20 Kasım 2018 11:58
Son Güncellenme Tarihi: 20 Kasım 2018 17:34

AİHM'den Demirtaş kararı: Tutukluluk hukuka aykırı, serbest bırakılsın

AİHM, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk kararının hukuka aykırı olduğunu ifade etti, serbest bırakma çağrısı yaptı. Erdoğan 'Karar bizi bağlamaz' dedi

Fotoğraf: HDP

Paylaş

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın başvurusunu dair kararını açıkladı ve tutukluluğun hukuka aykırı olduğunu söyleyerek serbest bırakılması çağrısı yaptı. Erdoğan ise "Karar bizi bağlamaz" dedi. Avrupa Konseyi ise, "Mahkeme’nin kararları bütün üye devletleri bağlar" dedi. 

SÜREÇ NASIL İLERLEDİ?

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik Anayasa değişikliğinin 20 Mayıs 2016'da kabul edilmesiyle Selahattin Demirtaş hakkında başlatılan süreçte, HDP'li milletvekilleri, hukuksuz olduğunu savunup ifade vermeyi reddetti. Partinin o dönemdeki eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP'li 9 vekil; 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'terör örgütü üyeliği', 'örgüt adına suç işlemek' ve 'propaganda' suçlarını işledikleri gerekçesiyle çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklanıp, cezaevlerine konuldu.

Tutuklanan Demirtaş hakkındaki dosyaların 31'i Diyarbakır Başsavcılığı'nca birleştirilerek, 'ana dosya' haline getirildi. Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan ana dava, daha sonra güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledildi. Bu dosyadan 142 yıla kadar hapsi istenen Demirtaş, ilk savunmasını tutuklandıktan 460 gün sonra yaparak, yargılanmasının bütünüyle dayanaksız olduğunu öne sürdü. Tutukluluğunun Anayasa ve CMK'ya aykırı olduğunu duruşmalarında savunan Demirtaş, diğer HDP'lilerle birlikte Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. AYM süreci uzayınca Demirtaş ve HDP'li vekiller, AİHM'ye gitti. Bu süreçte AYM tarafından HDP'lilerin tutukluluk dosyalarının incelenmesine başlandı ve tamamı reddedildi.

AİHM tarafından tutuklu vekillerin dosyalarının birleştirilerek, Türkiye'den savunma istendi. Türkiye'den geçen yıl mahkemeye gönderilen 130 sayfalık savunmada, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvuruların reddi talep edildi. AİHM, 2 yılı aşkın süredir Edirne F Tipi Cezaevi'nde bulunan Demirtaş'ın tutukluluğunun sonlandırılmasına karar verdi.

AİHM İLK KEZ '18. MADDE'DEN KARAR VERDİ

Mahkeme Türkiye ile ilgili ilk defa 18. madde kararı vermiş oldu. Sözleşminin 18. maddesinde “Haklara getirilecek kısıtlanmaların sınırlanması anılan hak ve özgürlüklere bu Sözleşme hükümleri ile izin verilen kısıtlamalar öngörüldükleri amaç dışında uygulanamaz” ifadeleri yer alıyor. Karara ilişkin sosyal medyada hukukçulardan da açıklamalar geldi.

DEMİRTAŞ'IN AVUKATLARI TAHLİYE İÇİN DİLEKÇE VERDİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde bugün görülen davada HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması yönünde aldığı karardan sonra, Demirtaş'ın 8 avukatının imzasıyla Ankara 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ne, tahliye dilekçesi verildi.

HDP Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklama ile yayınlanan ve avukatlar Mahsuni Karaman, Aygül Demirtaş Gökalp, Reyhan Yalçındağ, Ramazan Demir, Sertaç Buluttekin, Murat Arksak, Aydın Erdoğan imzalı tahliye dilekçesinde, “Müvekkil, 04.11.2016 tarihinde tutuklanmış, tutuklu olarak yargılandığı dosyası Mahkemenizde halen derdesttir. Müvekkilin tutukluluğunun hukuki temellerinin olmadığı, özgürlük ve güvenlik hakkının siyasi saik ve motivasyonlarla; İfade özgürlüğünün ve serbest seçim hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapmış olduğumuz başvuru, bugün itibariyle karara bağlanmıştır. AİHM, mezkur karar ile; Serbest Seçim Hakkı Yönünden; Selahattin Demirtaş'ın tutuklandığı 4 Kasım 2016 tarihinden görevinin sona erdiği 24 Haziran 2018 tarihine kadar geçen bir yıl yedi ay ve 20 günlük sürede bir milletvekili ve muhalefet partisi eş genel başkanı olarak siyasi faaliyetlerini ve meclis çalışmalarını yerine getirmesinin imkansız kılındığını, bu nedenle Sözleşme'ye Ek 1 Numaralı Protokol'ün 3. Maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkının ihlal edildiğine, Mahkeme ayrıca, Demirtaş'ın bu kadar uzun süre tutuklu kalmasını meşrulaştıracak bir gerekçe de ortaya konamadığını vurgulamıştır. Bu nedenle, Demirtaş'ın 23 ay boyunca tutuklu kalmasını sağlayacak yeterli gerekçe sunulmadığı için, Sözleşme'nin 5. Maddesinin 3. Fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, Demirtaş'ın siyasi nedenlerle tutuklandığına karar vererek, Türkiye'ye karşı bir davada ilk kez, Sözleşme'nin 18'inci Maddesinin ihlal edildiğine karar verdi” denildi.

Referandum ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş'ın, gerekçe gösterilmeden tutuk halinin devamına karar verildiği ifade edilen dilekçede şu görüşlere yer verildi:
“Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul ettiği uluslararası bir yargı mercii tarafından, müvekkilin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş olması, bu ihlalin arkasındaki saik ve motivasyonun 'siyasi nitelikte' olduğuna vurgu yapmak suretiyle Sözleşme'nin 18. maddesinin de ihlal edildiğinin tespit edilmiş olması ve Sözleşme'nin 46'ıncı maddesindeki yükümlülüğe atıf yaparak bu ihlallerin gideriminin sağlanması kapsamında müvekkilin derhal serbest bırakılması gerekliliğine karar verilmiş olması nedeniyle; Mahkemenizin derhal tahliye kararı vererek bu ihlallere son vermesini saygılarımızla talep ederiz.”

Kamil Tekin Sürek: AİHM kararının uygulanmaması Erdoğan’ı sıkıntıya sokar

KARAR EMSAL TEŞKİL EDECEK Mİ?

Karaman, AİHM'in kararı öncesi Evrensel'e konuşarak çıkacak kararın tutuklu milletvekilleri için de emsal teşkil edeceğini ifade etmişti:
“Söz konusu karar sadece Selahattin Demirtaş’ın dosyasıyla ilgili olacak. Bir kısım milletvekilinin yargılandıkları dosyalarda hüküm kesinleşmiş durumda. Şu an tutuklu olanlar açısından ise emsal teşkil eder. Ancak hükmü kesinleşenler açısından emsal teşkil etmez. Tabii Demirtaş’ın haksız bir şekilde tutuklandığı yönündeki karar, benzer bir şekilde tutuklanarak hüküm giyen milletvekillerinin haklarının ihlal edildiğinin tescili olur.”

DEMİRTAŞ: ŞAHSIMLA İLGİLİ BİR MESELE DEĞİL

AİHM kararıyla ilgili Selahattin Demirtaş’tan da açıklama geldi. Geçen sreçte mücadele yürüten herkese teşekkür eden Demirtaş, şunları ifade etti:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği bu kararla birlikte, siyasi rehine pozisyonum hukuken tescil edilmiş oldu. İlk günden beri söylediğimiz gibi, HDP'ye yapılan operasyon, tutuklanmamız ve yargılanmamız hukuki değil, siyasi gerekçelerle yapılıyordu.

Yargılandığım davalar ve isnatlar tümden çökmüştür. AYM dahil, bizim hakkımızda bu süre zarfında yasa dışı karar veren bütün mahkemelerin çok ağır ihlaller yaptığı, AİHM kararıyla kesinleşmiştir.

Siyasetin yargı üzerinde kurduğu yeni vesayet, hem demokrasi hem toplumun geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Maalesef ki, yürütmenin başı sıfatıyla açıklama yapan Cumhurbaşkanı halen ve bu mahkeme kararına rağmen hukuku, kanunu ve Anayasa’yı tanımayacağını ifade edebilmektedir. Bu benim şahsımla ilgili bir mesele değil, AİHM kararında temsil edildiği gibi bütün Türkiye toplumu ve demokrasi açısından çok vahim bir durumdur.

Hukuk ve adalet mücadelemiz her koşulda devam edecektir. Haklı bir mahkeme kararı olmadan iki yıldır burada tutuluyor olmama rağmen demokrasiye, barışa ve adalete olan inancımı asla kaybetmedim. Bu konuda en büyük umut kaynağım da halktır, halkın mücadelesidir.

Son derece önemli ve ciddi sonuçlar içeren bu mahkeme kararını, zorlu bir hukuki mücadele neticesinde ortaya çıkaran bütün avukat arkadaşlarıma, partim HDP’ye ve dayanışma içerisinde olan bütün halkımıza en içten teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.”

ERDOĞAN: KARAR BİZİ BAĞLAMAZ

AİHM'nin kararını değerlendiren Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ise "Bizi bağlamaz" diyerek kararı yok saydı. Erdoğan, "AİHM'in verdiği kararlar bizi bağlamaz. Biz karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise AİHM’nin Demirtaş kararını değerlendirdi. Bakan Gül, “Nihai kararı Türk yargısı verir. Kararı bir görelim. Bu konuda yargılamayı yapan yargı mercii karar verecektir” dedi.

Adalet Bakanı Gül de, "Yargılama halen derdesttir. Yargılamayı yapan mahkeme AİHM kararı gerekçelerini dikkate alarak bir değerlendirme yapacaktır. Hepimizin bağımsız yargının kararına saygı göstermesi lazım. Tahliyeyi verecek olan siz de ben de değilim, bağımsız Türk yargısıdır" dedi. 

AVRUPA’DAN ERDOĞAN'A YANIT: AİHM'İN KARARI BAĞLAYICI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Bizi bağlamaz’ sözleri Avrupa Konseyi’nin tepkisini çekti. Avrupa Konseyi’nin Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland’ın sözcüsü ve Konsey’in iletişim direktörü Daniel Holtgen, kararın bağlayıcı olduğunu söyledi.

Holtgen Twitter’da bir takipçisinin “Erdoğan’ın ‘AİHM’in Türkiye’de bağlayıcı olmadığına’ dair sözleri doğru mu?” sorusuna “Konvansiyon’un (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) 46’ıncı maddesine göre, Mahkeme’nin kararları bütün üye devletleri bağlar.” Yanıtını verdi.

HDP: TÜM VEKİL ARKADAŞLARIMIZ SERBEST BIRAKILSIN

AİHM kararının ardından HDP'den ilk açıklama Sezai Temelli'den geldi. HDP Eş Genel Başkanı Temelli, "AİHM kararına uyulsun Demirtaş ve tüm vekil arkadaşlarımız hemen serbest bırakılsın" dedi.

HDP'nin Twitter hesabından ise Demirtaş ve tutuklu eski milletvekillerinin Genel Kurulda çektirdiği bir fotoğrafla birlikte "AİHM önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması için gerekli adımların atılmasına karar verdi. Mahkemeler derhal bu kararın gereğini yerine getirmeli, Demirtaş ve tutuklu seçilmişler serbest bırakılmalıdır. Tüm halklar bu sese ses vermeli, bu hukuksuzluk son bulmalıdır. AİHM’in ders niteliğindeki kararı, milyonların iradesi olan seçilmişlerin özgür kalmasını gerektirir. Demirtaş’ın cezaevinde kaldığı her bir dakika hukuksuzluktur. Karar tüm tutuklu vekillerimiz için emsal teşkil etmektedir. Milyonların iradesi vekiller özgür olmalıdır" açıklaması yapıldı.

BULDAN: ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALI

Kararı değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan "Burada hukukun üstünlüğünün gereği olarak bu kararın yerel mahkemede bir an önce karara bağlanması gerektiğini ve başta Selahattin Demirtaş olmak üzere tüm tutuklu arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. Şu andan itibaren Demirtaş’ın ve arkadaşlarımızın tutuklu bulunması hem yasal hem anayasal hem de uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade ediyor ve Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması gerektiğini ifade ediyoruz." dedi.

NE OLMUŞTU?

24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde tutuklu olmasına rağmen yarışarak tarihe geçen Demirtaş, iki yılı aşkın süredir cezaevinde.

Demirtaş hakkındaki süreç, 20 Mayıs 2016’da dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliğinin kabulü ile başladı. Dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra bunun anayasaya aykırı olduğunu savunan ve diğer HDP’li vekiller gibi ifade vermeye gitmeyi reddeden Demirtaş, 4 Kasım 2016’da gözaltına alındı. Demirtaş, o dönem HDP Eş Genel Başkanı olan Figen Yüksekdağve dokuz HDP’li vekil ile birlikte “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “terör örgütü üyeliği,”, “örgüt adına suç işlemek”, “propaganda” gibi gerekçelerle tutuklandı.

DOSYANIN TAMAMI KONUŞMALARDAN

Tutuklandığı dönemde Demirtaş hakkında savcılıklar tarafından hazırlanarak dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle Meclis’e gönderilen 96 fezleke vardı. Bunlardan 31’i Diyarbakır Başsavcılığı’nca birleştirilerek “ana dosya” haline getirildi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne açılan bu ana dava, daha sonra güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledildi. Dosyadaki suçlamaların dayanağı olarak Demirtaş’ın dokunulmazlığının bulunduğu dönemde yaptığı konuşmalar gösterildi. Sadece bu dosyadan 142 yıla kadar hapsi istenen Demirtaş, ilk savunmasını tutuklandıktan 460 gün sonra yapabildi ve yargılanmasının bütünüyle dayanaksız olduğunu söyledi.

1,5 YIL SONRA İŞLEYEN ‘ÖNCELİK’

Demirtaş hakkında bu dava dışında konuşmaları nedeniyle açılmış çok sayıda dava sürüyor. Demirtaş, HDP’li Sırrı Süreyya Önder ile birlikte bu dosyalardan birinde mahkum da oldu. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 2013 Nevroz kutlamalarında yapılan konuşmalardan dolayı Demirtaş’a 4 yıl 8 ay, Önder’e 3 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Ancak bu cezalar kesinleşmedi ve infazı henüz başlamadı.

Demirtaş’ın AİHM’ye yaptığı başvuru, tutuklandığı ana dava ile ilgili. Tutukluluğunun anayasa ve CMK’ya aykırı olduğunu savunan Demirtaş, diğer HDP’lilerle birlikte Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak Anayasa Mahkemesi süreci uzayınca Demirtaş AİHM’ye gitti. Bu süreçte Anayasa Mahkemesi, HDP’lilerin tutukluluk dosyalarını incelemeye başladı ve tamamını benzer gerekçelerle reddetti. Mahkeme, dokunulmazlıklarının kaldırılmasından sonra tutuklanan HDP’lilerle ilgili sürecin anayasaya uygun olduğunu savundu. Bu kararlar verilirken diğer HDP’liler de AİHM’ye başvurdu. AİHM, başvuruları kabul edilebilir bularak Türkiye’den savunma istedi. Ancak tutuklu yargılamadan dolayı çarpıcı bir karar da vererek, Demirtaş ve HDP’lilerin “öncelik” talebini yerinde buldu. 27 Temmuz 2017’de verilen bu karara rağmen dosyalar bugüne kadar karara bağlanmadı.

TÜRKİYE’NİN SAVUNMASI

AİHM, tutuklu vekillerin dosyalarını birleştirerek Türkiye’den savunma istedi. Türkiye, geçen yıl mahkemeye gönderdiği 130 sayfalık savunmada, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvuların reddini talep etti. İddialara da yanıt veren Türkiye, ifade vermesi nedeniyle 6 Eylül 2016’da davetiye gönderilen Demirtaş’ın ifadeye gitmeyeceğini bizzat Meclis kürsüsünden açıkladığını anımsattı. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı savunmada, Demirtaş’ın usule uygun gözaltına alınarak sorgulandığı kaydedildi. Savunmada, HDP’li vekillerin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’nin de “yasaya aykırı tutukluluk”, “ifade özgürlüğü ve siyasal faaliyette bulunma hakkının ihlali”, “soruşturma dosyasına kısıtlama getirilmesi” iddialarını reddettiği anımsatıldı.

ORTAK KARAR

Savunmada, ifade vermeye gitmeyen vekillerin kaçma ihtimalleri bulunduğu ifade edilirken, Türkiye’nin çok sayıda terör örgütünün hedefinde olduğu, bazı terör örgütlerinin de siyasetçiler tarafından desteklendiği kaydedildi. Dokunulmazlıkların kaldırılması kararının AKP, MHP ve CHP’nin oylarıyla verildiği, bunun da tutuklamanın muhalefeti engellemek amacını taşıdığı iddiasını boşa düşürdüğü savunuldu. Savunmada, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla iktidar partisi dahil diğer partilerin vekilleri için de yargı yolunun açıldığına da dikkat çekildi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Bahçeli: Gezi'nin finansörleriyle mücadelenin neresi kaygı verici?

SONRAKİ HABER

Tamir ettiği kepçenin altında kalan usta hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa