Özgür Özel, 6 Şubat'ta askerin neden sahaya geç çıktığını açıkladı: 'Darbe yapar diye korktular'
Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinde ordunun üç gün boyunca sahaya çıkarılmadığını belirterek, “Ordu çıkarsa darbe yapar diye korktular” dedi.
Fotoğraf: ANKA
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Osmaniye'de partisine il başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Özel, 6 Şubat depremlerine değinerek Türk silahlı kuvvetlerini 3 gün boyunca görev verilmediğini söyledi. Özel, sarayda bir danışmanın ‘orduyu kışladan çıkarmak kolay geri sokmak zordur’ dediğini aktardı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin 3 yıl dönümü dolayısıyla Osmaniye'ye gitti. Hafta boyunca depremden etkilenen 5 ilde programları olan Özel’in bölgedeki ilk durağı CHP Osmaniye il başkanlığı oldu.
Özel, 6 Şubat depremlerinde yaşananlara değinerek şunları söyledi:
“O günkü hükümet 21 yıldır Cumhuriyet tarihinde kimselere nasip olmayacak şekilde aralıksız, tek başına, yani mazeretsiz olarak iktidardaydı. O günkü hükümet 21 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış bir hükümetti. Bakın ‘milyon dolar’ demiyorum, ‘milyar dolar’ demiyorum. Duymadığınız bir parayı söylüyorum. 21 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış. 21 yılda sadece 40 milyar dolar deprem vergisi toplamış. Yine övüne övüne bitiremedikleri dirençsiz, zayıf yapıların yasal hale getirildiği 8 ayrı imar affından 26 milyar lira daha toplamış. Yani depreme harcayacak para toplanmış, gelmiş, hesaplara yatmış. Ama 21 yıl boyunca deprem için hiçbir hazırlık yapılmamış. O mazeretsiz hükümetin asla kabul edilemeyecek şekilde depreme Osmaniye’yi de 10 güzel şehrimizi de hazırlıksız yakalattığını, üstüne düşeni yapmadığını söyleyince kimse kusura bakmasın.”
"Ordu çıkarsa darbe yapar diye korktular"
“Peki tüm bu imkanlara rağmen felaket yaşanınca ne oldu? Hep birlikte yaşadık. Osmaniye de yaşadı ama bilhassa Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay bu anlatacağım güçlükleri en felaket şekilde yaşadı. Enkazlara günlerce ulaşılamadı. Çünkü enkaz sayısı o bölgede çoktu. İnsanlar enkaz altındaydı, ‘Sesimi duyan var mı?’ diye seslendiler. Duyuldu ama o enkazlara ulaşılamadı. Depremin büyüklüğü düşünüldüğünde bir mazeret olabilirdi. Şanlı ordu üç gün sonra kışladan çıkarıldı. Neden? Aklı evvel bir danışman Saray’da demiş ki ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geriye sokmak zordur.’ 21 yıldır iktidarda olacaksın, tarihin en büyük depremi ile karşılaşacaksın, ordu elinde, kamyonuyla, topuyla, kazmasıyla, yiğit evlatlarıyla hazır olacak. Sen çıkarlarsa darbe yaparlar diye korkacaksın. Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Öyle acılar yaşadık ki o acı unutulmaz. Depremde evi yıkılmış, elindeki cep telefonunun şarjı bitti, bitecek. O cep telefonuyla hayata tutunan depremzedenin cep telefonuna IBAN attılar. ‘Devletimize, milletimize yardım etmek istiyorsan depremde şu numaraya para yolla’ diye enkaz altındakilere IBAN atıldığı günleri gördük. Millet sokaktaydı. Soğuk vardı, yağmur vardı, çamur vardı. Çadır yoktu. Kızılay’ın çadır sattığını gördük. O yüzden bu iktidar depremin öncesinden tüm kaynaklara rağmen hazırlıkları yapmayan, deprem sırasında üç gün boyunca üstüne düşeni yapmayan, depremden sonra da iyileştirme faaliyetlerini yapmayan biri iktidardır.”
"50'nci sefer buradayım, belki attığın yalandan utanırsın"
“Geçtiğimiz günlerde ‘Depremden sonra neredeydin Özgür efendi?’ dedi bana. Dedim ki arkadaşlara, ‘Dönün bakın. Deprem bölgesinde Erdoğan kaç kere gitti? Özgür Özel kaç kere gitti?’ Bana, ‘Depremden sonra neredeydin?’ diyen Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise 26’sı o günkü görevi olan Grup Başkanvekili olarak, 23’ü Genel Başkan olduktan sonra toplam 49’uncu kez gitmiş. Aha bugün 50’ncidir.
Jandarma emrinde, polis emrinde ve o imkanlarla deprem bölgesine 38 kez üç senede gelen Erdoğan, Özgür Özel‘e ‘Sen neredeydin?’ diyor. 50’nci sefer buradayım. Belki attığın yalandan utanırsın. Benim görevim millet adına denetlemek. Benim görevim millet adına söylemek, uyarmak. Yapabildiğini yapmak, yaptırabilmek. Senin görevin depreme hazırlamaktı. Senin görevin enkazı kaldırmaktı. Senin görevin orduyu harekete geçirmekti. Sen bu görevleri yapmadın. Dönmüş şimdi yaptığı deprem konutları ile övünüyor.
Sanki deprem konutunu kendi cebinden yapmış gibi ve sanki yıllarca toplanan vergileri zamanında yapmış da yaptığı evler hiç yıkılmamış gibi ve yıkılanların yerine yapılanları milletin parasıyla ve devletin parasıyla kendi özel eseri gibi anlatıyor.
Sen ne söz verdin depremin ertesi günü, ne söz verdin? Dedin ki, ‘Bir yıl içinde 650 bin konutu yapıp ben vereceğim. Oyu bana verin. Yeni bir hükümet alışana kadar aylar, yıllar geçer. Onlar yapamaz. Ben bir yıl içerisinde yaparım’ dedin. Sen bunu diyerek Osmaniye’den, bunu diyerek Hatay‘dan, Kahramanmaraş’tan, Gaziantep’ten, Malatya’dan, Adıyaman‘dan oyları bunu diyerek topladın. Ne oldu? Bir yılın sonunda biz buradaydık.”
Özel, Antep’e geçti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla depremden etkilenen illere yaptığı ziyaretlerini sürdürüyor. Gaziantep'in Nurdağı ilçesine giden Özel, CHP Nurdağı İlçe Başkanlığı önünde konuştu.
Özel, şunları söyledi:
“Ben neredeyim? Gaziantep'in Nurdağı ilçesindeyim. Ne gün bugün? Tam bir yıl değil üç yıl sonra. Nereyi ziyarete geldim? Konteyner kenti ziyarete geldim. Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi var. Ne olacak şimdi? 'Oyu bana verin bir yıl içinde' diyordu. Ben birinci yıl geldim arkadaşlar. Birinci yılda Türkiye'de yüzde 2,4. Yani 100 depremzedenin 2.5'u girmiş, 98'i dışarıdaydı. İkinci yıl geldim sözünü tuttu mu diye yüzde 30. Depremzedenin yüzde 70'i dışarıdaydı. Üçüncü yıl geldi, övünüyorlar. İnsan çatlar. Ya nasıl bir şey bu? Bununla övünülür mü? Utanılacak durumdan övünüyoruz. Bir yıl dediğin işi üç yılın sonunda tam yapmamışsın. Yüzde 70'ine anahtar dağıtmışsın bununla övünüyor. Ne olacak geri kalan yüzde 30? Şimdi anahtarı alanın geçeni var, geçemeyeni var. Gittiğinizde depremzede anlatıyor: 'Nasıl geçeyim? Bir, kiracıyım bana ev vermediler. Eskiden işim vardı şimdi işim yok. Kira için en az 20 bin lira istiyorlar, 15 bin lira istiyorlar, depozit istiyorlar, 3 ay peşin istiyorlar.' Kiracı bir kere perişan. İş bulamayan, düzen kuramayan. İşini bulmuş. Diyor ki 'lastikçiyim, lastikçilik yapıyorum ama nasıl eşya alacağım, nasıl depozit vereceğim, nasıl 3 aylık peşin vereceğim?' Sen bunun konteynerinin elektriğini kesiyorsun ve 'Git kiraya çık' diyorsun. Birincisi bu. İkincisi ev sahibi. Anahtarı vermişler. Gideyim yerleşeyim. Nasıl yerleşeyim? Şimdi söylediler işte. TOKİ'nin teslim ettiği evlerde en az 100 bin lira. Kimi evde 300 - 400 bin lira masraf var. Çatıdan su sızmış, parke kabarmış, kapının kolu yok... Bunlar depremzedenin anlattığı işler. Nasıl geçecek? Geçti, aidat başlıyor, elektrik başlıyor, su başlıyor, doğalgaz başlıyor. Anahtarı aldın, geçemedin. Aidat başlıyor. Aramaya başlıyorlar 'aidat borcunu öde' diye. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri.”
“Sıcak salonların kalbi soğumuş, taşlaşmış Erdoğan'ı sana söylüyorum. Gel de bir insan içine karış bakalım. Bir sor, derdin tasan var mı diye. üç yıl vadeli söz tutulup 1 yıl önce yapacağım diye sözün yüzde 70'ini üç yıl sonra tutun. Peşin peşin sevinilmez. Hiç peşin peşin sevinme. Sandık geliyor, hesap orada görünecek senin."
Özel, ilçe başkanlığı ziyareti sonrasında Nurdağı'nda esnafı ziyaret edecek.
(ANKA)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et