07 Şubat 2019 04:57
Son Güncellenme Tarihi: 07 Şubat 2019 10:08

AKP'ye tepki artıyor: Ne beka ne seçim, Esenyurt’un gündemi geçim

İstanbul Esenyurt'ta yerel seçimleri konuştuğumuz hemen herkes ekonomideki kötü gidişattan ve alım gücünün düşmesinden şikayetçi.

AKP'ye tepki artıyor: Ne beka ne seçim, Esenyurt’un gündemi geçim

Fotoğraf: Eren Ergine/Evrensel

Paylaş

Şerif KARATAŞ
İstanbul

Esenyurt, İstanbul’un nüfusu en kalabalık ilçesi. İşyeri ve fabrikaların yoğunluğu nedeniyle son yıllarda çok göç alan bir ilçe Esenyurt. Suriyeli mültecilerin de yoğun olarak çalıştığı ve yaşadığı bir yer. İlçe merkezinde Arapça-Türkçe tabelalara sık rastlanmasının nedeni de bu. Sadece Suriyelileri değil, Afganistan, Pakistan ve Afrika’dan gelen mültecileri de görmek mümkün burada.

Birçok dil ve kültürden işçiler iç içe yaşamasına rağmen, memleketin birçok bölgesinde olduğu gibi, halkları birbirine düşmanlaştıran politikaların etkisini görmek de mümkün Esenyurt’ta. Ekonomik krizle birlikte artan işsizlik, milliyetçiliği daha da kışkırtırken özellikle Suriyelilere karşı olan ön yargıların artmasına neden olmuş.

‘BEKA SORUNU DEĞİL, ZEKA SORUNU’

Yaklaşan yerel seçimler vesilesiyle, Esenyurt’ta çeşitli kesimlerden ilçe sakinleriyle konuştuk.

İlk olarak Samsun’un Ladik Köyü Derneğine gidiyoruz. Birkaç masada kağıt oynayanlarla sohbet ediyoruz. CHP’ye oy vereceklerini söylüyorlar. CHP’nin Adayı Kemal Deniz Bozkurt’u olumlu karşılıyorlar. Seçimle ilgili düşüncelerini ifade eden herkesin son cümlesi hep aynı oluyor; “Allah sonumuzu hayır etsin.” 

Ardahan Damal’a bağlı Burmadere Köyü Derneği ise biraz daha kalabalık. Burada da oyun oynanıyor. Bir masaya selam verip yanlarına oturuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Devlet Bahçeli’nin yerel seçimleri “beka sorunu” ilan etmesine tepki gösteren 70 yaşlarında bir amca, “Beka değil zeka sorunu” diyor.

Minibüs şoförlüğü yapan Halim, “Yıllardır CHP’ye veriyoruz. Yine vereceğiz ne yapalım?” diye konuşuyor. İstanbul’da aday göstermeyen HDP’nin seçmenine biraz güvensiz; “Gençleri CHP’ye oy verir, ama yaşlıları yine götürüp ona (Erdoğan) verir.”

Düşüncelerini ifade ederken kaygı ve korkuyla cümleleri tartarak konuşuyorlar.

‘SEÇİM YEREL, SONUÇ GENEL’

Ağırlıkla CHP’ye oy verenlerin, az da olsa HDP’li seçmenin bulunduğu Erzincanlılar Derneğinde ise “Seçim yerel olmasına karşın adayların genel merkezden belirlenmesine” tepki var. Bunu bütün partilere bir eleştiri olarak ifade ediyorlar. Ama yine de CHP’nin bu dönemki adayının yerel bir ismi olduğu görüşündeler.

Getirilen yeni sistemle seçmene iki partinin dayatıldığını belirten Ayhan Aksu, muhalefetin bu dönem özellikle ekonomideki krizi işlemesi gerektiğini söylüyor. “CHP de AKP ve Erdoğan’la polemik yapmak yerine vatandaşı ilgilendiren konuları gündeme getirmeli” diyor. Söze giren 60 yaşlarında bir dernek müdavimi de “Seçim yerel ama sonuçları genel olacak” diye konuşuyor.

BÜTÜN KAHVELER DOLU

Esenyurt’un en eski kahvelerinden birine giriyoruz. Hafta içi olmasına karşın kahvede boş masa yok. Bu işsizliğin bir göstergesi olsa gerek. İlk konuştuğumuz kişi, “Onlardan dolayı iş bulamıyoruz, kiralar da arttı” diyor Suriyelerin olduğu tarafı göstererek.

Görüştüğümüz hemen herkes ekonomideki kötü gidişattan, alım gücünün düşmesinden, ateş pahası fiyatlardan şikayetçi. Garsonluk yapan Batmanlı bir genç, anlaşamadığı için işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını, iki çocuğu ve kredi borcu devam eden bir evi olduğunu anlatıyor. “Şimdi kara kara düşünüyorum. Dışarıya adımını atsan para gidiyor” diyen genç, AKP’nin gitmesi için bu kez CHP’ye oy vereceğini belirtiyor.

PEYZAJ İHALESİ İÇİN AKP’YE OY VERECEK

İlçe merkezinde her yöreden ve her görüşten insanların uğrak yeri olan bir kahvehanedeyiz. Diğer kahveler gibi burası da kalabalık; hem içeride hem de dışarıda boş yer yok.

Bir CHP’li ile üç AKP’linin kağıt oynadığı bir masaya oturup gelen çaylarla birlikte sohbete başlıyoruz. AKP’ye oy verenlerden biri peyzaj işleri yaptığını ve ihale almak için yeniden AKP’ye oy vereceğini söylüyor açıkça. “Muhalefet senin oyunu almak için ne yapmalı?” sorumuza ise “Muhalefet vatan-millet demiyor” diye yanıt veriyor.

Konu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görevden aldığı AKP’li Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu dönemindeki yolsuzluk iddialarına geliyor. Ancak tepkinin odağı yolsuzluk yapması değil, “Abartılı bir şekilde mal varlığı edinmesi” oluyor!

CHP’li olanın ise “sağlık sorunu” nedeniyle sesi pek çıkmıyor. Gülerek, “Zaten çocuk evde uyardı, ‘Baba dışarıda dikkatli konuş’ diye. Yine CHP’ye vereceğim. Ne yapalım?” diyor.

“AK Parti üyesiyim” diyen Selahattin Balcı, AKP’ye kişisel çıkarları için değil memleketi ve dış politikadaki gelişmeleri göz önüne alarak oy verdiğini belirtiyor. “Zaten daha iyisi olmadığını” düşünen Balcı’ya göre Esenyurt’ta belediye seçimleri karışık. Net bir şekilde AKP’nin Esenyurt’ta seçimi alacağını söyleyemiyor.

Mustafa Ateş ise kendisini “sağcı” olarak nitelendiriyor. Ekonomiden şikayetçi ama “Ne yapalım? Var mı alternatif, gösterin... Yine AK Parti’ye vereceğim” diyerek, belediyenin muhalefet partisinde olmasının dezavantajlı olduğunu ifade ediyor.

‘ÖNÜMÜ GÖREMİYORUM, GECELERİ UYUYAMIYORUM’

Fotoğraf: Eren Ergine/Evrensel

Kürt seçmenin yoğun olduğu bir kahveye gidiyoruz. Hafta içi olmasına karşın burada da bütün masalar dolu. Vanlı Ahmet Çatak’la konuşuyoruz. Şu anda işsiz. Sekiz çocuğu var. Evi kredi ile almış, şimdi satıp borcunu kapatmayı, kalan parayla da bir süre idare etmeyi planlıyor. Sonra ne olacağını ise o da bilmiyor. Önünü göremediğini, borçları yüzünden geceleri uyuyamadığını anlatıyor.

Parmağında Osmanlı tuğralı bir yüzük var. Son seçimlerde Erdoğan’a oy vermiş. Şimdi pişman! Bu kez oyunu CHP’ye vereceğini söyleyerek ardından “Tek isteğim artık huzur olsun. Huzur olmadıktan sonra kuyumcu dükkanın olsa neye yarar” diyor.

SANDIĞA GİTMEMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ

Esenyurt merkezde bir erkek berberindeyiz. Biz ikram edilen kahveleri içerken, 30 yaşlarında Siirtli bir pazar esnafı da tıraş oluyor. “Adana’da portakal bahçelerimiz vardı. Şimdi gidin o portakal bahçelerini yerine binalar yapıldı. Sen üretmezsen tabii her şey pahalı olur!” diyor kızgınlıkla. Şimdiye kadar oy verdiği AKP’ye ekonomik durum nedeniyle tepkili. Bir de market poşetleri paralı yapılırken pazarda yapılmamasına tepki gösteriyor; “Oysa en çok poşetle işi olan pazarcılar. Bana mantıklı gelmedi...” Belediye seçimlerinde ev ahalisi olarak AKP’ye oy vermeyeceklerini, sandığa gitmemeyi düşündüklerini dile getiriyor.

Pazarcının kalktığı koltuğa 60 yaşlarında, Malatyalı bir müteahhit oturuyor. Önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de AKP’ye oy verecek. Ona göre “Tıpkı Turgut Özal gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da etrafındakiler kötü, yoksa Erdoğan memleket için çalışıyor”.

CHP: EKONOMİSİ OLMAYANIN BEKASI MI OLUR?

Duran Keleş | Fotoğraf: Eren Ergine/Evrensel

CHP Esenyurt ilçe binası oldukça hareketli. İlçe Başkan Vekili Duran Keleş, hedeflerinin 16 Nisan referandumundaki hayır bileşenlerini bir arada tutmak olduğunu belirterek, “AK Parti ve MHP’lilerden de oy almanın hesabını yapıyoruz. Herkesi bu işin içine kattığımız zaman başarılı oluruz” diyor. İlçedeki çarpık yapılaşmaya dikkat çeken Keleş, Esenyurt’u daha yaşanabilir hale getirecek bir belediyeciliği hayata geçireceklerini söylüyor. Ekonomik krizin etkisinin Esenyurt’ta çok hissedildiğini vurgulayan Keleş, şöyle devam ediyor:

“Çoğunluk fabrika işçisi. Zor geçiniyorlar. İşçi çıkartan çok fabrika var. Şu anda ayakta olmasının tek sebebi işsizlik parası alması; 5-6 ay sonra ortada kalacaklar. Bunlar her seçim ‘beka beka’ dedi, vatandaş artık inanmıyor. Vatandaş diyor ki, ‘Nedir bu bitmeyen beka?’ Ekonomisi olmayanın bekası mı olur? Esenyurt’ta bankaya borcu olmayan vatandaş yok. Ben de dahil herkes bankaya borçlu.”

Keleş, ilçede seçim güvenliğine dair ciddi bir sıkıntı yaşanmayacağını düşünüyor.

HDP: KUTUPLAŞTIRMA VE RANT SİYASETİNE KARŞI DEMOKRASİ

Edip Karçık | Fotoğraf: Eren Ergine/Evrensel

HDP ilçe binasında görüştüğümüz Esenyurt Eş Başkanı Edip Karçık, yerel seçimlerde parti olarak “Bölgede kayyım atanan belediyeleri geri almayı ve daha fazla belediyede kazanmayı hedeflediklerini, batıda ise demokrasi güçleriyle birlikte ortak aday ya da ittifaklarla hareket edeceklerini” hatırlatıyor. Bu doğrultuda ilçede AKP-MHP ittifakının geriletilmesi için CHP adayını destekleyeceklerini belirten Karçık, şöyle diyor:

“Esenyurt’u Esenyurt Belediye Başkanı yönetmiyor. İstanbul’u da belediye başkanı yönetmiyor. Belediyelerin de tamamıyla tek merkezden yönetildiği bir sistem var. Biz tam tersine yerelin inisiyatifi dahilinde yerelin kendi kendini yönetebildiği bir anlayışı savunuyoruz. Mesela bir Vanlı ile bir Samsunlunun ortak kullanabildiği bir ortak alan yok. Kutuplaştırma ve rant üzerinde var olan AKP-MHP siyasetine karşı toplumsal muhalefet güçleriyle birlikte demokratik siyaseti Esenyurt’ta hayata geçirmek istiyoruz.”

EMEP: AKP’YE TEPKİ ARTIYOR

Murat Doğan | Fotoğraf: Eren Ergine/Evrensel

Emek Partisi (EMEP) Esenyurt’ta işçiler arasında yürüttüğü çalışmalarla önemli bir yerde duruyor. Farklı siyasi partilerden işçilere talepleri için sermayeye karşı ortak mücadele çağrısı yapan EMEP’in Esenyurt İlçe Başkanı Murat Doğan, “Bu seçime giderken ekonomik krizin yansımaları öne çıkıyor. İnsanlar artık korkarak pazara çıkıyor. Pazara gitmeden fiyatlar nasıl diye artık birbirlerini arıyorlar” diye anlatıyor.

AKP’ye karşı tepkinin arttığını ama henüz büyük bir kopuş gözlemlemediklerini belirten Doğan, işçilerin henüz kendi örgütlü güçlerinin farkında olmadığını, onun için “Alternatif yok” fikrine takıldıklarını vurguluyor.

AKP’nin rantçı belediyeciliğinin son bulması için sendikalar, siyasi partiler, yöre dernekleri, işçiler, kadınlar, gençler olarak birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, yerel yönetim anlayışlarını şöyle özetledi:

“Mahalleden, sokaklardan örgütlenen, karar mekanizmalarında halkın kendisinin olduğu, bütün kararların halka götürüldüğü, yani halk meclisi organlarının üzerine kurulu bir yerel yönetim olmalıdır.”

İLÇEDE SON ÜÇ SEÇİMİN SONUÇLARI

Esenyurt'ta 2014’te yapılan yerel seçim, 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçiminin sonuçlarına bakılınca AKP’nin belediyeyi yeniden kazanması zor görünüyor. HDP ilçede CHP’nin adayını destekleyecek. İki parti de gerekeni yaparsa CHP’nin adayının seçimi kazanabileceğini söylemek mümkün. 

2014 yerel seçimlerinde; AKP’nin adayı yüzde 47, CHP 34.6, HDP 10.1, MHP 5.9 oy aldı. 

2017’deki referandumda ‘evet’ oyu yüzde 47.52 çıkarken, ‘hayır’ yüzde 52.48 çıktı. 

24 Haziran seçimlerinde ise oy oranları şöyle: AKP yüzde 39.45; CHP 22.69; HDP yüzde 21.96; MHP yüzde 8.55; İYİ Parti yüzde 5.95.

Cumhurbaşkanlığında da Tayyip Erdoğan yüzde 47.6; Muharrem İnce yüzde 31.3; Selahattin Demirtaş yüzde 16.8; Meral Akşener yüzde 3.6; Temel Karamaollaoğlu yüzde 0.6, Doğu Perinçek ise yüzde 0.1 oy aldı.

Yerel Seçim 2019 İl il adaylar ve seçim sonuçları
ÖNCEKİ HABER

EYT'li işçi yazdı: Kim çift dikiş kim türedi?

SONRAKİ HABER

JES'e karşı mücadele eden köylüler jandarmaya ifade verdiler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa