Genç işçilerin ortak görüşü: Ekonomi kötü…

Genç işçilerin ortak görüşü: Ekonomi kötü…

Kayseri'den Ahmet Akarsu, genç işçilerin seçimlere dair görüşlerini Genç Hayat'a yazdı.

Ahmet AKARSU
Kayseri  

İktidar temsilcileri görünürde, “Ekonomimiz iyi durumda”, “Türkiye’yi kıskanıyorlar” vb. söylemler ile uzunca bir süredir ülkenin ekonomik gidişatı üzerine “güllük gülistanlık” bir tablo çiziyor. Dolar-Euro artışına tepki gösterenlere -geçim kaygısının her geçen gün giderek artığını da söyleyecek olursak- “vatan haini”, “dış güçlerin maşası”, “Türkiye’yi çökertmek istiyorlar” vb. söylemleri hava da uçuşuyor ve kutuplaştırıcı söylemler devam ediyor. 

EKONOMİK GERÇEKLİĞİMİZ

Sürecin gerçekliğine baktığımızda ise durumun hiç de öyle olmadığını söyleyebiliriz. Asgari ücret ile geçinen büyük bir kesimin temel tüketim mallarını bile alırken “sınırlı” bir harcama yapmaya gayret gösterdiği yüzümüze çarpıyor. Öte yandan, ülkede geçinemediği için, kredi borçları yüzünden,  kendini yakan ya da çeşitli yollarla yaşamına son veren insan sayısı da azımsanmayacak kadar çok. 

'SİPARİŞLER SEÇİM SONRASINA KALIYOR'

Ülke genelinde OSB’lerde -özellikle mobilya sektöründe- “küçülmeye gidiyoruz, ekonomik durumlar iyi değil” denilerek işten atmalar yaşanıyor. Bu sırada patronlar kârına kâr katarken, işçiler-emekçiler de zor bir süreç geçiriyor. Öte yandan atölyelerde, sanayi sitelerinde genç işçilerin yoğun çalıştığı yerler ise, “ayakta zor duruyor.” Yahut kapatmak zorunda kalıyor. 

Genç işçilerin seçimler konusunda eğilimlerinin ise, erken seçim kararının, üretim ve satışı ciddi bir şekilde düşürdüğü yönünde olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Kayseri Eski Sanayi Bölgesi’nde atölyede çalışan genç işçiler, “Aldığımız malzeme dolar üzerinde geliyor. Doların artışı işleri çok etkiledi. Ham maddeyi alamayınca iş doğal olarak olmuyor. İş olmayınca satış yapılmıyor. Biz de kapı önüne konulmuş oluyoruz” diyor. Ayrıca tüm siparişlerin de “seçim sonrasına” kaldığını söylüyorlar. 

SOSYAL YAŞAM YOK

Ülke geneli genç işçilerin eğilimlerinin ortaklaştığı noktalardan biri ise düne oranla ekonomik gidişatın bu hale gelmesinde AKP iktidarının katkısının çok olduğu yönünde fakat hâlâ “çözse çözse bu gidişatı AKP çözer” eğilimi de baskın durumda. Bölge bölge değişkenlik gösterse de Kayseri, Adana, Kocaeli, Antep, İstanbul gibi illerde hâlâ AKP’nin genç işçiler üzerinde etkisi olduğunu söylemek mümkün. Ege bölgesi açısından ise İYİ Parti etkisi görülüyor.

Kuşkusuz genç işçilerin yaşamı sabahın erken saatlerinde iş başı yapıp, öğle paydosları dışında akşama kadar tezgâhlarda geçiyor. Sosyal yaşamının olmadığından şikâyet eden genç işçiler, “izinli günümüzde bir yerlere gidersek biraz havamız değişiyor” diyor. 

GENÇ İŞÇİLERE ÇAĞRIMIZ… 

Kuşkusuz, sanayi sitelerinde, atölyelerde haftalık 100-150 liraya çalıştırılan genç -hatta çocuk- işçilerin olduğunu biliyoruz. Sendika ve sigorta yok denilecek kadar az. İşçilerin “yıpranma payı” olan kıdem hakkından eser bile yok. İşsizlik ise rekor seviyelerde. Elbette bu hale gelinmesinin sorumlusu AKP iktidarıdır. Her fırsatta patronlardan yana tutum alan iktidar temsilcileri, işçileri-emekçileri görmezden gelmiştir. Ekmeğini büyütmek için sendikaya üye olan işçiler kapı önüne konmuş, konmaya da devam edecektir. Hak arayan işçilerin grevi iktidar eliyle yasaklanıyor. Gerekçe ise “milli güvenliği bozuyor” olarak söyleniyor. En çok verginin alındığı kesim olan işçiler mi milli güvenliği bozuyor? Patronlara teşviklerin haddi hesabı yok ama işçiyi zerre düşünen yok. Düşünmeyecekler de.

Son olarak; iktidarın, Dolar ve Euro’daki artışın ekonomik yükünü başta işçilerin ve emekçilerin sırtına yükleyeceği ise bir gerçektir. Ekonomik gidişatın her geçen gün kötüye gitmesine karşılık “toparlamak” üzere “kemer sıkma” çağrılarına karşı genç işçiler, “yeter artık” demelidir. Çalışma koşullarının iyileşmesi için, düşük ücrete karşı, işsizliğe ve yoksulluğa karşı gençliğin verdiği “gözü karalık” ile hareket etmeli, birleşmeli ve örgütlenmeli, ülkeyi bu hale getirenlerden hesap sormalıdır!

www.evrensel.net
ETİKETLER genç işçi