06 Haziran 2019 11:21

Diyanetin "Şeker Bayramı" çıkışı tartışmaları alevlendirdi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Ramazan Bayramı'nın Şeker Bayramı diye ifade edilmesi yanlıştır" dedi. Erbaş'ın bu çıkışı Ramazan/Şeker Bayramı tartışmasını yeniden başlattı.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Twitter hesabından açıklama yaparak Ramazan Bayramı’na Şeker Bayramı denilmemesi gerektiğini savundu.

“Ramazan Bayramı'nın Şeker Bayramı diye ifade edilmesi yanlıştır. Şeker Bayramı diye bir bayram yoktur. Bu bayram, Ramazan Bayramı'dır ve bir ibadettir. Böyle bir ifade Ramazan'ın kutsiyetine hafiflik getiriyor. Bu şekilde kullananlar bundan vazgeçsinler” diyen Erbaş, şöyle devam etti:

“Bayramı tatil olarak görmeyelim, çünkü bu bir ibadettir. Büyüklerimizi, sevdiklerimizi ziyaret edelim. Hatırı sorulmamış hiçbir hasta, gönlü alınmamış hiçbir yaşlı bırakmayalım. Yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümleriyle bayramımıza bir kat daha anlam katalım.”

ALİ ERBAŞ'A TEPKİLER

Ali Erbaş'ın bu çıkışı sosyal medyada kimi tepkilere neden oldu.

Gazeteci Merdan Yanardağ, "Bu ülkede insanlar, İslamı istedikleri gibi yaşarlar... Halk Şeker Bayramı da der. Herkes sizin gibi olmak zorunda mı" diyerek Erbaş'a tepki gösterdi.

HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü de diğer ülkelerdeki kullanımları aktararak bayrama verilen tek bir ismin olmadığına vurgu yaptı.

"ŞEKER BAYRAMI"NIN TARİHİ

Tarihçi Murat Bardakçı, 2015’te Habertürk’te yazdığı yazıda “Şeker Bayramı” kullanımının kökenini şöyle aktarmıştı:

“Şimdi genellikle 'Ramazan Bayramı' denen bu bayram, bundan 20-25 sene öncesine kadar genellikle şehirlerde “Şeker Bayramı” diye bilinirdi.

Daha da eskisini soracak olursanız, o devirlerde “Ramazan”, “şeker” yahut “Kurban Bayramı” ayırımı yokmuş; eskiler her iki bayram için de “bayram”ın Arapça karşılığı olan “ıyd” sözünü kullanırlarmış... Sohbet sırasında yahut yazıda hangi bayramın kastedildiği cümlenin siyakından, yani gelişinden zaten anlaşıldığı için ayırım yapmaya lüzum da hissetmezlermiş...

Eski mektuplara, gazetelere, hattâ kartpostallara bakarsanız bunun böyle olduğunu, sadece tek bir ifadenin, “mübarek bayram” mânâsına gelen “ıyd-i said” sözünün kullanıldığını ama nadiren de olsa mutlaka bir ayırım yapılması gerektiğinde Şeker Bayramı’na “ıyd-i fıtr”, Kurban Bayramı için “ıyd-i edhâ” denmiş olduğunu görürsünüz.

“Kurban Bayramı”nın isminin nereden geldiği adından belli, o gün kurban kesildiği için böyle denmiş...

Peki, şimdi “Ramazan Bayramı” olan eskinin “Şeker Bayramı”na bu ismin neden verildiğini merak etmiş olabilirsiniz; eskiden milletin bayramda birbirine şeker dağıtması âdeti falan da olmadığı halde...

Yukarıda söyledim, eskiler Şeker Bayramı’na “ıyd-i fıtr” derlerdi; bu “yaratılış” ve “oruç görevinin tamamlanması bayramı” demekti... Kurban Bayramı da “kurban” anlamına gelen “edhâ” kelimesinden hareketle “ıyd-i edhâ” olurdu.

Eski asırlarda, bugün de olduğu gibi Ramazan nihayete erince dinî mükellefiyetlerini yani oruç tutma vazifelerini ifa edebilenler, görevlerini yerine getirmenin verdiği memnuniyetle “Allah’a şükürler olsun, oruç ve diğer ibadetlerimizi yerine getirdik ve mübarek bir Ramazan ayını daha hayırlısı ile idrâk ettik” derlerdi. İfadede geçen “şükür” kelimesi zamanla bayramın da ismi oldu ve Ramazan Bayramı’na asırlarca “Şükür Bayramı” dendi.

Derken, “şükür” kelimesi “şeker”e döndü ve “Şükür Bayramı” da “Şeker Bayramı” haline geliverdi!” (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Kocaeli Akpınar Tekstil’de yanarak can verenlerin 4’ü mülteci işçi

SONRAKİ HABER

AB Komisyonunun yeni başkanı Ursula von der Leyen oldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa