Dünya’nın ‘sağlık durumu’ kötüye gidiyor

Dünya’nın ‘sağlık durumu’ kötüye gidiyor

Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF) yayımladığı “Yaşayan Gezegen 2012 Raporu”, kaynakların sömürülmesi ve aşırı tüketim nedeniyle Dünya’nın “sağlık durumu”nun giderek kötüye gittiğine işaret etti. Rapor, insanların tüketim alışkanlıkları için kaç metre küp su ya da metre kare topr

Rio de Janeiro’da gerçekleştirilecek 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı öncesi ‘Yaşayan Gezegen 2012 Raporu’ açıklandı. Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF) yayımladığı “Yaşayan Gezegen 2012 Raporu”, kaynakların sömürülmesi ve aşırı tüketim nedeniyle dünyanın “sağlık durumu”nun giderek kötüye gittiğine işaret etti. WWF’in “gezegenin durumu”nu belgelemek üzere iki yılda bir yayınladığı Yaşayan Gezegen Raporu’nun (Living Planet Report - LPR) 9. basımının özetinde gezegenin durumundan kastedilen biyolojik çeşitlilikteki, ekosistemlerdeki ve insanın doğal kaynaklara talebindeki değişim olduğu ve raporun bu değişimin biyolojik çeşitliliğe ve insanlığa olası etkilerini incelediği belirtildi. Doğanın mutluluk ve refahın temeli olduğuna işaret edilen raporda 1970-2008 yılları arasında biyolojik çeşitliliğin küresel olarak yüzde 30 düştüğüne dikkat çekildi. Tropikal bölgelerde bu düşüşün yüzde 60’lara vardığına dikkat çekilen raporda doğal kaynaklara dönük talebin 1966’dan beri iki katına çıktığı belirtildi. Mevcut durumda dünyada faaliyetlerin yürütülmesi için 1.5 gezegene eş değer kaynak kullanıldığının ifade edildiği raporda yüksek gelirli ülkelerin ayak izinin düşük gelirli ülkelerinkinin 5 katı fazla olduğu vurgulandı.

‘2030 YILINDA İKİ GEZEGENE İHTİYACIMIZ OLACAK’

Biyolojik çeşitliliği fazla olan alanların karbon depolama, yakacak odun sağlama, tatlısu dolaşımı ve balık rezervi oluşturma gibi önemli ekosistem hizmetlerini yerine getirdiğinin ifade edildiği raporda biyolojik çeşitliliğin ve ekosistem hizmetlerinin kaybının yaşamları doğrudan bu hizmetlere bağlı olan dünyanın en yoksul kesimini daha fazla etkilediği belirtildi. Raporda, “Yapılan tahminler işlerin her zamanki gibi yürütüldüğü durumda 2030 yılında yıllık talebimizi karşılamak için iki gezegene ihtiyaç duyacağımızı gösterir. İnsan toplumlarının ve ekonomilerin temelini oluşturan ve doğal sermayemiz olan biyolojik çeşitlilik, ekosistemler ve ekosistem hizmetleri korunmalı, gerekli durumlarda restore edilmelidir. WWF’nin tek dünya yaklaşımı ve yeryüzünün ekolojik sınırları göz önüne alınarak doğal sermayenin nasıl yönetileceğine ve paylaşılacağına dair çözümler sunar. Ayak izimizi daha az doğal kaynak kullanıp daha fazla üreterek daha iyi, daha akılcı ve daha az tüketerek azaltabiliriz” ifadeleri kullanıldı.

‘KAYNAKLARIN YÜZDE 50 FAZLASINI KULLANIYORUZ’

WWF İnternational Genel Müdürü Jim Leape raporun giriş kısmında Yaşayan Gezegen Raporu’nun 2012 yılı basımında, “Elimizin altında bir gezegen daha varmış gibi yaşıyoruz. Dünyanın sağlayabildiği kaynakların yüzde 50 fazlasını kullanıyoruz. Yönümüzü değiştirmezsek, bu oran büyük bir hızla artacak ve 2030 yılında iki gezegen bile yetmeyecek. Tercih bizim. 2050 yılında gezegeni paylaşacak 9 belki de 10 milyar insana gıda, su ve enerji sağlayan rahat bir gelecek yaratabiliriz. İhtiyacımız olan gıdayı üretebiliriz. Çözümler; atıkları azaltmak, daha iyi tohumları ve daha iyi üretim tekniklerini kullanmak, bozulmuş alanları yeniden üretime kazandırmak ve yüksek gelirli ülkelerde et tüketimini azaltarak beslenme şeklimizi değiştirmek gibi alanlarda yatar. Sağlıklı nehirleri, gölleri ve sulak alanları koruyarak ihtiyacımız olan suya sahip olabiliriz. Örneğin; akıllı sulama yöntemleri ve kaynak planlamasının iyileştirilmesi suyu verimli kullanmamıza yardımcı olur. İhtiyacımız olan bütün enerjiyi temiz ve bol kaynaklar olan rüzgar ve güneşten sağlayabiliriz. Enerjiyi etkin kullanmamız öncelikli bir zorunluluktur. Binalarımızın, arabalarımızın, fabrikalarımızın verimliliğini artırarak kullandığımız enerjiyi yarıya düşürebiliriz” ifadelerine yer veriyor. (HABER MERKEZİ)


DÜNYAYI EN ÇOK KİRLETEN ÜLKE KATAR

Rapora göre, dünyayı en çok kirleten ülkelerin başında sırasıyla Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Danimarka, Belçika, ABD, Avustralya, Kanada, Hollanda ve İrlanda geliyor. Rapor, insanların tüketim alışkanlıkları için kaç metre küp su ya da metre kare toprak parçasına ihtiyacı olduğunu gösteren “ekolojik ayak izi” sıralamasında, Türkiye’nin ise 68’inci sırada olduğunu gösterdi.

www.evrensel.net