31 Ocak 2019 14:58

AKP seçim manifestosu: 25 yılda 'yeni bir düzen'den 'düzenin bekası'na

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, AKP'nin yerel seçim manifestosunu ve Erdoğan'ın konuşmasını değerlendirdi.

AKP seçim manifestosu: 25 yılda 'yeni bir düzen'den 'düzenin bekası'na

Fotoğraf: Kayhan Özer/Cumhurbaşkanlığı/AA

Paylaş

Fatih POLAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerel seçimlere ilişkin olarak açıkladığı manifesto, temel olarak, şu ana kadar kullandığı argümanlarla uyumlu bir biçimde, bu seçimlerin ülke açısından bir beka meselesi olduğu üzerine kurulurken, üst perdeden dile getirdiği iddialarının içinde zayıflıklarının da bir ifadesi oldu.

Erdoğan’ın Refah Partisi’nden (RP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde, ‘adil düzen’ sloganını kullanan RP, İstanbul ve Ankara’nın da aralarında olduğu 28 ilde belediye başkanlıklarını kazanarak bir patlama yapmıştı. 25 yıl önce yeni bir düzen vaadiyle destek isteyerek ciddi bir başarı elde eden hareketin içinden gelen Erdoğan, bugün ise, ancak MHP’nin de desteği ile o pozisyonu koruyabileceğini kabullenmiş bir noktadan konuştu. "Cumhur İttifakı’ndan taviz vermeyeceğiz. İstikrar ve güven ortamına her zamankinden fazla ihtiyacı var. Cumhur ittifakı beka meselemizdir" diyerek, partisinin ve hükmettiği iktidarın kaderini bu ittifaka bağlı olduğunu itiraf ederken, ülkenin ‘istikrarı’, ‘güven ortamı’ bakımından da aynı ‘beka’ vurgusunu yaptı. Bugüne kadar olduğu gibi, seçim süreci boyunca da, bu ikisinin iç içe geçtiği bir propaganda söylemini sıkça duyacağız.

Erdoğan’ın seçim manifestosunu açıklarken yaptığı konuşma, kendisine ve partisine yöneltilen eleştirileri, bildiğimiz algı oluşturma üslubu içinde karşılamaya çalıştığı bir konuşma oldu. Liderlerin seçimlerde kullandıkları üsluplara dair yapılmış akademik çalışmalarda bile, tehdit ve gerilim üslubunu en çok kendisinin kullandığı ortaya konulan Erdoğan, bu konuşmasında “Türkiye’nin tehdit siyasetine değil, hizmet siyasetine ihtiyacı var” dedi. CHP’nin belediyeceğini eleştirme adına kullandığı söylemlerde aslında, ‘tehdit’ siyasetine karşı olduğunu söyleye söyleye buna devam edeceğinin aynı konuşmadaki somut bir ifadesi sayılabilir.

Erdoğan’ın açıkladığı 11 madde de çok yeni bir şey yok. Ancak, 11. madde olarak ifade ettiği "Değer üreten şehirler" başlığı altında dile getirdiği şu vurguyu, "Belediyeciliği biz yaparız, bunu kanıtladık zaten. Şimdi bir üst aşamaya geçiyoruz" babında okumak mümkün: “Eskiden ihtiyaçlar, başını sokacak bir çatı, musluğundan akacak su, ampulünü yakacak elektrik, evine ulaşacak yol gibi temel hizmetlerle sınırlıydı. Bugün ise şehirlerdeki insanlarımızın temel beklentilerini her alanda hayat kalitesinin yükseltilmesi olarak özetleyebiliriz.”

Erdoğan’ın 11 maddeyi açıklarken, Sayıştay raporlarıyla partisine ait belediyelere dair ortaya konulan gerçekler konusunda da, bir tür güven erozyonunu tamir etme çabası olarak görebileceğimiz şu vurgusu gözlerden kaçmadı:

“Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız. Zorunlu hallerde yapılması gereken plan değişiklikleriyle ilgili süreçleri de aynı şekilde halkın gözetiminde yürüteceğiz. Muhtarlık binalarında ilan edilecek plan değişikliklerini, milletimizin görüşü ve onayı alındıktan sonra daha etkin bir şekilde uygulamaya geçireceğiz.”

Manifestosunu açıkladıktan sonra, salondakilere dönerek kullandığı şu ifadeler de, ‘metal yorgunluğunun atıldığı’ bir seçim için yaptığı seferberlik çağrısı olarak okunabilir:

“Seçim gecesine kadar sokakta, evde, işyerlerinde. Her yerde milletimizle birlikte olmanızı bekliyorum. Derdini dinlemedik hiçbir vatandaşı bırakmamak olmalıdır. Gece gündüz çalışmaya var mıyız?”

Evet, ne kadar üst perdeden konuşsa da, 25 yıl önce tek parti olarak sağladıkları başarıyı, bugün devletin olanaklarına rağmen sağlamakta zorlandıkları gerçeğinin baskısı altında, ‘beka’sını MHP ile ittifaka bağlamış olan bir Erdoğan var karşımızda. Geçmişte ‘değiştirmeyi’ vadettikleri düzenin ‘bekasını’ şimdi nasıl koruyacaklarının telaşına düşmüş olan bir Erdoğan.

ÖNCEKİ HABER

Özsüt'te kriz gerekçesiyle işten çıkarmalar yaşandı

SONRAKİ HABER

Komisyoncular Derneği: Pahalıya aldığımızı nasıl ucuza satalım?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa