Demokratik Katılımcı Hekimler Grubu: Hekimlerin sesi olacağız

İzmir Tabip Odasının bu hafta sonu yapılacak seçimlerinde yönetime talip olan Demokratik Katılımcı Hekimler, neden aday olduklarını gazetemize anlattı

Metehan UD
İzmir

İzmir Tabip Odasının bu hafta sonu yapılacak seçimlerinde yönetime talip olan Demokratik Katılımcı Hekimler, “Hekimlerin özlük haklarını, mesleki etik değerleri, halkın sağlık hakkını önceleyen, OHAL’de yaşanan sorunları görmezden gelmeyen ve iktidarla benzer bir dil kullanmayan oda yönetimi için adayız” dedi.

Demokratik Katılımcı Hekimler, 15-16 Nisan’da yapılacak genel kurula ‘Çağdaş, laik ve demokratik bir ülkede barış içinde onurlu ve iyi hekimlik’ sloganıyla hazırlanıyor. TTB Merkez Konsey üyesi de olan Prof. Dr. Funda Barlık Obuz’un başkan adaylığındaki listede, Op. Dr. Fatih Sürenkök, Op. Dr. Hakan Köse, Op. Dr. M. Lütfi Çamlı, Uzm. Dr. Firdevs Çetin Uysal, Doç. Dr. Nergül Çördük ve Dr. Nuri Seha Yüksel yer alıyor.
Gazetemize konuşan Demokratik Katılımcı Hekimleri Grubu neden aday olduklarını anlattı. Prof. Dr. Funda Barlık Obuz, hükümetin son 15 yıldır uyguladığı sağlık politikalarının nitelikli sağlık hizmetine ulaşımı engellediği gibi hekimlerin de pek çok sorunla karşı karşıya kalmasına neden olduğunu belirtti. Obuz, artan iş yükü, uzun ve yorucu çalışma koşulları nedeniyle hekimlerin yıprandığını ve tükenmişlik yaşadığını dile getirdi.

OHAL’DE YAŞANAN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELMEYEN BİR ANLAYIŞ

Hükümetin 2014 yılından beri söz verdiği ancak yerine getirmediği fiili hizmet zammının hayata geçmesi için çaba sarf edeceklerini belirten Obuz “Bizler Demokratik Katılımcı Hekimler Grubu olarak, hekimlerin özlük haklarını, mesleki etik değerleri, halkın sağlık hakkını önceleyen ve OHAL’de yaşanan sorunları görmezden gelmeyen bir yönetim anlayışı içinde olacağız. Tüm meslektaşlarımızı kapsayan bütün hekimlere eşit mesafede olan bir yönetim oluşturacağız” dedi.

AİLE HEKİMLERİNİN SESİ OLACAĞIZ

Dr. Nuri Seha Yüksel de aile hekimlerinin iş yüklerinin her geçen gün arttığını belirterek, ‘müşteri memnuniyeti’ yaklaşımının aile hekimleri üzerinde baskı yarattığını anlattı. Bu sorunların aile hekimliğinden verilen hizmetlerin aksamasına ve hekimlerin motivasyonunun düşmesine neden olduğunu ifade eden Yüksel  şunları söyledi “Aile hekimleri çok dağınık çalışıyor. Bir araya gelerek, karşı koyma imkanları olmuyor. Bizler yönetime geldiğimizde aile hekimlerinin tümünü kapsayan, sorunlarımızı daha yüksek sesle dile getiren bir çalışma içinde olacağız.”  

SAĞLIĞA YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI ADAYIZ

İzmir Tabip Odasının mevcut yönetimine eleştiriler getiren Op. Dr. Hakan Köse de, mevcut yönetimin sağlıkta dönüşüm programı, alternatif ve tamamlayıcı tıp, TTB’ye yönelik saldırılar, asistan kıyımlarında ve güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan hekimler konusundaki yanlış yaklaşımlarından dolayı yönetime aday olduklarını söyledi. Bu sessizlik ve karşı durmama tavırlarının İzmir hekim camiasında yarattığı negatif tutumu kırmak istediklerini ifade eden Dr. Köse “Daha katılımcı, daha demokrat, ülkenin sağlık politikaları ile ilgilenen bir tabip odası yaratmak istiyoruz” dedi.

HEKİMLERİN SESİ OLAN BİR ODA

Binlerce hekimin ihraç edildiğini, akademisyenlerin üniversiteden atıldığına dikkat çeken Op. Dr. M. Lütfi Çamlı da şunları söyledi “Birçok yeni mezun genç hekimin güvenlik soruşturmaları nedeniyle atamaları yapılamadı. Bu arkadaşlar diplomalarını alamadıkları için herhangi bir yerde çalışamıyorlar. İzmir Tabip Odası mevcut yönetimi bu hekimlerle herhangi bir dayanışma içerisine girmedi. Bir meslek odası üyelerini koruyup, destek olmayacaksa neden var?” diye sordu.

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Nisan 2018 22:31
www.evrensel.net