Soma madenci ailelerinden davayı sahiplenme çağrısı

Soma madenci ailelerinden davayı sahiplenme çağrısı

Soma madenci aileleri 'Devlet bu davayı unutturmak içen elinden geleni yaptı, biz unutturmayacağız' diyerek davayı sahiplenme çağrısı yaptı.

Metehan UD
Soma

301 madencinin ölümüyle sonuçlanan Soma Katliamı ile ilgili açılan ceza davası yarın kaldığı yerden devam edecek. Katliamın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen süren davada yüzlerce ailenin gözü kulağı hakimin vereceği kararda. Hakimlerin ve savcıların tek bir adamın önünde eğildiği ülkede adalet beklenemeyeceğini vurgulayan işçi aileleri, "Herhangi bir ülkede böylesi bir katliam olursa yöneticiler istifa eder ve yargılanır ama bizim ülkemizde katliamı yapanlar ödüllendiriliyor. Samanlıkta iğne aramak gibi bizim adalet arayışımız” diye konuştu. Öte yandan “Soma Davası'na sahip çıkılırsa Türkiye'de adalet tecelli etmiş olacak ama devlet bu davayı unutturmak adına elinden geleni yaptı, biz unutturmayacağız" diyen aileler, davayı sahiplenme çağrısında bulundu. 

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde Can Gürkan, Ramazan Doğru, Akın Çelik, İsmail Adalı ve Ertan Ersoy’un tutuklu; 46 sanığın ise tutuksuz yargılandığı Soma iş cinayeti davası yarın devam edecek. Dava sürecini değerlendiren madende yaşamını yitiren işçilerin aileleri, uzayan duruşmalardan ve kamu görevlilerinin yargılama sürecine dahil edilmemesinden dolayı adalet beklentilerini kaybettiklerini dile getirerek yeni işçi cinayetlerinin yaşanmasını engelleyecek emsal bir karar için davayı sürdürdüklerini ifade etti. 

‘ENDİŞELERİMİZ VARDI VE HAKLI ÇIKTIK’

Oğlunu kaybettiği madenden emekli olan İsmail Çolak hükümetin yargıya olan müdahalelerinden dolayı adalete olan güvenlerini yitirdiklerini belirterek "Duruşmadan adaletli bir karar çıkmasını da beklemiyorum. Bu süreçte kanunların, yargının suçlunun yanında olduğunu gördük. Duruşmanın ilk heyeti baskı ile yerlerinden edildi ve Elbistan'da toprak altında kalan madencilerin failleri için para cezası veren bir hakim atandı. Dava sürecine dair endişelerimiz vardı ve de haklı çıktık. Biz olayın başından beri takip eden heyetin karar vermesini istiyorduk" dedi. 

‘YARGIYA BASKILAR VAR’

Mahkeme heyetinin bir yıldır davayı içeriklerini bilmedikleri bir gizli dosyadan dolayı oyaladığını da ekleyen Çolak şunları söyledi: "Bizim çocuklarımızı geri getirme şansımız yok ama biz bu davayı madende ve diğer iş kollarındaki işçiler benzer durum yaşamasın diye sürdürüyoruz. İşveren ve devlet yükümlülüklerini yerine getirmiyor ve aşırı kâr hırsına çocuklarımızı kurban veriyoruz. Bu davada sadece 5 tutuklu suçlu değil, bunun kamu görevlileri var.  Bir kamu görevlisi bile yargılanmıyor. Bu duruşmada bile yeni tahliyeler olabilir. Gidişat bu, yargıya baskılar var. Emsal bir karar çıkması için çabamız sürecek". 

‘ADALET DUVARDAKİ YAZI İLE SINIRLI KALMASIN’

Adaletin kendileri için mahkeme duvarındaki bir yazı ile sınırlı kaldığını ifade eden Elmas Kaya ise, "O yazı hiçbir zaman yere inmeyecek. Biz bu insanların asılmasını istemiyoruz sadece cezalarını çeksinler. Davayı devlet ile işveren kendi arasında lastik top gibi oynatıyor. Bu şekilde 5 seneyi dolduracaklar, hepsini çıkaracaklar. Önümüzdeki duruşmada bile bırakılmayacaklarının garantisi yok. Bizi de aptal yerine koyuyorlar. Biz bir daha bu şekilde can mahkemesinin kurulmasını istemiyoruz. Ne çocuklarımız ölsün ne de anneleri, babaları yıllarca adalet beklemesin. Artık huzurlu yaşasın herkes. Kimse birilerinin açgözlülüğü yüzünden dolayı ölmesin, eceli ile ölsün" diye konuştu. 

‘İŞÇİLER DAHA GÜVENLİ ÇALIŞSIN’

Hakimlerin ve savcıların tek bir adamın önünde eğildiği ülkede adalet beklenemeyeceğini vurgulayan Gülsüm Çolak ise şunları söyledi: "Gerektiğinde hakimlerin ve savcıların devleti yargılaması lazım. Herhangi bir ülkede böylesi katliam olursa yöneticiler istifa eder ve yargılanır ama bizim ülkemizde ödüllendiriliyor. Onun için benim adalete güvenim kalmadı. Samanlıkta iğne aramak gibi bizim adalet arayışımız. Bizim çocuklarımız yine geri gelmeyecek ama ağır şartlarda çalışan işçiler güvenli çalışacak. Soma Davası'na sahip çıkılırsa Türkiye'de adalet tecelli etmiş olacak ama devlet bu davayı unutturmak adına elinden geleni yaptı, biz unutturmayacağız." 

‘YENİ 301'LER YAŞANMASIN DİYE’

Naciye Kaya ise adalete olan inançlarını bu süreçte kaybettiklerini belirterek, "Yeni 301'ler olmasın diye mücadelemiz devam ediyor, edecek de son kişi kalana kadar. Benim daha önce abim de öldü madende. Onda tutuklu bile yok. İş cinayetlerinde tutuklu olanlar birer ikişer dışarı çıkıyor, beraat ediyor. Tutuklu kalmayacak nerdeyse. Bu süreçte devletin de tutumu değişmedi, söz de önlem aldık diyorlar ama cinayetler devam ediyor. Adaletsizlik ülke genelinde diz boyu. Artık bunların ellerini yargı üzerinden ellerini çekmeleri gerekiyor. Kim suçlu ise en tepeden en aşağıya kadar herkes cezasını çekmeli, bir kaç kişinin üstüne yıkılarak kurtulmasınlar. 301 kişi boşa ölmüş olmasın" diye konuştu.
 

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Mart 2018 13:27
www.evrensel.net