Amerika Açık başlıyor: Hazan tellalı kapıya geldi

Amerika Açık başlıyor: Hazan tellalı kapıya geldi

Önder Karakaya, bugün başlayan Amerika Açık öncesi kadınlar ve erkekler tablosunu değerlendirdi.

Önder KARAKAYA

Tenisle derin gönül bağı olan spor severler için güz mevsiminin habercisi konumundaki Amerika Açık bugün başlıyor. Avustralya Açık ile girizgâh yaptıktan sonra Roland Garros ve Wimbledon ile devam eden sezon takviminin kapanış Slam’i öncesi özellikle erkekler kanadında gündem oldukça yoğun. Öyle ki, ben yazımı kaleme aldıktan sonra 2 numaralı seri başı Andy Murray kalça sakatlığından ötürü göz yaşları içinde turnuvadan çekildiğini açıkladı ve tüm ön analizler bir anda boşa çıktı. Zira Amerika Açık kaidelerine göre, kuraların çekilmesi ile müsabaka takviminin açıklanması arasındaki süreçte herhangi bir seri başı raket çekildiğini açıkladığı takdirde diğer büyük turnuvalardan farklı bir işleyiş icra ediliyor. Sizleri kuralın detaylarıyla boğmadan kısaca izah etmek gerekirse 2 numaralı seri başı pozisyonundaki Murray’nin yerini 5 numara Marin Cilic; Cilic’in yerini 17 numara Sam Querrey alacak. Querrey’in boşluğunu ise seri başı raketlerin ardındaki ilk isim olan Philipp Kohlschreiber dolduracak.

POTANSİYEL YARI FİNAL: FEDAL

Kaotik durumdaki erkekler kanadı kuş bakışı süzüldüğünde son şampiyon Stanislas Wawrinka, sezonu kapatan Novak Djokovic ve Andy Murray’nin yokluğunda Roger Federer ve Rafael Nadal isimleri ön plana çıkıyor. Melbourne’de Federer’in üstünlüğüyle sonuçlanan destansı finalle başlayan 2017 sezonunda beklentilerin çok üzerine çıkan iki dev, Flushing Meadows’ta muhtemel bir yarı final kapışmasının aktörleri olmaya aday. Bahsi geçen yüzleşme söz konusu olursa kim başrol kim yardımcı erkek olur, kestirmek son derece güç. Ancak olası çeyrek finallerde Grigor Dimitrov’un Nadal’a, Dominic Thiem’in ise Federer’e sorun çıkarma potansiyeli hayli yüksek görünüyor. Avusturyalı genç raketin yetenekleri hâlihazırda tüm tenis severlerin takdirini kazanmış durumda. Bulgar Dimitrov’un ise New York’a çok formda geldiğini söylemek mümkün.

“Fedal” klasöründen çıkarak bir seviye aşağı göz atmak için de yüksek hafızalı bir harici belleğe ihtiyaç duyuluyor. 2014 Amerika Açık şampiyonu Marin Cilic, 4 numaralı seri başı Alexander Zverev, 6 numara Dominic Thiem, 7 numara Grigor Dimitrov ve 8 numara Jo-Wilfried Tsonga takvimin final Slam'i için pusuya yatmış isimler. Normal şartlar altında bu yıldız oyuncuların arasında sayılması gereken Milos Raonic ve Kei Nishikori ne yazık ki sakatlıkları sebebiyle turnuvadan çekilmek durumunda kaldılar. Elde kalan isimler arasında sert kort konfor alanı geniş olan ve Andy Murray’nin çekilmesiyle kura avantajını da cebine koyan Marin Cilic listenin en başına yazılmalı diye düşünüyorum. Yeteneklerinin sınırı olmadığını bildiğimiz genç Zverev’i de hemen Hırvat yıldızın peşine plase olarak yerleştirmek gerekir. Bu ikiliden bir tanesi yüksek olasılıkla finali görecektir. Fransızların Muhammed Ali görünümlü kırılgan çocuğu Tsonga ise yüksek potansiyelli bu gürûh içerisinde sürpriz yapma ihtimali en zayıf olan raket olarak değerlendirilebilir.

İPEK YOLU AÇIK OLSUN

Serena Williams'ın uzun yıllar sonra ilk kez yer almadığı kadınlar cephesinde ise gözler ilk turda oynanacak Maria Sharapova-Simona Halep mücadelesinde olacak. 15 aylık doping cezasını tamamlayarak nisan ayında kortlara dönen Sharapova ısınma turlarının ardından “wild card” vasıtasıyla ana tablo bileti aldığı Meadows'a sıkıntılı bir eşleşmeyle merhaba diyor. Masha'nın 2 numaralı seri başı önünde ne derece reaktif olabileceği muamma, fakat olası bir galibiyet Rus yıldıza devasa bir özgüven ve momentum takviyesi sağlayacaktır.

2006'da henüz 19 yaşındayken elde ettiği Amerika Açık şampiyonluğundan bu yana New York'ta kupa kaldıramayan Sharapova'nın göstereceği performans kadar merakla takip edeceğimiz bir başka fenomen de elbette İpek Soylu'nun yolculuğu. İpek tekler kariyerinde ilk kez Amerika Açık ana tablosuna kalmayı başardı ve açılış turunda Carla Suarrez Navarro ile karşılaşacak. İspanyol oyuncu temsilcimiz karşısında ciddi bir tecrübe avantajına sahip olsa da ağır biçimde favori konumda olduğu söylenemez. Hiç kuşku yok ki Suarrez Navarro bu seviyelerde defalarca raket savurmuş bir isim, ancak son dönemde oldukça formsuz olduğunu ilave etmek gerekir. Üç ön eleme turu geçerek özgüven kazanan İpek özellikle ilk servis oyuna sokma yüzdesini yüksek tutabilirse rakibinin aklına soru işaretleri yerleştirecektir. 21 yaşındaki yıldız ilk turu geçmesi halinde son Avustralya Açık yarı finalisti Mirjana Lucic-Baroni ile Meksikalı Monica Puig arasındaki mücadelenin galibiyle yüzleşecek. Gerçekleşmesi halinde bizleri fazlasıyla keyiflendirecek olası bir 3. tur eşleşmesinde ise İpek'in rakibi 5 numaralı seri başı Caroline Wozniacki olabilir.

Kadınlar kanadından söz ederken dünya 1 numarası Karolina Pliskova, Wimbledon şampiyonu Garbine Muguruza, Roland Garros fatihi Jelena Ostapenko  ve geçen sezon burada mutlu sona ulaşmayı başaran Angelique Kerber’den bahsetmemek mümkün değil. Bu kaliteli seri başları arasında İspanyolların süper yıldızı Muguruza’yı şampiyonluk şansı bakımından en üste yazarken hemen peşine Pliskova’yı eklemek mantıklı olur diye düşünüyorum. Muazzam bir form tutturan Muguruza’nın çeyrek finalde Venus Williams ile yüzleşebileceği bir Wimbledon finali rövanşının olasılığı da benim açımdan kuranın en heyecan verici kısımlarından bir tanesi.

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Ağustos 2017 10:49
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.