‘Kim gelecekse ayrımcılığı  kaldırsın, herkes özgür olsun’

Fotoğraf: Evrensel

‘Kim gelecekse ayrımcılığı kaldırsın, herkes özgür olsun’

Kocaeli’nin Derince ilçesi Esentepe Mahallesi’ndeki yurttaşların seçim tercihini ne belirliyor ?

Kübra LAZ
Mert SAMYELİ
Kocaeli

Cumhurbaşkanı adaylarının ardından milletvekili aday listeleri de açıklandı. Listelerde yer alanlar, almayanlar, partilerin seçim bildirgeleri hemen her konu vatandaşın da gündemi. Kocaeli’nin Derince ilçesi Esentepe Mahallesi’nde tüm bu tartışmaları yurttaşlar nasıl değerlendiriyor, seçimlerde tercihini ne belirliyor sorularına yanıt aradık.

16 Nisan’da gerçekleştirilen referandumda Derince ilçesinde ‘evet’ oyları yüzde 52 çıkmıştı. Çenedağ Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Esentepe ise demografik yapısı nedeniyle ilçe genelindeki eğilimden farklılık gösteriyor. Kürt ve Alevi yurttaşların ağırlıklı olarak ikamet ettiği, bir kaç sokakta hurdacılık yaparak geçimini sağlayan romanların olduğu mahallede, yurttaşların tercihi daha çok ‘hayır’ oyu vermek şeklinde olmuştu. Anayasa değişikliğine ‘hayır’ diyerek tek adam rejimine karşı çıkan yurttaşların 24 Haziran seçimlerinde de tercihi daha çok “tek adama” izin vermemek duygusunun belirlediğini söylemek gerekiyor. Ekonomide yaşanan gelişmelerin erken seçim kararı alınmasında etkili olduğunun düşünen Esentepeliler HDP’nin barajı aşması gerektiğinde hem fikirler. AKP’ye oy verenlerde ise ekonomideki olumsuz gidişat daha çok dış güçlere bağlansa da geçimini hurdacılık yaparak sağlayan roman kadınların tercihini dışlanmışlık ve yok sayılmaya karşı tepki belirleyecek gibi duruyor.

Haydar Halis işçi emeklisi. Ekonomide yaşanan olumsuz gelişmelerin erken seçim kararı alınmasında etkili olduğunu söyleyen Halis “Bu hükümet ülkeyi 16 yıldır düşmanca yönetiyor. Hiçbir şey bırakmadılar’’ şeklinde konuştu. ‘‘Tek bildiğim, ne olursa olsun, bu seçimi kaybedecekler” diyen Hakkı İrmiş’e göre Erdoğan’a karşı Millet İttifakı desteklenmeli. İrmiş “Bu işin artık sağı solu kalmadı. Bu seçimi kazanmaktan başka bir çaremiz yok amacımız da bu olmalı. Ama biz bölündüğümüz için oy alıyor’’ şeklinde konuştu. Partilerin birleşmemesinin sebebinin ideolojik olduğunu da belirten İrmiş “Kaybettiğimiz haklarımızı geri almak için tek adama karşı mücadele etmemiz gerekiyor’’ dedi. 

‘BEN CHP’LİYİM ANCAK GEREKİRSE HDP’YE OY VERİRİM’

Fabrika işçisi Birol Yoloğlu da dolardaki yükselişe dikkat çekerek “Rabia diye 4 parmaklarını kaldırıyorlar, dolar onu bile geçti 5’e dayandı artık” diye konuştu. Bu olumsuz gidişatın sona ermesi için iktidarın değişmesi gerektiğini belirten Yoloğlu’na göre bunun içinde HDP’nin barajı aşması gerekiyor. Yoloğlu “Ben CHP’liyim ancak gerekirse oyumu HDP’ye de veririm” dedi. 

Bir fabrikada işçi olan Ersin Akbal da tercihi belirleyen şeyin “Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin” duygusu olduğunu söylüyor. Akbal “Her şeye rağmen CHP’nin adaylarını gayet iyi buluyorum. Demokrasi yeniden gelsin bunları tekrardan düzeltiriz’’ diye konuştu. 
Mehmet Azizoğlu’da işçi emeklisi. CHP’li olduğunu söyleyen Azizoğlu, milletvekili aday listelerinde yer almayan kimi isimler nedeniyle partisine kırgın olduğunu ifade ediyor. Azizoğlu “Benim istediğim bu ülkede ayrımcılık kalksın. Kim gelecekse ayrımcılığı kaldırsın herkes özgür olsun’’ dedi.

AKP’Lİ İŞÇİ: EKONOMİ GAYET İYİ

Selim Güzelboylu Deva ilaç fabrikasında çalışan bir işçi. AKP’ye oy veren Güzelboylu’ya göre ekonomi gayet iyi ve 24 Haziran’dan sonra daha da iyi olacak. Güzelboylu “Türkiye dolar yükseldiğinde zam yapmayan 2 ülkeden biridir. Diğeri ise İngiltere’dir. İngiltere sömürgeci bir ülke, o yapmaz ama biz bu haldeyken bile zam yapmıyoruz. Ekonomi gayet iyi durumda bence herkesin yastık altında parasının olduğunu düşünüyorum. Dolar yükselmesinin de sebebinin dış güçler olduğunu düşünüyorum. Geçenlerde Çin’e Amerika müdahale etti. Para değeri düştü, bizim ülkemizde ki de aynen budur” şeklinde konuştu.

Selma ev kadını. Kadın milletvekili sayısının düşüklüğüne tepkili. Bu durumun kadınlara verilen değeri bir kez daha gösterdiğini söyleyen Selma “Her zaman ikinci statüde bırakılıyoruz. Tek adam sistemini değiştirirsek, o zaman düzelir diye umuyorum” dedi.

‘KADINLAR BÖYLE ŞEYLERDEN ANLAMAZ DİYORLAR’

Hurdacılık yaparak geçimini sağlayan roman kadınların en büyük derdi ise ayrımcılık ve yoksulluk. Okuma yazmayı bilmediğini, bu nedenle iş bulmakta zorlandığı için hurdacılık yaptığını anlatan Nefise, “Zaten biz kadınlar için böyle şeylerden çok da anlamaz diyorlar. Ancak öğrenmemize izin vermediler. Bundan ise hükümeti sorumlu tutuyorum. Benim tek suçum roman olarak doğmaktı. Okuma yazması olana iş var bize yok. Sanıyorlar ki keyfimizden öğrenmedik. Bir de kendi yaptığımız işe dahi göz koyuyorlar. El arabamıza kadar karışıyorlar’’diye konuştu. Bugüne kadar verdiği oyun hayatında hiçbir şeyi değiştirmediğini söyleyen Nefise “Biz bu hükümete nasıl oy vereceğiz. Sağlık güvencemiz yok, çocuklarımıza bakamıyoruz. Hükümet Kürtleri ve Suriyelileri olduğu gibi biz romanları da dışlıyor’’ dedi.
Arkadaşları Fatoş ve Aysel’in durumu da Nefise’den farklı değil. Onlar da okuma yazma bilmiyor, onlar da hurdacılık yapıyor. Aysel mecliste tek bir roman vekil olmasının romanların dışlandığının göstergesi olduğunu söylüyor ve her üçü de bu seçimde ayrımcılık yapmayan adaylara oy vereceklerini belirtiyorlar.

www.evrensel.net
ETİKETLER erken seçimDerince