21 Eylül 2016 04:57

Tekstil sanayiinde kölece çalışma koşulları

Bangladeş’de tekstil fabrikasında çıkan yangın, Asya ülkelerinde emekçilerin yarı-kölelik koşullarında yaşadığı trajediyi gözler önüne serdi.

Paylaş

Bangladeş’de tekstil fabrikasında çıkan yangın, esas olarak Asya ülkelerinde emekçilerinin yarı-kölelik koşullarında çalıştıran bir sektör olan tekstilde yaşananan trajediyi gözler önüne serdi. Bangladeş’de bir tekstil fabrikasında çıkan ve onlarca işçinin yaşamına mal olan yangın tüm dikkatleri dünyada bu tür fabrikalarda çalışanların kölelik koşullarına çevirdi. 

Aynı zamanda da bu sektörün tarihinin en büyük felaketini, 2013 Nisan’ında Bangladeş’in Dakka kenti eteklerinde bulunan Rana Plaza kompleksinde yaşananları akla getirdi. Bu olayda kompleks çökmüş 1.130 işçi yaşamını kaybetmiş, kimisi ağır kimisi hafif olmak üzere 2.500 işçi de yaralanmıştı.

4 MİLYON İŞÇİ TEKSİLDE

Bangladeş dünyanın en büyük tekstil ihraç eden ülkelerinden biri. Aslında tekstil, bu Asya ülkesinin en önemli büyüme motorlarından biri olup ülke GSMH’sının beşte birini oluşturuyor. Çeşitli kaynakların verilerine göre sektörde geneli kadın olmak üzere yaklaşık dört milyon işçi çalışıyor. Sivil Toplum Kuruluşu Ropa Limpia (Temiz Giysiler) bu ülkeye ilişkin şunları dile getiriyor: “Bölgede el emeğinin en  ucuz olduğu ülkelerden biri olması sayesinde Bangladeş, küresel tekstil pazarının varlık gösterdiği diğer bölgelere kıyasla avantajlı bir konum elde etti ve tekstil endüstrisinde son birkaç on yılda olağanüstü bir büyüme kaydetti.”

GÜNLÜK 0.88 AVRO ÜCRET

Bunlar, Hindistan ve Kamboçya gibi bölgedeki diğer ülkeler için de geçerli. Tekstil fabrikalarında çalışan emekçilerin çalışma koşulları bu ülkelerde de benzer durumda.

Aylık ücretler nadiren 100 avroya yükseltiliyor. Plaza Rana’nın Primark gibi firmalara üretim işinde çalışan emekçileri ayda yaklaşık 28 avro alıyor. Çok uluslu şirketler üzerine araştırma yapan bir Araştırma Merkezi’nin birkaç yıl önceki bilgilerine göre Hindistan’da fabrikalarda kız çocukları ve ergenlik çağındaki çocuklar günlük 0.88 avro karşılığında haftada 72 saat herhangi bir kontrat yapılmadan çalıştırılmaktadır. Bu skandal niteliğindeki koşullardan yararlanan firmalar arasında, Inditex, El Corte Inglés, Cortefiel, Primark, Tommy Hilfiger, Timberland, H&M, Marks&Spencer, Diesel, Gap y C&A bulunmaktadır.

Ülke ihracatının yüzde 80’ininden fazlası tekstil sektörünün oluşturduğu Kamboçya’da, sendikalar, emekçiler-geneli çocuk yaşta- aylık 100 avronun altında bir ücret karşılığında haftada 80 saat çalıştırıldığı için şikayette bulundu; ILO durumla ilgilendi ve en azından iyileştirmeler konuşulmaya başlandı.

INDETİX FİRMASI

İçinde Zara, Bershka ve Strdivarius firmalarının yer aldığı birkaç yıl önce ortaya çıkan Indetix şirketi, Arjantin ve Brezilya’da üretimlerinde kölelik koşullarında el emeği kullanıyor. 2011 yılında Brezilya hükümeti, ülkede bu şirkete ait yüzlerce yasadışı atölye olduğunu ortaya çıkardı ve Amancio Ortega tarafından kurulan bu şirketi 1.4 milyon avroluk para cezasına çarptırdı. Bunun üzerine şirket yapısal değişikler yapacağının sözünü verdi; ancak görünen o ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Hükümet denetçileri, şirketin ülkenin birçok yerine dağılmış olan ve moda devleri için üretim yapan 67 firmasında 433 kuraldışı olay tespit etti.

2012 yılında, Zara’nın taşeron firmalarında, iş kazaları, günde 16 saatten fazla çalıştırma, sağlıksız ve insanlık dışı koşullarda çocukların kullanılması gibi durumların yer aldığı 7 bin usüle uygun olmayan durum tespit edildi.  Alameda vakfının açıklamasına göre Arjantin’de dikiş atölyelerinde çocuklar ve yetişkinler günde 13 saat çalıştırılıyor; bu süre Cumartesi de dahil olmak üzere 17 saate kadar çıkarılabiliyor. 

İŞ DÜNYASININ MERKEZ EKSENİ: ASYA

2013 yılında yaşanan Rana Plaza felaketiyle de ilişkisi olan Pablo Isla’nın başkanlık ettiği Zara, üretiminin büyük bir kısmını Asya’da gerçekleştirmektedir. 2015 yılındaki bilgilere göre Zara’nın Asya’da 836 müteahhit firma ve 2.252 fabrikası bulunmaktadır.

Geçen yıl STK Oxfam Intermon, Orta Amerika’da fabrikalarda giysi üretiminde çalışan ve olağanüstü bir sömürü çarkı içinde yaşayan yaklaşık 263 bin kadının oldukça kötü çalışma koşullarına dikkat çekti. Bu işlerde çalışanların genelini, eğitim düzeyi düşük, ailenin yükü üzerinde olan çocuklu ve kırsal kesimden  18-35 yaş aralığındaki genç kadınlar oluşturuyor. 

Oxfam raporunda, bunun, üretimde gelişme sağlamak için, riskli, güvencesiz ve korunmasız koşullarda kadın emeğinin kullanılmasına yani emeğin feminizasyonuna  dayalı bir model olduğunu belirtiyor. Orta Amerika’da kadınların çalıştığı giysi üretimi yapan fabrikalarda aylık asgari ücret örneğin Nikaragua’da 148, Guatemala’da 300 avro ki bu diğer sektörler için uygulanan yasal asgari ücretin altında (yüzde 18.6 daha az).  Yine raporda, “Bu ülkelerde bu ücretle bir ailenin en temel gıda maddelerini dahi alabilmesi olanaksız” deniyor.

TÜRKİYE VE DOĞU AVRUPA

STK Ropa Limpia (Temiz Giysi), iki yıl önce Türkiye ve Doğu Avrupa’daki duruma ilişkin şunları söyledi: “Eski sosyalist ülkeler, Batı Avrupa’nın önemli giysi markaları ve şirketlerinin arka bahçe dikiş atölyeleri işlevi görmektedir. Dünya tekstil devlerinden biri olan Türkiye’nin kendi ucuz arka bahçesi mevcut; yani Doğu Anadolu bölgesi. Ayrıca Türk tekstil şirketleri Kuzey Afrika ve Güney Kafkaslar dahil bütün bir bölgeye fason işi veriyor.”

Ropa Limpia’ya göre, tüm ülkelerde yasal asgari ücret ile yaşamaya yetecek tahmini minumum ücret arasındaki fark oldukça büyük. “Bu fark, Asya’nın ucuz emeğini kullanan Avrupa ülkelerinde daha da fazla. Yasal asgari ücretin, yaşamaya yetecek tahmini minumum ücretten daha düşük olduğu (yüzde 20 daha düşük) ülkeler, Gürcistan, Bulgaristan, Ukrayna, Makedonya, Moldovya, Romanya ve Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesidir. 2013 verilerine göre Bulgaristan, Makedonya ve Romanya’da yasal asgari ücret Çin’den, Moldovya ve Ukrayna’da ise Endonezya’dan daha düşük.”

RANA PLAZA’DAN SONRA NE DEĞİŞTİ?

TEKSTİL endüstrisindeki mecut koşulları kamuoyuna ve medyaya taşıyan Rana Plaza’da yaşanan kazanın üzerinden 3 yıl geçti; ancak artçı sarsıntıları sürüyor. Ropa Limpia, 1.589 fabrikada denetim yapıldığını ve 108 bin 538 usulsüzlük tespit edildiğini belirtiyor. Baş müfettiş fabrikaların “üst düzey risk” taşıdıklarını bildirdi. Nisan ayında paylaşılan bir raporda şunlar dile getirildi: “Belirlenen sorunların çözümü için almaları gereken önlemlerin ciddiliğine ve aciliyetine rağmen ne yazık ki fabrika sahiplerinin ve tedarik firmalarının gösterdiği çaba oldukça sınırlı düzeyde kaldı. Fabrikaların hemen hemen hiçbiri gerekli tamiratın yapılması konusunda verilen süreye uymuyor.”

Yangına karşı gerekli sistemlerin yerleştirilmesi ve Bina İnşaasında Güvenlik konulu sözleşmedeki denetim ekibinin ilk değerlendirmelerindeki riskli bulgular konusunda gerekenlerin tamamını yalnızca yedi fabrika yerine getirdi. “Fabrikalarda yangına karşı gerekli önlemlerin alınması konusunda defalarca uyarılar yapmış olmamıza rağmen ciddi sayıda fabrika gereğini yerine getirmiş değil.”

STK Ropa Limpia, ayrıca temel haklara saygı gösterilmesi konusunda bir ilerleme kaydedilmediğine ve sendikalaşmada yaşanan olumsuzluklara vurgu yaptı: “Bengladeş hükümeti çalışma yasasını uluslararası standartlara uygun hale getireceğinin sözünü vermişti; ancak bu sözlerini yerine getirmedi. Çalışma yasasının uygulanmasının ana hatlarının duyurusu iki yıl gecikti ve sendikacılar üzerindeki baskılar arttı. Öte yandan en çok alkışlanan haberlerden biri, Rana Plaza’da yaşanan felaketten bir yıl sonra fabrikalarda sendikalaşmanın ciddi düzeyde artmış olmasıydı: ancak şu anda işin rengi değişti. İki yıl sonra üyelerinin taciz edilmesi ve baskıya maruz kalması ya da sendikalaşmanın olduğu fabrikaların kapanmasıyla bu sendikaların üçte biri haritadan silindi.” 

“Fabrika sahiplerinin emekçileri tehdit etmesine ve korkutmasına izin veren cezasızlık kültürü, zaman zaman da polisle işbirliği içinde varlığını sürüyor. Dört yıl önce Ropa Limpia Kampanyası üyesi ve sendikacı Amin Islam’ın katledilmesi olayının çözülmemesi ve suçluların serbestçe dolaşması, hükümetin ilgisizliğinin acı bir kanıtıdır. Bu yetmiyormuş gibi Rana Plaza trajedisinin sorumlusu olarak görülen kişilerin yargılanması da geciktirilen süreç nedeniyle sonsuza dek sürecek gibi.”

Publico.es’den kısaltarak çeviren: Hilal Ünlü

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hakim ve savcıları tutuklu davada yargılama devam ediyor

SONRAKİ HABER

Hasankeyf Koordinasyonundan "Mücadele ve Yıkım Ekseninde Hasankeyf" paneli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa