‘50 yıllık hayal’ vatandaşı evsiz bırakıyor

‘50 yıllık hayal’ vatandaşı evsiz bırakıyor

Adana Seyhan Belediyesinin '50 yıllık hayal gerçek oluyor' diyerek övdüğü kentsel dönüşüm projesi halkı mağdur ediyor.

Volkan PEKAL
Adana

Adana Seyhan Belediyesinin, “50 yıllık hayal gerçek oluyor artık Seyhan Mega Kent olacak” diyerek övdüğü “Kent Meydanı” ve “Kentsel Dönüşüm Projesi” halkı mağdur ederek başladı. Sucuzade Mahallesi’nde 135 dönüm üzerine yapılan projenin istimlak işlemlerinde evlerine değerinin altında fiyat biçildiğini söyleyen mahalleliler, verilen tekliflerle borçlanmadan ev almalarının mümkün olmadığını belirtti. 5393 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesi kapsamında Seyhan Belediye Meclisinin oy birliği ile aldığı kentsel dönüşüm kararı sonrası, Adana’nın en eski mahallerinden biri olan ve şehir merkezine çok yakın konumda bulunan Sucuzade Mahallesi’nde 135 dönüm üzerine yapılan projenin yalnızca 40 dönümü kent meydanı. Meydanın etrafının dükkanlarla çevrelendiği proje, kent meydanı projesinden çok çarşı projesine benziyor.

‘37 SENE CANIM ÇIKTI; EVİ ALDIM’

Adana depreminde yine aynı mahalledeki evleri yıkılan Korkusuz ailesi, bu sefer belediyenin kentsel dönüşüm kararı nedeniyle evlerini kaybedecek. Depremden sonra zorluklar içinde şimdiki evlerini alan aile, evlerini değerinin altında satmayacaklarını söyledi. Evli olan iki oğluyla aynı evde kalan Ferhan Korkusuz, 85’er metrekarelik iki katlı evine belediyenin 150 bin lira teklif verdiğini belirterek, “Evimi çalışarak aldım. Alana kadar 37 sene canımız çıktı. Emekli olduktan sonra çalışmadım. Elimde bir bu ev var” dedi. Korkusuz’un oğlu Bülent Korkusuz da, evlerden birinde ağabeyinin birinde kendisinin oturduğunu belirterek, “150 bin liraya biz nasıl ev alacağız. En ucuz, döküntü ev 200 bin lira” diye konuştu.  Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın seçim döneminde “Ben halkımı memnun edeceğim” dediğini ifade eden Korkusuz, “ ‘Mahkemede zaten kazanamazsın, mahkemenin verdiğinin ne altı ne üstünü veririm’ diyorlar. Bu şekilde kimse memnun değil” diye tepki gösterdi. 

2 katlı evine 74 bin lira teklif verildiğini belirten Şerife Toprak da, Belediye Başkanına “Siz bizim oylarımızla oraya geldiniz” diye tepki gösterdi. Toprak evinin bu değere satılması halinde engelli olan çocuğu ile ortada kalacağını söyledi. 4 katlı binalarına 327 bin lira değer biçildiğini anlatan Yusuf Kaya da, “6 kardeşiz bir de annemiz var. Bunu 7’ye bölüşeceğiz de adam başına 3 senelik ev kirası… Bir senedir emekli oldum. 1400 lira emekli maaşı ile 2 tane üniversitede çocuk okutuyorum. Başkan bize ‘çocuğunu okutma’ mı diyor? ‘Çal çırp’ mı diyor” dedi.

ALIRKEN 170 BİN, SATARKEN 400 BİN LİRA

Evinin altındaki dükkanda matbaacılık yapan Erhan Uzun da, eviyle birlikte toplam 170 metre kareye belediyenin  170 bin lira teklif ettiğini dile getirdi. Takasa gitmek istediklerinde kendilerine 60 metrekare dükkan verip üzerine 30 bin lira para istendiğini ifade eden Uzun, yapılacak projeden dükkan istediklerinde ise bu kez kendilerinden 400 bin lira istendiğini ekledi. İşlettiği dükkandan 3 ailenin geçindiğini dile getiren Uzun, “Bu nasıl vicdan. Hani bizi mağdur etmeyeceklerdi?” diye tepki gösterdi.  Yetkililerin tehdit eder gibi konuştuğunu da ileri süren Uzun, “Parasını almadığı için evi boşaltmayan komşumuzu elektriği, suyunu kesmekle tehdit ediyorlar” dedi.

‘SİZİ EVİMİZDEN ÇIKARIN DİYE SEÇMEDİK’

 Bir başka esnaf Eyüp Poyraz da, şehir merkezinde 1 milyon edecek, toplam 200 metrekare 4 dükkanına 200 bin lira teklif edildiğini söyleyerek şöyle devam etti: “Bu insanlar sizi hizmet için seçiyor evlerinden çıkarsınlar diye değil. Çevre bakanlığına konuyu mercek altına alması için dilekçe verdik.”  1960’dan beri mahallede kasaplık yapan Fatih Kent de, Obalar Caddesine 5 metre mesafede 55 metrekare dükkan ve üstünde 55 metrekare evlerine 150-160 bin bedel  biçildiğini söyledi. Teklif edilen para ile 55 değil 20 metrekare bile yer alamadığını ifade eden Kent, “Komşum 100 metrekare yeri Saydam Caddesi’nde 700 bin liraya aldı. Ben bu paraya nasıl dükkan bulabilirim?” dedi. Kentsel dönüşüm alanı içerisinde tekstil atölyesi olan Abdullah Akın ise, binalar yıkılacak, iş yarım kalacak diye  kendisine iş veren mağazanın da işi kestiğini belirterek, “Benim zararımı kim ödeyecek?” diye sordu.

 

www.evrensel.net