdiği durumlar benim yaşımdan kat be kat fazla... İyi ki doğdun Evrensel, iyi ki varsın. Gerçekleri öğrenmemin, anlatabilmemin, yalanlardan sıyrılıp nefes alabilmemin varlığı sensin. Seni, sizi anlatmaya, aslında kendimi, bizi anlatmaya sahiplendirmeye, sahiplenenleri arttırmaya devam edeceğim.

Tüm emekçilerine, okuyanlarına, okutanlarına sonsuz teşekkürler.


İŞÇİ EMEKÇİNİN SESİDİR, YANI BAŞIMIZDADIR

Renault işçisi
Bursa

İşçi ve emekçilerinin sesini duyuran tüm sıkıntılarımızda yanımızda olan değerli gazetelerden biridir Evrensel gazetesi. İşçi emekçinin sesidir. Yanı başımızdadır. Fabrikalardaki sıkıntıları, yaşadığımız sorunları, yaşanan hukuksuzlukları, iş cinayetlerini, duyurup sesimize ses oldu. Her alandan işçi emekçinin yanındadır. Fabrikalardaki mücadelelerimizi gazeteye yazarak işçi sınıfını ülkenin gündemine taşıyarak gücümüze güç kattı. Evrensel gazetesi işçilerin birleşmesini birlik içinde mücadele etmesini savunur. Diğer patron gazeteleri gibi ayrıştırıcı değil birleştiricidir. İyi ki varsın Evrensel...


YOKSULLUĞA, SÖMÜRÜYE, ŞİDDETE KARŞI KADINLARIN SESİ EVRENSEL

Adile DOĞAN

İşçi basını Evrensel, 25 yıldır işçilerin, kadınların, gençlerin ve çocukların sesi oldu ve olmaya devam ediyor. Bütün saldırılara rağmen gerçeği yazmaktan ve gerçeğin sesi olmaktan hiç geri durmadı.

Yaklaşık 5 yıl önce kurduğumuz Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinin de sesi oldu Evrensel. Mahalle arasında kurduğumuz derneğimizin görünür olması için sesimiz oldu. Her türlü şiddete maruz kalmış kadınların seslerini tüm ülkeye duyurmamızda yardımcı oldu. Önemli olduğunu düşündüğüm bir örnek vermek istiyorum. Büyük bir metal fabrikasında çalışan bir kadın işçi bizlere ulaşmıştı. Kötü çalışma koşullarına karşı sendikalaşmak istediklerini ve bu konuda bizden destek istediklerini iletmişti. Fabrikada esnek çalışma, kadın işçilerin maruz kaldığı hakaret, taciz gibi birçok sorun yaşanıyordu. Bu kadın işçinin öncülüğünde diğer kadın işçiler de seslerini duyurmak için Evrensel’e kötü çalışma koşullarını ve patronların baskısını açık açık anlattıkları mektuplar yazmışlardı. Evrensel de bu mektupları tam sayfa yayınlamıştı. Aradan biraz zaman geçmişti ki Akit gazetesi, Evrensel’i hedefe koyan bir açıklama yaptı. Bu fabrikanın öncü kadın işçisi aynı zamanda Akit okuruydu. Ve ilk tepkiyi Akit gazetesine o vermişti. “Hiçbirinizde Evrensel’in cesareti yok. Evrensel terörün değil işçinin sesi ve işçiyi ezenin düşmanı” diyerek Akit gazetesinin de yandaş olduğunu ifade etmişti. Belki sizlere garip gelecek ama bu kadın halen bir AKP seçmeni ama sıkı bir Evrensel takipçisi.

Elbette tek örneğimiz bu değil. Fabrikada tacize uğrayan Nuray’ın, kanser hastası olduğu için işten atılan Filiz’in, yoksulluğun içinde hayatta kalma mücadelesi veren üç kız kardeşin, eşi şizofren olduğu için çalışamayan ve iki çocuğuyla devletin verdiği 350 TL ile geçinmek zorunda kalan Fatma’nın da sesi oldu Evrensel. Nuray’ın sesine yanıt verdi kadın işçiler, tacizci ustabaşı işten atıldı. Filiz’in patronu haberin yarattığı tepki üzerine geri adım attı. Başına gelmeyenin kalmadığı 8 çocuk annesi olan Nurcan ise kendisine hiçbir el uzatmayan devleti artık yardım etmek zorunda bırakmıştı. Sokakta kalan 6 çocuk annesi Selda, başını sokacak bir yer buldu.

Daha nicelerinin sesi Evrensel... Sadece ses mi oldu? Tabi ki hayır. O sesleri örgütlemenin aracı da oldu. Selda’nın, Filiz’in, Nuray’ın, Nurcan’ın yaşadıklarını okuyan benzer sorunlar yaşayan kadın emekçilere bu sorunlar etrafında bir araya gelmenin birlikte güç olmanın dışında çare olmadığını da göstermiş oldu.


TÜPRAŞ'IN ELE GEÇİREMEDİĞİ KALELERİMİZDEN BİRİDİR

TÜPRAŞ işçisi
İzmir

Evrensel gazetesinin kuruluş yıl dönümünü selamlıyorum. Sözlerimin sonunda yürekten yer vereceğim can ağabeyimizin hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

Bu sayfaları okumayı tüm hayatı boyunca kendilerine borç bilmiş, eş veya dostlarının hatırıyla okumuş ama okuduklarından bir şeyler çıkarmış, silkelenmiş, kendine gelmiş ayrıca günümüz düzenini her daim savunmuş, zamanında sonuna kadar yanlarında olduğunu belirtip bugün acaba diyen, içinden de olsa acaba diyen herkese selam olsun. Selam olsun çünkü bu gazeteyi okuyorsanız veya bu gibi düşünen insanları bir nebze olsun dinleyip içinizden de olsa hak veriyorsanız aynı yoldayız. Geleceğimizi, çocuklarımızın geleceğini sizinle inşa ediyoruz.

Evrensel bizim, yani işçi sınıfının sesini duyuran nadir yayın organlarındandır. Sermaye karşısında, arkasında işçi sınıfını alan yegane basın kuruluşlarından biridir. Tüm işçi sınıfının buna sıkı sıkıya sarılması gereklidir. Türkiye’nin tekeli TÜPRAŞ’ın ele geçiremediği kalelerimizden biridir. Hep yanımızdadır ve biz var oldukça var olacaktır.

Sözlerime o yumruğu havada, arkada oğlunun elinde fotoğraf makinesiyle eteğinin altında ona bakan portresiyle bir ananın, güzel evladının, kendimce anekdotuyla son vermek istiyorum.

Giriş bölümünde bahsettiğim Metin Göktepe. İşkenceyle hayatına son verilen Evrensel gazetesi muhabiri.

Bizim savunduklarımız (işçi sınıfı) eceliyle ölmedi. Ey sen, bu satırları okuyan, korkma bağır, olmadı Hızırı çağır, Hızır senin kalbindedir, sen Hızır’sın be güzelim...


SESİMİZİ KAMUOYUNA TAŞIDI

Nestle İşçisi
Bursa

Evrensel’in 25. yılında biz işçilere bu köşede azda olsa sesimizi duyurmak adına söz veren sayın Evrensel yöneticilerine öncelikle teşekkür ederim. Tarafsız saydam ve olabildiğince doğru haber yapan, her zaman ezilen, yokluk ve çile çeken insanların haberlerini bu baskı ve diktatörlük rejimine rağmen koşullar ve şartlar ne olursa olsun yazan Evrensel’e nice 25 seneler diliyoruz. 2014 yılında haksızlığa uğramış ve tam 14 ay direniş sergilemiş ve sonunda hem adalet önünde hem de tekrar işbaşı yapmış işçiler olarak Evrensel’in hakkını ödeyemeyiz. Her zaman yanımızda oldular. Sesimizi kamuoyuna taşıyabildikleri kadar taşıdılar. Bu değerli basın emekçilerinin ve çalışanlarının emeğini ödeyemeyiz. Tekrardan Evrensel ailesinin 25. yılını kutlar tüm çalışanlarına yürekten saygılar sunarız.

ÖNCEKİ HABER

Surlu çocuklar için festival zamanı

SONRAKİ HABER

Cumartesi Anneleri 742. kez buluştu: Kaybetme suçunu işleyenler hesap versin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa