Pamuk tarlasında sıcakta zorlu mesai

Fotoğraf: Eren Bozkurt/AA

Pamuk tarlasında sıcakta zorlu mesai

Çukurova'da ağustos ayından itibaren pamuk hasadı yapan işçiler, sıcak hava ve nemle mücadele ederek günde ortalama 10-11 saat çalışıyor.

Eren BOZKURT

Yaşar Kemal'in “Bakın şu sarı sıcak, bir çökmüş ki insanın kemiklerini kavuruyor, eritiyor” diye tasvir ettiği Çukurova'nın bunaltıcı havasında tarlada çalışmak zorunda olan işçiler, ağustos ayının ortalarından itibaren elle pamuk hasadına başlıyor. Makinelerin giremediği arazilerde insan gücüyle toplanan pamuk, “duvarında bile ot biten” bereketli Çukurova topraklarında önemini koruyor.

Tarlaların yakınındaki köylere kurdukları çadırlarda zorluklar içinde yaşayan tarım işçileri, çuvallarını bellerine bağlayıp günün ilk ışıklarıyla pamuk hasat ediyor. İşçilerin asıl zorlu mesaisi, yakıcı güneşin kendini göstermesi ve nemin çoğalmasıyla başlıyor.

Zaman zaman 40 dereceyi aşan sıcakta “beyaz altın” toplamayı sürdüren rençperler, pamuk doldurdukları çuvalları traktörün römorkuna yüklüyor. Günlük ortalama 100 ile 200 kilogram arasında pamuk toplayarak 50-100 lira kazanan işçiler, günün büyük bölümünü tarlada geçirmelerinin ardından gün batımıyla çadırlarına dönüyor.

‘İNSAN GÜCÜYLE HASAT YAPIYORUZ’

Çiftçi Veli Şahbaz, pamuk hasadına bu hafta başladıklarını söyledi. Tarlasının yamaçta ve taşlı olması nedeniyle makine kullanamadıklarını ifade eden Şahbaz, “Biz elle hasat etmek zorundayız. Makinenin iğneleri taşa çarptığı zaman kıvılcım çıkarıyor. Pamuk ve makinenin yanma ihtimali var. Yangın çıkmaması nedeniyle elle almak zorundayız. Ama ovadaki pamuğun tamamı biçerdöver makineleriyle hasat edilecek” diye konuştu.

Şahbaz, 50 dönüm tarlada hasadın 20 işçiyle 4-5 günde bitirilebildiğini vurgulayarak “Makineyle toplamak daha avantajlı ama biz tarla taşlı olduğu için elle toplamaya mecburuz. İnsan gücüyle hasat yapıyoruz. İşçiler sabah saat 05.00'te kalkıyorlar. Çadırlardan buraya getiriyoruz, her şeyini karşılıyoruz. Bu sıcakta pamuğu topluyorlar, Allah razı olsun” ifadesini kullandı.

‘PAMUK HASADI EMEK, ZAHMET İSTİYOR’

İşçi Emir Bakır da sabah erken saatlerde kalkarak tarlaya geldiklerini anlattı. Sabah serinliğinde işe başladıklarını dile getiren Bakır, “Saat 09.00'a kadar çalışıyoruz. Sabah serinlikte çalışmak daha kolay oluyor. Daha sonra kahvaltımızı edip dinlendikten sonra tekrar işe koyuluyoruz. Günün büyük bölümünü tarlada geçiyoruz. Sabah kahvaltıda, öğle yemeğinde ve akşam üstü dinleniyoruz” dedi.

Bakır, sıcak havaların kendilerini zorladığını belirterek, şöyle devam etti: “Akşama kadar terden su içinde kalıyoruz. Bu şartlar altında pamuk toplamaya çalışıyoruz. Mesela portakal hasadında ağaç gölgesindesin. Burada açıkta, sıcağın altındasın. Pamuk hasadı biraz daha emek, zahmet istiyor. Yorucu bir iş, herkes bu işi yapamaz. Günde kişi başı 200 kilogram topluyoruz. 100 liraya geliyor yevmiyemiz. Bir ailede 5-6 kişi olduğu zaman 400-500 lira yevmiyemizi alıyoruz.”

SURİYELİLER DE ÇALIŞIYOR

Suriyeli Hele Ahmed Hüseyin de ülkesinde ev kadını olduğunu ancak savaş nedeniyle 2 yıl önce geldikleri Türkiye'de tarım işçiliği yaptığını söyledi. Karpuz, kavun, pamuk ve narenciye hasadında çalıştığını anlatan Hüseyin, kendisini en çok sıcak havanın etkilediğini dile getirdi.

Hüseyin, sabahın erken saatlerinde iş başı yaptıklarını, güneşin altında geçen yorucu bir günün ardından çadırlarına döndüklerini anlattı. (Adana/AA)

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Ağustos 2018 14:04
www.evrensel.net