'Temiz' enerjiyle kirletilen çocukluk

'Temiz' enerjiyle kirletilen çocukluk

4 yaşındaki Kongolu madenci çocuklar, tekellerin ‘temiz’ enerji talebi için cehennemi yeryüzünde yaşıyor.

Barbara JONES

Küçücük çıplak elleriyle oldukça iri kayalardan oluşan dağlara tırmanan bitkin oğlan çocuğu insanın içini acıtan bir görünümdeydi. Adı Dorsen... O, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin zehirli kızıl tozun gözleri yaktığı, deri hastalıkları riskine açık ve ölümcül bir akciğer hastalığına yol açan oldukça kirli madenlerinde çalışan -aralarında 4 yaşındaki çocukların da bulunduğu- çocuk asker ordusunun erlerinden biri. Bu çocuklar, günlük 8 sent karşılığında kayalarda, elektrikli arabaları çalıştıran batarya için gerekli olan kobaltın çikolata kahvesi rengindeki damarlarını arıyor.

Britanya, tarihi bir vaatte bulundu: 2040’tan itibaren, benzinli ve dizel arabalar yasaklanacak ve elektrikli araçlara geçiş yapılacak. Bu vaat binlerce çocuğun daha bu cehenneme sürükleneceğini gösteriyor.  

Elektrikli araç projesi, gelecekte kirlilikten uzak temiz enerji müjdesi veriyor -Çevre Sekreteri Michael Gove’un geçtiğimiz ay yaptığı açıklama iyi niyet içeriyor olabilir- ancak bu iddialar, Gove’ın hedefini gerçekleştirme yarışı içinde cehennemsi, sefalet içindeki bir yaşama mahkum edilen çocuklar için hiçbir şey ifade etmiyor.

40 BİN ÇOCUK ÇALIŞIYOR

8 yaşındaki Dorsen, Demokratik Kongo Cumhuriyeti madenlerinde çalışan 40 bin çocuktan yalnızca biri. Bizim temiz hava solumamızın onlara bedeli sağlıklarını kaybetmeleri ve erken ölüm.

Milyonlarca elektrikli araç üretme çabasında olan motor üreticilerinin hemen hemen tamamı ihtiyaç duydukları kobaltı, dünya kobalt rezervlerinin yüzde 60’ını üreten bu yoksullaştırılmış Orta Afrika ülkesinden almak istiyor.

Kobalt, kuralsız çalışma koşullarında çıkarılıp Asya’ya gönderiliyor. Burada batarya üreticileri kobaltı, ürünlerini daha hafif, daha uzun ömürlü ve şarj edilebilir hale getirmekte kullanıyor.

Planlanan temiz enerji araçlarına geçiş, talepte olağanüstü bir artışa neden oldu. Bir akıllı telefon bataryasında en fazla 10 gram rafine edilmiş kobalt kullanılırken, elektrikli bir araba için bu miktar 15 kilodur.

Goldman Sachs (Ticaret Bankası) kobaltı, “yeni benzin” diye isimlendiriyor; ancak el ile kazınan tünellerden getirilen kayaları çocukların taşıdığı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) yeni zenginliklere dair hiç bir belirti yok.

ÇÖKME TEHLİKESİ OLAN YERLERE ÇOCUKLAR GÖNDERİLİYOR

Yetişkin madenciler, yerin 600 fit altında, koruyucu giysiler ve modern aletler olmadan ilkel aletlerle kazma işlemi yapıyorlar. Bazen sürekli çökme tehlikesi taşıyan dar, eğreti bölmelere çocuklar gönderiliyor.

Kobalt, kobalt akciğeri adında, öksürük yapan, kalıcı iş görmezlik ve hatta ölüme yol açan bir tür zatürreye, bir solunum yolu hastalığına neden oluyor. Buralarda yetişen sebzeler bile kusma, ishal, tiroidin zarar görmesi ve ölümcül akciğer hastalıklarına yol açabiliyor. Bölgedeki kuş ve balıklar da ölüyor.

KIZ ÇOCUKLARI İSTİSMAR EDİLİYOR

Ülkenin güney doğusunda, Katanga bölgesinde maden çıkarma işinde tam olarak ne kadar çocuğun yaşamını kaybettiği bilinmiyor. Bu rakam BM’nin tahminine göre yılda 80; ancak cesetler çöken tünellerin molozları arasına gömülü kaldığı için kayıtsız ölüm rakamları bunun çok üzerinde. Sağ kalanlar gençliklerini yok eden kronik hastalıklarla yaşam mücadelesi veriyorlar. Madenlerdeki on yaşlarındaki kız çocukları, cinsel saldırıya uğruyor ve çoğu hamile kalıyor.

Sky News, Dorsen’i, yağmurun aralıksız yağdığı bir günde Katanga madenlerinde inceleme yaparken buldu. Monica adında 4 yaşındaki küçük bir kızın yanında çalışıyordu.

‘BİR TEK KAYA PARÇASI DÜŞERSE SENİ DÖVERİM’

Dorsen, içinde kayaların olduğu ağır çuvalları, açık madenden 60 fit uzaklıktaki kayaların istiflendiği yere taşıyordu. Dolu bir çuvalı kafasının üzerine koymuşlardı ve istife doğru sendeleyerek yürüyordu. Acımasız bir ustabaşı ona doğru sesleniyor ve elini havaya kaldırarak bir tek kaya parçasını düşürdüğü taktirde onu döveceğini söylüyordu.

Annesi hayatta olmayan Dorsen, babası ile birlikte çalılıkta yaşıyordu. Yiyecek alabilmek için ikisinin de her gün kobalt madeninde çalışması gerekiyordu. Dorsen’in 11 yaşındaki arkadaşı Richard iş günü sonunda “Her tarafının ağrıdığını” söylüyordu. Milyonlarca insanın yaşamını kaybettiği iç savaşlarla harap olan bir ülkede ailelerin ayakta kalmasının başka yolu yok.

KÖLELİĞİ YASAKLAYAN YASA VAR, AMA...

Britanya Uluslararası Kalkınma Bakanlığı (DFID), haziran 2007 ile haziran 2018 arasında, gelir şeffaflığının güçlendirilmesi, büyük ve küçük ölçekli madencilikte sorumlu faaliyetin teşvik edilmesi için ve “Demokratik Kongo Cumhuriyeti yoksullarının yararına” 10.5 milyon pauntluk bir bağışta bulunuyor. Şu ana kadar bu girişimlerin işe yaradığını gösteren somut bir şey yok. Yanı sıra Kongo’da reşit olmayan çocukların köleleştirilmesini yasaklayan bir yasa da var; ancak uygulayan yok.

İLK DEFA YATAKTA UYUDULAR

Dorsen ve Richard’ın yürek yakan öykülerinin Sky News’de yayımlanmasından sonra izleyicilerden tepkisi ile maddi yardım toplandı. Bir çocuk yardım derneği olan Kimbilio çocuklara el uzattı. Çocuklar şu anda kilise destekli bir çocuk merkezinde hayatlarında ilk defa yatakta uyuyor ve okula gidiyorlar; ancak bu mutlu son Kongo’nun kobalt madenlerinde çalışan on binlerce çocuğun çok uzağında... Onlar yeryüzünde cehennemi yaşamayı sürdürüyor.

GENERAL MOTORS, RENAULT-NISSAN, TESLA...

 BM Uluslararası Çalışma Örgütü, bu ülkedeki kobalt madenciliğini, sağlık açısından risk taşıması nedeniyle ‘Çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden biri’ olarak nitelendirdi.

Civardaki Lumumbashi Üniversitesi doktorları tarafından maden alanından alınan toprak örnekleri, buranın dünyanın en kirli on bölgesinden biri olduğunu gösterdi. Güney DKC’deki madenlerin yakınında yaşayan sakinlerin kobalt üriner konsantrasyonları, normalden 43 daha fazla, kurşun düzeyleri 5, kadmiyum ve uranyum düzeyleri ise 4 kat daha yüksekti. Milyonlarca elektrikli aracı yollarımıza getirmek için dünya çapında yapılan bu kapışma, bu kârlı işi gören ve batarya ile çalışan araçlara yatırım yapan, aralarında General Motors, Renault-Nissan, Tesla, BMW and Fiat-Chrysler’in bulunduğu dev araba üreticilerine büyük avantaj sağladı.

KONGO CUMHURİYETİ BOĞAZINDAN YAKALANMIŞ 

Kongo Dongfang Madencilik Şirketinde çalışan Çinli aracılar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ni boğazından yakalamış durumdalar. Bunlar her gün Katanga madenlerinden bisiklet ve yıkık dökük eski araçların üstünde çuvallarla getirilen ham kobaltları satın alıyorlar. Zambia sınırında tozlu bir yolda bulunan gecekondularının duvarında bulunan bir kara tahtaya kargacık burgacık bir yazıyla oldukça cüzi bir miktar -zengin kobalt yüklü 1 ton kaya için 40 paund- teklif ediyorlar. Çin’deki maden devi Zhejian Huayou Kobalt’a kargo gemisi ile gönderilecek ve dev çokuluslu şirketleri besleyen kompleks bir tedarik zincirine satılacak olan kobalt için.

Maden ocaklarındaki korkunç çalışma koşulları ile ilgili Washington Post’un tartışmaya girdiği Huayou Cobalt, kobalt madenlerinin bulunduğu bölgelerde yoksulluğu artmasına ve yerel madencilerin geçim şartlarını kötüleşmesine neden olacağını ileri sürerek çocuk emeğinden vazgeçmenin “sorumsuzluk olacağını” belirtti.

İNSAN EMEĞİNİ KULLANAN UCUZ MADENLERE DÖNÜŞ

Dünyanın en büyük kobalt rezervine sahip olan Kongo’dan sonra 1 milyon ton rezerv ile Avusturalya geliyor. Avusturalya’yı Küba, Çin, Rusya, Zambiya ve Zimbabve izliyor. Araba üreticisi Tesla -elektrikli araçlar konusunda pazarın lideri konumunda- 2018 yılında başlamak üzere yılda 500 bin araba üretmeyi planlıyor ve bunun için 7 bin 800 ton kobalta gereksinim duyacak. 2021 yılına kadar satışların 4 milyon 400 bine ulaşması bekleniyor. Bu, dünya kendini  elektrikli otomobil devrimine hazırlarken kobaltın fiyatının yükseleceği anlamına geliyor. Bu arada bazı şirketlerin, endüstriyel teknoloji kullanan, düzenlemeye tabi madenlerle sözleşmelerini iptal ettikleri, giderek artan oranda insan emeğini kullanan daha ucuz madenlere dönüş yaptıkları görülüyor.

TEDARİKÇİLER DENETLENMİYOR

Uluslararası Af Örgütü de DKC’deki madenlerde incelemelerde bulundu. Örgüt, tespit ettikleri 16 elektrikli araç üreticisinin hiçbirinin Sorumlu Kobalt İnisiyatifinin tanımladığı standartlara gereken özeni göstermediğini açıkladı. Cihazlarında bu minerali kullanan Apple, ‘cesur’ bir çıkış yaptı ve kobalta çatışmalı maden –geçmişte ülkedeki iç savaşta çocuk askerleri finanse eden madenlerden birisi olması nedeniyle- muamelesi yapacağının sözünü verdi. Tüm rafinerilerin tedarik zinciri denetimlerine ve risk değerlendirmesine tabi tutulmasını isteyeceklerini ileri sürdü; ancak Af Örgütü bu konuda tatmin olmuş değil. Af Örgütünden Mark Dummett, “Şirketler tedarikçilerini denetlemiyor. Bu anlamda bu, kağıt üstünde kalan bir söz niteliği taşıyor. Oysa büyük markalar bu durumu değiştirebilirler.”

dailymail.co.uk’dan çeviren Hilal ÜNLÜ
Başlık ve arabaşlıklar Evrensel’e aittir.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.