Cam işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

Şişecam’a bağlı Paşabahçe Cam fabrikasında fırın kapatılması gerekçesiyle işten çıkarılan 90 işçi, aldıkları kararı yaptıkları açıklama ile duyurdu.

Kırklareli Paşabahçe cam fabrikasında fırın kapatma gerekçesiyle işten atılan 90 işçinin direnişi kazanımla sonuçlandı. İşçiler aldıkları kararı Kristal-İş Trakya Şubesi önünde yaptıkları açıklamayla duyurdu. İşten çıkarılan 90 işçi, aileleriyle görüştükten sonra ya Eskişehir fabrikasında çalışmayı kabul edecek ya da tüm haklarıyla tazminatlarını alarak, işten ayrılacak. Her ikisini de kabul etmeyen işçiler ise ‘işe dönüş’ davası açacak. İşçilerin kararlarını, 2-3 gün içinde bildirecekler. 

SENDİKACILARIN İSTEKSİZ TUTUMUNA RAĞMEN...

Burada konuşan Cam İşçilerinin Sözcüsü Aydın Şahin, Paşabahçe Kırklareli cam fabrikasından işten çıkartılan 90 cam işçisi olarak başlattıkları direnişe 20. gününde son verdiklerini ifade etti. Şahin, “Şişecam merkezinde dün  yapılmış olan toplantıda ‘Başvuru halinde 90 arkadaşımızın da Eskişehir’de işe başlayabilecekleri, Eskişehir’e gitmek istemeyenlerin de teşvik uygulamasından faydalanacakları’ kararı alınmıştır. Bugün itibariyle 90 cam işçisinin işe iadesinin yolu açılmıştır. Cam işçisinin iş, aş, adalet yürüyüşü kararlılıkla sürdürülmüş ve başarı ilan edilmiştir. Kazanılan bu zafer önce bizim sonra bütün cam işçilerinin ve sonunda da tüm işçi sınıfının zaferidir” dedi.

90 cam işçisinin bu mücadelesinde, sendikaları Kristal-İş’in isteksiz tutumuna rağmen Trakya’daki çalışan diğer cam işçilerinin ve Lüleburgaz halkının büyük payı olduğunu dile getiren Şahin, “90 Trakyalı ve diğer arkadaşlarımız ile birlikte hareket ederek Türkiye’de eşine zor rastlanan bir mücadele sergilenmiştir. Bu zaferi Lüleburgaz ve Trakya halkının, bölgemizdeki belediyeler, STK’ler ve siyasi parti temsilcilerinin, medya ve görsel basının yardımları ve katkıları ile elde ettiğimizi biliyor ve herkese buradan en kalbi duygularla teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.

DHA’ya konuşan 4 yıllık Şişecam işçisi Emre Yaman, tüm işçilerin ailelerine danıştıktan sonra bir karar vereceğini belirterek, şunları söyledi: “Eskişehir’e gidersek bizim için yeni bir başlangıç olacak. 25 senedir Trakya’dayım, burada doğdum, büyüdüm, ailem, arkadaşlarım burada. Oraya gidersem evimi taşımak zorunda kalacağım. Ailemden ayrılacağım. Aldığım maaşla geçinemeyeceğim. 1800 lira maaş alacağım. Ev kirası, elektrik, su, doğalgaz nasıl ödeyeceğim. O yüzden zor bir karar, herkes bunu düşünüp birkaç gün sonra kararı şirkete bildireceğiz” dedi. 
Fabrikada işten çıkarılan ve 20 yıllık işçi olduğunu anlatan Ersoy Saltık ise Eskişehir’deki fabrikaya gitmek için düşüneceklerini belirterek, şöyle konuştu: “43 yaşında evli ve 2 çocuk babasıyım. İstediğimiz gibi olmadı ama bir kazanılmış hakkımız var. Enine boyuna Eskişehir’deki fabrikaya gitmek için düşüneceğiz. Cuma gününe kadar karar vereceğiz” dedi. 

İ. Sabri Durmaz'ın "Cam işçilerinin mücadelesi yeni bir safhaya geçecek mi?" yazısına ulaşmak için tıklayınız.


SELMA GÜRKAN: OHAL'İN KALDIRILMASI İÇİN MÜCADELE YÜKSELTİLMELİ

Şişecam işçilerinin OHAL koşullarında kazanım elde ettiğine dikkat çeken Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, OHAL’in kaldırılması için verilecek mücadelenin iş, aş, adalet mücadelesi kadar aciliyet taşıdığını bildirdi. 

Cam işçilerinin OHAL koşullarında iş, aş ve adalet talebiyle başlattığı direnişin işçilerin kazanım olarak değerlendirdikleri bir sonuçla bittiğini belirten Gürkan, “OHAL’in grev yasağı yüzüyle tanışan Şişecam işçileri, fabrikada bir fırının kapatılması gerekçesiyle işten çıkarılan 90 işçinin, işlerini geri kazanmak üzere başlattıkları direnişin ve yürüyüşlerinin yasaklanmasıyla karşı karşıya kaldılar. Hükümet tarafından, OHAL uygulamalarının esas olarak toplumsal muhalefeti susturma, işçi ve emekçilerin hak mücadelesini engelleme, kolektif hakları için toplu olarak harekete geçme gücünü kırmak üzere hayata geçirildiği her vesileyle gösterilmektedir” dedi. 

Direnişe geçen, hak arayan ya da hükümetin politikalarına yönelik eleştirilerle birlikte mücadele için harekete geçen her kesimin OHAL yasaklarıyla karşılaştığını kaydeden Gürkan, şunları söyledi: “İlanından bugüne grev yasaklarıyla birlikte OHAL artık hükümetin elinde hak aranması ve muhalefet karşısında yaptırım silahına dönüşmüş durumdadır. Ancak, Şişecam işçileri bu yasağın tutmayacağını birliğiyle ve sağladığı dayanışmayla göstermiştir. OHAL’in kaldırılması için mücadele, iş, aş ve adalet mücadelesi kadar aciliyet gerektirmektedir. Burada sendikalara düşen tutum, işverenin yasal ya da fiilen kullandıkları yetkilerini gözetmek ve hak ihlallerine gerekçe yapmak değil, işçinin haklarını ve meşru mücadelesini gözetmek olmalıdır.”

OHAL’DE KAÇ İŞÇİ EYLEMİ YASAKLANDI?

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “OHAL süresince işçiler tarafından hak aramak için gerçekleştirilen kaç eylem ve etkinlik yasaklanmıştır?” diye sordu.

Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, “2 aydan uzun bir süredir direnişi sürdüren Real işçilerinin eylemi 21 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Ataşehir Kaymakamlığı tarafından OHAL gerekçe gösterilerek yasaklanmıştır” dedi. Tanrıkulu, Başbakan Yıldırım’a şu soruları yöneltti: “Real işçilerinin direnişi hangi gerekçe ile yasaklanmıştır? İşten atılan işçilerin haklarını korumak için kamunun herhangi bir girişimi olmuş mudur? İşçilerin direnişi karşısında kaymakamlığın konuyu tekrar görüşme yönündeki beyanı doğru mudur? Kaymakamlık beyanı doğru ise, yasaklama kararı ne ölçüde ciddiye alınmalıdır? OHAL döneminde valilikler ve kaymakamlıklar tarafından alınan benzer kararların kaçının uygulanmasından vazgeçilmiştir? Bu kararların dökümü nedir? OHAL süresince işçiler tarafından hak aramak için gerçekleştirilen kaç eylem ve etkinlik yasaklanmıştır? Bu kararların dökümü nedir?”  (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Ekim 2017 18:27
www.evrensel.net