10 Aralık 2018 10:01
Son Güncellenme Tarihi: 10 Aralık 2018 13:47

Ekonomide sert düşüşe işaret eden büyüme oranı ne anlama geliyor?

Ekonomide büyüme oranı yılın üçüncü çeyreğinde sert düşüşle yüzde 1,6'ya geriledi. Bülent Falakaoğlu, bu verilerin ne anlama geldiğini yorumladı.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin gayri safi yurt içi hasıla verilerini (büyüme rakamları) açıkladı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3; ikinci çeyreğinde ise yüzde 5,2 büyüyen Türkiye ekonomisi, üçüncü çeyrekte sert düşüşle yüzde 1,6 büyüdü. Beklenti büyümenin yüzde 2 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeydi.

Türkiye ekonomisi geçen yılın aynı döneminde yüzde 11.1 büyümüştü.  2018 üçüncü çeyreğinde mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH çeyreklik bazda yüzde 1.1. düştü. Tarım sektörü bu dönemde yıllık yüzde 1 büyüdü. İhracat yüzde 13.6 artarken, ithalat yıllık bazda yüzde 16.7 daraldı.

FALAKAOĞLU: EKONOMİ ASLINDA YÜZDE 1,1 KÜÇÜLDÜ

Evrensel'in Ekonomi Yazarı Bülent Falakaoğlu, açıklanan verilerin ne anlama geldiğini değerlendirdi:

"Açıklanan verilerle hükümetin “Kriz psikolojiktir”den sonra geldiği “En kötüsü geride kaldı” tezi de çöktü.

3. çeyrek temmuz-ağustos-eylül aylarını kapsar. Temmuz ayında seçimi geride bırakmış, yatırımlarını artıran bir Türkiye ekonomisi sanayide büyüme gerçekleştirmişti. Ağustos ayında birdenbire 6 liranın üzerini gören dolar kuruna gelene kadar ekonomide büyüme eğilimleri sürüyordu. Ağustos ayında sanayi büyümesi yüzde 1,7 olarak gerçekleşmişti.

Olumsuz gelişmeler aslında eylül ayından itibaren başlamıştı. Eylül ayında sanayi yüzde 2,7 daralmış, iç talep hızla gerilemeye başlamıştı. Bu, ekonominin kötüye gidişatının sinyallerini vermişti.

3. çeyrekte ekonomideki küçülme son aya yani eylül ayına kaldığı için piyaslarda ekonomik büyüme yine de yüzde 2 civarında iyimser bir beklentiye sahipti. Açıklanan veriler gösterdi ki bu iyimser veriler bile gerçekleşmedi.

Her ne kadar 3. çeyrek için yüzde 1,6’lık büyüme rakamı açıklansa da mevsim ve takvim etkisinden arındırıldığında yüzde 1,6 büyüdü gözüken ekonomi aslında yüzde 1,1 oranında küçüldü.

Bu 3. çeyrek verilerinden içinde bulunduğumuz 4. çeyreğe gelirsek ekonomideki küçülmenin yani krizin derinleşerek ilerlediğini görürüz. 3. çeyrekte sadece inşaat sektörü yüzde 5.3 daralmış görünürken diğerlerinde(tarım, sanayi) yarım puan, 1 puanlık artış gözüküyor. İçinde bulunduğumuz dördüncü çeyrekte artık bu küçük, mütevazı artışları görmek bile imkansız olacak. Çünkü dördüncü çeyrek verilerine bakarsak üretimin, tüketimin, dış ticaretin hızla daraldığını görürüz. Otomotivden beyaz eşyaya, üretimde canlanmayı sağlamak için verilen teşvikler daralmayı önleyememiş, sadece daralma hızını biraz düşürebilmiştir.

Buna otomotivden örnek verecek olursak yüzde 72’leri bulan otomotiv sektöründeki daralma oranı teşvikler sonrası ancak yüzde 38’lere indirilebilmiştir. Fakat sektördeki daralma engellenememiştir.

Tüketim açısından iç talep hızla azalıyor, ekonomi ancak biraz ihracat yani dış taleple nefes alabiliyor.

Hükümetin övündüğü dış ticaret verilerine baktığımızda ise şu acı gerçek karşımıza çıkıyor: İmalat sektörü ithalat gerçekleştirmiyor, sermayeye bağlı ihracat çok düşük(makine teçhizat gibi), tüketim ithalatı geriliyor. Ekonominin ithalata bağımlılığının kaldırılmadığı bir ortamda bahsettiğimiz alanlardaki ithalat daralması ülkede ekonominin hızla daraldığının göstergesidir.

Son 3 ayda kredi hacmindeki yüzde 11’lik daralmayı da bunların üstüne eklediğimizde ekonomiye ekstradan yakıt ikmali yapılamadığı görülür.

'EN KÖTÜSÜ GERİDE KALMADI, EN KÖTÜSÜ AĞIR ŞEKİLDE YAŞANIYOR'

Özetle en kötüsü geride kalmadı, en  kötüsünü ağır bir şekilde yaşıyoruz, 2019’un ilk iki çeyreğinde de bu olumsuz tablonun süreceği şimdiden açığa çıktı. Hükümetin yerel seçimlere kadar yani 2019 Mart ayına kadar krizin kendisini ortadan kaldıramasa bile etkilerini gizlemeye, örtmeye dönük hamlelerini artıracağı açıktır. Emekçilerin oyuna gelmeyip ekonomik kriz gerçekliği üzerinden pozisyon almaları gerekir."

CHP'Lİ ÖZTRAK: EKONOMİK DURGUNLUĞA RESMEN İLK ADIM

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, yılın üçüncü üç ayında Türkiye ekonomisinin mevsim ve takvim etkilerinden arınmış rakamlarla yüzde 1,1 küçüldüğünü belirterek, “Türkiye, ekonomik durgunluğa ilk adımını resmen attı” diye konuştu. 2018’in üçüncü üç ayında geçen yılın ayını dönemine göre makine ve teçhizat yatırımlarının yüzde 8,5, inşaat yatırımları ise yüzde 1,8 gerilediğini ifade eden Öztrak, “Aynı dönemde toplam yatırımlardaki gerileme ise yüzde 3,8 oldu. Böylece yatırım harcamaları 34 çeyrek sonra ilk kez düştü” dedi.

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, 2018 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamlarıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:

2018’in üçüncü üç ayına ilişkin büyüme verileri, Türkiye ekonomisinin sert bir yavaşlama sürecine girdiğini ve ekonomide durgunluğun başladığını gösteriyor. Piyasalar 2018’in üçüncü üç ayında yüzde 2 büyüme beklerken, gerçekleşen büyüme yüzde 1,6 oldu. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış milli gelir rakamlarına göre ise yılın üçüncü üç ayında ekonomi, bir önceki üç aya göre, yüzde 1,1 daraldı. Böylece Türkiye ekonomisi ekonomik durgunluğa ilk adımını resmen attı.

YATIRIM HARCAMALARI 34 ÇEYREK SONRA İLK KEZ GERİLEDİ

Özellikle yatırım harcamalarındaki sert daralma önümüzdeki günler için parlak bir tablo ortaya koymuyor. Yatırım harcamaları, 2009 krizinden bu yana ilk kez bu yılın üçüncü üç ayında daraldı. 2018’in üçüncü üç ayında, geçen yılın ayını dönemine göre makine ve teçhizat yatırımları yüzde 8,5, inşaat yatırımları ise yüzde 1,8 geriledi. Aynı dönemde toplam yatırımlardaki gerileme ise yüzde 3,8 oldu. Böylece yatırım harcamaları 34 çeyrek sonra ilk kez geriledi.

Sadece yatırım harcamalarında değil, hane halkı tüketim harcamalarında da sert bir yavaşlama olduğu dikkati çekiyor. Hane halkı tüketim harcamaları üçüncü üç ayda sadece yüzde 1,1 artarken, özellikle dayanıklı tüketim malı harcamalarında yüzde 23,9; yarı dayanıklı tüketim malı harcamalarında yüzde 4,5 daralma olması, tüketicinin zaruri harcamaları dışında harcamalarını kestiğini gösteriyor.

SANAYİDE ÇOK SERT FREN; İNŞAAT SEKTÖRÜ RESMEN DURDU

Gerek yatırım gerekse dayanıklı tüketim malları harcamalarında yaşanan sert yavaşlamanın üretim cephesinde, özellikle sanayi üretimini olumsuz etkilediği görülüyor. Nitekim, sanayi katma değeri yılın üçüncü üç ayında, geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,3 artış gösterdi, mevsim ve takvim etkilerinden arınmış sanayi katma değeri ise bir önceki üç aya göre yüzde 1,8 daraldı.

İnşaat sektöründe mevsim ve takvim etkisinden arınmış katma değer, ikinci üç aydaki yüzde 0,4’lük daralmanın ardından, üçüncü üç ayda da yüzde 0,9 daraldı. Böylece inşaat sektörü iki çeyrek üst üste gerilemeyle resmen resesyona (durgunluğa) girdi.

KRİZİN FATURASI EMEKÇİYE

Ekonomide başlayan sert yavaşlama ve durgunluğun maliyeti ise emekçilere ciro ediliyor. 2018’in üçüncü üç ayında işgücünün milli gelirden aldığı payın geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse bir puan gerilediği ve yüzde 31,6’ya düştüğü dikkati çekiyor.

MİLLİ GELİR 2011 SEVİYELERİNE İNDİ

Yaşanan kur şoku ve ekonomik durgunluk dolar cinsinden milli geliri de aşağıya çekiyor. 2018’in üçüncü üç ayında 12 aylık dolar cinsinden GSYH 833 milyar dolar ile 2011 seviyelerine kadar indi.

EN KÖTÜSÜ GEÇMEDİ, ÖNÜMÜZDE DURUYOR

Açıklanan yılın üçüncü üç ayına ilişkin veriler Türkiye ekonomisinde durgunluğun resmen başladığını teyit ediyor. Ekonomide yaşanan kur şokunun esasen 2018’in son çeyreğinde etkisini göstereceği dikkate alındığında Türkiye ekonomisi için en kötünün geçmediği, tersine tam önünde durduğu anlaşılıyor.

SARAY, ALGI YÖNETİMİNİ BIRAKSIN, İŞİNİ YAPSIN

Saray idaresi ise durumun ciddiyetini görmezden gelerek, algı yönetimi ve ardı gelmeyen aspirin cinsinden tedbirlerle seçimlere kadar durumu idare etmeye çalışıyor. Yaşanan krizin ağır yükünü ise başta emekçiler olmak üzere 81 milyon beraberce ödüyoruz. Saray İdaresinin atladığı ve görmek istemediği gerçeği biz kendilerine hatırlatalım: Milletimiz sağlam ferasetiyle, faturayı millete kesenlere, acı reçeteyi 81 milyona bölüştürmek isteyenlere Mart seçimlerinde okkalı bir tokat atmaya hazırlanıyor.

CHP'Lİ ERDOĞDU: BÜYÜMEDİK RESMEN ÇAKILDIK

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, TÜİK’in üçüncü çeyreğe dair büyüme oranlarını değerlendirerek, “Büyümedik resmen çakıldık. İnşaat ve betona dayalı AKP’nin ekonomi modeli inşaat ile çöktü” dedi. Birçok üretim alanındaki tıkanmaya dikkat çeken Erdoğdu, bunun faturasının ise işçilere çıkarıldığını söyledi.  

TÜİK’in açıkladığı 1,6’lık bir büyümenin durgunlaşma demek olduğunu belirten Erdoğdu, önümüzdeki dönemlerde daha fazla daralmanın beklendiğine dikkat çekti. Erdoğdu, “Sırasıyla 7,3, 7,2 ve 5,3 büyüme oranlarından sonra yüzde 1,6 büyüme iddiası dengelenme sürecinin değil çakılmanın başladığına işaret. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriye bakarsak yüzde 1,1 daralma göreceğiz. Büyümenin bileşenlerine bakarsak, tarım sektörü yaz döneminin de etkisiyle yüzde 1 büyüyebilmiş. Ancak bu istikrarlı bir gidişatın işareti değil, zira Ağustos ayına ait istihdam rakamlarına göre son bir yılda tarımdaki ücretsiz aile işçilerinin ve ücretli çalışanların sayısı 250 bin kişi azaldı” dedi.

'SANAYİ YERİNDE SAYDI'

Erdoğdu, "Sanayi ise adeta yerinde saymış, sadece 0,3 oranında büyümüş. İmalat sanayi kapasite kullanım oranındaki tarihi gerilemeden de daralmanın düzeyini tahmin etmek mümkün. Buradaki katkının ağırlıkla imalat sanayindeki binde 6 büyümeden geldiği söylenebilir. İmalat sanayi istihdamındaki yaklaşık 253 bin kişilik artış ile sadece binde 6 büyüme elde edilebilmiş. Makine teçhizat alanında gayri safi sabit sermaye oluşumunun yüzde 8,5 ile rekor düzeyde küçülmesi de bunda etkili. Yatırımlarda bu denli bir küçülme varken imalat sanayindeki istihdam artışının tek bir açıklaması sefalet ücreti ve kölelik koşullarından hallice çalışma ortamı olabilir” dedi.

'200 BİNDEN FALZA İNŞAAT İŞÇİSİ İŞİNİ KAYBETTİ'

İnşaat sektörünün eksi 5,3 ile çakıldığını, buna karşılık gayrimenkul faaliyetleri alanında yüzde 2,3 oranında büyüme olduğuna işaret eden Erdoğdu, AKP ekonomi modelinin inşaat ile çöktüğünü söyledi. Son 1 yıl içinde 200 binden daha fazla inşaat işçisinin işini kaybettiğini kaydeden Erdoğdu, “Kamu ihaleleri ile yandaş müteahhit besleme modelinin sonuna gelindi. Taksitli ticari kredilerde Ağustos- Ekim arasında yüzde 7,4 daralma varken takibe düşen ticari kredilerde ise yüzde 20 artış oldu” dedi.

Yüzde 1,6 büyümeye önemli bir katkının genel olarak hizmet sektöründen geldiğine dikkat çeken Erdoğdu, “Hizmet sektörü bütün olarak yüzde 4,5 büyürken, bankacılık sektörünün de içinde olduğu finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 7,4 büyüdü. Daralan bir ekonomide finans sektöründe bu denli yüksek bir büyüme oranı izahat gerektiriyor” diye konuştu.

İŞÇİ BAŞINA YAPILAN ÖDEMELER AZALDI

Hane halkı tüketim harcamalarını ise yüksek enflasyon nedeniyle büyüme oranından bile daha az arttığını, hane halkının sadece yüzde 1,1 harcama ile kendisini ancak hayatta tutabildiğini belirten Erdoğdu “Bunu daralan kredilerden de görmek mümkün. Tüketici kredileri Ağustos –Ekim arasında yüzde 2,6 oranında daraldı. Vatandaşların kullandığı konut kredisi hacmi yüzde 2,4 azalırken takibe düşen konut kredisi yüzde 4,7 oranında arttı. İmalat sanayiinde işgücü ödemelerine bakıldığında işçi başına yapılan ödemelerin son 1 yılda yüzde 12 oranında gerilediği görülüyor. Düzeltilmiş ücret payı ise son 3 yılın en düşük seviyesinde. Ücretli çalışan yurttaşlarımız son 1 yıl içinde ürettiği gelirin sadece yüzde 35,8’ini alabildi. Krizin ilk faturasını, krizde en küçük bir günahı bulunmayan ücretliler ödedi” dedi.

İŞSİZLİK KATBEKAT ARTACAK

İktisadi faaliyet kollarına göre sınıflandırmada mesleki hizmetler ve inşaatın en yüksek gerilemeyi gösteren alanlar olduğuna dikkat çeken Erdoğdu, “Bu alanlar aynı zamanda milyonların istihdam edildiği alanlar. Eylül ve sonraki aylarda işsizlik katlanarak artacak. Ağustosta başlayan kredi çöküşü halen atlatılamadı. Elimizdeki veriler kredi piyasasının canlanması sağlanamazsa 2018’in son çeyreğinin de daralmayla biteceğini gösteriyor, çöküşün derinleşeceği anlaşılıyor.” dedi. (EKONOMİ SERVİSİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

What we have to learn from France

SONRAKİ HABER

Gebze'de Evrensel ile dayanışma etkinliği düzenlendi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa