Ücretli öğretmenlik ‘ak borsaya’ düştü

Ücretli öğretmenlik ‘ak borsaya’ düştü

Ücretli öğretmenlerin, sözleşmeli öğretmen olabilmek için gireceği mülakatın şartlarını içeren torba tasarı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçti.

Eylem NAZLIER
İstanbul

Binlerce öğretmeni ilgilendiren torba yasa tasarısında 2017-2018 eğitim-öğretim yılında görevlendirilmeyen öğretmenlerin mülakat başvurusu yapamayacağı şartı olması tepki çekti. Yıllarca güvencesiz, hatta asgari ücretin altında bir ücrete çalışmak zorunda bırakıldıklarını anlatan ücretli öğretmenler, yeni tasarı ile kadrolaşma ve torpilin önünün açıldığına dikkat çekti. Tasarıda yer alan aktif çalışma şartının kendi ellerinde olmadığını belirten ücretli öğretmenler, bu yıl atama yapılacağı bilindiği için torpili olmayan kimseye ücretli öğretmenlik verilmediğini aktardılar.

‘BİZDEN DAHA DÜŞÜK MAAŞ ALAN YOK’  

2003 yılında İnönü Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği’nden mezun olan Hasan Çakır, 10 sene İstanbul’da ücretli öğretmenlik yapmış. “Türkiye’de ücretli öğretmenden daha düşük maaş alan meslek gösteremezsiniz” diyen Çakır, çok sevdiği mesleğini 2014 yılında bıraktığını aktararak şunları söyledi: “Ücretli öğretmen, öğretmen bile değil ki. Memur statüsünde değilsin.30 saat tam derse girsen bile taş çatlasa alacağın maaş 1400 TL.  Sigortamız 15 gün yatıyor, ama daha az yattığı da oldu. Ben 10 yıl çalıştım ücretli öğretmen olarak toplam 1500 gün sigortam yatmış. Maaş yarım, sigorta yarım.Yaz tatilleri, sömestr tatilleri, resmi tatillerde maaş yok. Allahtan eşim kadrolu yoksa geçinemeyiz.”

‘İNŞALLAH ÖĞRENCİMİN EVİ ÇIKMAZ’

Ücretli öğretmenlikten başka işler de denediğini söyleyen Çakır, “Bayburt’ta çobanlık yaptım. Çiftlikte, otoparkta, inşaatlarda çalıştım. İlk zamanlar çok zorlanıyorsunuz ama alışıyorsunuz. İnşaatta çalışırken gittiğimiz yer  ‘inşallah öğrencimin evi çıkmaz’ diyorsun. Psikolojik bir etkisi oluyor” diye konuştu.

‘ÖĞRETMEN DEĞİL ÜCRETMENİM’

Çakır son olarak şunları söyledi: “Türkiye’deki eğitim sisteminin canı çıktı selası okunuyor. Eğitimde planlama hatası, bizim değil hükümetin hatası. Yıllarca soruları çaldırdılar, el altından atamalar yapıldı. Biz 40 yaşlarına gelen insanlarız. 40 yaş üzerindeki öğretmenlik vasfına sahip arkadaşların ve devlette 5 yıl çalışan öğretmenlerin kadroya alınması bizim talebimiz. 15 sene oldu ben mezun olalı, hala ne olduğum belli değil. Öğretmen miyim değilim. Aslında ücretmenim.”

‘3 YILDIR GÖREV VERİLMİYOR’

Hatay’ın Samandağ ilçesinde yaşayan Gönül Beyaz, 2000 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Almanca Öğretmenliği’nden mezun olmuş. 2015 yılına kadar Türkiye’nin en ücra köylerinde öğretmenlik yaptığını aktaran Beyaz, “Annem beni iğne oyası işleyerek okuttu. Ben vatanıma ve bayrağıma aşık bir insanım. Ben öğretmenlik yapmak istiyorum. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurmama rağmen 3 yıldır bana görev çıkmıyor. Gidiyorum araştırıyorum, bakıyorum. 2 yıllıklar bizim yerimize çalışıyor. Atama için 2017-2018 çalışma zorunluluğu getirdiler. Ben 3 yıldır başvuru yaptığım halde iş verilmiyor” dedi.

Beyaz, annesinin yaşlılık maaşıyla 3 yıl geçindiğini, annesinin 6 ay önce vefat ettiğini belirterek  “Hasta bir ablam var. Evi geçindirmek zorundayım. Ben evde oturmak için öğretmen olmadım. Bizim burada çiftçilik yapılabilir, zor koşullarda mecburi yapacağım. Ekonomik özgürlüğüm olmadığı için evlenmeğe de cesaret edemedim” diye konuştu.

‘ŞARTSIZ ATANMAK İSTİYORUZ’

“Ne yapayım siz söyleyin intihar mı edeyim? Aç mı kalayım” diye soran Beyaz yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle anlatıyor: “Allah şahit 3 yıl boyunca başvurduğum halde çağırmadılar. Şimdi ne yapacağım bilmiyorum. Ben okulumu derece ile bitirdim. 15 yıllık tecrübe kazanmış insanlarız, öğretmenleriz. Aktif çalışma şartı ile sevdiğimiz meslek elimizden alınıyorlar. Bu maddelerin kaldırılmasını istiyoruz. Bizler yıllarımızı verdik. Onurumuz kırıldı. Şartsız bir şekilde atanmak istiyoruz.”

TORPİLİ OLMAYANA YOK

“AKTİF çalışma durumu ücretli öğretmenlerin isteği doğrultusunda olmuyor” diyen Çakır, “Ücretli öğretmenler okullarda açık pozisyon olması durumunda, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuran kişiler arasından seçiliyor. Boş pozisyonlara başvuru yapan kişilerin yüzde 70’i zaten görev alamıyor. Bu yıl Düzce Milli Eğitim Müdürlüğü’ne müracaat ettim. Fakat daha ücretli öğretmenlik çıkmadı. Görev verilmezse bu yasadan faydalanamayacağım. Düzce’de ön lisans mezunu 75 yurttaşın çalıştığını öğrendim. Öğretmen dururken su ürünleri mezunları, kanatlı hayvan yetiştiricileri, büyük ve küçük hayvan yetiştiricileri alınmış. Ben 10 sene ücretli öğretmenlik yaptım ama bu sene kara borsaya düştü bu iş. Kadro verileceği için torpili olmayan hiç kimseye ücretli öğretmenlik verilmiyor” dedi. 

Atamaların adaletli bir şekilde yapılmadığını da anlatan Çakır, “Adrese teslim bir alım yapılıyor.  2014’te aktif çalışmayı bıraktım, 2016’ta KPSS’ye girdim. Mülakatta 93 puan alan arkadaşlarımız elendi. 50 puan alan adamı mülakatta 100 puan verilerek torpille geçirdiler. Bu sınavın geçerliliği yok” dedi.

‘BU YIL ÇALIŞMAYANLAR BAŞVURU YAPAMAYACAK’

Ücretli öğretmenlerin sözleşmeli öğretmen olarak atanması için gereken şartlardan bazıları:

  1. Başvuru yapacak ücretli öğretmenin 2017-2018 eğitim öğretim döneminde ücretli öğretmen olarak görev yapması gerekiyor. Yani bu sene ücretli öğretmen olarak çalışmayanlar başvuru yapamayacak.
  2. Başvuru yapacak olan ücretli öğretmenin az 540 gün sigorta priminin ödenmiş olması gerekli. 
  3. KPSS’de MEB tarafından belirlenen taban puanı alma şartı.

‘ÖĞRETMENLERİN UMUTLARI YOK EDİLİYOR’

Feray Aytekin Aydoğan

Bir ülkenin öğretmen yetiştirme ve atama politikası olması gerektiğini vurgulan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, mezun olan öğretmen adaylarının atanma güvencesi olmasını ve tüm öğretmenlerin kadrolu olarak istihdam edilmesi gerektiğini belirtti. Ücretli öğretmenlerin atanmasına dair sürecin, güvencesiz çalıştırmanın normalleştirilmesini amaçladığına dikkat çeken Aydoğan “Ücretli bir öğretmenin atanmasının koşulunun sigortalı 540 iş günü üzerinden belirlenmesi, öğretmenlerin en az 5 yıl güvencesiz, asgari ücretin dahi altında çalıştırılması anlamına gelmektedir.Mili Eğitim Bakanının son açıklamasında ‘ücretli öğretmenlerin atanmasında KPSS’nin esas alınacağının’ belirtmesi ve taban puanın 50 olarak  belirtilmesi liyakatin reddinin, kadrolaşmanın atamalarda esas olarak alınacağını net bir şekilde göstermektedir.”

KPSS KRİTER OLAMAZ

Öğretmen yetiştirmenin bir süreç olduğunu özetle öğretmen yetiştirme ve istihdamında KPPS’nin bir kriter olamayacağına dikkat çeken Aydoğan “Sürecin bütününe dair eksikliklerin giderilmesi esastır. Kaldı ki yaşanılan kopya skandalları ile genelde sınavlara, özelde KPSS sınavına ilişkin de toplumun genelinde büyük bir güvensizlik oluşmuş durumdadır. Yıllarını sınava hazırlanmak için harcayan öğretmen adaylarının hakları gasp edilmiştir” dedi. 

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Nisan 2018 20:53
www.evrensel.net