Eşitlik ve insanca yaşam istiyorlar

Eşitlik ve insanca yaşam istiyorlar

Eskişehir OSB’de bulunan Arıkan Kriko AŞ'de çalışan kadın işçilerle kadın metal işçisi olmanın zorluklarını, çalışma ortamını konuştuk.

Eskişehir OSB’de bulunan Arıkan Kriko AŞ 1975’ten bu yana faaliyet gösteren bir fabrika. 
2006’da bünyesinde kadın işçileri de devam eden fabrika, bugün çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bir metal fabrikası haline geldi. Vardiya sistemiyle çalışan kadınlarla; işçi sağlığı, iş güvenliği, kadın metal işçisi olmanın zorluklarını, çalışma ortamını konuştuk. 

Yeri geldiğinde günde 20 saat çalıştıklarını ve firmayı büyüttüklerini dile getiren işçiler, bunun karşılığını ise alamadıklarını anlattı. 

Kadın işçilerin her işi en az erkek işçiler kadar işi yapmalarına karşın fabrikada hiç kadın ustabaşı olmadığına dikkat çeken işçiler, aynı işi yaptıkları halde dana düşük ücret verilmesine tepkili. 

İşçiler, çocuklarıyla da zaman geçirebilecekleri, insanca yaşabilecekleri bir ücret ve çalışma koşulları talep ediyor.

ELLERİMİZ PATLAYANA KADAR ÇALIŞARAK FİRMAYI BÜYÜTTÜK AMA...

Fabrikaya 2007’de giren 43 yaşındaki bir kadın işçiyle konuşuyoruz. Şunları anlatıyor: 

-Ben 9 senedir bu fabrikada çalışıyorum. ilk girdiğim dönem diğer fabrikada, küçük olanında çalışıyorduk. Bir avuç insandık, şimdi fabrika da büyüdü tabii bizim sayemizde. Bizim sayemizde diyorum çünkü ellerimiz patlayana kadar çalışıyoruz, o dönemde16 saat, 18 saat, 20 saat çalışıyorduk. Aslında şimdi de pek değişen bir şey yok hâlâ zor şartlarda çalışıyoruz yıprandık, yorulduk. 

FABRİKADA KADIN USTABAŞI YOK

-İşe ilk başladığımız dönemde tamamı erkeklerden oluşan bir fabrikaya bir avuç kadın olarak geldik tabii onlar bize alışmakta güçlük çektiler. Yaptığımız işleri beğenmediler, tekrar tekrar yaptırdılar. Şimdi ise biz onların yaptıklarını beğenmiyoruz, çünkü her işi en az onlar kadar iyi yapıyoruz. Belki onlardan daha büyük titizlikle. Gelin görün ki fabrikada bir tane bile kadın ustabaşı yok. Yeri geldiğinde ustabaşına taş çıkaracak işler yapan kadın arkadaşlarımıza hiçbir zaman için bir iş sorumluluğu verilmiyor. 

İÇİM GİDİYOR AMA...

-Çalışma hayatına başladıktan 2 sene sonra hamile kaldım. Hayat benim için hiç bu kadar zor olmuş muydu hatırlamıyorum. 16’lar 18’ler çalışılırken ben sürekli ayakta ve hamileydim. Mesaiye kalmama gibi bir lüksüm kesinlikle yoktu. Kredi ödüyordum ve işten çıkmak benim için felaket olurdu. Ses çıkaramıyordum anlayacağınız. Hamilelik sürecide doğum da benim için çok zor geçti. Ama atlattım diyorum. Şimdi metal işçisi bir kadınım. Ama hamile kalan arkadaşlarımız var hâlâ onlara bakınca içim gidiyor ses de çıkaramıyorlar biliyorum. (Eskişehir/EVRENSEL)


İşçiler sağlıklarından endişe ediyor

Arıkan Kriko’da kadın, erkek tüm işçiler ağır çalışma koşullarından şikayetçi. Günlük çalışma sürelerinin 10-14 saati bulduğunu anlatan işçiler, sağlıklarından endişe ettiklerini diye getirdi. 

Bir kadın işçi “Bundan 3 -4 sene önce 16 saat bile çalıştığımızı hatırlıyorum. Hatta bir keresinde sabah 8’de işe girip ertesi gün 8’de işten çıkmışlığımız bile var. Ama ne yazık ki kalmak istemiyorum diyemiyorsun. Hemen işten atmakla tehdit ediliyorsun. Hastalandığımızda rapor bile alsak hemen kötü muameleye maruz kalıyoruz” dedi.

Bir erkek işçi ise şunları dile getirdi: “Mesaiye kalmasak n’olacak ki? O sevkiyat yetişmediğinde azar işitmek, herkesin içinde rencide edilmek kim ister. Hakarete uğramaktansa, mesaiye kalmayı tercih ediyoruz. Ama çok da tercihimiz değil. Ustabaşı kalacaksın dediğinde, kalıyoruz mecburen.”

Bir başka kadın işçi ise “Her şey para değil ki! Ben çocuklarımla da vakit geçirmek istiyorum. Mesaiye kalmak para kazandırıyor olabilir ama parayla satın alamayacağımız bir şeyi kaybettiriyor. Senin ailenle vakit geçirmek istemeni ya da dinlenmek istemeni de aslında kimse önemsemiyor. İnsan da en çok buna içerliyor. İşin bir diğer kötü yanı ise senin mesain eve gidince de devam ediyor Mesai bize hiç bitmiyor” dedi. 

HAMİLE OLMAMIN ONLAR İÇİN HİÇBİR ÖNEMİ OLMUYOR

Şu anda 3 aylık hamile olan bir işçi konuşuyor: 

-Benim en büyük sorunlarımdan biri çelik burun ayakkabı. Sadece benim değil, hepimizin sorunu sanırım. Her türlü ayak yapımızın ve duruş bozukluğumuzun sebebi bir de üstüne hamile olunca 2 kat eziyet haline geliyor ayakta durmak. Kendi cebimizden para verip dışarıdan daha sağlıklılarını alıyoruz. Yetersiz havalandırma, sıcaklık, iş güvenliği kıyafetlerinin çilesi hiç bitmiyor, bitmez de zaten. Hepsini sineye çeksek bile fazla mesaiyi yapmaya zorlanıyorum. Hamile olmamın onlar için hiçbir önemi olmuyor, çünkü hamile kalırken onlara sormadığımı düşünüyorlar. Ne yapayım fabrikada ömrüm tükenirken çocuk yapmaktan anne olmaktan mı vazgeçeyim? Ben ne çalışmaktan vazgeçmek istiyorum ne de anne olmaktan sadece insanca çalışmak istiyorum.

AYNI İŞİ YAPTIĞIMIZ HALDE...

8 yıldır fabrikada çalışan bir kadın işçi şunları dile getirdi: 

-Benle aynı anda işe giren bir erkek arkadaşımız var aynı bölümdeyiz. Aynı gün işe başladık. Genel de aramızda konuşuruz para pul işlerini 2 sene boyunca aynı ücreti aldık, sonra benden daha fazla ücret almaya başladı. Halbuki aynı işi yapıyoruz, hatta bazı bazı ben ondan daha yıpratıcı ve yorucu işleri de üstleniyorum. Ama akıl sır erdiremiyorum bu işe. Her makineyi bilirim, burada her işten anlarım, hiçbir işe yok demem. Çok da sesim çıkmaz kimseye karşı ama bu olay beni içten içe yiyip bitiriyor.” dedi. (Eskişehir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Ağustos 2016 00:25
www.evrensel.net