Taşeron işçiliğin kendisi işçi sağlığına ters

Taşeron işçiliğin kendisi işçi sağlığına ters

Kartal'dan bir belediye işçisi yazdı: Esnek ve güvencesiz çalışma; düşük ücret, uzun çalışma saatleri, performans sistemi… Taşeron işçi sağlığına ters

İstanbul Kartal'dan bir belediye işçisi

Merhaba Evrensel okurları; 

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda sizlerle biraz dertleşmek istedim. O kadar konu var ki neresinden başlarsak acaba? Gerekli önlemlerin tertibi, ikaz ve uyarıları ekipman ve donanımları kullanmayan ve bu yüzden iş kazalarına maruz kalan işçilerden mi? İşyerinde ustabaşı, şef, amir ve müdüründen, işle ilgili gerekli giyim koruyucu malzemeleri isteyen amirlerden usta başından her defasında fırça yiyen işten atma tehdidi ile karşı karşıya bırakılan işçilerden mi başlasak. 

Ya da işverenlerden veya işverenlerin emrinde çalışan ve artı uzmanlık maaşı alan işçi sağlığı iş güvenliği uzmanlarından mı başlasak? Patronun işverenlerin onaylamadığı bir şeyi uzmanlar nasıl onaylayacak? Şimdi soruyorum sizlere, bu iş böyle değil mi? Ne dersiniz fabrikalarda hastanelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında, maden ocaklarında, tersanelerde, inşaatlarda, belediyelerde, çiftlik ve hayvan barınaklarında, temizlik işlerinde taşeron çalıştırılan her yerde tedbirsizlik ve dikkatsizlik vurdumduymazlık hat safhada değil mi?

RİSK GÖRDÜĞÜN İŞİ ARKADAŞIN YAPTI

Sen yapmazsan ve görevin için gerekli donanımlarını istersen; işçi olarak senin yerine muhakkak bir arkadaşın çıkıp senin yapmak istemediğin tehlikeli riskli işi “Ben yaparım gerek yok bir şey olmaz ustabaşım, amirim” der. Hem kendi hayatını riske edebiliyor, hem de yanındaki işçileri, kader arkadaşlarını zora sokup farkında veya olmayarak kara listeye aldırabiliyor. Sonuçta işverenlerin de işine gelmiyor değil. Tabii ki gerekli uyarılar ikazlar tabelalarda kağıt üstünde var. Fakat fiiliyatta uygulamada maalesef işyerlerinin birçoğu sınıfta kalmış vaziyettedir. Hal böyle olunca “Siz var ya siz veya sen var ya sen bak senin yapmak istemediğin risk gördüğün işi arkadaşın yaptı. Siz nankörsünüz ekmek yediğimiz yere ihanet ediyorsunuz”a geliyor mevzu. Bu garip işçi derdini sıkıntısını kim anlatacak bilemiyorum. Bu şartlarda çalıştığı yerdeki duyarlı ve anlayışla arkadaşlar hariç herkes patronların işverenlerin adamı olmuş. Şöyle doğruları söyleyebilirsen, ondan sonra gör bir anyayı, gör bir de Konya’yı. Taşeron işçiliğin kendisi bir kere işçi sağlığı ve iş güvenliğine ters. Şöyle ki esnek, güvencesiz, düşük ücretle çalışma koşulları; sosyal hak kesintileri, uzun çalışma saatleri, performans sistemi, insanları işçi arkadaşlarıyla yarıştırma ya mecbur bırakma, psikolojik taciz, işveren tazyiki baskı, yıldırma ve bezdirme, işçileri sindirme hareketleri ve diğerleri. Bunlar ruhsal ve bedensel olarak işçi sağlığına ters şeyler değil mi? Giyim, koruyucu eşyalar, ucu demirli iş ayakkabıları, tulum, önlük, iş eldivenleri gerekli malzemeler en ucuz cinsinden. Nasıl olsa diyeceksin ne lüzum var fazlasına, malzemelerin TSE normlarına uyup uymadığı önemli bile değil. Malze-meyi ucuza temin edelim kafi, bunlara dikkat eden işverenleri de ayakta alkışlıyorum bunu da belirtmek isterim. 

AYAKKABIN PATLAR, İSTERSİN VERMEZLER

Ondan sonra ayakkabılarım bir ayda yanlardan patlar, istersin vermezler, kendi kendine dövünüp durursun. Hele işyerlerini temizlemek için alınan temizlik malzemeleri merdiven altı kalitesiz sağlıksız kontrolsüz bir sıvı el sabunu düşünün sıvı sabun değil sanki asfalt zifti mübarek yıka yıka çıkmıyor ellerinden. İnsanım işyerlerindeki havalandırmalar işçinin yemekhanesi mola ve dinlenme yerleri soyunma dolapları banyolar ve WC’ler daha sayamadığım bu ve benzeri şeyler işçi sağlığına girmiyor değil mi! Mesleki risk grubundaki zararlı ve tehlikeli işlerde çalışan ve diğer işçilerin altı aylık bir senelik muayene kontrolleri gerekli tedavileri aşıları işyeri hekimlerinin düzenli işyerlerine gelmesi, işyerindeki işçi kurulları ve komisyonların kurulması bunların takibinin yaptırılması aksi davranan idare ve temizlik personellerinin uyarılması dikkate alınmadığı takdirde yasal işlem başlatılmalıdır. Sistematik olarak kural tanımamazlık; özel sektördeki merdiven altı firmaların işçi maaşlarını bankadan değil de elden veriyor olması işçilerin yaptığı işin branşına göre mesleki isminin SSK’de çaycı, odacı görünüyor olması... Böyle firmaların takibinin yapılıp denetlenmesi ve cezalandırılması hususunda hükümetimize çok önemli görevler düştüğü kanısındayım. 

BEKLEYEREK DÜZELMEZ

İşyerlerinin çok temkinli denetime tabii tutulmaları şarttır. Kaldı ki saydığımız ve sayamadığımız bu tür olumsuzluklardan dolayı yaralanmalar iş kazaları sakatlıklar ölümler ne ilk olur ne de son olur. Gerçi hiçbir ceza  giden canları geri getirmeye yeterli gelmez. Öyle olumsuzluklarda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarına yüklenecek ceza olayın durumu ve boyutuna göre değişirse işçi sağlığı uzmanları o zaman ne kadar mesuliyetli bir iş yaptıklarının farkına varabilirler. Sadece işyerlerinde yangın tatbikatı yapmak demode olmuş acil çıkış senaryoları üretmekle olmaz bu işler. İşçilerin her türlü bilinçlendirilmesi işçinin kullandığı türlü türlü makine, el aletleri, ekip donanım kullanma kılavuzunu işçiye öğretip tatbik etmeli ve eğitime tabi tutmalı. Mesleki yeterlilik istenen branşlarda taşeron firmalarla devreye girip ehliyetlerini almaları sağlanmalı. Seminerler düzenlenmeli tam kapasite işçi sağlığı ve iş güvenliğine uyulmalıdır. Bu işlerle ilgili malzemeler herhangi bir teftiş zamanı için depolarda hazır bulundurulmamalı, devamlı işçinin emrinde olmalıdır.

Bir yandan da bir babayiğit çıksa da şu işleri, işçilere işverenler tarafından yapılan haksızlıkları düzeltse diye bekliyoruz. Arkadaşlar işverenler biz işçilere altın tepside bir şeyler tabii ki sunmayacaklar. Ancak birlik olup tek vücut halinde olabilirsek; işçi sınıfını arkadaşlarını işverenlere şahsi çıkar ve menfaatler için peşkeş çekmezsek; iş yerindeki doğru seçilebilen temsilcilerin yanında durup destek verebilirsek bu işlerin bir nebze dahi olsa düzeleceğine inancım tamdır. Kadın, çocuk, genç ve göçmen işçilerin sayıları giderek artıyor. İşçi sınıfının yüzde 45’i asgari ücretle çalışıyor. Arkadaşlar işverenlerin dernekleri birlikleri vakıfları var, gazeteleri televizyonları radyoları var. Bizim emekten ve tekrar ediyorum tek yürek halinde örgütlenmekten birbirimize sahip çıkmaktan başka şansımız yok. Çünkü biz işçiyiz. Dertlerimiz aynı, sorunlarımız ortak. Kalın sağlıcakla...

www.evrensel.net
ETİKETLER taşeronmektup