13. Aykut Kence Evrim Konferansı, binlerce genci evrimle buluşturuyor

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu tarafından düzenlenen ve ilk kez ODTÜ dışında bir salonda gerçekleşen 13. Aykut Kence Evrim Konferansı başladı.

09 Şubat 2019 12:17
Son Güncellenme Tarihi: 09 Şubat 2019 17:37
Paylaş

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu (Biyogen) ve Evrim Ağacı tarafından düzenlenen 13. Aykut Kence Evrim Konferansı (AKEK), Vivaldi Park Otel’de yapılan açılış töreniyle başladı. AKEK, önce tadilat, sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6 Şubat’taki ODTÜ Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi Açılış Töreni’ne katılımı nedeniyle alınan önlemlerden dolayı ilk defa ODTÜ dışında yapılıyor. İki gün sürecek konferansta Akademik Salon ve Genel Salon’da çoğu yurt dışındaki çeşitli üniversitelerde çalışan akademisyenler tarafından yapılacak toplam 26 sunum, ağırlığını üniversite öğrencilerinin oluşturduğu bini aşkın gençle buluşturulacak.

13. AKEK, ENGELLEMELERE RAĞMEN GERÇEKLEŞİYOR

Fotoğraf: Evrensel

13. Aykut Kence Evrim Konferansı, Aykut Kence’nin hayatını anlatan sinevizyon gösterisinin ardından açılış konuşmasını yapan ODTÜ Biyogen üyesi Rabia Turacak, “Bizim amacımız bildiklerimizi, öğrendiklerimizi anlatmak” dedi. Konferansa son bir ay kala konferansı düzenleyecekleri salonun ODTÜ rektörlüğü tarafından kendilerine verilmediğini söyleyen Turacak, ODTÜ yönetiminin kendileri ile görüşmediğini ve dilekçelerinin de yanıtsız kaldığını belirtti. Tüm engellemelere rağmen konferansı iptal etmek istemediklerini belirten Turacak, önemli olanın bu konferansın gerçekleşmesi olduğunu ifade etti. ODTÜ öğrencileri Özgür Gür ve Yasemin Karakaş ise, Türkiye’de evrim çalışmanın başlı başına bir mücadele olduğunu ifade etti. Bilimin asla bir zümrenin tekelinde olmasında istemediklerini belirten Karakaş, tüm engellemelere ve psikolojik baskılara rağmen konferansa katılan tüm katılımcılara teşekkür ederek tüm herkesi AKEK ile dayanışmaya davet etti. 

LEROI: İLK BİYOLOG ARİSTOTALES

Fotoğraf: Evrensel

Armand Marie Leroi, “Biyoloji Nasıl Başladı” başlıklı sunumunda Aristotales’in “Historia Animalium” adlı kitabıyla hayvanların tarihine dair yazdıklarıyla biyoloji ile ilgili yazı yazan ilk kişi olduğunu söyledi. Aristotales’in Asos’a yaptığı gezi sırasında hayvanlar üzerine araştırma yaptığını ve bu araştırmaların biyoloji biliminin başlangıcı sayıldığını aktaran Leroi, Aristotales’in bir yumurtayı açarak civcivin gelişimini gözlemleyen ilk insan olduğunu da söyledi. Aristotales’in Plato’nun varlıkların ideal formların yansıması olduğu görüşünü reddederek tıpkı Darwin gibi canlıların gelişimini sorguladığını söyleyen Leroi, Aristotales’in bir evrimci olmadığı gibi yaratılışçı da olmadığını ifade etti.

BERRY: YARATILIŞÇILIK BİLE EVRİMLEŞİYOR

Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Andrew Berry, “Yaratılışçılık: Evrimin daimi evrimleşen yoldaşı” isimli sunumunda Türkiye’de özellikle Adnan Oktar cemaati tarafından yapılan yaratılışçılık propagandasının ABD’ye yapılan yaratılışçılık propagandasının bir kopyası olduğunu ve evrim teorisine yeni katkılar yapıldıkça yaratılışçılığın da görüşlerini bu katkılara karşılık gelecek şekilde değiştirdiğini ifade etti. “Evrim teorisinin sadece bir teori olduğunu ve kanıtlanmadığını” ifade edenlerin teori kavramının bilimsel anlamını bilmediğini söyleyen Berry, bilimsel anlamda teorinin güçlü kanıtlara dayanığını ve teorinin günlük hayatta kullanılan anlamından farklı olarak doğruluk ve bilimsellik ifade ettiğini belirtti.

AKEK, KARANLIĞA IŞIK TUTUYOR

13. Aykut Kence Evrim Konferansı’na katılan üniversite öğrencileri, baskı ve engellemelere karşı AKEK ile dayanışma içerisinde olduklarını belirterek evrim konusunda Türkiye’de daha fazla etkinlik olması gerektiğini söyledi. Öğrenciler konferansı Evrensel'e değerlendirdi.

Eskişehir Teknik Üniversitesi Fizik bölümü öğrencisi Emre Sezer, Türkiye’de evrim alanında büyük bir karanlık olduğunu ve AKEK gibi etkinliklerin bu karanlığa ışık tuttuğunu belirterek, bir bilginin yanlış olsa bile değerlendirilmesi gerektiğini ancak Türkiye'de bu konuda büyük engellemeler olduğunu ifade etti. Özellikle kampüslerde bilimin tartışılması gerektiğini söyleyen Sezer, kendilerinin de bu konuda DUTLAB adlı bağımsız bir öğrenci topluluğu girişimleri olduğunu fakat üniversitenin bölünmesinden sonra ellerindeki imkanların büyük bir çoğunluğunun alındığını belirtti. ODTÜ öğrenci topluluklarının bu tarz etkinlikler yapmasının kendilerinin böyle bir girişimde bulunmalarında büyük bir etkisi olduğunu aktaran Sezer, daha sonra yapılacak etkinliklerin daha özgür geçmesinin önemli olduğunu da belirtti.

"YALNIZ HİSSETMİYORUZ"

Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi Gupse, Türkiye’nin özgür bilim için uygun bir ülke olmaktan çıktığını söylerken böyle bir ortamda bu etkinliklerin gerçekleştirilebilmesinin oldukça önemli olduğunu vurguladı. Kendilerinin de Genetik Topluluğu aracılığıyla böyle etkinlikler yapmak istediklerini fakat başarılı olamadıklarını söyleyen Gupse, AKEK’in böyle bir dönemde yapılıyor olmasının bu konuda kendilerini yalnız hissettirmediğini ifade etti.

ÖĞRENCİLERDEN BASKILARA KARŞI BİRLİKTELİK VURGUSU

İsimlerini vermek istemeyen Yıldız Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 4. sınıf öğrencileri; öğrenci etkinliklerine iptal, engelleme ve kısıtlama gibi baskıların katılımı arttırdığını, kendilerinin de Biyoteknoloji ve Genetik Topluluğu olarak ‘yaşam bilimleri, biyoteknoloji ve adli tıp’ alanlarında etkinlikler düzenlemeye çalıştıklarından bahsettiler. Evrim konusunda etkinlikler düzenlemeye çalıştıklarında ise okulun izin vermediğini söylerken hocaların da korkularından dolayı öğrencilere destek olmadığını eklediler. (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Burdur'da kadın cinayeti: Kayıp Afgan kadın gömülmüş halde bulundu

SONRAKİ HABER

TBMM'de "Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu" sonunda kuruldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa