Yargıtay Perihan Mağden'e verilen tazminat cezasını bozdu

Yargıtay Perihan Mağden'e verilen tazminat cezasını bozdu

Yazar Perihan Mağden'e Acun Ilıcalı'nın kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle verilen tazminat cezası Yargıtay tarafından bozuldu.

Yazar Perihan Mağden'e gazeteci Hakan Gence'ye verdiği röportajda Acun Ilıcalı'nın kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle verilen 5 bin lira tazminat cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yargıtay kararında, Ilıcalı'nın topluma mal olmuş birisi olduğunu ve eleştirilere katlanma yükümlülüğü bulunduğu vurgulandı. Mağden’in avukatı Veysel Ok, Yargıtay’ın kararının ifade özgürlüğü anlamında önemli bir karar olduğunu belirterek, kararın sevindirici olduğunu söyledi. 

Yazar Perihan Mağden’e, Hakan Gence'ye verdiği röportajda Acun Ilıcalı'ya kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada 5 bin lira tazminat cezası verilmişti. İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Aralık 2014'te verilen kararda röportajı yapan Gence de 5 bin lira para cezasına çarptırılmıştı. Mağden ve Gence’nin avukatları para cezasını temyiz etmiş, dosyayı Yargıtay’a göndermişti. İncelemeyi tamamlayan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Mağden ve Gence'ye verilen para cezası kararını bozdu. Yargıtay, bozma ilamında, Anayasa'nın 28. ve Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddeleri ile basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı belirtildi. Bu güvencenin amacının toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesinin gerçekleşebilmesi için olduğu vurgulandı. Bu durumun da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklı olacağına dikkat çekildi. Kararda, basının olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu belirtildi. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunduğu vurgulandı.

İHLAL DEĞİL ELEŞTİRİ 

Yargıtay kararında, basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda, hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına almasının düşünülemeyeceği ifade edildi. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği kaydedilerek, bunun için temel ölçütün kamu yararı olduğu belirtildi. Yazılı ve görsel basının bu işlevini yerine getirirken yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmesi, haberde özle biçim arasındaki dengenin korunması gerektiği aktarıldı. Kararda, basının objektif sınırlar içinde kalarak yayın yapması gerektiği ifade edilerek, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı belirtildi. Davaya konu somut olayda söz konusu röportajın Ilıcalı'nın televizyoncu kimliği ve yaptığı programlar ele alınarak, kişisel düşüncelere yer verilerek yazıldığı anlatıldı. Röportajın eleştiri sınırları içinde kaldığı ve Ilıcalı'nın topluma mal olmuş bir insan olarak eleştirilere katlanma yükümlülüğü bulunduğu ifade edildi. Davanın tümden reddedilmesi gerektiğini belirten Yargıtay, Mağden ve Gence'den alınan 5'er bin liralık tazminatın istek halinde geri verilmesine oy çokluğu ile karar verdi.

‘ELEŞTİRİYİ KORUYAN KARAR’

Mağden’in avukatı Veysel Ok karara ilişkin şu açıklamalarda bulundu, “İfade özgürlüğü anlamında çok önemli bir karar. Çünkü eleştiriyi hatta sert, kırıcı eleştiriyi koruyan bir karar . Siyasetçilere ek olarak televizyon fenomenlerini de kamusal bir kişilik olarak tanımlamış Yargıtay. Ve kamusal kişilerin eleştiri sınırlarının daha geniş olduğunun altını çizmiş. Sonuç olarak Avrupa standartlarıyla uyumlu ve özellikle bu günlerde böylesine güçlü bir kararın çıkması sevindirici.” (İstanbul/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net