Ölmeyi değil asıl direnmeyi iyi biliriz biz

Ölmeyi değil asıl direnmeyi iyi biliriz biz

Anadolu’da sıkça bilinen deyimlerden başlayalım. Bu siyasetin, bu iktidarın, bu eril anlayışın hakikaten çivisi çıktı!

Burcu YILDIRIM

Anadolu’da sıkça bilinen deyimlerden başlayalım. Bu siyasetin, bu iktidarın, bu eril anlayışın hakikaten çivisi çıktı! Deyimler demişken sevgili kadınlar, dolaylı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan’a, doğrudan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gelmek istiyorum. Mevzu bahis konu, Cumhurbaşkanı’nın ağzından dökülen, “Bir adam gibi ölmek var, bir de madam gibi ölmek. Ölelim ama adam gibi ölelim” sözleri. Daha ilginci de Bakan Sayan’ın, var gücüyle, “Adam olan Cumhurbaşkanı’nı kadın başıyla” kurtarma çabaları. Erdoğan’ı haklı çıkarmak adına “Türk kadını adam gibi ölmesini çok iyi bilir. 15 Temmuz’da bunu gösterdik. 8 tane kadın şehidimiz var” dedi. Gerçekten öyle mi? Kadınlar nerede? Neler oluyor?

“Adam”lıkla atfedilen güç, kuvvet, şan vs. ataerkil sistemin sacayaklarından birini oluşturuyor ve AKP iktidarının da dilinden hiç düşmüyor. Tabi kadınlar da aynı şekilde. Nasıl yaşayacakları, nasıl giyinecekleri, sokaklara ne zaman çıkacağı, kaç çocuk doğuracağı, nasıl öleceği... Saymakla bitmeyen görevler listesi kadınları beklerken; iktidarın, gücün, hakimiyetin hatta hitabetin bile kapıları erkekleri onurlandırıyor. Elbette amacım kadınlar ve erkekler arasındaki uçurumu daha da derinleştirip polemik yaratmak değil ama iktidarın dili, söylemi, ideolojisi en tepeden her gün kadınların kafasına iniyor. Erkek olan devlet, iktidar; olanca haksızlığı, hukuksuzluğu, hırsızlığı, insanlara vaat ettiği ölümü nasıl da kapatıp güzelliyor “adam gibi olmak”la değil mi? Yakayı bu sıfatlardan kurtarmak için ölümü bile göze alan “adam”, gittiğinde kahraman anılmak adına, erkekliğini, kudretini övüyor da övüyor. Geri adım atamadığı için durmadan ileri gitmeye çalışan “adam”, anaların ayaklarının altında olan cenneti bile “madam gibi ölümle” bir kenara atıyor.

Unutmadan “madam” sözcüğünün kelime anlamı; Müslüman olmayan evli kadın. Kadına tepsi de sunulan cinsiyetçi ve eril yaklaşımın yanına bir de “madam gibi” ile Müslüman olmadığı için ölmeyi bile beceremeyen kadın çıkıyor ortaya. Hepimize dua okutan bu zihniyet ne yazık ki gücünü her defasında istismar edilen çocuk bedenlerinde, taciz, tecavüz, şiddet vakalarında, kadın cinayetlerinde, savaşlarda buluyor.

“Adam gibi ölmek” böyle mi oluyor beyler? Ama yaşamaya hatta ceza almadan yaşamaya gelince işler, erkekleri iyi hal indirimlerinde, pişmanlık yasalarında, tahrik olmalarında, sapkın cinsel anlayışla kadınları mülk edinme çabalarında görüyoruz. Yegane koruyucuları da devlet babamız. Siz nasıl tarif edersiniz bilmem ama biz hep böyle yaşıyoruz.

Aile Bakanı, “Türk kadını adam gibi ölmesini bilir” derken “adam gibi ölmek” nasılmış merak ediyoruz. Devlet tarafından palazlandırılan Cemaat 15 Temmuz’da ortalıkta terör estirdiyse ve bu cemaatin üçte ikisi AKP iktidarında yerleştirildiyse karanlık hesapların neden motor gücü olsun kadınlar? Ayrıca ekleyelim; Türkiyeli kadınların her gün çok öldüğünü, yaşayanların içlerinde hep ölümün sızısının kaldığını ve nasıl cesurca öldüğünü biz çok iyi biliyoruz. Mesela 10 Ekim Ankara Katliamı’nda yere barış diyerek düşen kadınları, sonrasında üniversitelerde zeytin ağacı olarak yeşeren kadınları; doğasına, suyuna, toprağına sahip çıkan ve “devlet benim” deme cesaretini ve kudretini gösteren Havva Ana’yı, IŞİD zulmüne ve barbarlığına direnen, yaşayabilmek için ölen kadınları çok iyi biliyoruz.

www.evrensel.net