Gebze Sendikalar Birliği öncülüğünde ortak 1 Mayıs

1 Mayıs’ı Gebze’de kutlayacak olan Gebze Sendikalar Birliği, ‘İşçilere baskıya dönüşen OHAL’e karşı tepkimizi dile getireceğiz’ diyor.

Fırat TURGUT
Hasret Gültekin KOZAN
Gebze

İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’a sayılı günler kala, kentlerde ortak kutlamalar için hazırlıklar sürüyor. 1 Mayıs’ın ortak kutlanacağı yerlerden biri de emek kenti şeklinde anılan Gebze... Üstelik Gebze’de birkaç senedir farklı konfederasyonlara bağlı sendikalar, siyasi partiler, kitle örgütleri ve derneklerin katılımıyla, Gebze Sendikalar Birliği öncülüğünde kutlama yapılıyor. İşçi sınıfının ekonomik sorunlarla boğuştuğunu, özellikle Gebze’de OHAL’in işçilere yönelik baskıya dönüştüğünü dile getiren Petrol-İş Gebze Şube Başkanı ve Gebze Sendikalar Birliği Dönem Sözcüsü Süleyman Akyüz, “Yaşadığımız sıkıntıları, OHAL’e karşı tepkimizi dile getirmek istiyoruz. Gebze’de 1 Mayıs’ın nasıl kutlandığını yine göstermek istiyoruz” dedi.

‘İŞÇİNİN GELİRİ ERİYOR’

İşçi sınıfının yaşadığı sorunlardan birinin geçim derdi olduğunu dile getiren Süleyman Akyüz, “Milli gelir 10 bin dolar deniyor. Başkalarının cebine giren parayı bölerek olmaz bu iş. Herkes 2002 yılında aldığı aylığa da dolara da altına da baksın. Bir de bugünkü duruma baksın, karşılaştırsın. Gelirinin düştüğünü görüyor mu görmüyor mu? Ülke bir taraftan büyüyor ama biz bu büyümeden pay alamıyoruz. Hadi pay da almayalım, bizim gelirimiz erimesin yeter” dedi. Ücretlerin vergi dilimine girmesi, işsizliğin artması, yoksulluğun azalmaması gibi sorunların yaşandığına dikkat çeken Akyüz, “Açlık sınırının altında yaşayan insanlar yoksulluk sınırına mı getirildi, hayır. Açlık sınırının altında bir asgari ücret reva görülüyor. Bu insanlar size oy verirken, kıdem tazminatımı düşür, vergi oranlarını yükselt mi demiştir. Beni bulunduğum durumdan daha iyi bir duruma getir diye oy vermiştir” diye konuştu. Maliye Bakanının ‘Çatı akıyor, sıkıntı var’ sözlerini hatırlatan Akyüz, “16 yıllık bir iktidarın bakanı, üstelik yukarıdan gelen baskıya rağmen bunu söylüyorsa ekonominin ne kadar çaresizlik içinde olduğunu gösteriyor” dedi.

AÇIKLAMA YAPILAMAZ HALE GELDİ

15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’in de işçilere ve emekçilere yöneldiğini ifade eden Akyüz şunları söyledi: “Biz 15 Temmuz öncesinden de Cemaat örgütlenmesinin yanlış olduğunu söylüyorduk. Hep karşısında olduk ve hâlâ da karşısındayız. 15 Temmuz’dan sonra FETÖ’yle mücadele adı altında OHAL ilan edildi. Ama hayattaki yansıması böyle olmadı. Mutlaka FETÖ’yle mücadele de veriliyordur. Ama bu mücadele emeğe, halka döndüğü zaman biz onun karşısındayız. OHAL şu anda bize yönelik bir baskıya dönüşmüş durumda. OHAL yokken bile Bakanlar Kurulu kararıyla grevler yasaklanıyordu. OHAL bunu daha kolay bir hale getirdi. Biz 2017’nin başında kıdem tazminatı ve vergi dilimlerine ilişkin basın açıklamasını dışarıda yapamadık. 2017 yılının sonunda basın açıklamalarını izinler alarak yaptık. Bu da yetmiyor 1 Mayıs’larda alanlarımız daraltılmaya çalışılıyor. Emek mücadelesi veren işçiyi cendere altına alıyorsunuz.”

GEBZE’DE ORTAK 1 MAYIS

İşçi sınıfının bu baskılar altında 1 Mayıs’a gittiğini belirten Süleyman Akyüz, Gebze’deki 1 Mayıs kutlamasında işçilerin yaşadığı sorunları, OHAL’e karşı tepkilerini dile getirmek istediklerini söyledi. Gebze’de 1 Mayıs’ın son birkaç yıldır Gebze Sendikalar Birliği öncülüğünde kutlandığını dile getiren Akyüz, “Gebze Sendikalar Birliği bizim için büyük bir değer. Çünkü Türkiye’de örneği yok. Bundan herkesin ders çıkarması gerekir. İşçi yoğunluğu açısından en yoğun kutlanılan yerdir 1 Mayıs. Burada direkt işçiler emekçiler ve emek dostları katılıyor. Biz bunu Gebze emekçisine de sevdirdik” dedi. Bu sene de Gebze Sendikalar Birliği olarak bir araya geldiklerini belirten Akyüz, tüm işçi ve emekçilere de çağrıda bulundu: “Bu dönem de hem Petrol-İş hem de Gebze Sendikalar Birliği olarak 1 Mayıs’ı Gebze’de kutlayacağız. Yaptığımız toplantıda DİSK’e bağlı sendikalarımız yoktu. Onların da bu bölgede kutlayacaklarına inanıyorum. Biz burada başta işçi ve emekçiler olmak üzere, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla görkemli bir 1 Mayıs kutlayacağımıza inanıyoruz. Biz Gebze’de derneklerin, siyasi partilerin temsilcileriyle iyi anlaştığımıza inanıyoruz. Buraya ilçemizdeki bütün halkı da davet ediyoruz. İstanbul’dan ve Kocaeli’den katılacak sendikalarımız var. 1 Mayıs’tan birkaç gün önce hepsiyle genel bir toplantı yapacağız. Gelin beraber bu güzelliği birlikte yaşayalım.”

‘BÖLGEDE BARIŞI VE HUZURU İSTİYORUZ’

Ortadoğu’daki gelişmelere dikkat çeken Süleyman Akyüz, “Suriye’nin, Irak’ın karışması bölge halkına ve bize hiçbir zaman huzur vermez. Müdahale olmalı mıydı, olmamalı mıydı, orada olalım mı olmayalım mı bu başka bir şey. Ülkemize ve ülke insanına tehdit oluşturan bir durum varsa tabi ki ona müdahale edilmeli. Ama buraya gelene kadar neredeydik? Bu yaşanmalı mıydı? Bunu sorgulayan yok” dedi.

“Emperyalistler insanları öldürtüyor, silah satıp parasını alıyor, yetmiyor çıkarsa yer altı ve yer üstü kaynaklarını savaş tazminatı olarak kendisine bağlıyor” diyen Akyüz şöyle devam etti: “Emekçiler olarak üzülmemek mümkün mü? Zengini o bölgeden kaçıyor. Olan, oradan kaçamayan fakir halka oluyor. Çocuklara, kadınlara oluyor. Bu ülkenin evlatları orada. Zenginlerin çocukları orada mı? Yine yok. Orada ölen halk fakir halk. Savaşan fakir çocukları. Parayı alan da başkaları. Dolayısıyla biz o bölgede bir an önce, ülkelerin kendi sınırlarında kalarak, toprak bütünlüklerine dikkat ederek ve halkların kendi yönetimini seçmesini de sağlayarak demokratik bir şekilde yaşamasını istiyoruz. Barışı ve huzuru istiyoruz. İşçi savaş olsun olmasın diye takım tutar gibi tartışmaz. Bizim işçimizi yönetenler iki değerden iyi vuruyor. Manevi ve milliyet değerler üzerinden. Tabi ki herkes vatanını sevecek, bir noktasını dahi kimseye vermek istemeyiz, bu başka bir şey. Ama biz insani değerler üzerinden yürünmesini isteriz. Orada yapılanlar da eğer ülke için yapılıyorsa siyasi malzeme olarak kullanılmasını kabul etmemiz asla mümkün değil.”

ŞEKER FABRİKALARI HALKIN HİZMETİNE SUNULMALI

Süleyman Akyüz gündemdeki konulardan biri olan şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin ise şunları söylüyor: “Petrol-İş olarak, ANAP döneminde özelleştirmenin bize yaşatacaklarına ilişkin kitap yazdık. Özelleştirmelere ilk karşı çıkan sendikalardan biriydik. Kamu kurumlarına gidip yatıyorlar denildi. Halkı buna inandırdılar. PETKİM’inden Sümerbank’ına bu kurumlar özelleştirilmeden önce devlet bütçesine para pompalayan kurumlardı. Devlet bütçesine akan bütün kanalları durdurmuşuz. Ne yaptı devlet? Vergileri artırmaya başladı. Neredeyse soluduğumuz havayı bile vergilendirerek o açığı kapatmaya çalıştı. Özelleştirmeleri, üretimi artıracak, istihdam sağlayacak, enflasyon düşecek şeklinde servis ettiler. Ama o işletmelerin hiçbiri ya çalışmadı ya zarar etti. Çalıştırılmayan işletmelerin toprakları ranta kurban gitti. Bu fabrikaların da bir an önce ülke sanayisine kazandırılmasını, halkının hizmetine sunulmasını istiyoruz.”


İŞÇİLERDEN ÇAĞRI: AİLELERİMİZLE BİRLİKTE KATILALIM

Gebze’de Petrol-İş’in örgütlü olduğu işyerlerinden sendika temsilcileri de iş cinayetlerine karşı, çalışma koşullarının düzeltilmesi için, OHAL’in kaldırılması için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağını belirtti. Gebze halkına çağrı yapan temsilciler, “1 Mayıs’ta ailelerimizle katılıp taleplerimizi dile getirelim” dedi.

‘İŞÇİLERİN ÖRGÜTLENMESİ İÇİN...’

Abdulkadir Kanca - Novares (Mecaplast) Grup Otomotiv Yan Sanayi Baştemsilcisi: Bütün taleplerin özgürce haykırılması, yanıt bulması ve halkın benimsemesi için baskıların son bulması ve OHAL’in kaldırılması gerekiyor. İş cinayetleri, çalışma koşullarının ağır olması, mobbing gibi sorunların ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Ve insanca yaşayabileceğimiz, ailemize bakabileceğimiz bir ücret istiyoruz. 1 Mayıs’a da ailelerimizle katılıp bu taleplerimizi dile getirmek istiyoruz. Biz sendikalı olduğumuz için örgütsüz olan işyerlerine göre yaşadığımız sorunları daha hızlı çözebilme şansına sahibiz. Şartlarımızın daha iyi olması için mücadele edeceğiz ama örgütsüz olan işyerlerindeki işçileri sendikalı yapmak temel taleplerimizden biri.

‘ÖRGÜTLENME HAKKI ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILSIN’

Kenan Yıldırım - Alpla Plastik Merkez Fabrika Baştemsilcisi: 13 yıldan beri Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren, sendikalı 95 işçinin çalıştığı bir fabrika. Plastik şişe ürünlerini üretiyoruz. Arkadaşlarımızla şimdiden 1 Mayıs üzerine konuşmaya başladık. 1 Mayıs’ın bir meydanda toplanıp konuşmaları dinlemekten ibaret olmadığını ısrarla anlatıyoruz. Tüm işçilerin, memurların, ev kadınlarının katılması için çağrı yapıyoruz. Ülke son yıllarda OHAL’le yönetiliyor. OHAL’in kaldırılması gerekiyor. Özellikle örgütlenme süreçlerinde bütün işyerleri birtakım sıkıntılar yaşıyor. Örgütlenme hakkı önündeki engellerin kaldırılması talebimiz var.

‘OHAL’İN KALDIRILMASINI İSTİYORUZ’

Mustafa Tokul – Ravago Petrokimya İşyeri Baştemsilcisi: Ülkedeki OHAL’in kalmasını istiyoruz. Demokrasiyle yönetildiği söylenen bir ülkede OHAL’in uzatılması doğru değil. Emeklilik hesaplarında birçok hak kaybı olacak, vergi oranlarındaki adaletsizliklere karşı meydanlarda taleplerimizi haykıracağız. Uluslararası tek kutlanan bayram 1 Mayıs. İşçisinden emekçisine kadınından gencine herkesin katılması gerekir ki Hükümet bizi dikkate alsın.

‘KREŞ TALEBİYLE 1 MAYIS’TA OLACAĞIZ’

Erdem Çağlın - Plascam İşyeri Baştemsilcisi: OHAL’in uzun bir süredir devam etmesinden dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Her kesimin etkilendiği bir durumdayız. Tabi ki işçiler de bundan haklarına yönelik saldırılarla, torba yasalarla nasibini alıyor. Bir diğer sorunumuz uzun zamandır gündemde olmayan esnek çalışma. Bizim işyerlerimizde esnek çalışmayı uygulamaya çalışıyorlar. Tabi sendikalı yerler buna direnç gösterebiliyor ama maalesef örgütsüz olan fabrikalarda bu uygulanıyor. Haksız yere işten çıkarmalar devam ediyor. İş kazaları devam ediyor. OHAL süreci de yaramıza merhem olmuyor, daha çok acıtıyor.
Çalışma koşullarımızın daha iyi olması için, ücretlerin yükseltilmesi için, iş kazalarının son bulması için 1 Mayıs’ta olacağız. Bizim fabrikada özellikle kreş talebimiz var. 1 Mayıs meydanlarında sadece ekonomik talepler değil, siyasi taleplerimizi de haykırmamız gerekiyor. Çünkü o meydanlar biz işçilerin meydanları. Çünkü biz, ırk, cins, din, dil ayrımı yapmadan o meydanlara çıkıyoruz. Bu dönemde özellikle işçinin en çok ihtiyacı olan şey birlik.

‘ÖRGÜTSÜZ ARKADAŞLARIMIZ İÇİN...’

Dursun Karatal – Trelleborg F2 İşyeri Baştemsilcisi: Düzce’de Gebze’de ve Tokat’ta bir fabrika var. Gebze ve Düzce’de 350 işçi çalışıyor. Tokat’ta da örgütsüz 130 işçi var. Aldığımız ücretlerden sosyal haklara, iş kazalarına kadar örgütsüz fabrikalarla aramızda fark var. Biz hafta içi mesaileri yüzde 100 zamlı alırken, Tokat’taki arkadaşlarımız yüzde 50 zamlı alıyor. Aile yardımı, 4 ikramiye alamıyor. Örgütsüz fabrikada iş kazaları yaşanıyor. Eğitimler kağıt üzerinde yapılıyordu. Tüm bunlar için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız.

‘İŞ KAZALARININ SON BULMASI İÇİN...’

Ramis Yaman – Polin Su İşyeri Temsilcisi: Kimyasal ortamda çalışıyoruz. Havalandırmalar yetersiz ve denetimler yapılmıyor. Çalışma saatleri uzun, iş kazaları yoğun. El kesme, sıkışma gibi iş kazaları yaşanıyor. İşçiler tarafından havalandırma sorunu dile getiriliyor ama devlet tarafından denetim yapılmasını talep ediyoruz. Vergiler cebimizi ciddi bir şekilde etkiliyor. Örgütlenmemiz önünde engeller var. OHAL’le değil demokratik bir şekilde yönetilmek istiyoruz. Örgütlenmek isteyen işten atılıyor. Dava açıyor, yıllar sürüyor. 1 Mayıs’ta bu taleplerimizi dile getireceğiz.

‘ASGARİ ÜCRETLİ NİYE 4 ÇOCUK YAPSIN?’

Uğur Saraç – Tekno Kauçuk İşyeri Baştemsilcisi: Yazaki Volkswagen’in parçalarını üretiyoruz. Şu anda 350 işçi çalışıyor. Asgari ücretin 1600 lira olup da kiraların 1000 lira olduğu bir ülkede bir işçinin memnun olma şansı yok. Üstelik asgari ücretliden bir de vergi alınıyor. Ayrıca işsizlik var memlekette. 4 tane çocuk yapın diyorlar. Asgari ücretle geçinen bir adam 4 çocuğu niye yapsın. Bir de emeklilik yaşı var. Bizi mezarda emekli etmek istiyorlar. Tüm bu sorunlara karşı 1 Mayıs’a sadece işçilerin değil, eşlerimizin, çocuklarımızın, memurların, öğrencilerin yani herkesin katılması gerekiyor.

‘GREV HAKKIMIZ İÇİN...’

Yaşar Özsoy – Ravago İşyeri Baştemsilcisi: 3 yıldır sendikalıyız. Sendikalı olduktan sonra koşullarımızda yüzde 70 iyileştirme oldu. Esas problemler, sendikalı olmayan yerlerde yaşanıyor. 1600-1700 liraya çalışıtırılıyorlar. Bizim şu an grev hakkımız yok. Fabrikanın önünde 3 kişi bir araya gelip bir şey konuşamıyoruz. Örgütlenme çalışması kapsamında bir fabrikanın önüne gittiğimizde hemen polis geliyor. Tüm bunlar OHAL’den dolayı. Sendikalı olmadan ben de 1 Mayıs’ı bilmezdim, gitmezdim. 1 Mayıs meydanlarında bizler mutlaka olmalıyız. Şu grubun bu grubun değil, işçi sınıfının o meydanlarda olması lazım. Ailelerimizle birlikte gelelim, bayram havasında yaşayalım.

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Nisan 2018 18:41
www.evrensel.net