Bilgen: Akkuyu Ruslara tanınan  bir kapitülasyondur

Bilgen: Akkuyu Ruslara tanınan bir kapitülasyondur

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, 'Akkuyu adeta Osmanlı tarihinde Fransızlara tanınan kapitülasyonlar gibi Ruslara tanınan bir kapitülasyondur' dedi. 

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Parti Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilgen, ilk olarak “6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü” olması vesilesiyle öldürülen gazetecileri andı. Meclis Genel Kurulunda AKP’nin konuşma sürelerini kısaltan grup önergesinin işleme konmaması üzerine yaşanan krize değinen Bilgen, “Meclis Başkanının İç Tüzüğü yok sayan yaklaşımı bu durumun ne kadar sıradanlaştığının göstergesidir. Bu tavır aslında muhalefetin konuşmasına karşı bir tahammülsüzlüktür” dedi. 

Seçim tartışmalarına değinen Bilgen, “Siyasi rekabet de Başakşehirspor’un müsabakalarına benziyor. Para varsa, güç varsa ne taraftara ne kurala ihtiyaç var, her şey mübah. Bu anlayış Türkiye siyasetine egemen olmuş durumda” dedi.  

‘OSMANGAZİ’DEKİ MANZARA OHAL SÜRECİNİN ÖZETİ’

Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde 4 akademisyenin bir başka akademisyen tarafından öldürülmesini ise “OHAL sürecinin özeti” sözleriyle değerlendiren Bilgen şunları söyledi: 

“Bir ülkenin güvenlik politikasını ihbarcılık üzerine kurmanın bedelini 4 kişi hayatıyla ödedi. Üniversiteleri böyle yönetiyorsanız ülkeyi nasıl yönetirsiniz? Bu manzara bir kez daha dün ortaya çıktı. Akademisyenler, muhtarlar herkes ihbarcılığa özendiriliyor. Bu da bırakın gerçek suçluların tespit edilmesini ağır mağduriyetleri beraberinde getiriyor.” 

OHAL sürecinin başka ağır bedellerini farklı toplumsal kesimlerin yaşamaya devam ettiğini belirten Bilgen, “Taşeron düzenlemesi KHK ile yapıldı. Biz o zaman da bu yöntemin doğru olmadığını söylemiştik. Pratik de ortaya koydu ki reklam edildiği gibi bir durum yokmuş. İşi daha da karmaşıklaştıran, eşitlikle bağdaşmayacak partizan yaklaşımların zemini oluşturuldu” diye konuştu. 

FATURAYI TOPLUM ÖDÜYOR 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hükümetin ekonominin iyi olduğuna ilişkin açıklamalarına değinen Bilgen şunları söyledi: “Bu kaos içinde ekonomi yönetimi risk oluşturmaya devam ediyor. Döviz kritik sınırları da aştı. Cumhurbaşkanı bu sorunu ekonomi bürokrasisine, Merkez Bankası yönetimine fatura ederek işin içinden çıkıyor. Merkez Bankası nasıl çalışır bu bellidir. Cumhurbaşkanı da  bunu iyi bilir. İster Cumhurbaşkanı haklı olsun ister ekonomi bürokrasisi, bunun faturasını bütün toplum ödüyor. 

Bu yanlış ekonomi politiğin bir uzantısı olarak da Akkuyu’daki şov, tören sırtımıza bir kambur olarak deklare edilmiş oldu. Bu adeta Osmanlı tarihinde Fransızlara tanınan kapitülasyonlar gibi Ruslara tanınan bir kapitülasyondur. 7 yıl öncenin dolar kuruyla yapılan bir satın alma anlaşmasının toplum yararına olduğuna ikna etmenin imkanı yoktur. Dolayısıyla bu şov, bu anlaşma Rusya’nın rüyası olabilir, ancak Türkiye toplumunun ve ekonomisinin yararına değildir. Hem ekonomik olarak büyük riskler içeriyor hem de nükleer santrallerin riskleri dolayısıyla. Avrupa ülkeleri de ya kapatıyorlar nükleer santralleri ya da kuruluş hazırlıklarını durduruyorlar.” 

TOPLUM BÖLÜNÜYOR 

Düğünlerde Kürtçe türkü söyledikleri ya da sarı-kırmızı-yeşil renkler taşıdıkları için gözaltına alınan düğün sahiplerine ve müzisyenlerin durumuna da değinen Bilgen, bunun toplumu bölmek anlamına geldiğini belirtti. Bilgen, “Renkler nasıl doğanın parçasıysa türküler de toplumun, kültürün parçasıdır. Bu tip yaklaşımlar gerilime kamplaşmaya hizmet eder. Eşit yaşama hizmet etmez” diye konuştu. (ANKARA)

Foto: AA

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Nisan 2018 20:14
www.evrensel.net