İnsanca bir yaşam için yine ve yeniden sosyalizm

İnsanca bir yaşam için yine ve yeniden sosyalizm

Arif Koşar, 100'üncü yılında Büyük Sosyalist Ekim Devrimi'ni yazdı: İnsanca bir yaşam için yine ve yeniden sosyalizm

Arif KOŞAR 

İnsanlık tarihinin en büyük adımlarından birisinin, Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’nin 100. yılındayız. 

Tarihte ilk kez işçi ve emekçi halk yığınları kapitalizmi; yani patronların ve toprak ağalarının egemenliğini yıktı. Onlara zenginlik ve iktidar sağlayan, halkı yoksulluğa, işsizliğe ve adaletsizliğe mahkum eden üretim araçları üzerindeki kapitalist özel mülkiyet ortadan kaldırıldı. Devrimden sonra ilk beyannamede; tüm fabrika, büyük topraklar ve bankalar emekçilerin kolektif mülkü ilan edildi, onların denetim ve yönetimine devredildi.

Böylece ekonomik gelişmişlik düzeyi bakımından geri ve yarı-feodal bir ülke olan Rusya, sadece 20 yıl içinde dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi haline geldi. Bugün AKP yüzde 4 büyüme ile övünürken 5 yıllık planlarla yüzde 350’ye varan büyüme oranları gerçekleştirildi. Bilim, teknoloji, kültür ve sporda tarihi başarılara imza atıldı. Ülke tiyatro, sinema ve kütüphanelerle donatıldı. Bilimsel kurumların sayısı 1929’da 1263 iken 1957’de 2 bin 756’ya; bilim insanlarının sayısı da 1914’te 10 bin iken 1956’da yaklaşık 240 bine çıkmıştır. Basılan kitap tirajı 11; gazetelerin günlük tirajı 16; halk kütüphanesi sayısı 10; bu kütüphanelerde kitap sayısı 69; daimi kreşlerde yer sayısı 1757 misli artmıştır. 

Ekim Devrimi

60'tan fazla ulus ve ulusal topluluğun bulunduğu ve 130 dilin konuşulduğu bu coğrafyada, Sovyetler Birliği, ayrılma hakkına sahip ve eşit statüde 15 birlik cumhuriyetinin federasyonuydu. Bu federe cumhuriyetlerin yanı sıra 20 özerk cumhuriyet, 8 özerk bölge ve 13 ulusal bölge olarak yapılanan siyasi sistem, tüm ulusal toplulukların özerkliğini olanaklı kıldı. Tüm dillerin özgürlüğü ve ana dilde eğitim garantilendi, bütün dillerin serpilip gelişmesinin imkanları sağlandı, 124 dilde kitap basıldı.

EMEKÇİLERİN KAZANIMLARI

- Sovyetler dünyada çalışma süresini 8 saate indiren ilk ülke oldu. 1929’da 7 saatlik iş günü uygulamaya konuldu. Çalışma koşullarının ağır olduğu bir dizi sanayi dalında ise 6.5 ve hatta yer yer 4 saatlik iş günü uygulandı. İnsanların iş dışında sosyal ve kültürel gelişimlerini sağlayabilecekleri olanaklar sağlanıyordu.

- Her emekçinin en az 1 ay yıllık izin hakkı vardı.

- Milyonlarca işçinin yıllık iznini geçirebileceği dinlenme evleri yapılmıştı. İsteyen için deniz kenarında isteyen için dağ evlerinde.

- Hiçbir işçi, sendikasının ya da meslek grubunun izni olmaksızın işten çıkartılamıyordu.

- 1930’larda en vasıfsız ve düşük ücretli işçi bile 125 ruble (ortalama 270 ruble) alırken kira 2-3 ruble, elektrik, su faturaları 1 ruble kadardı. 

- Sovyetlerde her emekçinin evden işine ulaşım tamamen ücretsizdi.

- Sağlık tüm topluma sunulan ücretsiz bir hizmetti. Keza eğitim de ücretsizdi.

Ekim Devrimi

BİR KİŞİ BİLE EVSİZ DEĞİLDİ!

2015 yılı verilerine göre ABD’de 3.5 milyon evsiz; 18.6 milyon boş ev var. Sovyetlerde bir kişi bile evsiz değildi. İnsanca yaşanabilecek koşulların sağlanması açısından ayrıntılı bir plan yapılmıştı. Evin yatak odası ve diğer temel bölümleri haricinde kişi başına en az 8.5 metrelik alan olmalıydı. Yani, evde 4 kişi yaşıyorsa en az 34 metrekarelik oturma odası olması zorunluydu. 

KADINLARIN KAZANIMLARI

- Devrimden hemen sonra kadın erkek eşitliği ilan edildi. 

- Çalışma yaşamında tam eşitlik sağlandı. Kadınlar ve erkekler eşit ücret aldı. Doğum izni, süt izni ve kadınların çalışma hayatına katılımları açısından tarihin en ileri hakları sağlandı.

- Kadınları eve bağlayan ev işlerinin toplumsallaştırılması için büyük adımlar atıldı. Büyük yemekhaneler kuruldu, çamaşırhaneler organize edildi. Kadınların çalışma yaşamını engelleyen çocuk bakımını toplumsallaştırmak için ülkenin dört bir yanında on binlerce kreş açıldı. Ancak bu uygulamanın ardından İskandinav ülkeleri ve Batı Avrupa’da kreşler yaygınlaştı.

- Toplumun her alanında kadınlar vardı. Bugün bir kadın otobüs şoförü olunca gazetelere haber olurken; Sovyetlerde kadınlar yaşamın her alanında özgürce çalıştı. 

- Türkiye’de bugün 27 kişilik hükümette sadece 1 kadın bakan var, 1970’lerde bile Sovyetlerde kadın oranı yüzde 36 idi.

Ekim Devrimi

MODERN KENTLER

Bu devasa atılım yeni bir yaşam mekanı kurmadan gerçekleşemezdi. Şehirler, büyük ölçüde yeniden inşa edildi. Fabrikalar ve sanayi ile şehrin uyumu, insanların spor ve sanatsal etkinliklere katılımı; yani her şey insanların maddi ve manevi gelişimi planlanarak düzenlendi. Tiyatro ve sinemaların yeri ve ulaşımı, spor alanları, tatil bölgeleri, gezi yolları, yeşil alanlar, büyük parklar ve dinlenme tesisleri ile insan merkezli, en küçük ayrıntısına kadar planlanmış, modern ve ferah kentler yaratıldı. 

İNSANLAR KAPİTALİZMİ İSTEDİ Mİ?

Sovyetler Birliği’nde 1960’lardan itibaren kapitalist geri dönüş süreci başlamıştı. Sosyalizmin kazanımları tasfiye edilirken eşitsizlikler yaygınlaştı. 1990’ların başında SSCB dağıldığında, halk kapitalizmi istememişti. 1980’lerin ortasında CIA’nın raporu Batı’da yaşayan Sovyet vatandaşları ile yapılan görüşmelerde şunu tespit ediyordu: Bu insanlar iktidardaki partiyi eleştiriyor. İktidardaki parti adaletsiz. Ancak konuşanların tamamına yakını gerçek bir sosyalizm ve komünizm istiyorlardı. İnsanlar sosyalizme değil kapitalist geri dönüşe tepkiliydi. Ve SSCB dağıldıktan sonra Rusya’da kurulan kapitalizm tam bir mafya rejimi oldu. İnsanlar açlıktan öldü, bir yıl boyunca maaş alamadı. 1990’lı yıllarda Türkiye halklarının tanık olduğu Rus vatandaşları da işte bu kapitalist Rusya’nın mağduru olarak Türkiye’ye gelmişti. 

Ekim Devrimi

SOSYALİZM GÜNCEL BİR ALTERNATİFTİR!

Sosyalizmin inşası ile insanlığın binlerce yıllık hayalini gerçekleştiren tarihi bir adım atıldı. Bugün Türkiye ve dünyada milyonlarca emekçi yoksulluk, iş cinayetleri, adaletsizlik ve kapitalist sömürü bataklığında. Ekim devrimi ve sosyalizm; her gün şikayet ettiğimiz ve çektiğimiz sorunlar karşısında somut ve gerçek bir alternatif olarak önümüzde durmaktadır. 

İşçi sınıfı ve emekçiler toplumun büyük bir çoğunluğunu oluşturmaktadır. Sosyalizmin olanakları bugün hiç olmadığı kadar fazladır. Eksik olan bunun tüm ezilen kimlikleri de kesen bir siyasal sınıf hareketi olarak birleşmesidir. Bu sağlandığında sosyalizmin hiç de uzak olmadığı görülecektir. 

EMEKÇİ VE SÖMÜRÜLEN HALKLAR BİLDİRGESİ

İktidarı ele geçiren Sovyetlerin ilan ettikleri Emekçi ve Sömürülen Haklar Bildirgesinden bir bölüm şöyle:

“1. Toprağın özel mülkiyeti kaldırılmıştır. Tüm yapılar, demirbaş ve hayvan varlığı ve tarımsal üretime yarayan öteki gereçlerle bütün toprak, tüm emekçi halkın mülkü ilan edilmiştir.

“2. Emekçi halkın sömürücüler üzerindeki iktidarını sağlama ereğiyle ve fabrikaların, işyerlerinin, madenlerin, demir yollarının ve öteki üretim ve ulaştırma araçlarının tamamen işçi ve köylü devletinin mülkiyetine verilmesini hazırlayan ilk önlem olarak, İşçi Denetimi ve Yüksek Ulusal İktisat Konseyi Yasası onaylanmıştır.

“3. Bütün bankaların işçi ve köylü devletinin mülkiyetine verilmesi, emekçi yığınların sermaye boyunduruğundan kurtulma koşullarından biri olarak onaylanmıştır.” 

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Kasım 2017 11:10
www.evrensel.net