Müftülere nikah yetkisi, İçişleri Komisyonu’ndan geçti

Müftülere nikah yetkisi, İçişleri Komisyonu’ndan geçti

Müftülere nikah yetkisini öngören yasa tasarısı İçişleri Komisyonu’nda kabul edildi.

Müftülere nikah yetkisini de içeren yasa tasarısı İçişleri komisyonundan geçti. Tasarının önümüzdeki günlerde meclis gündemine gelmesi beklenirken, aylar boyunca yasa tasarısına karşı eylemde olan ve talepleri görmezden gelinen kadınlar da Meclis önünde tasarıyı protesto etti, polis saldırısına uğradı. Kadınlar, bir açıklama yaparak, “Diğer tasarıda olduğu gibi bu mücadeleyi de kazanacağız. Geri çekilene kadar mücadele devam edeceğiz” dediler.

Kadınların tepkisiyle karşılaşan ve tartışma yaratan il ve ilçe müftülerini de evlendirme memurları arasına ekleyen “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” önce İçişleri Komisyonunda görüşülmüş, sonra kadınların tepkisi üzerine tekrardan alt komisyona geri gönderilmişti. Alt komisyonda görüşülen tasarı muhalefetin itirazı dikkate alınmadan oylandı ve dün yeniden İçişleri Komisyonunun gündemine geldi. Kadınların bütün itirazlarına rağmen müftülere nikah yetkisini de içeren yasarı komisyondan geçti. Tasarının önümüzdeki günlerde meclise gelmesi bekleniyor.

KOMİSYONDA KAYA’YA SKANDAL CEVAP!

Komisyonda yer alan tek kadın HDP Milletvekili Hüda Kaya, komisyonda yaşananları Evrensel'e anlattı. Kaya, yasa tasarısının meclis gündemine 10 ekim salı günü geleceğini tahmin ettiğini söyleyerek, “Yapılması planlanan değişikliklere dair açıklamamı ve itirazımı dile getirdim. Bana bir açıklama yapamadılar. ‘Bu yetkileri neye göre veriyorsunuz, 12 yaşındaki çocuklara tacizin, tecavüzün önünü açacaksınız’ diye sorduğumda bana ‘Siz de 12 yaşındaki çocukları dağa götürüyorsunuz’ diye cevap verdiler” dedi. Kaya, öğleden sonra görüşülen genel ahlak kavramına ise AKP’lilerin “Doğudan gelenler burada formalite evlilik yapıp, fuhuş yapıyorlar” diye bir açıklama getirdiklerini ifade etti. Haftaya salı günü meclise gelmesi planlanan ilgili yasa tasarısı ve değişikliği için Kaya, kadın örgütlerinin çok güçlü ses çıkarmaları gerektiğinin altını çizdi.

KADINLAR MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİNE NEDEN ‘HAYIR’ DİYOR?

Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı kadınların medeni haklarının tırpanlanmasının önünü açacak pek çok madde içeriyor. Kadınlar tasarıyı şu nedenlerle kabul etmiyor: 

1- Bu tasarı kadınların Medeni Kanun’la elde ettiği hakların ortadan kaldırılmasının; evlilik, miras, boşanma haklarında güvencesiz bırakılmasının önünü açıyor.
2- 2015’te resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesi ortadan kaldırıldı. 2016’da bir yasa iptaliyle “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşı 15’ten 12’ye indirildi. Bu tasarıyla çocuk yaşta evliliklerin ve erkeklerin çok eşliliğinin önü açılıyor. 
3- Tasarı yasalaşırsa nikahı hangi memurun kıyacağı aile içinde kadınlar üzerinde yeni bir baskı ve şiddete dönüşebilir, bu baskı altında kadınlar istemeseler de din görevlisinin nikahına zorlanabilir. Kimin ne tür nikah kıydığı tartışması toplumda yeni kutuplaşmalara neden olabilir. 
4- Medeni hakların din görevlilerine devredilmesi laikliğe aykırı. Kadınlar, laikliğin olmadığı yerde en çok kadınların haklarının tırpanlanacağını söylüyor. 
5- Tasarı din görevlilerine nikah yetkisinin yanı sıra evde yapılan doğumlarda, çocukların doğum bildiriminin sözlü beyanının da yeterli sayılmasını getiriyor. Bu maddeyle, kadınların tepkisiyle geri çekilen ‘çocuk istismarını meşrulaştırma yasası’ arka kapıdan geçirilmeye çalışılıyor. Meclisteki tasarıyla kız çocuklarının yaptıkları doğumların bildirimine ilişkin zorunluluk ortadan kalkıyor. Böylece kız çocuklarını hamile bırakan istismarcılar tespit edilemeyecek ve dava açılamayacak. Çocuk istismarı aklanacak, istismarcılar devlet eliyle ödüllendirilecek.

TASARIYA KARŞI MECLİS'E GİRMEK İSTEYEN KADINLARA ENGELLENEME

Müftüleri nikah yetkisi veren yasa tasarısının İçişleri alt komisyonunda görüşülerek kabul edilmesinin ardından bugün İçişleri Komisyonunda görüşülmesine başlandı. Ankara Kadın Platformu üyesi kadınlar yasa tasarısını protesto etmek için sabahın erken saatlerinde Meclis önüne geldi. Meclise girmek isteyen kadınların bir kısmı engellemeyle karşılaştı. Hangi gerekçeyle içeri alınmadıklarını öğrenmek isteyen kadınlar, “yazılı sorup alabilirsiniz” cevabıyla karşılaştı. Kadınlar Meclis’e girebilmek için bekleyişlerini sürdürürken CHP Bursa milletvekili Nurhayat Altaca Kayıslıoğlu, Ali Şeker, Orhan Sarıbal da kadınlara destek amacıyla kadınların yanına geldi.

‘HAKLARINIZI SAVUNMAYIN DİYE YASAK KONULMUŞ’

Güvenlik güçleri Meclis Başkanlığı’nın aldığı bir karara göre kadınları içeri almadıklarını bildirdi. Bu kararda Meclis’e girmesi yasaklı isimlerin bulunduğu bir liste olduğu ve listede yer alan kadınların Meclis’e alınmayacağı belirtildi. CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, güvenlik güçleriyle görüşmeleri sonucu açıklama yaparak, Meclis Başkanlığının aldığı kararın hukuksuz ve keyfi bir karar olduğunu söyledi. Şeker, “Kadın haklarını savunmayın diye yasak konulmuş. İsimlerinizi de kaydederek, Pazartesi günü haklarınızı niye savundunuz diyerek Meclis başkanlığı karar almış. Kadın haklarını savunmak için bütün kadınlar burada, Meclis’te olmalı. Meclisin kapıları duvar olmamalı. Herkesin sorumluluğu bu” dedi. Ancak bir süre sonra çevik kuvvet kadınlar ve milletvekillerini ite kaka Meclis önünden uzaklaştırdı. 

‘KADINLARA SORMADAN YASA YAPAMAZSINIZ’

İçeriye giren platform üyesi kadınlar da Meclis’te CHP ve HDP’li kadın vekillerle birlikte basın açıklaması yaptı. Ankara Kadın Platformu adına konuşan Hilal Zambakçı, tasarının gizli kapaklı bir şekilde alelacele gündeme getirildiğini söyledi. Kamuoyunda Müftülüklere Nikah Yetkisi veren tasarı olarak bilinen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair tasarının kadınlar açısından çocuk evliliklerin ve tecavüzcüleriyle evlendirmelerin önünü açacak bir tasarı olduğunu belirtti. Kadınların tasarıya karşı 2 buçuk aydır mücadele verdiğini kaydeden Zambakçı,  kadınların tasarının Meclisin önüne gelmesini istemediğini yüzlerce kez gösterdiğini belirtti. Böyle bir tasarıyla kadınların karşısına çıkılamayacağını vurgulayan Zambakçı, medeni haklara, laikliğe ve eşitliğe saldırı olduğunu vurguladı. Zambakçı:” Biz bugün Mecliste kadın vekillerle birlikte kadınlara sorulmadan yasa yapamayacağınızı, yaptırmayacağımızı yapmaya kalktığınızda kadın mücadelesini bulacağınızı söylemek için geldik. Bu tasarının geri çekilmesini ve iptalini istiyoruz. Geri çekilene kadar mücadele devam edeceğiz”.

‘MEDENİ KANUN KADINLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ’

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, Medeni Kanunun 91 yıl önce 4 Ekim 1926’da kabul edildiğini hatırlatarak, böyle bir tasarının alt komisyonda yıldönümünde görüşülmüş olmasının şansızlık olduğunu belirtti. Medeni yasanın kadınlar için çok değerli bir yasa olduğunu söyleyen Sarıhan, tasarının büyük bir aceleyle ve hızla Genel Kurul gündemine getirilmesi için ele alınmaya başladığına dikkat çekti. Sarıhan, tasarının laikliğe aykırı olduğunu söyleyerek, yasalaşması halinde tüm toplumda ayrışmaya neden olacağına dikkat çekti.

‘MECLİS’İN KADINLARI KABUL ETMEMESİ CEZALANDIRMA MANTIĞI’

Kadınların bu yasaya niçin “hayır” dediklerini anlatabilmek ve vekillerle görüşebilmek için Meclis’e girmelerinin polis müdahalesiyle engellenmesine de tepki gösteren Sarıhan, “Kötüye kullanımlar nedeniyle erken evliliklere, haklardan yoksun kalma gibi  mağduriyetlere neden olacaktır. Bu tasarı geçebilir ama ömrü çok kısa olacaktır. Ayrıca Meclisin bugün kadınları kabul etmeyerek işlediği cezalandırma mantığı da olumsuzluklara yol açacaktır” dedi. 

‘TEKÇİLİĞİN YANSIMASI’

Komisyonun tek kadın üyesi HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da tasarının Türkiye’deki tekçilik zihniyetinin hayatın her alanına yansımasının bir örneği olduğunu söyledi. Tekçiliğin içerisinde erkekliği de barındığını kaydeden Kaya, “Kadınlar hakkında da biz karar veriririz, biz ne dersek o zihniyetinin sonucudur bu tasarı”  dedi. Kadınların kaç gündür Meclis’in yollarını aşındırdığını belirten Kaya, kadınların bütün müdahalelere rağmen tepkilerini ortaya koymaya çalıştığını söyledi. Geçtiğimiz yıl Meclis gündemine gelen tecavüzcüsüyle evlendirilmelerine izin veren tasarının kadınların tepkileriyle geri çekildiğini hatırlatan Kaya, bugün görüşülen tasarının da onun bir başka formatı olduğunu söyledi. 

‘KADINLARIN HAYATINI CEHENNEME ÇEVİRME TASARISI’

Tasarının yasalaşması halinde özellikle küçük yerleşim yerlerinde küçük yaşta evliliklerin önünü açacağını, tecavüzcüyle evlenmeyi hızlandıracağını söyleyen Kaya, “Bu kadınların hayatını cehenneme çevirme tasarısıdır. Sanki belediyelerin, nikah kıyan kurumların önü evlilik yapmak isteyenlerle dolmuş, da yetişemiyorlarmış gibi Müftülerelerle güçlendirmeye çalışıyorlar. Mesele devlet memurlarının yetişemediği işlere takviye meselesi değil. (Ankara/EVRENSEL)

Sevda Karaca yazdı: Böyle bir Meclisin meşruiyeti, öldüren kocanın sevgisi kadar

KADINLAR NEDEN HAYIR DİYOR?

Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı kadınların medeni haklarının tırpanlanmasının önünü açacak pek çok madde içeriyor. Kadınlar tasarıyı şu nedenlerle kabul etmiyor: 

1- Bu tasarı kadınların Medeni Kanun’la elde ettiği hakların ortadan kaldırılmasının; evlilik, miras, boşanma haklarında güvencesiz bırakılmasının önünü açıyor.

2- 2015’te resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesi ortadan kaldırıldı. 2016’da bir yasa iptaliyle “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşı 15’ten 12’ye indirildi. Bu tasarıyla çocuk yaşta evliliklerin ve erkeklerin çok eşliliğinin önü açılıyor. 

3- Tasarı yasalaşırsa nikahı hangi memurun kıyacağı aile içinde kadınlar üzerinde yeni bir baskı ve şiddete dönüşebilir, bu baskı altında kadınlar istemeseler de din görevlisinin nikahına zorlanabilir. Kimin ne tür nikah kıydığı tartışması toplumda yeni kutuplaşmalara neden olabilir. 

4- Medeni hakların din görevlilerine devredilmesi laikliğe aykırı. Kadınlar, laikliğin olmadığı yerde en çok kadınların haklarının tırpanlanacağını söylüyor. 

5- Tasarı din görevlilerine nikah yetkisinin yanı sıra evde yapılan doğumlarda, çocukların doğum bildiriminin sözlü beyanının da yeterli sayılmasını getiriyor. Bu maddeyle, kadınların tepkisiyle geri çekilen ‘çocuk istismarını meşrulaştırma yasası’ arka kapıdan geçirilmeye çalışılıyor. Meclisteki tasarıyla kız çocuklarının yaptıkları doğumların bildirimine ilişkin zorunluluk ortadan kalkıyor. Böylece kız çocuklarını hamile bırakan istismarcılar tespit edilemeyecek ve dava açılamayacak. Çocuk istismarı aklanacak, istismarcılar devlet eliyle
ödüllendirilecek.


İSTANBUL BAROSU’NDAN ‘MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ’ TEPKİSİ

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ile İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği üyeleri de müftülerin resmi nikah kıyabilmeleri konusundaki yasal düzenlemeye tepki gösterdi.

İstanbul Barosu'nda yapılan basın açıklamasında müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesinin kadın haklarından geri dönüş ve Anayasa ihlali olduğunun altı çizildi.

Açıklamayı İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Aydeniz Alisbah Tuskan okudu. Açıklamada “Türkiye 1985'de yasalarımız ve Anayasamızın da üstünde olan Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ni (CEDAW) imzalamış ve taraf olmuştur” ifadelerini kullandı.

‘MÜFTÜLERİN NİKAH KIYMA YETKİSİNİN VERİLME ANLAYIŞINI PROTESTO EDİYORUZ’

Tuskan açıklamasını şöyle sonlandırdı; “'Laiklik kadın haklarının güvencesidir diyor, toplumda kadın erkek eşitliğinin demokrasi meselesi olduğunu belirterek eşit hak, eşit temsil ve eşit paylaşım taleplerimizden tüm kadınlar olarak asla vazgeçmeyeceğimizi bildiriyoruz. Tüm siyasetçilerden medeni kanundan geri adım atılmamasını talep ediyor. Müftülerin nikah kıyma yetkisinin verilme anlayışını protesto ediyoruz.” (DHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Ekim 2017 18:27
www.evrensel.net