10 Mayıs 2019 04:13

İstanbul'daki sendikacılardan YSK kararına tepki

Sendikacılar, İstanbul seçiminin iptaline ilişkin, "Antidemokratik olduğu kadar işçi emekçilere saldırının da bir parçasıdır" dedi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi birçok kesimden olduğu gibi sendikacılardan da tepki topladı. Gazetemize konuşan DİSK ve KESK’e bağlı sendikaların İstanbul’daki şubeleri YSK’nin iptal kararını hukuksuz ve baskı nedeniyle alınmış bir karar olarak niteledi. Kararın işyerlerinde de tepkiyle karşılandığını belirten sendikacılar, “Kriz koşullarında alınan bu karar antidemokratik olduğu kadar işçi emekçilere saldırının da bir parçasıdır. İki ay sürecek bu hengame içerisinde işçilerin emekçilerin birikmiş sorunları karşısında zaman kazanma uğraşıdır” dedi.

'ADİL BİR KARAR DEĞİL'

DİSK Genel-İş İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Adil Çiftçi: Demokratik bir seçim açısından Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) kararları elbette önemli ama vatandaşın sandığa yansıyan iradesi doğrultusunda karar verilemedi. Bu siyasi bir karardır, hukuki bir karar değildir. Aynı zarfın içinde bulunan ilçe belediye başkanlığı kabul ediliyor, belediye meclisi kabul ediliyor, muhtarlık kabul ediliyor ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi kabul edilmiyorsa bunda art niyet aramak lazım. Biz bu iptal kararının adil olmadığını düşünüyoruz ve adil olabilmesi için de ne olursa olsun mücadelemizi her zaman sürdüreceğiz. 1994 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanı seçildiğinde herkes nasıl saygı gösterdiyse bugün de herkes seçilen kişiye saygı göstermek zorunda. Ortada büyük bir ekonomik kriz varken, insanlar yokluk kuyruklarında sürünüyorken, enflasyon almış başını gitmişken, işsizlik had safhaya ulaşmışken biz seçimlerle uğraşıyoruz.

'İŞÇİ VE EMEKÇİLER BU OYUNU BOZMALI'

DİSK Gıda-İş İstanbul Bölge Sorumlusu İbrahim Kızılyer: AKP, tek adam rejimi, Türkiye ekonomisindeki yeri, burjuva siyasetindeki önemi açısından İstanbul’u kaybetmeyi içine sindiremedi. Bu yüzden de İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini yeniledi. Bizim gibi ülkelerde burjuva demokratik hak olarak Anayasa’da yazılmış seçme seçilme hakkı bu iptal kararıyla ayaklar altına alındı. Milyonlarca işçinin, emekçinin irade beyanı tersyüz edildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminin iptal kararı burjuva “demokrasicilik” oyununun burjuva ikiyüzlülüğünün bir defa daha görüntülenmesinden başka bir şey değildir. Kriz koşullarında alınan bu karar antidemokratik olduğu kadar işçi emekçilere saldırının da bir parçasıdır. İki ay sürecek bu hengame içerisinde işçilerin emekçilerin birikmiş sorunları karşısında zaman kazanma uğraşıdır. İstanbul halkı, işçi ve emekçiler bu oyunu bozmalıdır, bozacaktır.

'BASKI ALTINDA ALINAN BİR KARAR OLDUĞU BELLİ'

Tüm Bel-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Kadri Kılıcı: YSK’nin verdiği karar antidemokratik ve hukuk dışı bir karar. Toplumsal bir karşılığı da yok. 36 gün sonra böyle bir şey yapılması YSK’nin ciddi bir vesayet altında olduğunu gösteriyor. YSK’nin bu kararı iktidarın vesayeti ve baskısı altında aldığı son derece açık. Emekçilerdeki, halktaki karşılığı budur. Bu saatten sonra yapılması gereken şey 23 Haziran seçimi için, tek adam, tek parti sistemine karşı 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi, örgütlü bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin alınabilmesi için emek, demokrasi, barış güçlerinin, halkçı, demokratik, katılımcı bir yerel yönetim anlayışı hedefi doğrultusunda çalışmalarını yapmalı, görevlendirmelerini yapmalı. Tüm tehlikeleri gören bir yerden örgütlü bir çalışma görülmeli.

‘HAYIFLANMA ZAMANI DEĞİL’

Eğitim Sen 4 No’lu Şube Başkanı İzzet İldeş: 31 Mart seçimi yerel seçimlerin ötesinde mevcut iktidarın yönetim şekli ve konsolidasyon için ürettiği yöntemlere toplamda bir “hayır” cephesinin bir araya gelmesi süreciydi. Ve tüm yurt sathında ortalama bir başarı sağlandı. İstanbul özelinde ise seçimlerin AKP açısından kaybı Ankara ve İzmir’in yanında ülke nüfusunun ve ekonomisinin yönetiminin el değiştirmesi anlamına geliyordu ki yönetim erkinin kum gibi parmaklarının arasından aktığı anlamına geliyordu. Bu süreç dünün gücünün gölgesiyle bugünün dağınıklığını toparlamaya çalışan AKP için büyük bir yenilgi olarak ortaya çıktı. Bu yenilgi anaforu AKP için uğraştıkça kendini daha dibe çeken bir muhalefet dalgasını yarattı. En sonunda mantığın tükenmesi sonucu 7 kişinin 9 milyonun iradesini gasbetmesiyle seçimler iptal edildi. 31 Mart’ın en önemli öğretisi birleşik gücün neleri alt edebileceği ile ilgili sunduğu göstergeler oldu. 23 Haziran’da gerçekleşecek meşruiyetini yitirmiş bir seçimde İstanbul halkı yine seçime gidecek. Yöntemlerin tartışılmaya başlandığı bu süreçte 31 Mart’ın öğrettiklerini hafızamızda tutarak hareket etmek çok önemli. Birleşik halk güçlerinin asgari iradesini oluşturacak yöntem ve tutum İstanbul ve Türkiye için yeni kazanımların ortaya çıkması ile sonuçlanacağı çok açık. AKP’nin 31 Mart ve hatta daha geniş bir muhalefet blokunu çatlatmak için yaratacağı manipülasyonların değirmenine su taşıyacak her türlü söylem ve hareketten uzak durmak çok önemli. Seçimlerin meşruiyet ve anlamsızlığını ortadan kaldıracak da bu birleşik hareketin yarattığı nüve olacaktır. Aksi takdirde malumun ilanı üzerinden bir hayıflanma bizi başarıya değil umutsuzluğa iter ki umudun mayalandığı günlerden geçildiği unutulmamalıdır.

'İŞYERLERİNDE DE TEPKİ ÇEKTİ'

SES Aksaray Şube Yöneticisi Aydın Erol: YSK’nin İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini iptal etmesi, uzun zamandır AKP’nin demokrasiyi askıya almasını, devlet kurumlarında liyakatin değil yandaşlığın geldiği durumu göstermekte. Geniş kesimlerce tepkiyle karşılanan YSK kararı işyerlerinde en önemli gündem oldu. Güne başlarken sağlık emekçilerinin YSK’nin kararı karşısında şoka uğradıklarını dile getiren tepkileriyle karşılaştım. Bütün gün tek gündem seçimlerin iptal edilmesi, AKP’nin sandıktan çıkan kararı hazmedemediği, düzmece bahanelerle YSK’nin seçimi iptal ettiği, hiçbir hukuki gerekçenin olmadığı düşüncesi herkes tarafından ifade edildi. Hemen hemen herkes sandıkta görev almak, seçim çalışmasına katılmak, tatil planlarını seçim sonrasına bırakmak, 31 Mart seçimlerinde AKP’ye oy vermiş yakınlarını ikna etmek için inanılmaz motivasyon içerisindeydiler. Önce bir moral bozukluğu arkasından konuştukça moral ve motivasyonu yükselen emekçilerin önünde kimse duramaz. AKP büyük bir yenilgiyle karşı karşıya. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

ETİ Gıda işçisi 27 Mayıs’ta greve çıkıyor

SONRAKİ HABER

Sudan'da Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri yemin etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa