08 Mayıs 2019 15:12

Panzer davası avukatı: Sanık polisleri aklayıp aracı cezalandıracaklar

Panzer davası avukatlarından Rojhat Dilsiz sanık polisleri ‘alt düzeyde tali’, panzeri ise ‘asli kusurlu’ gösteren son raporu değerlendirdi.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Şırnak’ın Silopi ilçesinde 2 çocuğun ölümüne ilişkin görülen ve kamuoyunda Panzer davası olarak bilinen davanın avukatlarından Rojhat Dilsiz, sanık polisleri ‘alt düzeyde tali’, panzeri ise ‘asli kusurlu’ gösteren son raporu değerlendirdi. Dilsiz, “Gerçek sorumlunun zırhlı araç olduğuna dair hazırlanan rapor” dedi. Dilsiz, yeniden göreve başlayan zırhlı araç sürücüsü sanık polisin düşük cezaya çarptırılabileceğini belirterek, davayı ilk günkü gibi sahiplenmeyi sürdürmeyen STK, baro ve insan hakları savunucularına, "Ciddi bir kamuoyu oluşmalı" çağrısında bulundu. 

Şırnak’ın Silopi ilçesinde 3 Mayıs 2017 tarihinde, evlerine giren panzerin altında ezilerek can veren Muhammed (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin ölümüne neden olan zırhlı araç sürücüsü polis Ö.Y. ve onu görevlendiren amiri M.M. hakkında açılan davanın 8’inci duruşması geçtiğimiz günlerde Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. ”Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın son duruşmasında, sanık polisleri “alt düzeyde tali kusurlu” gösteren rapora tepki gösteren avukatlar, “Araç mı cezalandırılacak?” diye sordu.

Mezopotamya Ajansı'ndan Gökhan Altay, Yıldırım kardeşlerin avukatlarından Rojhat Dilsiz’le sona gelinen davanın gidişatını ve panzer sürücüsü sanık polisin tekrardan göreve başlaması hakkında konuştu.

"FAİLLER DÜŞÜK CEZALARA ÇARPTIRILABİLİR"

Esas faillerin yargılanması noktasında yaptıkları taleplerin bugüne kadar kabul edilmediğini hatırlatan Av. Dilsiz, sanık polis Ö.Y'nin daha ilk duruşmada tahliye edilmesiyle birlikte, faillerin düşük cezalara çarptırılması ve dosyanın kapatılması endişesi taşıdıklarını belirtti.

Bu dosyada da cezasızlık politikasının açığa çıkabileceğini ifade eden Dilsiz, hazırlanan raporla ilgili "Gerçek sorumlunun zırhlı araç olduğuna dair hazırlanan rapor. Zırhlı araca ceza kesilmesi yönünde algı oluşturan bir rapor" yorumunda bulundu.

Söz konusu rapor karşısında şaşırmadıklarını ifade eden Dilsiz, "Daha önce de bölgede onlarca çocuk zırhlı araçların altında kalarak hayatını kaybetti. Nihat Kazanhan dosyasında, görüntülere ve delillere rağmen birkaç polis hakkında alt düzeyde cezalar verildi. Açıkçası bu dosyadan da onu bekliyoruz" diye konuştu. 

"CEZALANDIRILMAYACAĞIZ ALGISI VAR"

Devlete karşı işlenen "suçlarda", ciddi bir refleksin gösterildiğini, ancak faili kamu görevlisi olan dosyalarda cezasızlık durumun yaşandığını dile getiren Dilsiz, "Bu ciddi bir problem. Kolluk kuvvetlerinde, 'cezalandırılacağımızı düşünmüyoruz' algısı var. Dolayısıyla bu pervasızlık oradan geliyor.  Bu geçmişten gelen bir durum. Yargılamalarda ciddi cezalar almamaları, tutuklanmamaları ve indirici cezalar verilmesi böyle hareket etmelerine neden oluyor. Olayın hemen ardından emniyetteki bazı üst düzey polislerin disiplin cezalarına rağmen iddianamede yer almıyor. Bir koruma durumu var" diye belirtti. 

DAVAYI "SAHİPSİZ" BIRAKANLARA ELEŞTİRİ

Yıldırım kardeşlerin dosyalarının pilot dosyalar olduğu için önem taşıdığına dikkat çeken Dilsiz, ilk duruşmaların ardından davayı yeterince sahiplenmeyen ve ilgi göstermeyen sivil toplum örgütleri, barolar ve insan hakları savunucularına da eleştirilerde bulundu. 

Dilsiz, şunları dile getirdi: "Bu dava kamu vicdanını derinden yaraladığı için gündem oldu. İlk duruşmalarda ciddi bir sahiplenme vardı. Bir iki duruşma medyaya da yansıdı. Bu tür dosyalarda gerçek faillerin ortaya çıkarılması için sivil toplum örgütleri, farklı barolardan avukatlar ve insan hakları savunucuların desteğine ihtiyaç var. İlk duruşmalardaki sahiplenmeyi sonlara doğru göremedik maalesef. Bu bizim genel sorunumuz. Son iki duruşma kaldı. Ciddi bir kamuoyu oluşursa farklı sonuçlar çıkabilir. Bu durum, benzer durumların yaşanmasının önüne geçebilir." 

Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya 31 Mayıs'ta devam edilecek.

NE OLMUŞTU?

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, zırhlı aracın sürücüsü Ö.Y ve onu görevlendiren amiri M.M hakkında, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapisle ceza istenmişti.

İddianamede yer alan Trafik Bilirkişi raporunda, zırhlı araç sürücüsü polis Ö.Y'nin, “Motorlu araç sürücü sertifikasının” bulunmadığı, bu nedenle sürücünün araç ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmaması sonucunda olayın meydana geldiği bilgisine yer verilmişti. Dava kapsamında hazırlanan “olay yeri keşif” raporunda ise, panzerde el freninin bulunmadığı ortaya çıkmış, sanık Ö.Y'nin “yapacak bir şeyinin olmadığı” ileri sürülmüştü. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

İHD: Adil ve dürüst seçim ilkesi yok sayılmıştır

SONRAKİ HABER

Dünya Yazarlar Birliği: Halkın iradesinin yok sayılmasını kınıyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa