26 Eylül 2016 18:15

Yeni eğitim-öğretim yılı

Darbe girişimi sonrası, değişen öğretmen kadroları ve değişen yeni kurallarla yeni eğitim öğretim yılına giriyoruz.

Paylaş

Emir Özdoğaner
Mersin

Darbe girişimi sonrası, değişen öğretmen kadroları ve değişen yeni kurallarla yeni eğitim öğretim yılına giriyoruz.
Liselerde ilk hafta uygulanacak olan aynı zamanda ‘’Belirli Günler ve Haftalar’’ kategorisine eklenen ‘’15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Etkinlikleri’’ adı altında düzenlenecek olan bu programa, ülkedeki bu denli kargaşanın içinde, gençleri böyle bir etkinliğe dahil etmek nasıl düşünülebilir, ne kadar doğru? Tartışılır…
Yenilenen öğretmen kadrolarını düşündüğümüz zaman, bu eğitim-öğretim yılında AKP-Erdoğan propagandası yürütüleceği ve yeni nesli kindar ve dindar yetiştirme amacıyla uygulanacak olan baskı ve yıldırma politikalarına karşı biz gençlerin korkmaksızın özgür, laik, bilimsel, parasız ve anadilde eğitim görme hakkımızı elde etmek için ortak bir noktada birleşip mücadele etmemiz gerekiyor.
İşimizin kolay olmayacağını biliyoruz, hepimize yeni eğitim-öğretim yılında başarılar diliyorum.


NASIL LİSELER İSTİYORUZ?

İrem KELLECİ
İMKB Fen Lisesi
Adana

Merhaba sevgili Genç Hayat okurları! Okulların açılmasına az bir zaman kalmışken, beni  ve diğer bütün liseli arkadaşlarımı bekleyen gerici, baskıcı, laik olmayan ve bütün öğrencileri kendi kafalarındaki öğrenci tiplemesine sokmaya çalışan eğitim sistemine ve buna karşı sergilememiz gereken duruşa, mücadeleye değinmek istedim. Eğitim sitemindeki bu çürükler benim gibi birçok liseli arkadaşımın da canına tak etmiş olacak ki geçtiğimiz dönemin sonlarına doğru sekseni aşkın okulda bildiriler yayınlandı. Liseliler, bilimsel ve laik bir eğitim için hep bir ağızdan ses verdiler. Sistemin bize dayattığını değil, aydınlık bir gelecek için olması gerekeni savundular. Kadın öğrencilere yönelik kısıtlamalara, yönetici ve öğretmenlerin görevden alınmasına, etkinliklerinin engellenmesine karşı çıktılar. Eğitim sisteminde onarılması gereken bu noktaları hep birlikte dile getirip, istedikleri sistemi duyurmaya çalıştılar. 
Peki biz liselilerin istediği sistem ne? Bizim istediğimiz; okullarda laboratuarların kullanıldığı, dinin değil bilimin öğretildiği, kadınları kısıtlamak yerine onları toplumdaki herkes gibi önemli bireyler olarak gören, kadın ve erkek öğrenciler arasındaki arkadaşlığı suç olarak görmeyen, öğrencileri ders alanında eğittiği gibi kültür ve sanat gibi alanlarda da geliştiren, öğretmene ve öğrenciye gereken değeri veren, karşıt görüşlü öğrenciyi fişlemek yerine herkesin kendi görüşüne sahip olabileceğini kabullenen, onların düşündüğü gibi düşünmemiz için bize baskı yapmayan, bizi yontmaya çalışmayan, temel liselere, dershanelere, etüt merkezlerine ihtiyaç duyulmayan, parasız bir sistem. Böyle bir sistemi elde etmek için mücadelemizi, istediğimizi alana kadar sürdürmemiz gerekiyor. Bu konuda bizi destekleyen herkese sözümüz olsun: “Gelecek, geleceğini inşa edecek!’’


ALTI GÜNE SIĞDIRILAN “BAŞKA BİR DÜNYA”

Dilan DURSUN
Kartal Semiha Şakir Anadolu Lisesi
Istanbul

Kampa ilk kez katılan bir genç olarak altı güne sığdırılan bu eşsiz deneyimden çok memnun kaldığımı itiraf etmeliyim. Deneyim diyorum çünkü patates soymasından tut halay çekmesine kadar birçok alanda deneyim kazandırdı bu kamp bana. Hatta ve hatta politikaya bakış açımı bile değiştirdi. Politik düşüncemin bu denli yön değiştireceği aklımın ucundan bile geçmezdi. Bu anlamda benim için büyük bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Birazcık kamptaki günlerime değineyim. Otobüse bindiğim an “Acaba yanlış mı yaptım?” diye derin düşüncelere dalmaya başladım. Maalesef ilk günümde bu düşüncemi destekler nitelikteydi. Benim için fiyaskoydu. Yorgundum, uykusuzdum, sıcaktan bunalmıştım.Hal böyle olunca diğer günler için motive olamıyordum. Benim açımdan ilk günün elle tutulur tek yanı, gelir gelmez kolektif yaşama adapte olmamı sağlamasıydı. Ben doğru düzgün bıçak bile tutamıyorken burada kilolarca patates doğradım ekip arkadaşlarımla. Çok da keyif aldım. Daha önce sömürüsüz kolektif bir yaşam nasıl olur diye düşünmemişken kamp bana aklıma dahi gelmeyen bu düşünceyi yaşama fırsatı verdi. Çok samimi, çok sıcak insanlarla altı gün geçirdim ve bu altı güne doyamadım. Kamp sayesinde mücadele ruhu, farkındalık gibi önemli değerler kattım kendime. Yaşadığım sistemde dünyanın sınıf ayrımı üzerinde şekillendiğinin ve gençlik olarak birlik olursak her engeli aşabileceğimizin farkına vardım. Kendi kendime bu mücadelede yer almalıyım dedim.
Sonuç olarak, bu kampa geldiğim için çok mutluyum. Daha şimdiden seneye kampta kuracağım dostlukların, öğreneceğim bilgilerin ve çekeceğim halayların hayalini kurmaya başladım bile.

ÖNCEKİ HABER

Çevirmen Levent Can Yılmaz hayatını kaybetti

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa