Kızlarım artık yanımda

Kızlarım artık yanımda

Zamanla anladım ki kadın dayanışması ile her problem çözülüyormuş. Sorunun cevabı isminde saklıydı aslında Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği...

Merhaba, mektubuma kendimi kısaca tanıtarak başlamak istiyorum. Ben Mizgin. 25 yaşında, iki çocuk annesiyim. Belki bazılarınız hatırlar Ekmek ve Gül dergisine birkaç defa daha yazdım. Eşim, ben ikinci çocuğuma hamileyken -bizi yanına alacağını söyleyerek- Fransa’ya gitti. İki yıl sonra oturum alınca orada başka bir bayan ile beraber olup beni evinden annesi ve ablaları eliyle kovdurdu. Ben de kızlarımı alıp baba evine döndüm. Ailem kızlarımı istemediği gibi beni de tehditlerle kızlarımdan ayırmak istediler.

Psikolojimin altüst olduğu o dönemde Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği ile tanıştım. Deyim yerindeyse içine gömüldüğüm ve çırpındıkça battığım kuyudan kurtardılar. Maalesef abartmıyorum. Hem dernek başkanı hem de üyeleri benimle konuşarak hayatımı yönlendirmeme yardımcı olarak beni bir uçurumdan kurtardılar. Çünkü ben sağlıklı düşünemiyordum ve ailemden kimse bana destek olmuyordu. 
Yaşadığım olayları dernekten arkadaşlara anlatınca gözyaşlarım sel oluyordu. Zaman geçtikçe gözyaşlarım dindi, ama canım hala acıyordu. Bir süre daha geçtiğinde ise yaşadıklarımı anlatırken sanki ben değil de komşum yaşamış gibi anlattığımı fark ettim. Dernekteki tüm kadınların beni öz kız kardeşleri gibi sahiplenmeleri, o günleri ardımda bırakmama yardım etti. Hatalarımı da, başarılarımı da kız kardeşlik duygusuyla söylediler.
Ailemin yanında kızlarım ile 5 ay kalabildim. Maddi olarak zor durumdaydım, çalışmam gerekiyordu. Asıl amacım olan Almanya’ya gidebilmek için ise bu daha da gerekliydi. Kızlarımın ailemin yanında psikolojileri bozulmuştu. Babaanneleri ile anlaşıp hafta sonu almak şartıyla, kızlarımı doğup büyüdükleri o eve yolladım. Derneğin yardımı ile bir işe girdim. İlk başlarda kızlarımı hafta sonu görüyordum. Zaman ilerledikçe kızlarım ile konuşmalarım ve görüşmelerim babaanneleri ve halaları tarafından engellendi. Bu durumu dernekten arkadaşlarımla paylaştım. Bana artık güçlü olduğumu, kızlarımı almam gerektiğini söyleyerek bir kez daha ayaklarımın üstünde durabileceğimi gösterdiler. Öyle bir aile sıcaklığı vardı ki dernekte, arkadaşlarım ben üzülmeyeyim diye çocuklarını yanımda sevmezlerdi.
ADI ÜSTÜNDE; DAYANIŞMA 
Bazen düşünüyordum, ‘Neden benim için bu kadar uğraşıyorlar?’ Yalnızca ben değil, zor durumda olan birçok kadın için elbirliği ile uğraşıyorlardı. Zamanla anladım ki kadın dayanışması ile her problem çözülüyormuş. Sorunun cevabı isminde saklıydı aslında Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği...
Her gün eridiğim dönemde arkadaşlarımın desteği ile bir karar aldım. İki aydır görmediğim kızlarımı kaçıracaktım. Bir ev tutup hem kendi ailemden hem de kızlarımın biyolojik babası Azat’ın ailesinden uzak kalacaktım. Kızlarımı görme bahanesi ile babaannelerinin evine gittim. Bana hasret olan çocuklarımı, yemeğe çıkarıyorum diye aldım. Bir taksi tutup hemen Esenyalı’ya geldim. Önce vedalaşmak için ailemin evine gittim. Beni o lanet eve, kaynanamın ve görümcelerimin yanına gidiyorum diye uğurladılar. Onlara o eve gideceğimi söyledim, çünkü önüme engel olacaklarını biliyordum. Nasıl bir mantık ve vicdan varsa artık o eve dönmeme sevindiler. Ne de olsa namus kavramı benim ya…
Dernekten arkadaşların yönlendirmesi ile o gece bir kadın arkadaşın evinde kaldım. İnanın o geceyi nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Hem kızlarımın babasından hem de babaannelerinden tehditler alıyordum. Dernek üyesi kadınların yalnız bırakmamak için toplanıp yanıma gelmeleri beni daha da güçlendirdi. Tabii ki en önemlisi 7-8 aydır kokularına hasret kaldığım kızlarımla uyumanın heyecanı ve mutluluğuydu. 
Ertesi gün maddi yardım almak için kaymakamlığa gittik. O gece de arkadaşın evinde kaldım. Üçüncü gün ailem, Azat’ın evine gitmediğimi bir şekilde öğrenmiş. Benim canım yanarken yanımda olmayan insanlar, aile meclisini kurmuşlardı. Kardeşim ile beni görmesi için irtibata geçtim. Ailemin pişman olduğunu, çocuklarımı da kabul edeceklerini ve eve dönmemi istediklerini söyledi. Tabii ki bunu yapmalarındaki amaç, bana olan sevgileri değil. Ayrı bir ev tutmam, onlar için namus davasına gireceği için kabul ettiler. 
O gece beni eve götürmek için geldiler. Ben de dernek başkanımız ile dönmeyi kabul ettim. Ailemle konuşan başkan onları ikna etti. Şu an kızlarım yanımda ve ailemle kalıyorum. Demek ki bazı zorlukları aşmak için mücadele etmek gerekiyormuş.
Şimdi nasıl geçineceğimi düşünüyorum. Biliyorum ailem bizi kabul etse de maddi olarak destek olmayacaklardır. Ayrıca çalışmam için de kızlarıma bakmazlar.
Cumhurbaşkanının ve Başbakanın kadına yönelik olarak çıkardığı yasalardan eminim benim gibi birçok kadın yararlanamıyordur. Ben de türbanlı bir genç anneyim. Hani türbanlı bacılarımıza uzanan eller kırılacaktı? Belki fiziksel şiddet görmedim ama yaklaşık 9 ay boyunca psikolojik şiddet yüzünden intiharın eşiğine geldim. Bugün kendi çabalarım ve dernekten arkadaşlarımın desteği ile ayaktayım.
Sonuç olarak şunu biliyorum ki bu ülkede kadın olmanın ne türbanlı, ne de başı açık olmakla alakası var. Ancak birlik olunarak –tıpkı benim yaptığım gibi– bir şeyler başarılabilir.
Buradan yanımda olan Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğindeki arkadaşlarıma, yoldaşlarıma teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız...

www.evrensel.net