Bir zamanlar devrimcilerin hamisi Yemen

Bir zamanlar devrimcilerin hamisi Yemen

Bu gün savaşla yıkımla, açlıktan ölen çocuklarla gündemde olan Yemen, bir zamanlar solun ve ulusal kurtuluş hareketlerinin en önemli merkeziydi.

Nasır NAZAL
Demir ÇALIŞKAN 
Ali KARATAŞ

Seyyar satıcı Muhammed bu Azizi’nin kendisini yakmasıyla Tunus’ta 2010’nun sonunda patlak veren ve 2011 yılının başlarından itibaren yayılmaya başlayan halk hareketinin başta etkilediği ülkelerden birisi Yemen oldu. Yemen’in bütün Ortadoğu ve dünya solunu etkileyen tarihine geçmeden önce kısaca son yıllarda yaşananları bir hatırlayalım. 

Arapların en fakir ülkesi Yemen’de  2011 Ocağında Ali Abdullah Salih’e karşı ekmek ve özgürlük talepleri ile gösteriler başladı.Yaklaşık 2000 kilometre ortak sınırı olan Suudi Arabistan’ın ilk hamlesi, sistemi ayakta tutmak için çaba sarf etmek oldu. Fakat ortaya çıkan tepkiler karşısında Ali Abdullah Salih iktidarı bırakmak zorunda kaldı. Suudi Arabistan, Bahreyn’de olduğu gibi içinde Şii Husilerin de olduğu halk hareketini asker göndererek bastıramadı.

Sonrasında Yemen, İran desteli Husilerin ilerleyişine ve ülkenin büyük bir bölümünü kontrol eder hale gelmesine tanık oldu. Suudi Arabistan’ın desteklediği Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur el-Hadi ve seçilen hükümetin istifasından sonra Suudi Arabistan’ın müdahalesi daha da derinleşti. Suudi Arabistan,istifa eden cumhurbaşkanının ve hükümetin yeniden işbaşına getirip Husilerin etkisini kırmak için 2015’in Mart ayında “kararlılık Fırtınası” operasyonunu başlattı. Operasyon üçüncü yılına girmiş durumda. 

BİR ZAMANLAR YEMEN

Bu gün savaşla yıkımla, kolerayla açlıktan ölen çocuklarla gündemde olan Yemen, bir zamanlar solun ve ulusal kurtuluş hareketlerinin en önemli merkezlerinden biriydi. Burada Yemen derken, eskiden Aden olarak da adlandırılan Güney Yemen’den bahsedeceğiz. Güney Yemen 1839 yılında Osmanlı hakimiyetinden çıkmasıyla Britanya sömürgesi haline geldi. Britanya’nın Yemen üzerindeki hakimiyeti 30 Kasım 1967’ye kadar tam 129 yıl sürdü. Son Britanya askeri bağımsızlıktan bir gün önce 29 Kasım’da çekildi. 

İSYAN BAŞLIYOR

Britanya işgaline karşı her ne kadar resmi olarak isyan kıvılcımının 1963 çakıldığı ifade edilse de aslında hareket daha öncesine dayanır. 1955’te İslamcılardan, milliyetçi Araplardan, Baasçılardan ve solculardan oluşan grupların Britanya askerlerine yönelik saldırıları başlamıştı. 

Yemen kabilelerin oldukça etkin olduğu dağınık devletçiklerin federasyonundan oluşan bir toplumsal yapıya sahipti. 60’ların başlarında “Ulusal Kurtuluş Cephesi” ve “ İşgal Altındaki Güney Yemen Kurtuluş Cephesi” kuruldu. Bu iki cephe bir yandan Britanya’ya karşı mücadele ederken diğer yandan kendi aralarında da bir rekabet mevcuttu. Bu rekabetin sonucun bağımsızlık elde edildikten sona iktidara gelen “Ulusal Kurtuluş Cephesi” oldu. 

İKİ GÜÇ ARASINDA REKABET

1966’da işgal altındaki Yemen sorununu konuşmak için Kahire’de toplanan bir konferansta Mısır görüşmeleri yapacak heyetin başında kendisine yakın olan “İşgal Altındaki Güney Yemen Kurtuluş Cephesinden” birisinin olmasını istedi. Mısır’ın gerekçesi Yemen’deki kurtuluş hareketini Birleşmiş Milletlerde bu hareketin temsil edilmesiydi. Buna karşılık Ulusal Kurtuluş Cephesi, sahada silahlı mücadeleyi kendisinin yürüttüğü ve temsilin kendi hakkı olduğunu söyleyerek Mısır’ın bu önerisini reddetti. 

Yemen Sosyalist Partisi Genel Sekreter Abdulfettah İsmail bir halk toplantısında.

KAZANAN ULUSAL CEPHE

Londra, ülkede gelişen hareketi göz önünde bulundurarak Güney Yemen’de varlığına son vermeye karar verdi. Egemenliğin tanınacağı tarih olarak 9 Ocak 1968’i olarak açıkladı. İngilizlerin kurdukları federal sistem 20 Temmuz 1967’de ortaya çıkan isyan ile parçalandı. “Ulusal Cephe”, Federasyonun bölgelerin büyük bir bölümüne ve Hadramut’a hızlı bir şekilde nüfuzunu yaymaya başladı.“İşgal Altındaki Güney Yemen Kurtuluş Cephesi” de bazı bölgelere hakim olma girişiminde bulundu. Ama artık çok geçti. Bazı bölgelerde mücadele, kanlı bir çatışma biçimini aldı. 

Kurtuluş cephesi kendi lehine durumu çevirmeyi başaramayınca önceki pozisyonunu yumuşatmak zorunda kaldı. Kendisinin Güney Yemen  halkının tek temsilcisi olduğu yönündeki tutumundan vazgeçti. 

2 Kasım’da dışişleri bakanı hükümetlerinin bağımsızlık tarihini öne aldıklarını 9 ocak 1968 yerine 1967 Kasım’ının sonuna çektiklerini açıkladı. Britanya’nın gidişinin öne alınması, gerginliğin artmasına ve yeni çatışmaların ortaya çıkmasına neden oldu. 

ADEN ULUSAL CEPHEDE

Ulusal cephenin ülkenin büyük bölümüne hakim olması, kurtuluş cephesinin Aden’deki hayati önemdeki nüfuzunun azalmasına neden oldu. Aden yönelik ortaya çıkan çatışmayı kurtuluş cephesi kaybetti. Daha sonra Aden şehri, ordu ve bürokrasi üyelerinden temizlendi. 1 ile 6 Kasım arasında gerçekleşen kanlı çatışmalarda Aden tamamen ulusal cephesinin eline geçti. 

VE NİHAYET BAĞIMSIZLIK

Bu gelişmelerden sonra Britanya çıkarının iktidarı tamamen teslim etmekte olduğuna karar verdi. Olaylar bu yönde gelişerek 30 Kasım 1967 yılında Güney Yemen bağımsızlığını ilan etti. Kurulan devlet Güney Yemen Halk Cumhuriyeti adını aldı. 1969’da cumhurbaşkanının değişmesi ve sol eğilimli bir yönetimin etkisiyle Güney Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti adını aldı. İlk cumhurbaşkanı qahtan Muhammed al Shaabi oldu. 1969 yılında yerine bu görevi 1978’ e kadar sürdürecek olan Salim Rubai Ali yerine geldi. Rubai Ali Milliyetçi cephenin en önemli şahsiyetlerinden biriydi.

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOL DALGA

Arap dünyasında devletlerin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra Arap milliyetçiliğinin ortaya çıkmasındaki kritik tarih 1948’de İsrail devletinin kurulmasıydı. Arap Milliyetçi Hareketinin kurucusu Filistinli ünlü siyaset ve mücadele adamı Corc Habbaştı. Hareket Filistinlilerin “felaket (nekba)” olarak adlandırdıkları İsrail devletinin kurulmasından sonra tesis edildi. Yabrud’ta oluşturulan Harekette Filistinlilerin yanı sıra Suriyeliler, Ürdünlüler, Iraklılar ve Kuveytlilerde bulunuyordu. Öz itibariyle bu hareket Arap halkının tek bir halk olduğunu ve kurtuluş için birlikte mücadelesi savunuyordu. 

YEMEN SOSYALİST PARTİSİ

YEMEN’de iktidar mücadelesinde galip gelen hareket Arap milliyetçi hareketinin etkisindeydi. Ama İsrail’le yapılan 1967 savaşındaki yenilgi, bir kırılma yaşamasına ve Arap dünyasında yeni arayışlara neden oldu. Bu arayışın bir parçası olarak Arap milliyetçi hareketinde ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesinde Corc Habbaş ile beraber mücadele eden Naif Havatma, milliyetçiliği eleştiri ekseninde Hareket’ten ayrılarak kendini Marksist olarak tarif eden  Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesini kurdu. Havatma Yemen’deki değişimin ruh babası sayıldı. 

O dönemde Yemenli gençler daha önce olmadığı kadar kitap okumaya başladı. Beyrut’ta basılan Marksist –Leninist klasikler özellikle geçlerin arasında elden ele dolaşıyordu. 1972’de Yemen’in en ücra yerlerinden katılımların olduğu büyük bir gösteri gerçekleşti. Göstericiler her şeyin kamulaştırılmasını, devlete destek için memur maaşlarının azaltılmasını istiyorlardı. Arap milliyetçiliğinin özellikle İsrail karşısında başarısızlığı ve ortaya çıkan sol dalganın gölgesinde Ulusal Kurtuluş Cephesi 1972’de  kongresini topladı. Bu  kongrede Yemen Sosyalist Partisi adını alırken, kongre temel şiarı “iktidarın işçi sınıfına” verilmesiydi.

Parti 1980’de büyük bir çalkantı yaşadı. Savunma bakanı Ali Antar ile partinin sol cenahında yer alan Genel Sekreter Abdulfettah İsmail arasında yaşanan gerilimde. Güney Yemen’in en güçlü şahsiyetlerinden biri İsmail iktidar hırsı olmakla suçlandı. İsmail sağlık durumu gerekçe gösterilerek Moskova’ya gönderildi.

ADEN DEVRİMCİLERİN SIĞINAĞI

SOVYET revizyonizminin dünyadaki partileri yozlaştırdığı bir süreçte Yemen’de kurulan sisteminin sosyalizm olup olmadığı tartışmasını bir yana bırakırsak Yemen’de önemli değişimler oldu. Güney Yemen’in Başkenti Aden, Filistin başta olmak üzere Ulusal Kurtuluş Hareketlerinin, zorda olan devrimcilerin, eğitime ihtiyacı olan mücadele insanlarının başkenti haline geldi. Irak’tan, Lübnan’dan de diğer ülkelerden devrimcilerin sığınağı oldu. 

Bir diğer önemli gelişme, kadınların toplumsal yaşamdaki yerleri ve hukuklarında yaşandı. Kadınlar üzerlerindeki çadıra benzer giysileri alırken hakları anayasal güvenceye kavuştu. Sömürge döneminde serbest olan kadınlara şiddet, ikinci bir kadınla evlenme yasaklandı. 

Parti 1990’da Kuzey ve Güney Yemen’in birleşmesine kadar iktidarda kaldı. Yaptığı konferanslarla bir dizi değişim geçirdi. Lakin bir döneme damgasını vuran siyaseti hala zihinlerde.


 

www.evrensel.net