19 Nisan 2019 07:05

Evrim Kuramının Mimarı Charles Robert Darwin kimdir?

Evrim düşüncesini sistematik bir şekilde kuramlaştıran Charles Darwin kimdir?

Fotoğraf: George Richmond

Paylaş

Avrupa’da “ulus devlet” fikrinin öne çıktığı, ulusların birbirlerinden farklılıklarının öne çıkarıldığı yıllarda, bırakın ulus ya da ırkların farklılığını, tüm insanlığı hayvanlar aleminin parçası haline getirmeye çalıştı Charles Robert Darwin.

Charles Darwin, 12 Şubat 1809’da İngiltere’nin Shrewsbury kentinde zengin bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Dindar olmayan bir Hristiyan olarak yetiştirilen Charles Darwin’in dedesi, Zoonomi kitabında bir türün bir başka türe dönüşebileceğini (transmutasyon) iddia eden Erasmus Darwin’di.

Tıp doktoru olan babasının ve dedesinin izinden giden Darwin 1825’te Edinburgh Üniversitesinde tıp okumaya başladı. İyi bir doktor olamayacağını düşünen Darwin, kariyerine kilisede devam etmeye karar verdi ve 18 yaşında Cambridge’de teoloji okumaya başladı.

Haziran 1826’da Dr. Robert Grant ile tanıştı ve böylece Lamarck’ın değişim fikirlerini öğrenmeye başladı. Daha sonra, Grant’in yönlendirmesiyle 10 Kasım 1826’da saygın bilim topluluğu Plinean Cemiyetine kabul edildi.

Bir din öğrencisi olarak çok fazla boş vakti olan Darwin, zamanının çoğunu böcek toplayıp onları inceleyerek geçirdi. 1831’de mezun olan Darwin, daha din adamı olarak çalışmaya başlamadan, hayatının fırsatıyla karşılaştı.

BEAGLE İLE BEŞ YILLIK GEMİ YOLCULUĞU

Darwin’in Cambridge Üniversitesindeki hocası Doğa Teoloğu John Stevens Henslow, bilimsel araştırmalar ve gözlemlerde bulunmak üzere dünyayı gezecek HMS Beagle gemisine Darwin’i doğa bilimci olarak tavsiye etti.

Henslow, Darwin’den bu geziye çıkarak İncil’in ilk kısmını, “Yaratılış”ı ispatlamasını istiyordu. Yaratılışı ispatlayacak ilk kişi olma düşüncesi ve dünyayı turlama fikriyle inanılmaz bir heyecan duyan Darwin, beş yıl boyunca dünyayı gezdi. Bir yandan karşılaştığı türlerden örnekler toplayan Darwin diğer yandan da jeolojik incelemeler yaptı.

Darwin’in gemisi, HMS Beagle, 1835 yılında Güney Amerika’dan ayrıldıktan sonra Ekvador kıyısından 960 mil açıktaki Galapagos Adaları’na ulaştı.

Darwin küçük volkanik adalardan oluşan Galapagos’a ulaştığında, saka kuşları, kaplumbağalar ve alaycı kuşlar üzerine çalıştı.

Darwin, Kırmızı Defter adını verdiği defterinde, 1837’nin mart ayında, ilk defa, “Bir türün bir başka türe değişebileceği” konusunda bir makale yazdı. Bu makalesinde, “Evrim Ağacı”nın basit bir çizimine de yer verdi.

1838’e geldiğinde evrime dair fikirleri olgunlaşmaya başladı. Darwin, o zamanki terminolojiyle, transmutasyonun nasıl gerçekleştiğini gözleriyle görmüştü. Çevrelerine daha uygun hayvanlar daha uzun süre yaşıyor ve daha çok üreyebiliyordu. Bu değişim, “doğal seçilim” yoluyla kendiliğinden gerçekleşmeliydi. Darwin, yolculuğa başlama amacına ve Hristiyan dünya görüşüne aykırı olan bu fikri kabullenmekte zorlandı. Dedesi Erasmus Darwin, transmutasyon hakkında yazdıkları nedeniyle toplumdan dışlanmıştı, kendisi de aynı sonu yaşamaktan korkuyordu.

Bu yüzden fikirlerini dünyaya açıklamadan önce daha fazla kanıt toplamaya karar verdi. Gezilerinde gördüklerini kitaplaştırarak ününü artırdı.

Kızı Anne’ın hastalanıp öldüğü 1851’de Darwin de hastalandı. Uzun süren bulantılar yaşıyordu. Ömrü boyunca devam eden hastalığı nedeniyle, dönem dönem uzun süreler tedavi görmesi gerekti.

DARWIN’İ TETİKLEYEN MEKTUP

Haziran 1858’de Darwin evrim hakkında çok sayıda makale yazmış ama hiçbirini yayımlamamıştı.

Darwin’in hayranı olan ve Beagle gemisiyle yaptığı yolculuktan ilham alan Alfred Russel Wallace, o dönemde benzer bir yolculuğa çıkmaya karar verdi. Gözlemleri sonucunda Darwin’den bağımsız bir şekilde doğal seçilim teorisini ortaya koydu ve bunu nasıl yayımlaması gerektiği konusunda tavsiye almak için Darwin’e bir mektup gönderdi.

Darwin, yazdıklarını yayımlamazsa, tarihe doğal seçilim teorisini geliştiren kişi olarak Wallace’ın geçeceğini fark etti. Fakat Wallace bir gemideydi ve kendisiyle iletişime geçmesi mümkün değildi. Fikirlerini açıklayıp açıklamamanın yanı sıra Wallace’a adil davranmak için ne yapması gerektiğine de karar vermesi gerekiyordu.

1858’DE DOĞAL SEÇİLİM YOLUYLA EVRİM FİKRİNİ AÇIKLADI

Darwin, Temmuz 1858’de, doğal seçilim yoluyla evrim teorisini açıkladı. Darwin’in fikirleri, Britanya’da dönemin en iyi doğa tarihi topluluğu olan Linnean Society’ye sunuldu. Darwin arkadaşlarıyla konuştuktan sonra hem kendi makalesinin hem de Wallace’ın makalesinin aynı toplantıda açıklanması gerektiğine karar kıldı.

Teorisini açıkladıktan yaklaşık bir yıl sonra, kasım 1859’da Darwin teorisini bir kitap halinde yayımladı.

Orijinal adı Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni veya Hayat Kavgasında Avantajlı Irkların Korunumu Üzerine olan kitap yayımlandıktan sonra kilise ve bazı gazetelerden yoğun eleştiri aldı.

1869’a gelindiğinde Türlerin Kökeni dünya çapında çok satan olmuştu. Darwin her baskıda argümanlarını güçlendirdi. Kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verdikçe daha güçlü örnekler ortaya koydu.

5. baskıda, “survival of the fittest”, yani çevresel koşullara en uygun olanın hayatta kalması terimini kullandı.

İNSANIN TÜREYİŞİ

Darwin, Türlerin Kökeni’ni yayımladıktan 12 yıl sonra, ilk kitabında yalnızca ima ettiği fikirlerini açıklama cesaretini buldu ve şubat 1871’de İnsanın Türeyişi ve Cinsiyete Mahsus Seçilim adlı kitabı yayımlandı. Kitap dolaysız bir şekilde insan evriminden bahsediyordu.

İlk kitabını yayımladıktan sonra geçen 12 yılda Darwin’in fikirleri kabul görmeye başlamıştı. Victoria çağı toplumu, insanların maymunlarla ortak atası olup olmadığı konusunda derinden bölünmüştü fakat pek çok bilim insanı ve düşünür Darwin’in fikirlerini destekliyordu.

19 NİSAN 1882’DE HAYATINI KAYBETTİ

Son yıllarında hastalıklarının şiddeti artan Darwin son anına kadar çalışmayı bırakmadı. Bu günleri sadece eşi ve birkaç arkadaşını gördüğü inzivada geçirdi. 19 Nisan 1882’de gözlerini yuman Charles Darwin, 1727’de Isac Newton’ın, 2018’de Stephen Hawking’in gömüldüğü, Londra’nın merkezinde bulunan Westminster Sarayı’nın karşısındaki Westminster Abbey’e, resmi adıyla Aziz Peter Kilisesi’ne gömüldü.

DARWIN NE YAPTI?

Darwin; değişmez, durağan bir dünya ve doğa görüşü ve algısını temelinden sarsacak düşünce ve kanıtları ortaya koydu. Yalnızca bunları ortaya atmakla kalmadı, evrim düşüncesini sistematik bir şekilde kuramlaştırdı. Evrim düşüncesinin tarihi, Antik Yunan’a, Çin, Hint ve Arap felsefecilerine ve Lamarck’tan Buffon’a, Erasmus Darwin’den ilk sınıflandırmayı yapan Linneaus’a kadar uzanır. Fakat Darwin, evrim düşüncesinde var olan Platoncu-Aristocu idealizmi reddetti ve evrim sorunsalının yönünü tümüyle değiştirdi. Darwin, bireyler arasındaki çeşitliliğe, türler içinde ve türler arasındaki ilişkiler bağlamında baktı. O güne kadar ideal bir şey olarak nitelenen türler arasındaki farklılıkları materyalist bir zemine çeken Darwin türleri, bireyler ve popülasyonlarla değiştirdi. Bireyler ve popülasyonlar arasındaki maddi farklılıkların, zamanla ve çevrenin de etkisiyle, türler arasındaki farklılığa dönüştüğünü öne süren Darwin, bu dönüşümü, doğal seçilim mekanizması ve hayatta kalma mücadelesi ile açıkladı.

Darwin tüm bunları öne sürerken, doğada gözlenen değişim ve çeşitliliği sistematik bir temele oturttu ve değişimin nedenlerini gerçekçi bir biçimde açıklamaya çalıştı. Darwin, yalnızca canlılar ve doğadaki değişimi ele almadı, aynı zamanda, canlıların oluşumunu yaratıcı bir güce, Tanrı’ya bağlayan görüşü de sarstı. Kutsal kitaplara göre, yerkürenin yaşı bin yıllarla ifade ediliyordu. Fakat Darwin, milyarlarca yıllık evrim süreçlerinden bahsederek, bu görüşü de temelinden sarstı.

Doğada gördüğü gerçekleri, ustalıkla yorumlayan ve bilim dünyasına büyük katkılar yapan Darwin’in sonradan “Evrim Teorisi” olarak adlandırılan doğal seçilim teorisi, insanlığın hayata bakışını değiştirdi.

ÖNCEKİ HABER

"Aileme işe gittiğimi söylüyorum akşama kadar iş bakıyorum!"

SONRAKİ HABER

Avesta Yayınları'nın bir kitabı yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa