Ho Chi Minh anıtının önünde...

Görsel: Pixabay

Ho Chi Minh anıtının önünde...

Vietnam halk kurtuluş önderi Ho Chi Minh kimdir? Vietnam için ne anlam ifade ediyor? Oscar Özgür Serin Evrensel Pazar'a yazdı.

Oscar Özgür SERİN
Danimarka

Vietnam Hanoi’de, Ho Chi Minh anıtının önündeyim. Vietnam’da Ho’nun ismini duymadan ya da onu görmeden gezmeniz mümkün değil çünkü. O’nun bir halk kurtuluş önderi olarak Vietnam’da ünü gerçekten muazzam!

Nguyen SinhCung... Nguyen Tat Thanh... Nguyen AiQuoc... Uncle Ho ve nihayet Ho Chi Minh... Peki, kim bu adam ve neden bu kadar çok ismi var? Aslında cevabı çok basit. Çünkü o, mücadele dolu hayatının içinde çoğu zaman başka başka bölgelere giderek, kimliğini gizlemek zorunda kalmış.

Fotoğraf: Evrensel

Ho Chi Minh, 1890’da Vietnam Kim Lien’de Fransız sömürgeciliğine karşı savaşan vatansever bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ho Chi Minh, sömürgecileri Vietnam’dan defetmek, ülkenin bağımsızlığını güvence altına almak ve halkının özgür olmasını sağlamak için mücadeleye katıldı. Ama 1911 yılında ana vatanından ayrılmak zorunda kaldı. 1912-1917 yılları boyunca yaptığı deniz aşırı seferlerde Asyalı, Amerikalı, Afrikalı ve Avrupalı işçiler arasında yaşadı.

FKP’DEN KOMÜNTERN ASYA TEMSİLCİLİĞİNE

1917 Rus Sovyet Devrimi onu derinden etkiledi. Bu süreçte Fransa’daki sosyalistlerle iletişime geçti. 1920’de Fransız Komünist Partisi’nin (FKP) kurucularından biri oldu. Minh, ulusal kurtuluşa giden yolun başka herhangi bir yol değil; Lenin’in yolu ve teorileri olduğunu düşünüyordu. 1923’ten itibaren Komintern’de aktif rol oynadı. Komintern’in 5. Kongresinde FKP’yi, ulusal sorun ve sömürgeler sorununa bakıştaki yanlışlıkları sebebiyle eleştirdi. Çünkü o dönemde FKP içinde, Vietnam halkının Fransız sömürgeciliğinden kurtuluş mücadelesine farklı bakan yaklaşımlar vardı. Bu yaklaşım farkı aynı zamanda bazı bölünmelerin de adı oldu. Bir burjuva akımı olan şovenizm gelip FKP’ye yapışmıştı. Oysa ki Minh, bunu Marksizm ile bağdaştıramıyordu. O, Lenin’in fikirlerini, ulusal sorun ve sömürgeler sorunu konusunda korumakta ve yaratıcı biçimde geliştirmekte ısrarlıydı. Ayrıca Komintern kollarının, ulusal kurtuluş sorununda doğru hareket etmesi için de yoğun çaba sarf etti. 1920’lerin sonunda Komintern’in Güneydoğu Asya temsilcisi oldu.

Fotoğraf: Evrensel

YURTDIŞINDA DEVRİMCİ HAZIRLIK

1924 yılında Çin’de bir “siyasi kadro eğitim okulu” açmak ve orada yaşayan Vietnamlı genç yurtseverleri mücadeleye çekmek için Çin’in Guangzhou kentine gitti. Bu gençler, daha sonra Vietnam’da devrimci hareketin tohumları haline gelecekti. Çin ordusunun komutanı Çan Kay-Shek 1927 yılında Çin komünistlerini sınır dışı ettiğinde, Ho Chi Minh de Moskova’ya geri dönmek zorunda kaldı. Aynı yıl, anti-emperyalist bir konferansta tekrar Asya’yı temsil etmek için Berlin ve Brüksel’e gitti. 1928’den itibaren de denizaşırı ülkelerde Vietnamlı devrimcileri harekete geçirmek faaliyete geçti. Bu yıllarda Vietnam Komünist Partisi’nin kuruluş hazırlıkları devam etti ve 1930 yılında Vietnam Komünist Partisi kuruldu. Sonrasında partinin ismi Çinhintli Komünist Partisi (PCI) olarak değiştirildi.

Tabi bu süreçte Fransız baskısı çok acımasızdı ve Minh ölüm cezasına çarptırıldı. Minh, 1931 yılında İngiliz emperyalistleri tarafından Hong Kong’da tutuklandı. İki yıl sonra 1933 yılında  serbest bırakıldı. 1934’ten 1938’e kadar ulusal sorun ve sömürgeler sorunu üzerine Moskova’da araştırmalar yaptı. 1938 yılında Çin’e yeniden döndü. Çinli komünistlerle ve Mao Zeudung’la tanıştı. 1941 yılına gelindiğinde Minh, yurtdışında 30 yıl boyunca devam eden devrimci çalışmalarını belirli bir olgunluğa ulaştırmıştı. Şimdi Vietnam’a dönüş vaktiydi. Minh, Vo Nguyen Giap, Pham Van Dong ve diğer yoldaşlarıyla birlikte “VietMinh”i kurdu. Vietnam Bağımsızlık İttifakı nihayet sağlanmıştı.

Fotoğraf: Evrensel

FRANSIZ SÖMÜRGECİLER DİZE GELİYOR

İkinci Emperyalist  Paylaşım Savaşı’nda faşist Japonya; Kamboçya, Laos, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı tamamen istila edip yağmaladı. Bu durum Ho Chi Minh ve sömürge karşıtı harekete, güç kazanmak için adeta tarihi bir fırsat vermişti. 1945 Ağustosu başında ise ABD emperyalizmi Japonya’ya atom bombası attı. Japonya tamamen yenilmişti. Fransızlar VietMinh’i yenememiş ve bu sürecin hemen akabinde “Ağustos devrimi” başlamıştı.  2 Eylül 1945’te Ho Chi Minh “Bağımsızlık Bildirgesi”ni okudu ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan etti. Bu halkın ilk büyük tarihsel zaferiydi.

Çok geçmeden Fransız sömürgecileri, ikinci sömürgecilik dönemini başlatmak için yeni bir savaş başlattı. Ama 1946’da başlayan taarruzlar eski etkisini göstermedi. Çünkü Vietnam halkı artık çok daha örgütlü ve güçlüydü. Halk kölelikten bıkmış, bir an önce ulusal kurtuluş ve sosyal adalet bekliyordu. Fransızlar 1954’te Dien Bien Phu’da ezici  bir yenilgiye uğradı ve Vietnam’daki çıkarlarından vazgeçmek zorunda kaldı. Savaş öncesinde Ho Chi Minh Fransız sömürgecilere şunları söylemişti: “Bağımsızlığımızı yitirip köleleşmektense her şeyimizi feda etmeyi yeğleriz!” Vietnam halkı dediğini yapmıştı.

ABD İŞGALİNE KARŞI DİRENİŞ

1954’teki Cenevre Konferansı’nda, Vietnam’ın 1956’ya kadar bölünmesine ve “demokratik seçimlerin” uluslararası gözetim altında gerçekleştirilmesine karar verilmişti. Fakat bahsedilen seçim asla gerçekleşmedi. Çünkü herkes Ho Chi Minh ve devrimci güçlerin seçimleri kazanacağını biliyordu. ABD bu yüzden Güney Vietnam’daki faşist rejimi destekledi. Devrimci güçler güneyde büyümeye başlayınca da Vietnam’a karşı savaş başlatıldı. 

1967 yılına gelindiğinde Vietnam’da 480 bin Amerikan askeri vardı. Ho Chi Minh önderliğinde gerçekleşen gerilla savaşı ABD’ye ağır kayıplar verdirmişti. Halkla iç içe geçmiş gerillaları izole etmek ABD için mümkün olmadı. Bunun üzerine ABD zehirli portakal gazı ve napalm bombaları kullandı. Yüzbinlerce insan vahşice katledildi. Fakat direnişin gelişerek büyümesi engellenemedi. Üstelik ABD vahşetine karşı tüm dünyada kitlesel eylemler yapılmaya başlanmıştı. 1968 gençlik hareketi ABD’ye karşı Vietnam direnişinin yanında yer aldı.

İşkenceleri ile nam salan işbirlikçi Saygon yönetimi devrildikten sonra Mart 1973’te son ABD birlikleri de Vetnam’ı terketti. Ho Chi Minh önderliğinde bağımszılığını kazanan halk bundan sonra ağır bir ekonomik ambargoya uğrayacak ama onuruyla yaşayacaktı.

DİRENEN HALKLARIN ‘AMCASI’

Ho Chi Minh, bundan böyle sadece Vietnam halkının değil özgürlük ve bağımsızlık için direnen bütün halkların “amcası’ydı. Gezim boyunca Vietnam’da birçok insanla konuştum. İnsanlar yıllar sonra bugün; yoksulluktan, yönetimdeki yozlaşma ve toplumsal çürümeden dert yakınıyor. Bugün uygulanan yönetim anlayışının Ho amcanın değerleriyle bağdaşmadığını düşünenler de oldukça fazla. Ama solcusu sağcısı hemen herkesin üzerinde birleştiği bir değer var; o da Ho Chi Minch’e duyulan minnet. Her 2 Eylül’de bağımsızlık gününü kutlamak için biraraya gelen kitlelerin ortak duygusu bu. 2 Eylül’ün Ho Chi Minh’in ölüm yıldönümü olması da buna ayrı bir anlam katıyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Eylül 2018 11:35
www.evrensel.net
ETİKETLER Ho Chi MinhVietnam