26 Eylül 2016 18:17

Yeni dönemde meslek liselerini ne bekliyor?

Gelecek güzel günlerin inşasında meslek liselerinin büyük katkısı olacağı, işçi sınıfının öbeğini oluşturması bakımından önemlidir.

Paylaş

Ahmet AKARSU
Kayseri

Yeni eğitim yılının açılmasına az bir süre kaldı. Geçtiğimiz dönem sonunda seksene yakın lise de “gerici” idarelere yönelik başlatılan “karanlığa sırtımızı dönüyoruz” eylemleri, yayımlanan bildiriler, eğitim sisteminin gerici-faşist bir temelde ele alınmasına karşı yürütülen liseli mücadelesinin Berkin ve Soma’dan sonra en geniş kesimleri kapsaması bakımından bir milattır. Liseli gençliğin tarihten bu yana verdiği mücadele deneyimlerine yaslanarak, seksen lisede öğrencilerin verdiği mücadeleyi yeni dönemde tüm ülke geneline yaymak, tartışmaların ilerletmesiyle olacağa benziyor.

GENİŞ GENÇLİK KESİMLERİ İLE BİR ARAYA GELELİM!

Kuşkusuz liseli gençliğin eylemlerinin odak noktalarının meslek lisesi merkezli olmayışı, hepimizin eksikliğidir. Meslek liselilerin üretime en yakın, hatta iç içe geçmiş/geçirilmiş olmasından ötürü orada başlayacak bir mücadele dönüp dolaşıp sistemin ta kendisi olan patron sınıfı ve onun destekçilerini bulacaktır. Gelecek güzel günlerin inşasında meslek liselerinin büyük katkısı olacağı, işçi sınıfının öbeğini oluşturması bakımından önemlidir. Bu eksikliği gidermek üzere her liseli bu tartışmaları kendi lisesi başta olmak üzere her lisede ele alıp, “Neler yapabiliriz?” sorusunu daha geniş gençlik kesimleri ile (kol, kulüp, ÖTK, gençlik insiyatifleri, öğretmenler vb.) tartışmalı. Örneğin sınıf temsilcileri ile bir araya gelmeli bulunduğumuz okulda/stajda ne sıkıntılar yaşıyorsak tartışıp, gelecek güzel günleri inşa etmek yolunda bir iki tuğla da biz meslek liseliler koymalıyız.   

“EĞİTİM-SEKTÖR İŞBİRLİĞİ” NE GETİRECEK?

Tarihte de örneklerine sıkça rastlayacağımız bir mesele olarak, gerici bir nesil inşa etmek isteyen yönetimler, gençlik kitlelerini (özellikle de meslek liselerini) milliyetçi-muhafazakar politikalara yedeklenmiş, sermayeye endeksli köleler olarak donatıyor. Bu politikalarını güçlendirmek için yeni dönem öncesi adına Kürt illeri için “eğitim yönetimi ve motivasyon semineri”, diğer bölgeler için “eğitim-sektör işbirliği toplantıları” dedikleri görüşmeler yapıyorlar.
Meseleye dışarıdan bakıldığında faydalı toplantılar gibi geliyor. Detayına indiğimizde ise hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Kürt illerine dair metinde geçen bir ibare dikkat çekiyor. “Çatışma ve Stres Yönetimi” diye liseli gençliği patlayacak bombalara mı hazırlamak istiyorlar? Peki, “Bombaların patlamaması için neler yapabiliriz? Gençleri bunlara hazırlasak olmuyor mu?” sorusu geliyor akıllara.
Nitelikli ve aynı zaman ucuz iş gücü olarak görülen meslek liseliler artık “devlet güvencesi”ne alınarak “özelleştirme”ye gidiliyor. “Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı meslek liselerinin hepsini size devretmeye hazırız demeye geldim. Eğer biz devredersek, öğrencilere ‘Gidin işyeri bulun’ demeye gerek kalmayacak. Meslek liselerini size verelim. Bunu önümüzdeki dönemde yapacağız. İstiyoruz ki öğrenciler sektörle iç içe olsun. Yani eli taşın altında olanlar okulların yönetiminde söz sahibi olsun. O zaman net şekilde çıktıları somut olarak alalım görelim.” bu sözler MEB sayfasında yayınlanıyor. Demem o ki, patronlara peşkeş çekilecek meslek lisesi ordusu yaratmak için adımlar çoktan atılmış.

SÖZ HAKKI MESLEK LİSELİLERİN OLMALI!

Yapılan toplantıyla ilgili ise “Meslek lisesi öğrencilerinin dışında herkes var abi!” diyor bir meslek liseli arkadaşım. Kuşkusuz öyle. Milli Eğitim Bakanı’ndan tutalım, Sanayi Odası Başkanları’na kadar herkes var. Ama bir tek meslek lisesi öğrencileri yok! Kısacası, meslek lisesi gençliğinin söz hakkı yok! Peki, alınan kararlar meslek lisesi öğrencilerini ilgilendirmiyor mu? Neden söz hakkı verilmiyor? Yine bir meslek liseli arkadaşım söylüyor, “Abi bu meseleden kimsenin haberi yoktur.” diyor. İşte yeni dönem açısından bu tartışmayı gündem konusu haline getirip, biz anlatacağız.
-  Ucuz iş gücü olmayacağız,
-  Nitelikli eğitim istiyoruz,
-  Mesleki eğitim olmalı ama kültür-sanat alanında da ders görmek istiyoruz
-  Çok yönlü eğitim istiyoruz, diyeceğiz.
Ve bunun için irili-ufaklı toplantılar yapacağız, neler yapabileceğimizi konuşacağız ve kendi kaderimizi elimize alacağız. Bizim kaderimizi eline alıp bir oraya bir buraya fırlatanlara karşı birlik olup, “Meslek liseliler olarak işçi olacaksak da bilinçli/ileri işçiler olacağız.” diyeceğiz.

ÖNCEKİ HABER

Yeni eğitim-öğretim yılı

SONRAKİ HABER

Ezhel'e "uyuşturucu kullanmak"tan ertelemeli 1 yıl 8 ay hapis cezası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa