LGBTİ çalışanlar gizlenmek zorunda kalıyor!

LGBTİ çalışanlar gizlenmek zorunda kalıyor!

LGBTİ çalışanlar özel sektörde kimliklerini gizleyerek çalışmak zorunda kalıyor.

Yıldız TAR
Kaos GL

Kaos GL Derneği’nin “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu 2016 Yılı Araştırması” yayınlandı. Prof. Dr. Melek Göregenli’nin hazırladığı araştırma, raporun editörü Murat Köylü tarafından Beşiktaş Conrad Otel’de iş dünyası temsilcileri ve basınla paylaşıldı.

Sanatçı Ayta Sözeri’nin de katıldığı toplantıda Köylü, Türkiye’deki LGBTİ’lerin durumunu aktardı. “Nefret cinayetleri, ayrımcılık ve nefret söylemi artıyor; yasal koruma ise ufukta görünmüyor” diyerek durumu özetledi. Köylü, 85 kişiyle yaptıkları araştırma sonuçlarının çalışma hayatında ayrımcılığını gözler önüne serdiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:
“Özel sektör çalışma hayatında ayrımcılıkla mücadele etmek için aktif bir sosyal içerme politikasını hayata geçirebilir. Kamusal tartışmalarda LGBTİ haklarını savunabilir. Sivil toplum ile işbirliği yapabilir.”

Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı, Açık Toplum Vakfı ve İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı’nın (SIDA) destekleri ile Prof. Dr. Melek Göregenli’nin hazırladığı, Murat Köylü’nün editörlüğünü üstlendiği araştırma özel sektör çalışanı LGBTİ’lerin sorunlarını gözler önüne seriyor.

LGBTİ ÇALIŞANLAR GİZLENMEK ZORUNDA KALIYOR

İlki geçtiğimiz yıl, “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ’lerin Durumu” başlığıyla yayınlanan raporun 2016 yılı araştırmasında 85 kişinin anket cevapları yer alıyor. Göregenli’nin önsözde yazdığına göre araştırmanın en temel bulgusu LGBTİ çalışanların işyerlerinde cinsiyet kimliklerini veya cinsel yönelimlerini gizlemek zorunda bırakılmaları...

Araştırmaya göre, özel sektör çalışanı her 3 LGBTİ’den 1’i işyerinde cinsel kimliğine dair tamamen kapalı. Sadece 10 kişiden 3’ü kimliğine ilişkin tamamen açık olabiliyor, yaklaşık aynı oranda kişi ise ancak kısmen açık davranabiliyor. Bu açıklık da çoğunlukla yönetime veya amirlere değil, yakın arkadaşlara veya diğer LGBTİ çalışanlara dönük olabiliyor.

3 SENEDEN FAZLA ÇALIŞAN SAYISI AZ

Raporda, 3 seneden fazla aynı işyerinde çalışan LGBTİ’lerin oranının da az olduğu belirtiliyor. Bu durum ise şöyle açıklanıyor: “3 seneden fazla aynı işyerinde çalışan LGBTİ’lerin aynı işyerinde, çeşitli yıldırıcı sebepler (terfi edememe, huzursuzluk, mobbing, taciz, tehdit vb.) nedeniyle uzun süre kalamadığı şeklinde yorumlanabilir.”

Öte yandan LGBTİ çalışanlar, çalıştıkları işlere büyük çoğunlukla internetteki kariyer siteleri veya tanıdık tavsiyesi aracılığı ile giriyor. Bu mecraları, sosyal medya izliyor. İŞKUR’un ve özel istihdam bürolarının tercih edilme sayısının azlığı dikkat çekiyor.

5 ÇALIŞANDAN BİRİ İŞ BAŞVURUSUNDA AÇIK OLABİLİYOR

Yaklaşık olarak sadece 5 çalışandan 1’i iş başvurusu esnasında cinsel kimliğine ilişkin tamamen açık ve özgür davranabiliyor. İşe başvuru esnasında açık olmamanın nedeni olarak büyük çoğunlukla işe kabul edilmeme, dışlanma, nefrete maruz kalma, ifşa edilme, daha sonra terfi edememe riski gibi öngörüler etkili oluyor. Bu düşünceler nedeniyle kişiler kimi zaman rol yapmak zorunda kaldıklarını ifade ederek kendileri ile çatışma halinde ve günlük yaşamda sürekli tedirgin bir ruh hali içinde bulunduklarını belirtiyor.

HER 3 ÇALIŞANDAN BİRİ AYRIMCILIĞA UĞRUYOR

Her 3 çalışandan 1’i cinsel kimliği nedeniyle işyerinde ayrımcılığa maruz kaldığını bildiriyor. Bu hesaba, ayrımcılığa maruz kalmamak için cinsel kimliğini tamamen gizlediğini ifade eden 28 kişi (yüzde 33) dahil değil.

LGBTİ ÇALIŞANLARIN DENEYİMLERİ

Derneğin araştırma kitabında katılımcıların yanıtlarına da anonim şekilde yer veriliyor. İşte onlardan bazıları:
“Tamamen açık olabilseydim daha özgür olurdum. Çalıştığım kuruma duyduğum saygı da artardı.” (Sivil toplum kuruluşunda uzman bir biseksüel kadın)

“Özel hayatımdan bahsedemiyor oluşum, insanlarla samimiyet kurmamı engelliyor.” (Yayıncılık sektöründe uzman bir gey)

“Cinsel kimliğim nedeniyle yaşayacağım olumsuz durumlara karşı kendimi gizlemek için sürekli alarm durumundayım. Bu kadar çok enerji harcamak bedensel ve mental olarak yoruyor; her zaman diğer çalışma arkadaşlarımdan çok daha fazla çalışmak zorunda hissediyorum. Oysa ki cinsel kimliğimi zorlanmadan yaşayabileceğim bir sosyal çevre ve iş ortamında hayatımı sürdürüyor olsaydım çok daha verimli, başarılı, yaratıcı ve mutlu, huzurlu olurdum.” (Denetim ve belgelendirme sektöründe üst düzey yönetici bir gey)

“Cinsel yönelimim gizli olduğu için bizzat bana yönelik bir ayrımcılık yaşamadım ancak üstlerim homofobik oldukları için LGBTİ+ konusundaki görüşleri her zaman beni rahatsız ediyor.” (Havacılık/ulaştırma sektöründe orta düzey yönetici bir lezbiyen)

“Sürekli çalışma yerim değişiyor. Samimi olduğum her arkadaşım uzaklaştırılıyor. Molalara ve yemeklere en son ve tek başıma gönderiliyorum.” (Gıda sektöründe hizmet personeli bir trans erkek)

“LGBTİ+’lerin arasında en fazla ayrımcılığa uğrayanlar trans bireyler. Çoğu zaman işyerlerindeki transları tartışamıyoruz bile, zira kendilerine iş imkânı tanınmıyor. En başta trans görünürlülüğünün artması gerekmekte ve devamında özellikle işveren kesimi konuyla ilgili seminer/eğitim seklinde öğretici etkinlikler düzenlemeli.” (Havacılık/ulaştırma sektöründe orta düzey yönetici bir lezbiyen)

“Aile yardımından ben ve 8 senelik partnerim dışlanıyoruz. Emeklilik de öyle olacak gibi. Sosyal etkinliklere onunla arkadaşmış gibi gidiyor, öyle bir intiba yaratıyoruz özellikle. Yalnız olduğumda aseksüelmiş gibi davranıyorum.” (Bankacılık/finans sektöründe orta düzey yönetici bir lezbiyen) (HABER MERKEZİ)

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

www.evrensel.net